Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Güncel » 1961 Anayasa referandumu ve Mersin... Abdullah Ayan yazdı

1961 Anayasa referandumu ve Mersin... Abdullah Ayan yazdı

Türkiye özeti sayılacak Mersin basınının havası ve anayasa referandumuyla ilgili beklentileri böylesine kesin bir evet' in sandıktan çıkacağı yönündeydi. Evet ezici oranda çıkacaktı çıkmasına da, merak edilen katılım oranının ne olacağıydı? Tabii o dönem Türkiye' si henüz anketlerle tanışmamış.O nedenle beklentiler herkesin kendi mahallesindeki izlenimleriyle sınırlı...Ve gazetelerde yer alan görüşlerden anlıyoruz ki, yazar, çizerler seçmenin nabzından çok, sandıktan çıkacak olana değil, çıkmasını murat ettikleri sonuca bağlanmış durumdalardı...

 
 
1961 Anayasa referandumu ve Mersin... Abdullah Ayan yazdı

Halk oylamasına sunulan ilk anayasanın referandum sürecinde yaşananları ve "düşük, kuyruk" tartışmalarını önceki yazıda Türkiye genelindeki boyutuyla anlatmaya çalışmış, bir kaç çarpıcı makaleden örnekler vermiştim.

Tartışmaların ve referandum sürecindeki siyasi iklimin Mersin'e yansıması kaçınılmazdı.

Öncesindekileri bırakıp halkın sandığa gitmesine bir hafta kala yaşananları, yazılıp çizilenleri, tarihe not düşme adına özetlemeye çalışayım...

4 Temmuz 1961 günü Yeni Mersin gazetesinin "Haftalık Hoşbeş" köşesinde 'anayasaya, Mıstr referanduma, dürüte, gökçeyazına, pijamaya, şeftaliye dair' başlıklı yazı yayınlanır..

O günlerde yeni anayasa hakkındaki tartışmaları yansıtması bakımından yazının ilginç bulduğum bölümlerini olduğu gibi aşağıya alıyorum:

"(...) Türk devriminin ilk ve en verimli meyvesi olan anayasayı saygı ile selamlarım; milletimize hayırlı olsun!

Amma gel gör ki, herkes (ve dahî ) dostunuz gibi düşünmüyor. Anayasayı hor görenler de varmış. Bugün Türkiye'de vicdanî fikir ve kanaat hürriyeti vardır ve muhteremdir. Bunun tersini kimse iddia edemez. Bu hafta sonunda halk oyuna sunulacak anayasayı bir bütün halinde veya bazı hükümleri yönünden kendi kanaatine aykırı görenler olabilir. Bunlara bir şey diyemeyiz. Fakat sırf halk oyunu bulandırmak, devrim hükümetinin icraatını baltalamak, daha doğrusu bulanık suda balık avlamak isteyenler de vardır ki, bunlara karşı uyanık olmak, sözlerine aldanmamak lazım. Bilhassa kültürsüz vatandaşlar arasında ve köylerde bu çeşit propagandalara yeltenenler varmış.

Mesela bir (Mıstr referandum varmış ta eğer anayasaya (evet) dersek memleketi bu zatı nâşerif (eskiden şerefsiz anlamında kullanılan sözcük a.a.) idare edecekmiş. Bu zatı nâşerif de Moskof milletindenmiş...

Türk halkının bu martavallara inanacağını akıl kabul etmez. Amma yine de halkı ayartmak hepimizin en şerefli vazifemizdir.

Bu martavallara biri daha eklenmiş: Güya millet Anayasaya (evet) derse Yassıadada muhakeme edilenler asılacak, (hayır) derse asılmayacakmış. Şurasını iyice belirtelim ki, anayasanın Yassıadada muhakeme edilenlerle kıl kadar ilgisi yoktur. Biz anayasaya (evet) dersek te (hayır) desek te yüce divanlar kanunlar gereğince hükmünü verecek, adalet yürüyecektir.

Bütün bu saçma martavallara kulaklarımızı tıkayarak anayasaya (evet) dememiz lazım; evet diyeceğiz. Çünkü normale gidişimizin en esaslı teminatı budur. Ancak ondan sonradır ki, seçimler olacak ve ikinci Cumhuriyet kurulacaktır. Kaldı ki, uzun emeklerle meydana getirilen anayasamız dünya anayasalarının en güzel ve en iyisi, en uygunudur"

İşin ilginci; 61' de tanınan özgürlükleri kısıtlayan ve tüm özgürlükleri baskı altına alan 82 anayasa oylamasında da kullanılan "normale gidiş, dönüş için bu anayasayı kabul edin" söyleminin yıllar önce de argüman olarak kullanılması...

Ve tabii yukarıdaki makale ışığında o günlere damgasını vuran tartışmanın yanıtını aradığı soru daha bir önem kazanmakta...

Gerçekten halk hazırlanan anayasaya 9 Temmuz 1961 günü 'hayır' dese, 19 Eylül' de darbeciler Menderes, Polatkan ve Zorlu' yu asabilir miydi?

Makalede istendiği kadar "yüce divan, kanunlar çerçevesinde hüküm verecek" densin, o yüce divan heyetinin başında oturan Salim Başol' un tam o referandum dönemine denk gelen yargılama esnasında söylediği "sizi buraya tıktıran kuvvet, böyle istiyor" ifadesi gerçeği fazlasıyla anlatmakta.

1961 anayasasının içeriğini, DP iktidarının baskısına tepki olarak ortaya çıkışını tartışmıyorum.

Ama o günlerde öne sürülen, anayasa ile yargılamanın ne ilgisi var? sorusuna bugünün penceresinden baktığımızda benim yanıtım "çok ilgisi vardı ve gerçekten hayır çıksa o üç kişi asılmazdı, %38 oranında 'hayır' çıkmasa, idam kararı verilen 15 kişinin tamamı dar ağacına gönderilirdi" yönündedir.

Dönelim 9 Temmuz 1961 referandumundan önceki bir kaç gün boyunca yazılanlara...

5 Temmuz 1961 günü Yeni Mersin' in baş köşesinin konuğu Lütfi Oğuzcan' dır, "imtihana üç gün var" başlıklı makalede şöyle der;

"(...) Nihayet aklı selim galebe çalmış ve hepsinin de yurtseverliklerine inandığımız partilerimiz (evet) esası üzerinde birleşmişlerdir.

(...) Katılanların hepsi anayasaya müspet oy verecekler ve bu suretle yeni anayasamız yürürlüğe girmiş olacaktır. Fakat katılma oranı az olursa bu hal, içte ve dışta memleketimizin itibarı üzerinde müessir yorumlara yol açabilir. Kötü görüşlü düşünüşlüler (sandıklardan evet çıktı ama, çoğunluk sandığa gitmedi. Millet anayasayı beğenmiyor, istemiyor) şeklinde propagandalar yapabilirler. Halkımızı gelecek seçimlerden soğutmak için çeşitli propagandalara ve yer altı faaliyetlerine hız verebilirler. Katılma nispetinin azlığı, dış itibarımızı da zedeler. (...)"

Türkiye özeti sayılacak Mersin basınının havası ve anayasa referandumuyla ilgili beklentileri böylesine kesin bir evet' in sandıktan çıkacağı yönündeydi. Evet ezici oranda çıkacaktı çıkmasına da, merak edilen katılım oranının ne olacağıydı?

Tabii o dönem Türkiye' si henüz anketlerle tanışmamış.

O nedenle beklentiler herkesin kendi mahallesindeki izlenimleriyle sınırlı...

Ve gazetelerde yer alan görüşlerden anlıyoruz ki, yazar, çizerler seçmenin nabzından çok, sandıktan çıkacak olana değil, çıkmasını istedikleri sonuca bağlanmış durumdalar..

Peki Temmuz sıcağındaki o pazar günü yerelde Mersin, genelde Türkiye seçmeni sandığa nasıl bir irade yansıttı?

Sonuçların ardından Mersin basınında neler yazılıp çizildi?

Bir sonraki yazıda da onları anlatayım...

Abdullah Ayan

 

 
 
13 Nisan 2017 Perşembe 10:02
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:24
  • Güneş05:21
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:57
  • Yatsı21:39
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji