Hazar, 'Dünyadaki başarılarımızın mimarları çalışanlarımızdır'

Ana Sayfa » Kültür & Sanat » 100. Yılında Osmanlı’nın Unutturulan Zaferi 'Kût’ül Amâre 1916'... Mehmet Mazak yazdı

100. Yılında Osmanlı’nın Unutturulan Zaferi 'Kût’ül Amâre 1916'... Mehmet Mazak yazdı

Osmanlı Devleti, bir ölüm-kalım mücadelesi verdiği I. Dünya Savaşı’nda yedi cephede, yedi devletin ordularıyla harp etmişti. 1914-1918 yılları arasında dört yıl süren bu amansız mücadelede Türk tarihinin en şanlı sayfalarının yazıldığı Çanakkale Zaferi’nden sonra kazanmış olduğumuz diğer büyük ve anlamlı zafer; 13.300 kişilik İngiliz ordusunun esir alınmasıyla sonuçlanan Kût’ül Amâre Zaferi’dir.

 
 
100. Yılında Osmanlı’nın Unutturulan Zaferi 'Kût’ül Amâre 1916'... Mehmet Mazak yazdı

Bir kültür tarihi uzmanı ve tarihe merakı olan biri olmama rağmen Kût’ül Amâre konusunda iki yıl öncesine kadar hiçbir bilgiye sahip değildim. 2014 Nisan ayında Kût’ül Amâre zaferinin 98. Yılında bir dost meclisinde bu zaferin detayı hakkında bilgi sahibi olduğumda çok heyecanlanmış ve unutulan bir zaferin peşine düşmeye karar vermiştim. Ve o dost meclisinde aldığım kişisel kararım şöyle olmuştu. Ben bir kültür adamı ve kültürel etkinlik yöneticisi olarak ne yapıp edip unutulan (unutturulan) zafer Kût’ül Amâre hakkında bir dizi programlar planlayıp organize ederek kaybolmuş bir zaferimizi tekrar toplumun anlayacağı bir dilde anlatılmasını sağlamalıyım dedim ve bu amaç çerçevesinde bazı adımlar atmaya başladım.

İlk olarak 2015 yılımda görev yaptığım Üsküdar Belediyesinde “99. Yılında Kût’ül Amâre zaferi” sergisi ve panelini gerçekleştirerek bulunduğum çevrenin Kût’ül Amâre hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamaya çalıştım. Tabi bu program ile benimde Kût’ül Amâre hakkındaki bilgi ve birikimim artmaya başlamıştı.

Ve zaferin 100. Yılı olan 29 Nisan 2016 gününe ve haftasına göre hazırlıklar ve planlamalar yapmaya gayret gösterdim. Ancak Eylül 2015’te Üsküdar Kültür Müdürlüğünde istifa edince bu düşüncelerim fetrete uğrayacak diye hayıflanmaya başlamıştım. Çok şükür ki İstanbul gibi kültürel konuda mümbit bir vahanın ortasında olmasa da, son yıllarda şehrin kıyısından şehrin merkezine kültürel konuda güçlü bir ses veren Sultanbeyli’de bu 100. Yılında Kût’ül Amâre zaferimiz ile ilgili bir dizi etkinlik planlayıp hayata geçirmeye inşallah muvaffak olacağız. Bizler bu çalışmayı yaparak bu vatan için canlarını veren şehitlerimizin ruhu şad olacak inşallah. 100. Yılında Kût’ül Amâre zaferimiz ile ilgili planladığım etkinlikleri sizler ile paylaşmak isterim burada:

Sultanbeyli Belediyesi 100. Yılında Kût’ül Amâre Zaferi Etkinlik Takvimi

TARİH

SAAT

ETKİNLİK ADI

DETAY

MEKAN

26 Nisan 2016 Salı

11:00

Kut'ul Ammare Zaferi

Konuşmacı: Prof. Dr. Zekeriya Kurşun

Türk Telekom AL

26 Nisan 2016 Salı

14:00

Kut'ul Ammare Zaferi

Konuşmacı: Prof. Dr. Zekeriya Kurşun

Nilüfer Hatun AİHL

27 Nisan 2016 Çarşamba

14:00

Unutulan Son Zafer : Kut'ul Ammare

Konuşmacı: Mustafa Armağan

MYKM

28 Nisan 2016 Perşembe

11:00

Kut'ul Ammare Zaferi

Konuşmacı: Doç. Dr. Ali Satan

Sultanbeyli KızAİHL

28 Nisan 2016 Perşembe

14:00

Kut'ul Ammare Zaferi

Konuşmacı: Doç. Dr. Ali Satan

Sultanbeyli AL

29 Nisan 2016 Cuma

10:00

100. Yılında Kut'ül Ammare Zaferi

Sergi: Kut'ül Ammare : Osmanlı'nın Son Zaferi
Panel
:100. Yılında Kut'ul Ammare Zaferi
Konuşmacılar: Prof.Dr. Erhan Afyoncu-Oturum Bşk./ Muzaffer Albayrak/ Prof.Dr. Vahdettin Engin / Dr. Sezai Dumlupınar

Sultanbeyli Kültür Merkezi

29 Nisan 2016 Cuma

12:30

Kut'ül Ammare Zaferi - Kur'an-ı Kerim ve Mevlid Programı

İshak Danış - Büyük Piyale Paşa Camii İmam Hatibi
Ekrem Nalbant - Süleymaniye Camii İmam Hatibi
Doğan Temiz - Abdurrahmangazi Camii İmam Hatibi

Abdurrahmangazi Camii

29 Nisan 2016 Cuma

20:00

Kut'ül Ammare Zaferinin 100. Yılı Anısına Kahramanlık Türküleri ve Şiirleri

Solist: Şentürk Dündar / Şiir Dinletisi: Emrullah Uzun

Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi

26-29 Nisan

 

100. Yılında Kut'ül Ammare Zaferi Sergisi

26 Nisan Salı Türk Telekom AL & Nilüfer Hatun AİHL
27 Nisan Çarşamba MYKM
28 Nisan Perşembe Sultanbeyli AİHL & Sultanbeyli AL
29 Nisan Cuma SKM

 

 

Osmanlı’nın kazandığı Kût’ül Amâre zaferini İngilizlerin kendi kaynaklarından ve tarihçilerinden dinleyelim şimdi: “İngiltere" dediğimiz Büyük Britanya İmparatorluğu'nun ordusunun en son 1781 yılında Yorktown'da Amerikan askerlerine teslim oluşunun üzerinden tam 135 yıl geçmişti. “Üzerinde güneş batmayan imparatorluk" bu kadar uzun bir süre sonra ilk defa 29 Nisan 1916'da yabancı bir kuvvete bir ordusunu esir veriyordu. Hem de gücünün zirvesindeyken.



Edward Erickson'un ifadesiyle İngilizlerin Osmanlı ordusu karşısında kaybettiği asker sayısı gerçekten de “çok utanç verici"ydi. Kendi sözleriyle söylersek “Aşağı ırklar"ın kuşatmalarına başarıyla direnme geleneği içine işlemiş olan bir ulus (İngiltere) için Kûtu'l-Amâre fevkalâde aşağılayıcıydı."

Yine İngiliz askeri tarihçisi James Morris Kûtu'l-Amâre yenilgisinin “İngiltere'nin askerî tarihindeki en rezilane teslimiyet" olarak tanımlamıştı. Tarihçi Patrick Crowley ise “29 Nisan 1916 tarihi İngiliz ordusu için askerî tarihindeki en ağır hezimetlerden birine şahit olmuştur" diyecekti. Keza Londra Hükümeti 6. Tümen'in toptan teslim oluşunu hazmedemeyerek Mezopotamya Komisyonu'nu kurup yenilgiyi soruşturmuş ve suçluları tespit için ayrıntılı bir rapor hazırlatmıştı.

Bu düşünceler ile “Unutturulan Zafer: Kût’ül Amâre” nin 100. yılında Kût’ül Amâre Zaferimizi ve Kut Bayramınızı kutlarım.

Şimdi buradaKût’ül Amâre zaferi etkinlikleri çerçevesinde çok değerli dostum tarihçi Muzaffer Albayrak’ın kaleme aldığı Kût’ül Amâre Zaferini kronolojik olarak anlatan makalesi ile sizleri başbaşa bırakıyorum. İyi okumalar dilerim.

 
 

Kût’ül Amâre 1916

 

Muzaffer ALBAYRAK

Osmanlı Devleti, bir ölüm-kalım mücadelesi verdiği I. Dünya Savaşı’nda yedi cephede, yedi devletin ordularıyla harp etmişti. 1914-1918 yılları arasında dört yıl süren bu amansız mücadelede Türk tarihinin en şanlı sayfalarının yazıldığı Çanakkale Zaferi’nden sonra kazanmış olduğumuz diğer büyük ve anlamlı zafer; Irak Cephesi’nde 29 Nisan 1916’da Kûtülamâre’de kuşatılarak 4,5 aylık bir muhasaradan sonra 13.300 kişilik İngiliz ordusunun esir alınmasıyla sonuçlanan Kût’ül Amâre Zaferi’dir.

Osmanlı Devleti, 1914 Ağustos ayında I. Dünya Savaşı başladığında tarafsızlığını ilan ederek bu savaşa dahil olmamıştı. Ancak Almanya ile imzalamış olduğu ittifak antlaşması sebebiyle 1914 yılı Ekim ayı sonunda “Karadeniz Baskını” adıyla bilinen, Türk donanmasının Rus limanlarını topa tutmasıyla bir oldu-bitti ile fiilen savaşın içine çekilmişti.

İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa ve Rusya) derhal Osmanlı Devleti’ne savaş ilan ederek harekete geçtiler. 1914 yılı Kasım ayı başında, Rusya Kafkasya üzerinden doğu cephesine saldırırken, İngiltere de Basra Körfezi’ne asker çıkararak bu bölgeyi işgale başladı.

Uzun yıllardan beri Basra Körfezi ile yakından ilgilenen İngiltere’nin fırsatı ganimet bilerek Irak’ta bir cephe açmasının kendi açısından mühim sebepleri vardı. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

-İngiliz İmparatorluğunun can damarı olan Hindistan yolunun güvenliği için Basra Körfezi’ne hakim olmak,

-Irak, İran ve Basra Körfezi’nde elinde bulundurduğu petrol kaynaklarını kontrol altında tutmak,

-İngiliz nüfuzunu Irak’tan itibaren Arap coğrafyasında yaymak ve Arapları Osmanlı Devleti aleyhine döndürmek.

İngilizler siyasi ve askeri açıdan son derece gerekli gördükleri bu gerekçelerle 6 Kasım 1914’te önce Basra Körfezi kıyısında bulunan Fav’a asker çıkardılar. Hemen peşinden İran sınırında petrol tesislerinin bulunduğu Abadan’a yerleştiler.

Basra Körfezi’nin güvenliğini sağlamak için Basra şehrinin de alınması gerekiyordu ve 22 Kasım 1914’te İngilizler Basra’yı işgal etti.

İngilizlerin Irak içlerinde ilerlemesini durdurmak üzere Osmanlı Devleti, Teşkilat-ı Mahsusa’nın kurucularından Süleyman Askeri Bey’i bir kısım kuvvetlerin başında bölgeye gönderdi. Süleyman Askeri nizami kuvvetlere, bölgede Osmanlı’ya bağlı Arap aşiretlerinden oluşturulan milis kuvvetleri de katarak İngilizleri Rota mevkiinde durdurmayı başardı.

İngilizler uğradıkları başarısızlık üzerine kuvvetlerini artırarak yeniden harekete geçti. 14 Nisan 1915’te Şuayyibe Muharebesi’nde Osmanlı kuvvetleri mağlup olarak geri çekildi. Bu muharebede yaralanan ve mağlubiyeti kabullenemeyen Süleyman Askeri maalesef canına kıydı.

Irak cephesi kumandanlığına Albay Nureddin Bey tayin edilerek İngilizlerin durdurulmasına çalışıldı. Ancak karşılarındaki Osmanlı kuvvetlerinin zayıflığını farkeden İngilizler bundan istifade ederek hızla kuzeye doğru ilerlediler.

Nureddin Bey, Kûtülamâre’de bir savunma hattı oluşturarak İngilizleri durdurmak istediyse de buna muvaffak olamadı ve Kûtülamâre 29 Eylül 1915’te İngilizlerin eline geçti.

İngiliz ordusunun Bağdat üzerine yürümesi Irak cephesinde tehlikeli ve buhranlı bir durum oluşturmuştu. Derhal bu cepheyi savunmak üzere müstakil bir ordu kuruldu. 6. Ordu adı verilen bu kuvvetin başına Alman Mareşal von der Goltz getirildi.

Kûtülamâre’yi ele geçiren İngilizler, Bağdat üzerine yürüdü. Osmanlı kuvvetlerinin komutanı olan Nureddin Bey Bağdat'ın hemen güneyinde Selman-ı Pâk’ta İngilizleri karşıladı. Çok çetin geçen Selman-ı Pâk Muharebesi’nde son derece kahramanca ve azimle muharebe eden Osmanlı kuvvetleri İngiliz Generali Townshend komutasındaki İngiliz ordusunu mağlup ederek 25 Kasım 1915’te geri çekilmek zorunda bıraktı.

İngiliz birlikleri hızlı bir geri çekiliş hareketiyle 3 Aralık 1915 günü Kûtülamâre gelerek kasaba çevresinde savunma tertibatı aldı. Nureddin Bey kumandasındaki Osmanlı birlikleri de 7 Aralık 1915 günü Kûtülamâre mevzilerini kuşattı.

Kûtülamâre’ye sığınan ve savunma pozisyonuna geçen İngiliz ordusunun amacı, Osmanlı kuvvetlerinin Basra’ya inmesine mani olmak, Kûtülamâre’yi bir köprübaşı yapıp yetişecek olan takviye kuvvetlerle yeniden Bağdat üzerine yönelmekti.

General Townshend ve askerleri, Kûtülamâre’ye sığındıklarında kendilerinden son derece emindi ve en geç bir ay içinde Basra bölgesinden gelecek takviye kuvvetlerin, Osmanlı ordusunu mağlup ederek kendilerini kurtaracakları inancındaydılar.

Kûtülamâre’de sıkışıp kalan İngiliz birliklerini kurtarmak için İngiliz Irak Komutanlığı derhal harekete geçti. Bir taraftan Kûtülamâre’yi kuşatan Osmanlı ordusu, öte yandan kuvvetlerinin önemli bir kısmını 30 km. güneyde bulunan Felahiye bölgesine kaydırarak burada, takviye olarak gelen İngilizleri karşıladı.

15 Ocak 1916’dan 22 Nisan 1916 tarihine kadar Dicle Nehri’nin sol sahilinde bulunan Felahiye mevzilerine İngilizler dört defa taarruz ettiyse de başarılı olamadı. Aynı taarruzları Dicle’nin sağ sahilinde bulunan Beytiisa ve Sabis mevzilerinde bulunan Osmanlı birliklerine yönelten İngiliz ordusu bu cenahta da başarılı olamadı.

Kûtülamâre’de mahsur kalan İngilizler kasabada bulunan 6 bine yakın yerli Arap ahaliyi de savunmanın bir parçası haline getirip kullanmışlardı. Bu Arap ahaliden bazıları çeşitli yollarla kaçarak Türk kuvvetlerine geçmekteydi.

Kûtülamâre’den Türk tarafına yapılan ilticalardan bir diğeri de İngiliz ordusu içinde bulunan Müslüman Hintli askerlerdi. Müslüman Hintliler karşılarında gördükleri dindaşlarına kurşun atmamak için ölümü göze alarak muhtelif yollarla kaçıp Türk mevzilerine iltica etmekteydiler. General Townshend bu ilticaları önlemek için sıkı tedbirler almış, hatta ibret için iltica etmek isterken yakalanan 12 Müslüman Hintliyi kurşuna dizdirmişse de kuşatma boyunca yüzlerce Müslüman Hintli asker kaçarak Türk tarafına iltica etmişti.

Kûtülamâre’nin güneyinde Osmanlı-İngiliz kuvvetleri arasında bu muharebeler yaşanırken, yiyecek stoğu tükenen ve orduda nakliye ve binek için kullanılan at ve katırları yemeye başlayan İngilizlere havadan ve nehir yoluyla yiyecek ve malzeme yardımı yapılmaya çalışıldı.

Şubat ayından itibaren İngiliz uçakları her gün 5-10 sefer yaparak çuvallar ve paketler içinde gıda malzemesini Kûtülamâre’de mahsur kalan askerlere attılar. Ancak havadan yapılan bu yardımlar çok başarılı olmadı. Türk askerinin ateşinden sakınmak için yüksekten atılan paketlerin bir kısmı Dicle Nehri’ne, bir kısmı Türk siperlerine düşerken az bir miktarı Kûtülamâre’ye düşüyordu.

Uçaklarla yeterince yardım gönderilemeyince son bir umut olarak Julnar isimli bir vapura 270 ton gıda maddesi yükleyerek gece karanlığında Türk hatlarının arasında geçip Kûtülamâre ulaştırmayı denediler. 24 Nisan 1916 akşamı yola çıkarılan Julnar vapuru, ilk Türk hatlarını geçmeyi başardıysa da fark edilerek yoğun ateş altına alındı ve karaya oturarak ele geçirildi. Vapura "Kendigelen" ismi verilerek nehir filosuna katıldı.

Bu gemideki gıda malzemesi en az bir ay Kûtülamâre’deki İngiliz birliklerini idare edecek miktardaydı. Bu hayati yardımı alamayan General Townshend, kendisini kurtarmaya gelen birliklerin de bir türlü buna muvaffak olamaması üzerine bütün ümitleri kırılarak teslim müzakerelerine başladı.

19 Nisan 1916’da tifüs hastalığından vefat eden Alman Mareşal Goltz Paşa’nın yerine Irak’taki 6. Ordu komutanlığına tayin edilen ve rütbesi generalliğe terfi edilen Halil Paşa ile General Townshend, teslim şartlarını görüşmek üzere 26 Nisan 1916’da Dicle nehri üzerinde buluştular. General Townshend, 1 milyon İngiliz sterlini ve bütün silahlarla malzemeleri teslim etme karşılığında kendisi ve askerlerinin serbest bırakılmaları teklif etti. Halil Paşa ise İngilizlerin kayıtsız şartsız teslim olmalarını ileri sürdü. Bu yüzden görüşmelerden bir sonuç alınamadı.

28 Nisan 1916 günü başka çaresi kalmayan General Townshend, Halil Paşa’ya bir mektup göndererek 29 Nisan öğleden sonra teslim olacağını bildirdi.

29 Nisan 1916 günü saat 14.30’da Binbaşı Nazmi Bey komutasındaki 3. Alay marşlar söyleyerek Kûtülamâre’ye girdi ve hükümet binasına Türk bayrağını çekti.

Teslimden sonra Kûtülamâre’ye gelen Halil Paşa General Townshend’le görüştü. Townshend teslim gereği kılıcını Halil Paşa’ya uzattı. Ancak Halil Paşa, bir alicenaplık örneği olarak askerlik vazifesini hakkıyla yerine getiren generalin kılıcını kendisine iade ederek onurlandırdı.

Teslim alınan Kûtülamâre’de bulunan bütün personel, malzeme, eşya ve her çeşit mühimmatın toplanması ve muhafazası görevi 3. Alay’a verildi. Teslim olan İngiliz kuvvetlerinin subay ve er olarak sayısı şudur:

General rütbesinde İngiliz subayı: 5

Teğmenden albaya kadar değişik rütbede İngiliz subayı: 272

Hintli subay: 204

İngiliz eri: 2592

Hintli er: 6988

Muharip olmayan er ve hizmetli sınıfı: 3248

Toplam: 13.309

Teslim alınan İngiliz ordusu içinde bulunan hasta ve yaralı olanlar, yapılan antlaşma üzerine İngilizlerin elinde esir olan Türk askerleriyle mübadele edildi. Bu şekilde Kûtülamâre’de esir alınan askerlerden hasta ve yaralı olan 10’u subay 1085 kişi iade edildi ve karşılığında aynı sayıda Türk askeri esirlikten kurtarıldı.

Kûtülamâre’nin diğer esirleri nehir ve karayolu ile Bağdat’a, oradan da Anadolu’da muhtelif vilayetlere gönderilerek esir kamplarına yerleştirildi.

Kûtülamâre’de kuşatılıp esir alınan İngiliz kuvvetlerinin komutanı General Townshend ise 3 Mayıs 1916’da yanında bulunan emir subayı ve üç emir eriyle, Yarbay İshak Bey muhafazasında motorla Bağdat’a oradan da trenle İstanbul’a gönderildi. Townshend, 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’ne kadar İstanbul’da esir olarak tutuldu.

Kûtülamâre Zaferi’nin Önemi ve Sonuçları

Kûtülamâre’de tam 4 ay 23 gün boyunca kuşatılarak teslime mecbur edilen İngiliz ordusunun bu akıbeti, Çanakkale’deki mağlubiyetten sonra İngiliz ordusunun aldığı ikinci büyük darbe oldu. Daha da önemlisi Kûtülamâre’de kuşatılan 13 bin İngiliz erini kurtarmak için harekete geçen Irak İngiliz ordusu, önünü kesen Osmanlı kuvvetleriyle yaptığı muharebelerde 22 bin asker kaybetmişti.

Bu muharebelerde Osmanlı ordusunun kayıpları şehit ve yaralı olarak 15 bine ulaşmıştı. Bu önemli kayıpların karşılığında, Irak cephesinde durum kontrol altına alınmış, İngilizlere Bağdat yolu kapanmıştı. Osmanlı ordusunun zaferi, bölgede bulunan Arap aşiretlerinin de Osmanlı Devleti yanında yer almasına yol açarak siyasi açıdan da oldukça faydalı neticeler verdi.

Kûtülamâre’de 13.309 İngiliz askerinin esir alınması, bütün dünyada yankı buldu. Bu zafer, başta İslam aleminde olmak üzere Osmanlı devletinin müttefiki olan Almanya ve Avusturya’da da büyük bir sevinçle karşılanmış, padişaha ve Osmanlı hükümetine tebrik mesajları yağmıştı.

Kûtülamâre zaferi üzerine başta Padişah Mehmed Reşad olmak üzere Harbiye Nazırı Enver Paşa, Irak’taki 6. Ordu’ya tebrik mesajları göndermişlerdi. Bu mesajları birliklerine tebliğ eden 6. Ordu komutanı Halil Paşa; kazanılan zaferden dolayı askerlerini överek tebrik ederken, İngilizlere karşı kazanılan muharebeler ve teslim alınan İngiliz ordusunun hatırasının yaşatılması için 29 Nisan gününü “Kut Bayramı” olarak ilan etmişti.

İşte Halil Paşa’nın 1916’da “Kut Bayramı” ilan ettiği bu parlak muzafferiyetin yaşandığı 29 Nisan günü, sonraki senelerde “Kut Bayramı” olarak ordu içinde kutlanan ve o günün hatırasına şehit ve gazilerin yâd edildiği özel bir gün olmuştu. Bu güzel ve anlamlı anma günü 1952 yılına kadar devam etmişse de bir rivayete göre 1952’de Nato’ya girildiğinde artık müttefik olduğumuz İngilizlere cemile olarak bir daha kutlanmamıştır.

Tam 100 yıl önce Irak cephesi gibi Osmanlı coğrafyasının uzak bir köşesinde imkansızlık ve yokluk içinde, karşılarında bulunan her bakımdan donanımlı, zamanın tekniğinin getirdiği bütün silahlarla donatılmış İngiliz ordusunu mağlup eden 13.300 İngiliz askerini esir alan Osmanlı ordusuna mensup kahraman şehit ve gazileri anmak bizlere düşen mukaddes bir görev ve dahi borçtur.

Her ne sebepten olursa olsun I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale’den sonra kazanılan bu son derece parlak ve önemli zafer, 60 yıldır unutturulmuş olsa bile artık yeniden hatırlanmalı/hatırlatılmalıdır.

Selman-ı Pâk’ta, Felahiye’de, Sâbistepede, Garraf’ta, Kûtülamâre’de, Osmanlı vatanının bu uzak köşelerinde kahramanca muharebe etmiş olan şehit ve gazilerimizi 100 yıl sonra rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Ruhları aziz ve şâd olsun.

 
25 Nisan 2016 Pazartesi 22:39
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:33
  • Güneş07:08
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:16
  • Akşam18:41
  • Yatsı20:05
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1594 - IV. Henry, Fransa kralı oldu.
1844 - Dominik Cumhuriyeti, Haiti'den bağımsızlığını ilan etti.
1863 - Türkiye'de bilinen ilk resim sergisi İstanbul Atmeydanı'nda açıldı. Serginin açılmasına Sultan Abdülaziz destek verdi.
1879 - Yapay tatlandırıcı sakarin keşfedildi.
1880 - Haydarpaşa-İzmit demiryolu işçileri greve çıktı.
1917 - Rus Çarlığı çöktü.
1918 - Çaykara'nın kurtuluşu.
1921 - Şavşat'ın kurtuluşu.
1932 - Halkevleri kuruldu.
1933 - Reichstag yangını
1937 - Özel teşebbüsçe inşa edilen ilk Türk gemisi Belkıs, Haliç'te törenle denize indirildi.
1942 - II. Dünya Savaşı: Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk uçak gemisi USS Langley, Japon savaş uçakları tarafından batırıldı.
1943 - Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletinde bir maden ocağında patlama meydana geldi: 74 işçi öldü.
1948 - Çekoslovakya'da komünist parti yönetimi ele aldı.
1955 - Türk boksör Garbis Zaharyan, Yunanlı rakibi Emanuel Zambidis'i sayıyla yendi.
1963 - Dominik Cumhuriyeti'nde ilk demokratik seçimler yapıldı: başkan Juan Bosch oldu. Rafael Trujillo'nun diktatörlüğü sona erdi.
1964 - Coca-Cola'nın dünya üzerindeki 1109'uncu fabrikası İstanbul'da açıldı. Tamamıyla yerli yatırımla kurulan şirketin sermayesi 14 milyon liraydı.
1971 - TRT bir açıklama yaparak, parasızlık nedeniyle radyo yayınlarını 18,5 saatten 8 saate indirmek zorunda kalacağını bildirdi.
1973 - MHP senatörü Kudret Bayhan 15 yıl hapse mahkûm oldu. Bayhan Fransa'ya uyuşturucu madde sokmaktan yargılanıyordu.
1975 - Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) ve çeşitli devrimci kuruluşlar tarafından " Hayat Pahalılığı ve Faşizmi Protesto " mitingleri düzenlendi. Malatya, Tokat, Kahramanmaraş, Erzincan ve Adıyaman'da ki mitingler saldırıya uğradı.
1976 - Hayali mobilya ihracatı ve vergi iadesi yolsuzluğundan sanık Yahya Demirel için tutuklama kararı verildi. Gelişen olaylar üzerine Ecevit "Demirel'in siyasi hayatta kalma hakkı yoktur " dedi.
1978 - Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kenan Evren Genelkurmay Başkanlığına atandı.
1985 - Bazı Ege illerindeki okulların "Devrim" olan adları değiştirildi.
1988 - Türkiye'de ilk yapay kalp ameliyatı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde yapıldı. Hasta, gerçek kalp bulunamaması yüzünden bir süre sonra öldü.
1993 - İnsan Hakları Derneği Elazığ şubesi başkanı Avukat Metin Can ve Dr. Hasan Kaya öldürülmüş olarak bulundu.
1995 - Kuzey Irak'ın Zaho kentinde bir ticaret merkezinde bomba patladı; 76 kişi öldü, 83 kişi yaralandı.
1995 - Mercedes kaçakçılığından hükümlüyken yeniden yargılanan milli futbolcu Tanju Çolak "suçu ihbar ettiği" gerekçesiyle mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
1999 - Olusegun Obasanjo, Nijerya'nın seçimle işbaşına gelen ilk başkanı oldu.
2001 - Başbakan Bülent Ecevit, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'i istişarelerde bulunmak üzere Türkiye'ye çağırdı.
2002 - Hindistan'da Müslümanların Hindu milliyetçileri taşıyan bir treni ateşe vermesi sonucu 60 kişi öldü.
2004 - Filipinler'de bir feribotta patlama meydana geldi: 116 kişi öldü.
2010 - Şili de 8.8 büyüklüğünde deprem oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji