Mersin'in Yeni Valisi Ali İhsan Su Oldu

Ana Sayfa » Gündem » 1946 seçimleri, Vali Gür’ün Mersin’deki uygulamaları ve basının tavrı… (3)..Abdullah Ayan yazdı

1946 seçimleri, Vali Gür’ün Mersin’deki uygulamaları ve basının tavrı… (3)..Abdullah Ayan yazdı

1946 seçimlerinde yerel gazeteler hangi saflara ayrılmıştı? Vali Gür muhalif Akın gazetesini neden mahkemeye verdi? O günlerde hangi gazete neler yazmıştı?

 
 
1946 seçimleri, Vali Gür’ün Mersin’deki uygulamaları ve basının tavrı… (3)..Abdullah Ayan yazdı
Mersin’deki gazeteler de siyaset gibi iki cepheye ayrılmıştır:

Akbaş’ın Yeni Mersin’i CHP’yi, Ata Çelebi’nin Akın gazetesi ise DP’ yi köşe yazarlarından, haberlerine kadar tüm güçleriyle desteklerken, neredeyse “ölüm kalım meselesine” dönüştürdükleri seçimlere yönelik pozisyon alırlar.

“Demokrat parti çöküntü içinde”, “DP bildiğimiz manada siyasi parti olmaktan çıkmıştır”, “demokratlar ikiye bölündü”, “DP’de istifalar çoğaldı” , “Mersin’de 300 vatandaş daha istifa etti” gibisinden muhalif cepheyi çökertmeye yönelik manşetlerden geçilmez…

Çeşitli ilçelerden çekilen ve CHP’ ye bağlılıkları belirten telgraflar sürekli bir kampanyaya dönüşür.

Gülnar’dan Mehmet Sezer imzasıyla gönderildiği söylenen ve 28 Haziran 1946 günü Yeni Mersin’de yayınlanan telgrafı, başlayan süreci yansıtması bakımından olduğu gibi alıyorum:

“Yeni Mersin gazetesi Müdürlüğüne Mersin;

İlçemizde demokrat Parti teşkiline ve üye kaydına çalışılmakta ise de halkımız, geniş anlayış, sağlam irade, karakteriyle Halk Partisinin umde ve gayelerini, başarılarını ve bu partiyi kurarak işlemesini Türk Milletine bırakan Milli Şefimiz İnönü’nün canla başla yurt ve millete çalıştıklarını, içte ve dışta meydana getirdikleri eserleri şükran takdir duygusu içinde yad ederek bir çok propagandalara rağmen partilerinden ayrılmamaya azmettiklerini açık ve kati olarak belirtmişlerdir.

Halkımızın bu asilane hareketinin gazetenizde yayınlanmasını rica ederiz”

Tek kişi gazeteye çektiği telgrafla Gülnar halkının asil hareketini nasıl temsil eder? Sorusunun kolay cevaplandırılması bir yana, boğazda kırk düğüm olduğu günler…

Başlayan propaganda döneminin Mersin atmosferini yansıtması bakımından yine o günlerdeki tanımla “Muvafık-Muhalif” cepheleşmesinde CHP safında yer tutan -1950’de DP’nin iktidar olmasıyla aynı gazete en koyu DP’liden daha radikal DP’ li olacaktır – Yeni Mersin’ deki Rıza Atilâ (Atilâ 1950 seçimlerinden sonra CHP’ yi bırakıp DP’ nin Mersin’deki en güçlü savunucusu konumuna geçen Yeni Mersin’e inat Kazım Erbil ile birlikte 1952’de Hakimiyet gazetesini çıkaracaktır) imzalı köşe yazıları fikir vermesi bakımından ibretlik derslerle doludur.

3 Temmuz 1946 günlü yazı;“Meşru mücadele usulleriyle kazanç sağlayamayacağını geç te olsa idrak etmiş olan muhalefet bazen gülünç, bazen bayağı ve çoğu zaman da tehlikeli bir demagoji oyunuyla iktidara tırmanmaya yeltenmektedir” spotuyla başlar. Hayli uzun yazının Mersin’de muhalefetin vaad ettiklerinden şikâyetçi gibi görünse de, ülke genelindeki CHP’ nin halka tepeden bakış tavrına örnek olacağına inandığım bir bölümüyle yetineceğim:

“Son günlerde şehirde ve köylerimizde o kadar ölçüsüz ve manasız propaganda ve o kadar devlet ve millet idaresine bigâne mantıksız hareketlere tevessül edildiğini duyuyor ve birçoklarının tevsik ve tespit edilmiş şekillerini görüyoruz ki, vücudundan büyük faydalar umduğumuz muhalefetin çok kötü bir yola saptığına büyük üzüntü duyarak hükmetmemiz gerekiyor. Bu propagandalar o kadar çok ve çeşitlidir ki bunları ortaya atanların maksadı başka cephelerde değil de sadece partiye taraftar bulma noktasında aranırsa ihtiras sıtmasının irade felciyle ihtilatı gibi bir netice çıkarılabilir.

Avrupa aç imiş, buğdayın kilosunu elli kuruşa satabilirmişiz. Amerika’da dağlar kadar malzeme varmış, köylüye iki liraya ayakkabı, altı liraya elbise giydirilebilirmiş. Neden buğday satılıp Amerikadan elbise, ayakkabı alınmıyor? Mektep binası yapmaya çalışan köylülerin yanına sokulup “siz budala mısınız? Bırakın bu işleri, birkaç ay sonra Hükümeti bizim parti ele alacak ve mektepleri devlete yaptıracağız” diyenleri de biliyoruz.

Dahası var, hiç hayret edilmesin; “ordu neden terhis edilmiyor da, bir milyon Türk genci halen silah altında tutuluyor?” Şüphesiz bunun hal şekli de malum; Demokrat parti iktidarı alır almaz ilk iş bu bir milyon insanı hudutlardan çekip istihsal sahasına alacak.

Bunlar köylere kadar sokulan gözü kara propagandanın çeşitli şekillerinden birer örnek. Gümrük duvarlarının yıkılması, vergilerin indirilmesi, Tekel’in ilgası… Hep CHP Hükümeti devrildikten sonra mümkün olacaktır.

İşin doğrusu şudur ki; meşru mücadele ve propaganda yoluyla kazanç sağlayamayacağını geç te olsa idrak etmiş olan muhalefet bazen gülünç, bazen bayağı ve çok zaman da tehlikeli oyunlarla iktidara tırmanmaya yeltenmektedir.”

Yazarın o koşullarda ham hayal olarak gördüğü şeylerin çoğunun kısa zaman sonra gerçekleşeceğine tanık olacaktı ülke halkı ama biz 1946 seçimlerine giden labirentlerde dolaşmaya devam edelim.

Vali Gür’ün yayınladığı ve “halkı hükümet aleyhine harekete geçirmeye çalışmak vefalı ve samimi bir hareket değildir” cümlesiyle aba altından sopa gösterdiği bildiri ve savunma pozisyonunda kalan “Devlet Partisi CHP” algısı, yukarıda özünü vermeye çalıştığım yazıda ruh bulan düşüncelerle birleşince, “kurdun kuzuyu yemesi” için bahane bulmak hiç zor olmaz.

5 Temmuz 1946 günü yayınlanan bir makale nedeniyle Vali Gür Akın gazetesini Savcılığa verir. Sadece Vali değildir harekete geçen. “Yiyin efendiler yiyin, patlayıncaya kadar yiyin. Ama şurasını unutmayınız ki, bir gün bu hesaplar sizden sorulur” başlıklı yazıdaki kimi iddialar nedeniyle CHP İl Başkanlığı da Akın gazetesi ve sahibi Ata Çelebi hakkında hakaret ve isnat davası açar.

Hakkında açılan davalar yıldırmak bir yana daha da keskinleştirir Akın gazetesini.

5 Temmuz günü bu kez Silifke’de CHP’nin kimi kişilere para dağıttığı iddiasını “Milletin malı nasıl israf ediliyor” başlığıyla alt manşetten verir, Silifke CHP teşkilatı ise ertesi gün bunu yalanlayan bildiriyle çıkar halkın karşısına. Bildiride “partinin milletçe benimsenen gayelerini yaymak ve tanıtmak için para denen maddi mefhumdan ziyade ülkünün dayandığı, aklıselime ve şuurlu seciyelere vazife verilmektedir.” Denilir özetle.

DP’yi Mersin’de zorlayan sadece devlet merkezli oluşturulan baskı dalgası değildir. Genel Merkezin demokratikleşme adı altında ve CHP’ ye inat adayların yerel teşkilatlarca belirlenme kararı, parti içinde bölünme ve kavgaları getirdi ister istemez.

Mersin merkeze karşı birleşen Silifke, Anamur, Mut, Gülnar kazaları iki adayın kendi bölgelerinden iki adayın Mersin merkez ve iki adayın Tarsus’tan gösterilmesini ister. Hiçbir gurubun tartışmadığı ve adaylığı üzerinde birleştiği tek isim ise Refik Koraltan’ dır. (Sonuçta uzlaşma sağlanamayacak ve Seçim kuruluna listelerin verildiği ana kadar ilçelerle il yönetimi arasında kıyasıya mücadele sürecektir)

Derken tarihi seçimin son dönemecine en hararetli son haftasına bu toz duman içinde her tür iddianın havada uçuştuğu ortamda girilir.

Yeni Mersin cephesinde yine Rıza Atilla son haftanın havasını “isnat kasırgası” başlığı altında şu sözlerle yansıtır kendi penceresinden:

“Bir isnat ve itham kasırgası memleketi kavuruyor. İftira ve tezvir yaygarası vatandaşı öyle baskı altına aldı ki, biraz ayakta durabilmek cesareti gösterenlerin yakasına yapışılıyor. Şerefler, haysiyetler en adi zabıta vakalarının içine bulanıyor.



İş artık parti mücadelesinden çıkmış memleketin beklediği fikir tartışması çirkin zabıta vakaları şeklinde tecelli etmeye başlamıştır.”

Devam edeceğim tek partili hayattan demokrasi yolculuğuna çıkılan o emekleme döneminde gezinmeye…

 
 
10 Temmuz 2012 Salı 09:16
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:13
  • Güneş05:17
  • Öğlen12:54
  • İkindi16:46
  • Akşam20:12
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1441 - İngiltere Kralı VI. Henry Eton Koleji'ni kurdu.
1645 - İstanbul'dan 348 harp ve nakliye gemisiyle hareket eden Osmanlı ordusu, Girit adasına çıktı.
1854 - Çarlık Rusyası ordularının, savaş meydanını terk ederek, geri çekilmesiyle Silistre zaferi kazanıldı.
1859 - İsviçre işadamı Jean Henry Dunant, İtalya'da Solferino savaşı sonrası uluslararası Kızılhaç'ı kurmaya karar verdi.
1894 - Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Olimpiyat oyunlarının dört yılda bir yapılması kararını aldı.
1901 - Pablo Picasso'nun eserleri ilk defa sergilendi.
1910 - Japonya Kore'yi istila etti.
1916 - 1. Dünya Savaşı: Somme Muharebesi, Fransa'daki Alman hatlarına yapılan ve bir hafta sürecek topçu ateşi ile başladı.
1917 - Halep'te, Enver Paşa'nın başkanlığında Türk ve Alman komutanlarının katılmasıyla (Mustafa Kemal Paşa dahil) yapılan toplantıda, General Falkenhein'ın komutanlığında "Yıldırım Orduları Grubu" kurulması kararlaştırıltı.
1936 - Türkiye Millî Basketbol Takımı ilk maçını Yunanistan ile yaptı, 49-12 galip geldi.
1938 - Toprak Mahsulleri Ofisi kuruluş kanunu kabul edildi.
1947 - Bir Amerikalı, gökyüzünde uçan nesneler gördüğünü bildirdi, nesnelerin fincan tabağına benzediğini iddia etti. Basın ilk kez uçan daire terimini kullanmaya başladı.
1961 - Almanya'ya gidecek ilk işçi kafilesi yola çıktı. İşgücü göndermeye ilişkin protokol, Türkiye ile Batı Almanya arasında 13 Haziran'da imzalanmış; özel kuruluşların kontratsız işçi göndermelerinin önüne geçilmeye çalışılmıştı.
1967 - İstanbul'da üniversite öğrencileri, Amerika Birleşik Devletleri 6. Filosunun ziyaretini protesto etti.
1982 - 44 sanıklı Barış Derneği davası başladı.
1983 - Yaser Arafat'ın Şam'a girişi yasaklandı.
1983 - Amerika Birleşik Devletleri uzay mekiği Challenger, uzaydaki görevini tamamlayarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin uzaya gönderdiği ilk kadın astronot olan Sally Ride ile dünyaya döndü.
1989 - Bulgaristan'ın Türk azınlığa uyguladığı baskılar ve zorunlu göç uygulaması, Taksim Meydanı'nda düzenlenen Bulgaristan'ı Telin Mitinginde protesto edildi.
1992 - Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) kuruldu.
2001 - Polonya'daki Özel Olimpiyatlar Avrupa Futbol Şampiyonası'nda, Zihinsel Engelliler Milli Takımı şampiyon oldu.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
17.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050825284549
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji