Haber Detayı
28 Ocak 2016 - Perşembe 08:59
 
Petrol çağının sonu -3- (Rusya)... Abdullah Ayan yazdı
- Haberi
Petrol çağının sonu -3- (Rusya)... Abdullah Ayan yazdı

İlk yazıda düşen petrol fiyatlarıyla gelirleri giderlerinin yarısını bulabilen Suudi Arabistan’ ı, ikinci yazıda da gelirlerini tamamını ayırsa memur maaşlarına yetmeyecek müflis Irak’ ı ele almaya çalışmıştım. 1990’ daki büyük çöküşten sonra petrol ve doğalgaz gelirleriyle toparlanan ve günümüzdeki konumunu büyük ölçüde bu kalemlere borçlu Rusya ile devam edeyim… Rusya elbette ne zengin Suudi Arabistan ne de savaş yorgunu Irak değil. Yer altı ve üstü büyük zenginliklere sahip, daha da önemlisi yetişmiş insan gücü, dünyaya ayak uydurmaya çalışan teknolojik birikimiyle diğer petrol ülkelerinden farklı avantajlara sahip bir ülke. Ama petrol ve doğalgazın bu ülkeye nefes aldıran, Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla başlayan yıkım döneminden kurtulup toparlanmasını sağlayan en önemli iki kalem olduğu da yadsınamaz gerçek. Bunu Putin yönetimi de kabul ediyor. Örneğin iktidarın ikinci adamı Medvedev petrol fiyatlarının 30 dolara dayandığı Ocak ortasında “en kötü senaryoya hazır olmalıyız” diye özetliyordu durumu. 18 ayda %70 oranında eriyen fiyatların renk vermeseler de Rusya muktedirlerini ciddi anlamda tedirgin etmesi gayet doğal. Bu erimenin faturasını kim ödüyor derseniz; geliri Ruble olan halkın tamamı. Petrol fiyatları yanında Ukrayna kriziyle başlayan gerginlikle Batının ambargosunu sineye çekmek zorunda kalan Rusya yönetimi ilk önlem olarak parayı dalgalandırmaya başladı. Bu dalgalanma daha doğru ifadeyle çalkantı sonunda 35 rublenin 1 dolar ettiği günlerden 82 ruble ile ancak bir doların alındığı bugünlere gelindi kaçınılmaz olarak. Serbest piyasa ekonomisine kontrollü geçiş yapan ülkede neredeyse tüketilen ürünlerin tamamı ithal ve tümünün fiyatı 1,5 yıl içinde iki katına çıkmış durumda. Son dönemde sıkça ‘kara gün’ görmeye başlayan Rusya bunların sonuncusunu 20-21 Ocak günlerinde yaşadı ve tüm programlarını iptal eden ekonomi kurmayları 24 saatte %5 değer kaybeden rubledeki kan kaybını durdurmak için alacakları önlemlere kafa yormaya çalıştı. İşin şakaya gelir yanının olmadığını en iyi ekonomiyi yönetmeye çalışanlar biliyor. 2016 bütçesinin tüm dengelerini 50 dolarlık petrole göre kuranlar onlar ve fiyatların 30 doların altına gerilemesinin yeniden 1998 büyük krizine rahmet okutma riski nedeniyle kâbus görenler de… Rusya’ nın ekonomiyi petrol/doğalgaz gelirlerine dayandırmasının bir başka açmazı da ülkedeki petrol çıkarma maliyeti… Irak petrolünde 6 dolara düşen maliyet Rusya’da 18 dolara çıkıyor. Ve petrolün 25 dolara gerilemesi bu kaleme dayalı ekonomik tablonun tümüyle çökmesi demek. Aslında petrol satarak güçlenen Rusya’ nın petrol üretimi ABD kadar değil. Ama ABD kadar tüketmeyen bir ülke var karşımızda. Ve iyi para eden o güzel günlerde Holigark’ların petrol şirketlerine el koyan, petrol gelirlerini de devlet bütçesine aktararak nispi refah sağlayan Putin’ in 2014’ e kadar olumlu giden oyun planı Ukrayna krizi ve Kırım işgaliyle birlikte sorgulanmaya başlandı. Putin’ i iktidara taşıyan 1998 ekonomik krizi sendrom olarak hafızalardan kolaylıkla silinmiyor. Öyle ki mevcut iktidarın Maliye Bakanı Siluanov “bütçe harcamalarını derhal %10 kısmazsak ülke yeniden 1998’ dekine benzer bir krizle karşılaşabilir” uyarısında bulunabiliyor. Batılı uzmanlar Putin’ in Rusya’ yı getirdiği durumu çok daha karamsar rakamlarla özetlemeye çalışıyor… Örneğin dolara karşı 35’lerden serbest düşüşe geçen Ruble’ nin 85’lerin de altına inmesi ve 100’ler civarına gerilemesi halinde Rusya’ nın milli gelirinin 750 milyar dolar civarında gerçekleşmesi anlamına geliyor. Oysa aynı Rusya 2013’ te 2,5 trilyon dolarlık gelire sahipti. 30 ay öncesine göre %70 eriyen bir ülke uzun süre bunu nasıl sürdürebilir ve geniş kesimler bu yoksulluğu daha ne kadar taşır? Putin’ in tüm ipleri elinde tuttuğu ve muhalefeti sindirip medyayı susturduğu bugün “Batının; Kırım’ ı yeniden fetheden ve Suriye üzerinden sıcak denizlere ulaşıp yeniden eski gücüne kavuşan ‘Büyük Rusya’ olgusundan korkup diz çöktürme” komplo teorilerini dillendirmek ve büyük halk yığınlarını buna inandırmak mesele değil… Mesele bu yıkıcı tablonun ne kadar sürdürüleceği ve artık eski petrol fiyatlarına bir daha kolay kolay erişilmeyeceğine göre o çok kısa süren “altın yılların” hayaliyle insanların daha ne kadar avutulacağı? Evet Rusya elbette tüm varlığı petrole dayalı Suudi Arabistan ve Irak değil ama bütçe gelirlerinin yarısını bu kalemden sağlayan bir ülke olarak bırakın dünyayı nizama sokmayı, kendi ayakları üzerinde durmayı bile başarması hayli zor… Afganistan’ ı ele geçirelim derken Moskova’ yı kaybetme noktasına gelinen 1980’ ler genç insanların hafızalarından silinmeye çalışılsa da, tarih çok daha uzun soluklu okuyor gelişmeleri… Ve o tarihin Suriye işgaliyle halkını “yeni çarlık” yalanıyla avutan Putin ve avenesine nasıl bir son hazırladığını görmek için bir asır beklemek gerekmeyecek…  Abdullah Ayan
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
Etiketler: Petrol, çağının, sonu, -3-, (Rusya)..., Abdullah, Ayan, yazdı,
Yorumlar
Haber Yazılımı