Özdemir, 'Adana Mersin Bölgesi 3 yılda nasıl en yoksul bölge oldu?'

Ana Sayfa » Gündem » 27 Mayıs ve Mersin -10... Abdullah Ayan yazdı

27 Mayıs ve Mersin -10... Abdullah Ayan yazdı

60 darbesinin ardından ilk seçime hazırlanan Mersin'de yaşananlar, yerel basını sindirme taktikleri..

 
 
27 Mayıs ve Mersin -10... Abdullah Ayan yazdı




Darbenin ardından Mersin' e dönecek olursak...

Demokrat Parti döneminin Belediye Başkanı Zeki Ayan ve tüm Encümen üyeleri Belediye Sarayı mefruşatı alımında yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla yargılandıkları davadan beşinci kez beraat ederler. Beşinci kez çünkü daha önce suçsuz oldukları hükmüne varan Mahkeme kararları cadı kazanı kaynatanları tatmin etmemiş, her mahkemenin verdiği aklama kararının ardından yeni davalar sökün etmiştir.

Sonunda bir türlü ceza vermeyen Mersin adliyesi yerine dosya Adana Asliye Ceza Mahkemesine postalanır ama sonuç değişmez. 12 Eylül 1961 günü Hâkim 'beraat' der, dosyayı kapatır...

Demokrat Parti geleneğine bağlı ve o kökten beslenen Adalet Partisine yakın yerel basına yönelik baskılar da sürmektedir.

Mersin' de yayınlanan Hürses Gazetesi sahibi Rahmi Yalın Gülnar' da bir sohbette Milli Birlik Komitesine hakaret ettiği iddiasıyla Mersin' de göz altına alınıp, Gülnar' a postalanır.

Aynı günlerde Mersin Valiliği "Hürriyet ve Demokrasi bayramı" olarak yutturulan darbeyi desteklemeyen kimi gazeteleri resmi ilanlarını kesmekle tehdit eder.

Yeni Mersin ve hürses Gazeteleri, bu en acımasız cezadan paylarına düşeni alırlar.

Her darbede olduğu gibi Türkiye' de de ihtilal bir süre sonra kendi çocuklarını boğmaya başlar. Komitede yer alan çoğu isim cilalı yurt dışı görevlendirmesi adı altında sürgüne gönderilir.

Ve her karanlık gece gibi darbe dehlizinin de ucunda ışık görünür.

Ekonomik krizle baş edemeyen Darbe Hükümeti Demokrat Partiyi kapatıp, siyaset yapmasını yasakladıktan sonra seçim kampanyasına belli şartlar altında zorunlu olarak izin verir.

Demokrat Partinin mirasını sahiplenen emekli General Gümüşpala' lı Adalet Partisi, 77 yaşına rağmen hırsından hiç bir şey kaybetmeyen geçmişin Milli Şefi İnönü ve güler yüzlü genç olarak tanımlanan Ecevit' li CHP ile Türk siyasetinin renkli siması Osman Bölükbaşı' nın Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi arasında geçecek yarış başlar.

Darbe ardından yapılacak ilk seçimin Mersin sahnesindeki en renkli simalara gelince; 1950 Belediye seçiminin muzaffer kadını Müfide İlhan bu kez CKMP' nin il başkanı, Milletvekili adayı, kısaca kentteki her şeyidir.

Bir de bugünlerde kimsenin pek hatırlamadığı, oysa o günlerin arşivleri tarandığında sıkça karşılaşılan Şakir Ağa (Son) ismi var ki, 61 seçim kampanyası sırasında gazetelerde yayınlanan haber ve köşe yazılarına bakıldığında ne kadar etkili bir isim olduğu ortaya çıkıyor.

1961 seçim kampanyası sırasında Müfide İlhan ile ilgili Yeni Mersin gazetesinde hayli detaylı bir yazı yer alır:

"Müfide Hanım, Mersinin bu eski ve vefalı hemşehrisi ve ilk kadın Belediye Başkanı CKMP' nin başköşesine kuruldu; harıl harıl kulis faaliyeti, seçim gezileri yapıyor.

İnsana adeta CKMP İçel adlı geminin başkaptanı hissini veriyor. Bu hamule (yük) ile gemiyi sahili selamete ulaştırabilecek mi?

Şimdiden bir şey söyleyemem.

Fakat kendisinin gönülden seçilmesini isterim. Eli ve dili kadar kafası çalışan bir hatundur. Sonra, yılmayan bir politikacıdır.

Belediyemizin başında kalsaydı herhalde şehrimizin manzarası daha değişik ve daha güzel olurdu.

Rahmetli Merzeci' nin hışmına uğradı. Güzelliği, cazibesi, tatlı dili, sempatisi, kültürü, işleyen kafası ve yılmayan azmiyle parlamentoya çok yakışır doğrusu..."

Mersin' deki seçim kampanyası Müfide' nin adaylığına karşı onca övgüyü dizen centilmenlikle sınırlı değildir.

Özellikle darbenin sahibi gibi görünen CHP ile Demokrat Parti mirasını üstlenen Adalet Partisine yakın gazeteler ile gazetelerde kalem oynatan köşe yazarları arasında erken başlayan hesaplaşma en ağır ithamların havada uçuşmasına yol açar.

Seçim öncesi ortaya çıkan cepheleşmeyi Orhan Aybaş şöyle anlatacaktır "çekişme" başlıklı yazısında:

"Seçimler yaklaştıkça milletin tansiyonu yükseliyor. Hoparlörler işliyor, jeepler alabildiğine benzin sarf ediyor, matbuat harıl harıl çalışıyor.

Hele bizim güzel Mersinimizdeki iki gazete yazılarıyla adeta gırtlak gırtlağa kavga ediyor sanırsınız. Evet sayın okuyucu, inanmazsanız yan yana açın aynı hissi duymazsanız gelin kulağımı çekin.

Türk milleti kalbi heyecanla bu olayları takip ederken öte yandan iftira, tezvir makinesi de boş durmuyor. Tabii bu da nihayet geçicidir, millet kuracağı hukuk devleti ile elbet buna da son vermesini bilecektir, ne yapalım? Meşhur atasözüdür:" kurunun yanında yaş ta yanar"

Şimdiki bu devir geçecek, bu heyecan ancak bir iki ay daha sürer. Mühim olan gelecek devirdeki gidişattır. Eğer biz birbirimize karşı kin ve gayzda devam edersek devlet teknesinde tamiri kabil olmayan sahneler açılır. Bize düşen halihazır bu teknedeki delikleri tıkamaktır. Geçmişleri parmaklamak arının deliğini kurcalamağa benzer. Tedirgin olacak yine bizler değil miyiz?"

Aybaş yazdığı gazeteyi dışarıda tutarak başlayan kavganın kimseye hayır getirmeyeceğini, hele geçmişi kaşımanın mahzurlarını sıralar ama, o konuda kaşığı kırma pahasına pilavdan dönmeye kimsenin niyeti yoktur ve bu tarz yayıncılıkta Yeni Mersin sanılanın aksine gerilimin bayraktarlığını yapmaktadır.

CHP vitrinini değiştirmeye kalkışmasıyla parti içindeki statüko/değişim kavgasını alevlendiren İnönü sayesinde epeyi malzeme de çıkar o günlerde yerel gazetelerde kalem oynatanlara...

Yaklaşan kurultay öncesi dikkat çeken bir yazı yer alır Yeni Mersin' de.

Sadece yazı değil kaleme alan da ilginç bir isim...

60 darbesinden önce Mersin' i ziyaret eden Menderes' e methiyeler dizip, 27 Mayıs ardından en acımasız eleştirileri başyazarlığını yaptığı Yeni Mersin gazetesinde kaleme alan Lütfü Oğuzcan' ın CHP kurultayı arifesindeki görüşleri aradan geçen onca zamana rağmen güncelliğini yitirmediğini görmek karmaşık duygular bırakıyor insanın üzerinde:

"Partiler arası faaliyet seçim gününün yaklaşmasıyla mütenasip hızla gelişmektedir. Bu arada CHP’ nin bir hafta sonra toplanacak olan kurultayı bu partinin siyasi hayatında yeni bir dönüm noktası olacağı kanaati umumidir. Çünkü idarecilerinin aksi iddialarına rağmen CHP’ nin büyük bir buhran geçirmekte olduğu kati olarak söylenebilir. Buhran kurultayda son şeklini alacaktır.

Kasım Gülek’ in, parti içi faal görevinden uzaklaştırılmasını bu buhranın başlangıcı olarak kabul etmek yerinde olur. Buna mukabil faal görevinden alınmış olmasına rağmen bu hemşehrimiz boş durmamış devamlı ve dinamik bir hızla çalışarak kendisine çok görülen yerini normal kanallardan elde etme yolunu tutmuş ve bunda bir dereceye kadar muvaffak ta olmuştur. Adana ve Ankara kongrelerinde taraftarlarının başarı sağladıkları da bir gerçektir.

Diğer taraftan İstanbul il kongresinde bir konuşma yapan CHP’ nin eski Ticaret Bakanlarından Cemil Sait Barlas çok açık görüşle parti durumunu mütalaa etmiş “eğer seçim 26 mayısta yapılmış olsa CHP’ nin mutlaka kazanacağını, fakat bugün için çok çetin şartlar altında seçime girileceğini belirtip şöyle demiştir: “Bugün CHP’ li her münevverden, her partiliden diğer vatandaşlar şüphelenmektedir”

Bu teşhisin bakanlığa kadar yükselmiş bir zat tarafından açıkça ortaya konması özel bir değer taşımaktadır. Bugün kolayca varılacağı sanılan iktidar gün geçtikçe CHP’ den uzaklaşmaktadır. Bunun nedenlerine kısaca dokunmak suretiyle Cemil Sait Barlas partisine büyük bir hizmette bulunmuştur.

CHP kurultayı ve seçim arifesinde “vatandaşın şüphesini davet eden” şeyleri birer birer araştırmak ve bunların giderilmesi çarelerini bulmak zorundadır.

Daha açık konuşalım: Ulu önderimiz Atatürk vefat ettiğinde bütün gözler ve gönüller onun en yakın iş ve ülkü arkadaşı İnönü’ ye çevrilmişti. 27 Mayıs ertesinde de böyle olmuştur. Fakat onun bütün iyi niyetine ve çabasına rağmen Türk halkı üzerindeki prestijinden bugüne kadar pek çok şey kaybetmiştir. Çünkü alt basamaklara doğru inildikçe Halk Partililerin tuttukları yol devrim ertesi “tek ümit” gibi parlayan bu yıldızla Türk halkını biraz daha uzaklaştırmıştır.

Sonra müsait bir vasatta cereyan eden seçimler sonunda Temsilciler Meclisinde büyük bir çoğunluk sağlamaları bu parti mensuplarının adeta başlarını döndürmüş ve CHP bir zaman da bu baş dönüklüğü içinde vakit geçirmiş, vatandaşı ve vatandaşın gönlünü kazanma yollarını aramamış, bulamamıştır.

Son söz olarak diyebiliriz ki; CHP, önce kendi bünyesinde kendini bulmak, sonra vatandaşı, vatandaşın gönlünü ve güvenini yeniden kazanmak zorundadır.

Kaybettiği vasatı bir daha bulacak ve bunda muvaffak olacak mıdır?

Sorunun cevabını bize zaman gösterecektir."

52 yıl sonra bugün de CHP' nin aynı kaosun içinde çırpınması, aynı sorunlar etrafında dönüp durması karşısında söylenecek fazla söz var mı?

Devam edeceğiz darbe ardından gelen ilk seçime ve yazılanların ışığında yaşananları anlatmaya...

 
 
21 Ekim 2013 Pazartesi 08:57
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:12
  • Güneş06:46
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:43
  • Akşam18:07
  • Yatsı19:30
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
7
1
0
22
2
Göztepe
8
5
1
2
16
3
Akhisarspor
8
5
1
2
16
4
Başakşehir
8
5
1
2
16
5
Fenerbahçe
8
4
2
2
14
6
Beşiktaş
8
4
2
2
14
7
Kayserispor
8
4
2
2
14
8
Bursaspor
8
4
0
4
12
9
Sivasspor
8
4
0
4
12
10
Aytemiz Alanyaspor
8
3
1
4
10
11
Trabzonspor
8
2
3
3
9
12
Karabükspor
8
2
2
4
8
13
Malatyaspor
8
2
2
4
8
14
Kasımpaşa
8
2
2
4
8
15
Konyaspor
8
2
1
5
7
16
Gençlerbirliği
8
2
1
5
7
17
Antalyaspor
8
1
3
4
6
18
Osmanlıspor
8
1
1
6
4
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji