MİY'da bilet fiyatları yeniden belirlendi

Ana Sayfa » Güncel » Bindik Bir Otobüse Geliyoruz Mersin'e... Hidayet Gürsel yazdı

Bindik Bir Otobüse Geliyoruz Mersin'e... Hidayet Gürsel yazdı

Başlığımızdan anlaşılacağı üzere, epey bir süredir Mersin'de yoktuk. Bir kısmı tatil, gerisi görevler ve konser kayıtları olmak üzere bir çok projenin çalıştayı derken geldik yazın sonuna, Yazı-YORUM'da yazılarımızında başına...

 
 
 Bindik Bir Otobüse Geliyoruz Mersin'e... Hidayet Gürsel yazdı

Tabi ki bu kadar işin gücün arasında mavi gözlü sevgilimi unutmadım. Mersin'den gelen haberleri de okumaya devam ettik bu süreç içerisinde. YazıYorum köşemizde Mersin için hep güzeli yazdık, anlattık. Bizim kimse ile bir fikri ayrılığımız ya da çıkar tarafımız olmadığı için, hep bu şehrin gözünden ve özünden kaleme aldık yazılarımızı. Mersin'in en büyük sorunu ağır hantal 1960 ve öncesi  bilgisayar sistemleri ile çalışmaya alışmış adamlara /yöneticilere mecbur bırakılması idi. Işık hızında veriler transfer ettiğimiz şu zamanda, ışık hızında aydınlık beyinler bu şehrin yönetiminde sosyal ve siyasi olarak yer almalıdır. Çağımız bilgi çağının da çok çok ötesinde bir çağ olmuştur, bu çağda Teknosanat  ve Teknoendüstri, şehirlerin oluşum ve yönetimlerinde satranç oyunun şahı ve veziri  konumuna gelmişlerdir.
 
     Bir şehrin yol katetmesini bu kadar kısa bir zaman içerisinde beklemek, emekleyen bir bebeğe maraton koşturmaya benzeyecektir. Deri koltuk,  klimalı odalarından çay ve kahve eşliğinde Mersin'i seyreden Kent Dinamiklerini öncelikle bu ağır hantal yapılarının üzerinden atıp, güneşi görebilmek en önemli hareket olacaktır.
 
 
                Bir Şehri Güzelleştirmek...

    Kent Estetiği, belediyeciliğin içinde en çok sevdiğim birimidir. Ne iş yapar bu birim peki?  
Kent Estetiği öncelikle insanın kentle olan yaşantısının ruhsal ve sosyal durumunu ilgilendiren bir olgudur. Çevreye estetik bir bütün olarak bakmak ve insanı çevresi ile ayrılmaz bir bütün olarak algılamak ana felsefesini oluşturur. Cadde, bulvar ve meydanlarda ki yapıların birbirine uygun cephe tasarımları içerisinde olmasını sağlamak amacı ile, binaların arasında ki görüntü kirliliğini en aza indirebilmek için örnek cadde ve cepheler önerilmesi. Bütün bunların yapılması ve kontrol edilmesi Kent Estetiği Daire başkanlığının işidir.

 
    Bugün bizi estetik olarak mutlu etmeyen bir kentin içerisinde, birbirimizin rüzgarını kesen binaların içerisinde, sokaklarının düz gitmek yerine, düzensiz ve plansız yapılaşmadan dolayı adeta yılan gibi kıvrıldığı beton yığınları arasında yaşamak zorunda bırakan bir şehirin imar inşaatından tutun da, kent konseyine kadar çalışan veya çalışmayan birimleri ne iş yapar diye oturup düşünmek lazım derim.
 
 
    01/01/2011 tarihi ile kurulmuş olan Kent Estetiği Daire Başkanlığı'nda gören ve üreten gözlere ihtiyaç vardır. Kent içerisinde konforlu bir yaşam tarzı oluşturabilmek için bu daire başkanlığının saha görevlerini çok iyi yerine getirmesi gerekmektedir. maalesef Beş büyük ilimizide bu birim vardır ve işlevi meçhuldür. Üniversitenin de içersinde bulunduğu, Şehir Plancıları Odası, Peyzaj Mimarları ve görsel tasarım uzmanları bu komisyonun daimi üyeleri olması gerekmektedir.  Bu şehrin gerçek sahibi kentlilerdir. bizim de yapmamız gereken; kentimize baktığımız ve haz aldığımız oranda kentlilik bilincimizi yükseltmemiz gerekmektedir.  
 
 
     Yeşil dedik, bu şehri gölgelendirme projelerimizden bahsettik. Siyasi gölgelendirmeden çok uzak başka bir dünyadan;  içinde bol bol oksijen olan yeşilin binbir tonu altında güneşle dans etmekten, onunla ağaçların dalları arasından yakalamacılık oynamaktan bahsettik  yazılarımızda... Haydi gelin şimdi klasik tabirle Başkent Ankara'ya uzanalım.
 
Dikmen Vadisi'ne sabahın gün ışıması ile muhteşem bir güzellik karşılar sizi. Ağaçların hepsi neredeyse gökyüzüne uzanmış, vadinin temizlik ekibi sabah 05:00 itibari ile her yeri pırıl pırıl yapmış, insanlar güne başlangıcı  oksijen dolu bir ortamda, yeşilin binbir tonu içerisinde yaptıkları spor ile karşılıyorlar. Envai çeşit çam ve okaliptüs ağaçları resmen sağlık saçıyor. Etrafımızda ki insanlar tabiattan aldıkları o yüksek enerjiyi etraflarına günaydın olarak saçıyorlar. Ankara Büyük Şehir Belediyesi'nin Ankara için yapmış olduğu en yeşil projelerden birisidir Dikmen Vadisi. Ama bu projenin hayatta kalmasını ve devam niteleğinde ki işlerini de aksatmadan yürütmektedir belediye. Tam otomatik sulama sistemleri ile sadece toprağı çimi sulayan bu sistem, taş beton gibi farklı bir yüzeye bir damla su akıtmamaktadır. birden aklıma Mersin'de orta refüj sulaması yapan kamyonlar geldi. Geçen gün olan bir olayı anlatmak isterim.

Akşam olmak üzere, güneş daha batmamış, asfalt yumurta koysan pişirecek kıvamda. Sulama kamyonu güya çim suluyor. Taşan çamurlu su sıcak asfalt üzerinde ki tozla birleşip, bir yağ tabakası oluşturuyor. Bildiğiniz buz pisti oluyor bu zemin. Karşıdan karşıya geçmeye çalışan  teyze ayağı kayıp çok kötü biçimde yere düşüyor. Dökülen çamurlu suda yaşlı teyzeye çarpmak istemeyen bir sürücü, ani fren yapınca buz pistine dönen o noktada kontrolü kaybedip, kaldırıma çıkıyor şans eseri teyzeye çarpmıyor. Sayın Kocamaz'a bir lafımız yok ama bu ve bunun gibi olayların engellenmesinde maalesef alt kadrosu SINIFTA KALMIŞ DURUMDA. Özellikle Park ve bahçeler ile Fen işleri Belediye'nin yaptığı işin ehemmiyetlerini kavrayamamış demek ki.
 
 
                Mersin'de Ağaçlar Sadece Mezarlıkta Var!
    Yeşil dedik dedik geldik Mersin'de yeşil nerede var sorusunu araştırmaya. Yukarıda ki başlık tamamen doğrudur. bizler yaşarken ağacı kesip, öldüğümüz zaman yeşili baş tacı ederiz mezarımızın etrafına. (S.A.V) Hz. Peygamber efendimizin hadisidir. "Kıyametin koptuğunu görseniz dahi elinizde ki fidanı dikiniz" diye buyurmuştur. Kesiniz yoktur, dikiniz, çoğaltınız koruyup kollayınız vardır. Öldüğümüz zaman rahat edelim, gölge yüzü görelim diye bir tek yeşil Mersin'de Mezarlıkta vardır. Mersin'in şu çok konuşup, hiç bir iş yapmayan platform başkanlarını toplayıp, yeşilin önemini mezarlıkta mı anlatsak acaba...

 
    Seçim vaadleri diye bir film vardı.  Konusu çok komikti. verilen bir süre var ve o süre içerisinde kim boğazları patlarcasına, körüklü ile tık nefes kalırcasına BEEENN ŞUNU YAPACAAMM, BEENNN BUNU YAPACAAAMM diye rol gereği şehirlerini kurtaracak kahraman edasında atıp tutuyorlar, en önce kandıran filmin sonunda başkan oluyordu. Ve film bitti ışıklar yandı Aaaa! ne görelim kandırıldık... Gerçi alışık bizim şehir kandırılmaya bundan evvel sihirbaz mucit bayaaaa bir yıl kandırmıştı bu şehri. Sanki birileri bu şehre Deniz Uçağı ve Deniz otobüsü getirecem diye bişey fısıldamıştı.  Gerçi otobüsün denizde gideni değilde karada gideni geldi bak hakkını yemeyelim canım başkanımın, kızınca çok tatlı oluyor. :)

Hazır toplu taşımaya binmişken, mikrop yuvası tıklım tıkış giden 1800 tane minibüs vakasını ele alalım. Bu şehrin  tek bir yolundan giden binlerce minibüs var. Adları farklı yolları aynı bu araç sürülerinin yoları keskin güzergahlar ile ayrılmalıdır. örnek verecek olursak; Silifke yolcularını doldurmuş, direk istikamet güzergahı Silifke olan bir araç niçin forum avm önünden indi bindi yaptırır. Zaten ARAP ARABALARI İLE ARAP SAÇINA DÖNMÜŞ TRAFİK yetmiyormuş gibi birde bu araçlar iyice çileden çıkartıyor bizleri. Silifke ve civarına gidecek araçlar tarifeli otobüs seferi gibi kendi durağından kalkıp, üçüncü çevre yolu gibi ya da başka bir yoldan hiç durmadan devam etmelidir güzergahına.
 
 
    Belediyecilik, Halka hizmeti  Hakk'a hizmet düsturu ile  yapma yeridir. bundan öncekilerinin yaptığı adeta Rante Carlo gibi rant üzerine kurulu bir düzendi.
Sayın başkanım; sizinde çok iyi bildiğiniz gibi sizin namusunuzdur o Makam ve evinizdir bu şehir.  bizlerde o evin evlatları olarak, hepimizin helali vardır orada.  

 
     ÖNEMLİ BİR İHBAR İLE YAZIMIZI SONLANDIRALIM.  Şimdi bu kadar yoldan geldik evimize girdik, sıcaktan bunaldığımız için bir yudum su içelim, bir duş alalım dedik.  SULAR KOKUYOR, AĞIR METAL TADI VAR. Meski yetkililerinin bu durumdan haberleri varmıdır yoksa bu yazımızı ihbar kabul ederler mi? Haftaya görüşmek üzere...

 
10 Ekim 2015 Cumartesi 13:33
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:48
  • Güneş06:25
  • Öğlen12:57
  • İkindi16:29
  • Akşam19:09
  • Yatsı20:34
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1430 - Osmanlı orduları Selanik ve İyonya'yı fethetti.
1827 - Beethoven, Viyana'da 10 bin kişinin katıldığı törenle toprağa verildi.
1903 - Marconi'nin telsiz sistemi aracılığıyla Londra ve New York arasında düzenli haber akışı başladı.
1938 - Harp Okulu Mahkemesi, Nazım Hikmet'i 28 yıl hapse mahkum etti.
1950 - Nazım Hikmet, Bursa Cezaevinde açlık grevine başladı.
1957 - Kıbrıs'ta gerginliğin tırmanması üzerine Ada'da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1966 - Leonid Brejnev, Sovyetler Birliği Komünist Partisi birinci sekreterliğine getirildi. Brejnev, ABD'nin Vietnam politikasını kınadı.
1968 - Türkiye'de ilk böbrek nakli, İstanbul'da Doktor Atıf Taykurt ve ekibi tarafından gerçekleştirildi.
1973 - Vietnam Savaşı: ABD'nin son birlikleri de Güney Vietnam'dan ayrıldı.
1979 - Uganda'da İdi Amin rejimi askeri darbeyle devrildi. İdi Amin kaçtı.
1982 - Kanada Yasası ile Kanada bağımsızlığını aldı.
1989 - Londra'da dünyanın ilk tüp beşizleri doğdu.
1989 - DYP Siirt Milletvekili Abdülrezzak Ceylan, TBMM'de bir tartışma sırasında vurularak öldürüldü. ANAP Siirt Milletvekili İdris Arıkan olayın zanlısı olarak tutuklandı.
2004 - Bulgaristan, Estonya, Litvanya, Letonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya NATO'ya kabul edildiler.
2006 - Dünya'nın büyük bir bölümünde gözlemlenen tam güneş tutulması gerçekleşti.
2009 - Türkiye'de yerel seçimler gerçekleşti.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji