Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Güncel » Bindik Bir Otobüse Geliyoruz Mersin'e... Hidayet Gürsel yazdı

Bindik Bir Otobüse Geliyoruz Mersin'e... Hidayet Gürsel yazdı

Başlığımızdan anlaşılacağı üzere, epey bir süredir Mersin'de yoktuk. Bir kısmı tatil, gerisi görevler ve konser kayıtları olmak üzere bir çok projenin çalıştayı derken geldik yazın sonuna, Yazı-YORUM'da yazılarımızında başına...

 
 
 Bindik Bir Otobüse Geliyoruz Mersin'e... Hidayet Gürsel yazdı

Tabi ki bu kadar işin gücün arasında mavi gözlü sevgilimi unutmadım. Mersin'den gelen haberleri de okumaya devam ettik bu süreç içerisinde. YazıYorum köşemizde Mersin için hep güzeli yazdık, anlattık. Bizim kimse ile bir fikri ayrılığımız ya da çıkar tarafımız olmadığı için, hep bu şehrin gözünden ve özünden kaleme aldık yazılarımızı. Mersin'in en büyük sorunu ağır hantal 1960 ve öncesi  bilgisayar sistemleri ile çalışmaya alışmış adamlara /yöneticilere mecbur bırakılması idi. Işık hızında veriler transfer ettiğimiz şu zamanda, ışık hızında aydınlık beyinler bu şehrin yönetiminde sosyal ve siyasi olarak yer almalıdır. Çağımız bilgi çağının da çok çok ötesinde bir çağ olmuştur, bu çağda Teknosanat  ve Teknoendüstri, şehirlerin oluşum ve yönetimlerinde satranç oyunun şahı ve veziri  konumuna gelmişlerdir.
 
     Bir şehrin yol katetmesini bu kadar kısa bir zaman içerisinde beklemek, emekleyen bir bebeğe maraton koşturmaya benzeyecektir. Deri koltuk,  klimalı odalarından çay ve kahve eşliğinde Mersin'i seyreden Kent Dinamiklerini öncelikle bu ağır hantal yapılarının üzerinden atıp, güneşi görebilmek en önemli hareket olacaktır.
 
 
                Bir Şehri Güzelleştirmek...

    Kent Estetiği, belediyeciliğin içinde en çok sevdiğim birimidir. Ne iş yapar bu birim peki?  
Kent Estetiği öncelikle insanın kentle olan yaşantısının ruhsal ve sosyal durumunu ilgilendiren bir olgudur. Çevreye estetik bir bütün olarak bakmak ve insanı çevresi ile ayrılmaz bir bütün olarak algılamak ana felsefesini oluşturur. Cadde, bulvar ve meydanlarda ki yapıların birbirine uygun cephe tasarımları içerisinde olmasını sağlamak amacı ile, binaların arasında ki görüntü kirliliğini en aza indirebilmek için örnek cadde ve cepheler önerilmesi. Bütün bunların yapılması ve kontrol edilmesi Kent Estetiği Daire başkanlığının işidir.

 
    Bugün bizi estetik olarak mutlu etmeyen bir kentin içerisinde, birbirimizin rüzgarını kesen binaların içerisinde, sokaklarının düz gitmek yerine, düzensiz ve plansız yapılaşmadan dolayı adeta yılan gibi kıvrıldığı beton yığınları arasında yaşamak zorunda bırakan bir şehirin imar inşaatından tutun da, kent konseyine kadar çalışan veya çalışmayan birimleri ne iş yapar diye oturup düşünmek lazım derim.
 
 
    01/01/2011 tarihi ile kurulmuş olan Kent Estetiği Daire Başkanlığı'nda gören ve üreten gözlere ihtiyaç vardır. Kent içerisinde konforlu bir yaşam tarzı oluşturabilmek için bu daire başkanlığının saha görevlerini çok iyi yerine getirmesi gerekmektedir. maalesef Beş büyük ilimizide bu birim vardır ve işlevi meçhuldür. Üniversitenin de içersinde bulunduğu, Şehir Plancıları Odası, Peyzaj Mimarları ve görsel tasarım uzmanları bu komisyonun daimi üyeleri olması gerekmektedir.  Bu şehrin gerçek sahibi kentlilerdir. bizim de yapmamız gereken; kentimize baktığımız ve haz aldığımız oranda kentlilik bilincimizi yükseltmemiz gerekmektedir.  
 
 
     Yeşil dedik, bu şehri gölgelendirme projelerimizden bahsettik. Siyasi gölgelendirmeden çok uzak başka bir dünyadan;  içinde bol bol oksijen olan yeşilin binbir tonu altında güneşle dans etmekten, onunla ağaçların dalları arasından yakalamacılık oynamaktan bahsettik  yazılarımızda... Haydi gelin şimdi klasik tabirle Başkent Ankara'ya uzanalım.
 
Dikmen Vadisi'ne sabahın gün ışıması ile muhteşem bir güzellik karşılar sizi. Ağaçların hepsi neredeyse gökyüzüne uzanmış, vadinin temizlik ekibi sabah 05:00 itibari ile her yeri pırıl pırıl yapmış, insanlar güne başlangıcı  oksijen dolu bir ortamda, yeşilin binbir tonu içerisinde yaptıkları spor ile karşılıyorlar. Envai çeşit çam ve okaliptüs ağaçları resmen sağlık saçıyor. Etrafımızda ki insanlar tabiattan aldıkları o yüksek enerjiyi etraflarına günaydın olarak saçıyorlar. Ankara Büyük Şehir Belediyesi'nin Ankara için yapmış olduğu en yeşil projelerden birisidir Dikmen Vadisi. Ama bu projenin hayatta kalmasını ve devam niteleğinde ki işlerini de aksatmadan yürütmektedir belediye. Tam otomatik sulama sistemleri ile sadece toprağı çimi sulayan bu sistem, taş beton gibi farklı bir yüzeye bir damla su akıtmamaktadır. birden aklıma Mersin'de orta refüj sulaması yapan kamyonlar geldi. Geçen gün olan bir olayı anlatmak isterim.

Akşam olmak üzere, güneş daha batmamış, asfalt yumurta koysan pişirecek kıvamda. Sulama kamyonu güya çim suluyor. Taşan çamurlu su sıcak asfalt üzerinde ki tozla birleşip, bir yağ tabakası oluşturuyor. Bildiğiniz buz pisti oluyor bu zemin. Karşıdan karşıya geçmeye çalışan  teyze ayağı kayıp çok kötü biçimde yere düşüyor. Dökülen çamurlu suda yaşlı teyzeye çarpmak istemeyen bir sürücü, ani fren yapınca buz pistine dönen o noktada kontrolü kaybedip, kaldırıma çıkıyor şans eseri teyzeye çarpmıyor. Sayın Kocamaz'a bir lafımız yok ama bu ve bunun gibi olayların engellenmesinde maalesef alt kadrosu SINIFTA KALMIŞ DURUMDA. Özellikle Park ve bahçeler ile Fen işleri Belediye'nin yaptığı işin ehemmiyetlerini kavrayamamış demek ki.
 
 
                Mersin'de Ağaçlar Sadece Mezarlıkta Var!
    Yeşil dedik dedik geldik Mersin'de yeşil nerede var sorusunu araştırmaya. Yukarıda ki başlık tamamen doğrudur. bizler yaşarken ağacı kesip, öldüğümüz zaman yeşili baş tacı ederiz mezarımızın etrafına. (S.A.V) Hz. Peygamber efendimizin hadisidir. "Kıyametin koptuğunu görseniz dahi elinizde ki fidanı dikiniz" diye buyurmuştur. Kesiniz yoktur, dikiniz, çoğaltınız koruyup kollayınız vardır. Öldüğümüz zaman rahat edelim, gölge yüzü görelim diye bir tek yeşil Mersin'de Mezarlıkta vardır. Mersin'in şu çok konuşup, hiç bir iş yapmayan platform başkanlarını toplayıp, yeşilin önemini mezarlıkta mı anlatsak acaba...

 
    Seçim vaadleri diye bir film vardı.  Konusu çok komikti. verilen bir süre var ve o süre içerisinde kim boğazları patlarcasına, körüklü ile tık nefes kalırcasına BEEENN ŞUNU YAPACAAMM, BEENNN BUNU YAPACAAAMM diye rol gereği şehirlerini kurtaracak kahraman edasında atıp tutuyorlar, en önce kandıran filmin sonunda başkan oluyordu. Ve film bitti ışıklar yandı Aaaa! ne görelim kandırıldık... Gerçi alışık bizim şehir kandırılmaya bundan evvel sihirbaz mucit bayaaaa bir yıl kandırmıştı bu şehri. Sanki birileri bu şehre Deniz Uçağı ve Deniz otobüsü getirecem diye bişey fısıldamıştı.  Gerçi otobüsün denizde gideni değilde karada gideni geldi bak hakkını yemeyelim canım başkanımın, kızınca çok tatlı oluyor. :)

Hazır toplu taşımaya binmişken, mikrop yuvası tıklım tıkış giden 1800 tane minibüs vakasını ele alalım. Bu şehrin  tek bir yolundan giden binlerce minibüs var. Adları farklı yolları aynı bu araç sürülerinin yoları keskin güzergahlar ile ayrılmalıdır. örnek verecek olursak; Silifke yolcularını doldurmuş, direk istikamet güzergahı Silifke olan bir araç niçin forum avm önünden indi bindi yaptırır. Zaten ARAP ARABALARI İLE ARAP SAÇINA DÖNMÜŞ TRAFİK yetmiyormuş gibi birde bu araçlar iyice çileden çıkartıyor bizleri. Silifke ve civarına gidecek araçlar tarifeli otobüs seferi gibi kendi durağından kalkıp, üçüncü çevre yolu gibi ya da başka bir yoldan hiç durmadan devam etmelidir güzergahına.
 
 
    Belediyecilik, Halka hizmeti  Hakk'a hizmet düsturu ile  yapma yeridir. bundan öncekilerinin yaptığı adeta Rante Carlo gibi rant üzerine kurulu bir düzendi.
Sayın başkanım; sizinde çok iyi bildiğiniz gibi sizin namusunuzdur o Makam ve evinizdir bu şehir.  bizlerde o evin evlatları olarak, hepimizin helali vardır orada.  

 
     ÖNEMLİ BİR İHBAR İLE YAZIMIZI SONLANDIRALIM.  Şimdi bu kadar yoldan geldik evimize girdik, sıcaktan bunaldığımız için bir yudum su içelim, bir duş alalım dedik.  SULAR KOKUYOR, AĞIR METAL TADI VAR. Meski yetkililerinin bu durumdan haberleri varmıdır yoksa bu yazımızı ihbar kabul ederler mi? Haftaya görüşmek üzere...

 
10 Ekim 2015 Cumartesi 13:33
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:54
  • Güneş07:36
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1851 - Montréal'da YMCA'nin Kuzey Amerika'daki ilk şubesi açıldı.
1893 - İstanbul'da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir yasa kabul edildi.
1917 - Kudüs, İngiliz ordularının işgal etmesiyle Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı.
1923 - İstanbul'da, Ağa Han'ın Başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği mektubu yayımlayan gazeteciler tutuklandı.
1925 - Yerli kumaştan elbise giyilmesi kanunu çıktı.
1926 - Darülelhan'da (konservatuvar) Türk müziği öğretimine son verildi.
1928 - Latin harfleriyle ilk mezar taşı dikildi. Avukat Ali Kemal Bey annesi Aliye Hanım'ın mezar taşını Latin harfleriyle yazdırdı.
1938 - Başkent Ankara'nın yeni tren garı hizmete açıldı.
1941 - Çin; Japonya, Almanya ve İtalya'ya savaş ilan etti.
1945 - Fenerbahçe, Yunanistan'ın Enosis takımını 5-1 yendi.
1946 - Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nin ikinci aşaması "Doktorlar'ın Duruşmaları" yla başladı. Bu duruşmalarda insanlar üzerinde deneyler yapan Nazi doktorlar yargılandılar.
1949 - Birleşmiş Milletler Kudüs'te yönetimi aldı.
1950 - Harry Gold, II. Dünya Savaşı sırasında atom bombasının sırlarını Sovyetler Birliği'ne verdiği için 30 yıl hapisle cezalandırıldı.
1951 - İstanbul Şişli Camii'nde Evita Peron için mevlüt okundu.
1952 - Tiyatro sanatçıları Ruhi Su, Ulvi Uraz, Aclan Sayılgan, Kemal Bekir Özmanav, Süheyl Terek tutuklandı. Sanatçıların Paris'te faaliyet gösteren İleri Jön Türkler örgütüyle ilişkileri olduğu iddia edildi.
1953 - General Electric şirketi tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.
1961 - Tanzanya bağımsızlığını kazandı. Julius Nyrere cumhurbaşkanı oldu.
1962 - Tanganika kuruldu.
1963 - Zangibar Sultanlığı bağımsızlığını kazandı.
1965 - Nikolay Podgorni Sovyetler Birliği devlet başkanı oldu.
1967 - Ankara'da üniversite öğrencileri NATO'ya karşı direniş mitingi düzenledi.
1979 - 2 gün önce silahlı saldırı sonucu ölen Prof.Dr. Cavit Orhan Tütengil'in cenazesine katılmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı: 1 işçi öldü, 8 kişi yaralandı, 61 kişi de gözaltına alındı.
1987 - Gazze Şeridi'ndeki Cebaliye mülteci kampına İsrail askerleri saldırı düzenledi.
1992 - İngiltere Prensi Charles ve Prenses Diana ayrıldıklarını açıkladılar.
1995 - Nazım Hikmet'in "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam" heykeli, Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın da katıldığı törenle Ankara Atatürk Kültür Merkezi bahçesine yerleştirildi.
1999 - Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin ilçe yapılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı.
2002 - Endonezya hükümetiyle Aceh'teki ayrılıkçılar arasında 26 yıllık savaşı sona erdiren antlaşma imzalandı.
2002 - ABD'nin ve dünyanın ikinci büyük havacılık şirketi United Airlines konkordato başvurusunda bulundu.
2004 - Kanada Anayasa Mahkemesi, eşcinsel evliliklerin anayasaya uygun olduğu kararını verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji