Mersin'in Yeni Valisi Ali İhsan Su Oldu

Ana Sayfa » Güncel » "Evvel zaman içinde..." Yazı YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

"Evvel zaman içinde..." Yazı YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Zaman,bir nehir gibi sürekli akıp gitmektedir.Akış yönü, nehirlerin dip ve üst akıntıları gibidir. Kimi zaman farklı yönlere doğru da akabilir.Bize öğretilen; zamanın sadece geleceğe doğru akıp gittiğidir.

 
 

Genç yaşlı, gözetmeden hepimizin anılarında yer etmiş sihirli bir kelimedir zaman.... Peki, zamanın hikâyesi nedir? "Zaman Uçup Gidiyor", "Vakit Nakittir" ," Zaman Harcamak".   Zaman... Zaman... Zaman.....Nedir bu zaman denen şey?                                                                       
       CS 55 atomu olan Sezyum elementi, ulusal atom saatinin tik taklarını oluşturan yegâne parçadır. Günlük hayatımızda sezyum elementine dokunacak olsanız, dakikalar içerisinde hayatınızı kaybedersiniz.Bu çok etkili madde  Ulusal Atom Saati Enstitüsünün ve Dünya'nın RESMİ KRONOMETRESİDİR. Saniyede 9milyar 192milyon 631 bin 770 defa tik tak yapar. Bu sayıya her ulaştığınızda bir saniye geçmiş demektir.Nükleer santral gibi çok uzak yerlerde saklanması gereken bu maddenin, insana olan zararı yanında, bilime olan faydası da  bir o kadar fazladır.
 
   Zaman,bir nehir gibi sürekli  akıp gitmektedir.Akış  yönü, nehirlerin dip  ve üst akıntıları gibidir. Kimi zaman farklı yönlere doğru da akabilir.Bize öğretilen; zamanın sadece geleceğe doğru akıp gittiğidir.  Günlük hayatımızda kullandığımız uzamsal zaman ile dünya dediğimiz gezegenin içinde bulunduğu galaksinin akış yönü birbirinden farklıdır.Yaşadığımız Dünya'nın iki ucu arasındaki kaybı tolere etmek için, 24 saati  ortak zaman paydasına bölerek geçici bir sistem kullanırız. 
 
        Ya Vücudumuz..Tik Tak...Zaman her yerde...                                                                                                    Hücrelerimiz düşünür ve konuşurcasina saniyede binlerce veri paylaşır.Devasa bir iletişim ağı oluşturup tek bir şekle bürünürler.İnsanın iç saati, Sezyum atomu ile senkronize edilemeyecek kadar farklı bir yapı içindedir.  Albert Einstein;  “Zaman bütün evreni tanımlayan bir etiket değildir,  farklı şekillerde algılanabilir” demiştir.
 
    Evrensel bir TİK TAK  yoktur. Zamanlar (boyutlar) vardır.  Bizim bildiğimiz boyut ise "ŞİMDİ"  dediğimiz andır. Hayatımızın bu bölümü asla geri çevrilemez. Bu bölümü çok dikkatli ve özenli bir biçimde yaşamalıyız. Egolarımızdan, tatmin dürtülerimizden arınıp, birbirimizi düşünerek yaşamalıyız. "küstüm oynamıyorum" şeklindeki davranışlarımız ile kaçırdığımızın anların farkına nedense varamıyoruz. Düzenden bir anda düzensizliğe geçen hayat akışımızda Şimdiyi yaşamayı bırakıp,  geleceğe yöneliyoruz. 
 
    Entropi: Fen Bilimlerinin en önemli yasası olan Entropi, bir şeyin yıprandığını söyleyen yasadır. Canlıların yaşlanıp ölmesi, otomobillerin paslanıp çürümesi vs... gibi olaylar, Evrende ki düzensizliğin artmasını bilim adamları ENTROPİ  denilen nicelik ile ölçerler. Sistemde ki düzensizlik arttıkça, entropide artar. Bunun beraberinde ise; yapılabilir faydalı iş enerjisi azalır. 
 
    Din Âlimleri de ENTROPİ'yi kendi bakış açılarından incelemişlerdir. Tek yönlü süreçlerin sonun habercisi olduğu, vermeden almanın, haksız kazanç gütmenin, hak yemenin, üretmeden kazanmak istemenin bu sürecin hızlı biçimde artışına sebep olduğunu söylemektedirler…
 
     İnsanlar kendilerini eşsiz görür, tüm varlık teorilerini eşsiz olmalarına dayandırırlar.  Temel ölçüleri vardır.  1+1=2 tüm öğrendiğimiz bundan ibarettir. 1+1 asla iki eşit parça değildir. Ne rakamlar, ne de harfler vardır.  Anlaşılır olması için insan kendi ölçü birimlerine kodlamıştır bilgilerini. Sadece sonsuzluğun ölçüsünü adlandıramadığımız için, bizler kendimize ölçü sınırı koyduk.
 
    ŞİMDİ  çok önemli demiştik ya, oradan sonlandıralım yazımızı.
 Şimdi ile kaçırdıklarımıza bakacak olursak:  Isı sıcaktan soğuğa doğru akar. Hiçbir zaman aksi olmaz. Sıcak bir çayın bir süre sonra soğuduğunu, acılarımızın da bir süre sonra unutulduğunu yaşayıp öğreniyoruz. Odada ki sıcaklık soğumuş olan çayımızı, geriye doğru akarak ısıtamaz. İşte biz bu Şimdileri kaçırmaya devam ettikçe  bardağımız hep soğuk kalacaktır...

Hidayet Gürsel

 
7 Şubat 2015 Cumartesi 20:21
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:13
  • Güneş05:17
  • Öğlen12:54
  • İkindi16:46
  • Akşam20:12
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1691 - II. Ahmet padişah oldu.
1868 - ABD'li mucit Latham C. Sholes, daktilonun patentini aldı.
1894 - Uluslararası Olimpiyat Komitesi Paris'te kuruldu.
1920 - Çerkez Ethem, Yozgat'a girdi.
1939 - Hatay'ın Türkiye'ye katılmasına ilişkin antlaşma, Ankara'da imzalandı.
1950 - Türkiye Cumhuriyeti Turizm Bankası kuruldu.
1954 - Türkiye, ilk kez katıldığı Dünya Futbol Kupası finallerinde Federal Almanya'ya yenilerek elendi.
1954 - İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığına seçilen Prof.Dr. Nüzhet Gökdoğan, ilk kadın dekan oldu.
1983 - Doğru Yol Partisi (DYP) kuruldu.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
17.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050825284549
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji