Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Avrupa Haber » 23 Şubat 1981 İspanyayı demokrasiye taşıyan darbe girişimi... Abdullah Ayan yazdı

23 Şubat 1981 İspanyayı demokrasiye taşıyan darbe girişimi... Abdullah Ayan yazdı

Darbe teşebbüsünden özgürlükçü demokrasi çıkarmayı başaran İspanya...

 
 
23 Şubat 1981 İspanyayı demokrasiye taşıyan darbe girişimi... Abdullah Ayan yazdı

2003’te AB ile tam üyelik yolunda müzakere tarihi almaya çalışan AK Parti hükümeti kimi mahfilleri de rahatsız etmiş, birilerinin kazan kaynatmasına yol açan sancılı bir süreç başlamıştı.

Tam o günlerde kimi darbe heveslilerine de ders olur niyetiyle 1981’ de İspanyanın o dönemdeki adıyla AET’ ye üyeliğine karşı çıkan yarbay Tejero öncülüğündeki darbeci grubun parlamentoyu basmasıyla yaşananları kaleme almıştım.

Hayli uzun o makaleden* bir bölümü gün bugündür diye yorumsuz aşağıya alıyor, herkesin kendince o gün yaşananlardan dersler çıkarması gerektiğine inanıyorum… (Makalenin tümüne https://abdullahayan.wordpress.com/2014/06/04/ispanya23-subat-1981-kral-carlostan-yarbay-tejero-ya-uzanan-bir-oyku-26-8-2003-tarihli-yazi/ erişebilirsiniz)

“Soğuk bir Madrid akşamı… Parlamento binasının saati 18 i gösteriyordu.

Başkan oturumu açmaya hazırlanırken Meclis çevresini kuşatan tanklar eşliğinde Yarbay Tejero ve yanına aldığı Merkez komutanlığına bağlı askerler meclisi bastı.

350 Parlamenter silahların gölgesinde donmuş biçimde sus pus, olanları sadece seyrediyordu.

Yüzüne yapıştırdığı acımasızlığını pekiştiren sarkık bıyıklarıyla Tejero kürsüye çıktı.

Üzerinde iki kocaman silah…

Sağ elinde tuttuğu tabancasını parlamenterlerin üzerine çevirmiş, belindeki silahı ise açık kınından fırlamaya ve her an atışa hazır tutuyordu…

İki yanında güvendiği üniformalı askerleri, sıraların altına sinmiş Milletvekillerinin korku dolu gözlerinden cesaret alarak, kürsüye çıkıp, “Krala meclisi lağvetmesi çağrısında” bulundu…

 Tüm milletvekilleri, bakanlar, bakan yardımcıları, müsteşarlar, basın mensupları, yabancı gözlemciler herkes ama herkes Tejero’ nun zorunlu misafiri olarak silahların gölgesinde donmuş, sesi gittikçe yükselen zorbayı dinliyorlardı.

 Başarıya ulaşmak için her ayrıntıyı hesaplasalar da darbeciler bir gücü hesaba katmamışlardı.

21. yüzyılın bilgi toplumuna öncülük eden, kontrolü zor ve bağımsız medya…

O gün darbecilerin karşısına belli güç odaklarından beslenmeyen“bağımsız, özgür ve çok yayıncılardan oluşan sivil bir ordu” çıktı…

 Tejero ve emrindeki askerleri, televizyon ve radyoya el koyduktan sonra, yıllardır değişimin öncülüğünü yapan El-Pais gazetesini basıp, genel yayın müdürünü tutuklamayı planlamışlardı…

Oysa karşılarında o güne kadar hesaba katmadıkları, bu nedenle de nasıl davranacaklarını bilemedikleri demokrasi ve özgürlüğe susamış bir avuç farklı medya mensubu vardı…

Ve bu bir avuç insan darbecilerin tüm hesaplarını allak bullak etmeye yetti…

 Örneğin mecliste bulunan bir kameraman ölüm tehlikesine aldırmadan, gizli çekimle sabaha kadar kesintisiz mecliste olanları, halka anında naklen izletti…

 Özgürlük savunucusu El-Pais’ te boş durmadı o gece…Askerlerin el koyma olasılığını boşa çıkarmak için derhal rotatifleri çalıştırarak sekiz sütun üstüne manşeti attı:

“Demokratik Anayasadan Yanayız”…

Darbe girişiminin nasıl sonuçlanacağını bilmeden, kelle koltukta basılan gazete gece yarısı Madrid’in her noktasına ulaşmış, cesur dağıtıcıların sloganları eşliğinde okuyucuyla buluşuyordu…

Bugün bile İspanya’da demokrasi tarihine geçen bu belge pek çok cumhuriyetçinin duvarını süslüyor.

İspanyol demokratların, şifre kodu gibi 23-F olarak simgeleştirdikleri El-Pais Gazetesinin 23 Şubat 1981 tarihli nüshası…

Ve Gazetenin iri harflerle beyinlere kazınan manşeti: “Demokratik Anayasadan Yanayız”…

 Belli ki o gün Tejero ve adamlarının medyadan yana hiç şansları yoktu…

Darbeciler o gece sadece El-Pais Gazetesi ile uğraşmadılar.

Meclisi bastıkları saatlerde “Cadena Ser” adlı bağımsız küçücük bir radyo istasyonu kendiliğinden en önemli misyonu yüklendi.

Bir an bile susmadan, darbecilerden demokrasi yanlılarına, etkili siyasetçiden sokaktaki Vatandaşa kadar herkesin görüşlerini halka yansıttı.

Generaller darbeden yana olanlarla karşı olanlar diye ilk kez o gün yalın biçimde ikiye ayrıldılar…

Ve iki grup ta Cadena Ser mikrofonlarına görüşlerini özgürce aktardılar.

İspanya’da özgürlüğe susamış halk ta konuşuyordu o gece…

Ve radyodan yankılanan, o güne kadar sessiz kalmış halkın kararlı sesi açık ve netti:

“Son 200 yıldır İspanya demokrasisi başarılı başarısız tam 150 darbe, muhtıra, uyarı adı altında kesintilere uğradı. Artık darbe sözcüğünü bile duymak istemiyoruz”

 Tejero ve arkadaşlarını bitiren yumruk hiç beklemedikleri bir yerden geldi…

Kimbilir, faşist kalkışmayı o gece ilahlar da istemiyordu galiba…

Akıllarına bile gelmeyen gelişme Mecliste yaşandı…

Saatler sabahın dördünü gösterirken korkudan titreyen 350 yorgun Parlamenterin arasından genç bir bayan milletvekili birden ayağa kalktı.

Askerlerin şaşkın ve ne yapacağını bilmez bakışları arasında yürümeye başladı.

Topuk sesleri yankılanıyordu taş duvarlarda…

Zaman durmuştu…

Çıt çıkmayan yüksek tavanda çınlayan tek şey deli cesaretine sahip kadının ayakkabısından yankılanan topuk sesleriydi…

Salondaki Parlamenterler dondu, onlara silahlarını doğrultan askerler dondu, asıl önemlisi şaşkınlıktan ne yapacağını bilmez Tejero dondu…

Genç kadın üstüne çevrilen uzun namlulu silahlara aldırmadan ilerledi. Bir işaretle yaylım ateşi açmaya hazır askerler dahil tüm gözler kadının ayaklarına kenetlenmişti.

Dünya durdu… Asırlar kadar uzun iki dakika…

Tık… Tık… Tık…

Şık elbisesiyle salonu boydan boya kat ederken tutulmuş soluklar dışında sadece onun tavanda çınlayan ayak sesleri…

Yürüdü, yürüdü, yürüdü… Ve Tejero’ya öfkeli bir bakış fırlatarak parlamentonun ana kapısından çıktı. Dışarıda bekleyen tankların arasından geçti, şaşkın bakışlı askerlere gülümseyerek karşı kaldırımdaki telefon kulübesine girdi.

Bundan sonrasına inanmak zor gelebilir ama yalansız tarih tanıktır yaşananlara…

Genç kadın Jetonlu telefon kulübesindeki Ahizeyi kaldırdı, çantasından çıkardığı jetonu attı ve bir numarayı çevirdi. Karşısına çıkan, uykusuzluktan çok gelişmelerden sersemlemiş adama kendini tanıtıp gevelemeden “Kral Carlos’u istiyorum”  dedi…

Kısa süren sessizlik…

Karşıdakinin şaşkınlığına aldırmadan bu kez kararlı ve daha yüksek sesle isteğini yineledi…

“Lütfen Kral’ı bağlar mısınız?”

Jetonu bitmesin diye dua ediyordu, derken beklediği ses yankılandı telefonun öbür ucunda…

“Ben Juan Carlos…”

“İspanya’nın kaderi sizin elinizde Sayın Kral, ya demokrasiden yana olacaksınız, ya da darbecilere boyun eğecek, kararınızla geleceğin İspanya’sını şekillendireceksiniz…”

“Merak etmeyin, acılar çeken ve özgürlüğü çoktan hak eden İspanyol halkının demokratikleşme sürecini hiç kimse engelleyemeyecek.”

Sabah saat altıda işgalden tam 12, gelen o sihirli telefondan bir saat sonra Kral Juan Carlos çıktı ve halka hitap etti:

“İspanyada demokrasi yürüyecektir. Parlamentoyu kapatmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.”

 Sonra ne mi oldu?

Kralın ve İspanya halkının kararlı tutumu karşısında oyunun bittiğini görenTejero teslim oldu…

Kendisini Meclisin üstüne salan ve son ana kadar adlarını gizleyen Generallerle birlikte yargılandı, tüm darbe girişimcileri ağır hapis cezalarına mahkûm edildiler…

28 ekim 1982 de Felipe Gonzales’ in İspanyol Sosyalist İşçi Partisi ezici çoğunlukla iktidara geldi. ‘Sosyalist’ Gonzales’ in serbest piyasa uygulamaları ve İspanyolların demokrasiye susamışlığı ülkenin önünü açtı.

Askerler mevzilerine çekilirken sivil asker dengesini sağlama görevini de Gonzales yerine getirdi…

 Kral Juan Carlos ve Felipe Gonzales.

İki liderin önderliğinde 150 yıllık köylü toplumu 1986 yılında AB’ye şarkılar söyleyerek girdi.

 Gayri safi milli hâsılası üç katına, kişi başı geliri bugün 22 bin doların üstüne çıkan İspanya…

 Yıllar sonra 1997 de Madrid’ te toplanan Uluslararası Basın Kongresinde 50 ülkeden 400 gazeteciye hitap ederken Kral Carlos şunları söylüyordu:

“Eğer bugün olgun, sorumlu, dayanışma anlayışına sahip toplumlarda yaşıyorsak, bunu gerçek adına hizmet veren gazetecilere borçluyuz. Özgürlüklerini bazen hayatlarını kaybetmek uğruna mücadele veren gazetecilerin görevlerini serbestçe yapabilecekleri toplumlara özlem duyuyoruz.”

 Kim bilir, belki de gazetecilere hitap ederken 23 Şubat 1981 akşamı ölümü göze alarak çekim yapan o yiğit kameramanı, faşizan darbe girişimcilerine kafa tutan El-Pais gazetesini ve tarafsız Cadena Ser radyosunu anımsamıştı.

Oysa ben yıllardır,  görevini kahramanca yapan medya mensuplarından çok ölüme aldırmayan o yiğit parlamenter kadının öyküsünü merak ediyorum…

 Ve Federico Garcia Lorca’ nın öldürülürken söylediği “ballad” ın yürek dağlayan dizeleri bir kez daha dökülüyor dudaklarımdan…

 “Akşamüstü saat beşte

Akşamüstü saat tam beşte

Bir çocuk beyaz çarşafı getirdi

Akşamüstü saat beşte

Kovada hazırdı kireç

Akşamüstü saat beşte

Ve ötesi ölümdü yalnızca ölüm

Akşamüstü saat beşte”

Makalenin tümüne https://abdullahayan.wordpress.com/2014/06/04/ispanya23-subat-1981-kral-carlostan-yarbay-tejero-ya-uzanan-bir-oyku-26-8-2003-tarihli-yazi/ linkinden erişebilirsiniz.

 Abdullah Ayan

 

 
 
18 Temmuz 2016 Pazartesi 08:23
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:41
  • Güneş07:20
  • Öğlen12:38
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1497 - Portekizli denizci Vasco de Gama Ümit Burnu'na vardı.
1909 - Tıp Fakültesi'ne bağlı Diş Hekimliği bölümü kuruldu.
1922 - Mısır'da Howard Carter, yardımcısı Lord Carnarvon'la birlikte firavun Tutankhamun'un mezarını açtılar.
1925 - Şapka devrimine karşı gösteriler sürüyor. Kayseri'de gösteriler yapıldı.
1928 - Ravel'in Boléro'su ilk kez Paris'te sahnelendi.
1936 - Halit Ziya Uşaklıgil'in son anıları "Saray ve Ötesi", Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmaya başlandı.
1943 - Lübnan, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1948 - İkinci İktisat Kongresi olan 1948 Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Kongrede, devletçilik politikası eleştirildi, özel girişimciliğin teşviki istendi.
1952 - Vatan gazetesi başyazarı Ahmet Emin Yalman silahlı saldırıya uğradı.
1958 - Juilliard Dörtlüsü, besteci Adnan Saygun'un 1. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü'nü Washington'da seslendirdi.
1963 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı John F. Kennedy Dallas'ta öldürüldü. Aynı gün, yardımcısı Lyndon B. Johnson başkan oldu.
1968 - Türkiye'de ilk kalp nakli yapıldı. Doktor Kemal Beyazıt ve ekibinin gerçekleştirdiği ameliyat sonrası hasta 18 saat yaşayabildi.
1975 - Monarşi İspanya'ya geri döndü; Juan Carlos İspanya kralı oldu.
1979 - Uluslararası Para Fonu, IMF, Türk Lirası'nın yeniden devalüe edilmesini istedi.
1982 - Yazar Tezer Özlü Almanya'da "Malbug Ödülü"nü kazandı.
1984 - Avrupa Konseyi'nde Türkiye'nin dönem başkanlığı tartışıldı. Sonuca varılamayınca, Dışişleri Bakanı Vahit Halefoğlu toplantıyı terk etti.
1986 - Mike Tyson 20 yaşında dünyanın en genç ağır sıklet şampiyonu oldu.
1994 - Devlet Opera ve Balesi'nin bütçesinde kesinti yapıldı. Kesintiyi yapan Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Refah Partisi milletvekilleri, "Opera ve bale ne iş yapar, bunları kaç kişi seyrediyor" dediler.
1995 - Tamamı bilgisayar desteği ile oluşturulmuş ilk uzun metrajlı konulu film olan Oyuncak Hikayesi gösterime verildi.
2005 - Angela Merkel, Almanya'nın ilk kadın şansölyesi oldu.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji