KOSGEB kredisi kazananların yarısı henüz başvurmadı

Ana Sayfa » Gündem » 28 Şubat’ ın Üniversiteleri, Uğur Oral’ a mektup -2

28 Şubat’ ın Üniversiteleri, Uğur Oral’ a mektup -2

Uğur Oral' a Çetin Doğan ile yollarının kesişmesinden yola çıkarak 12 Mart 1971'den 28 şubata uzanan ilginç tesadüfleri dile getirdiğim mektup

 
 
28 Şubat’ ın Üniversiteleri, Uğur Oral’ a mektup -2
Önceki yazıyı Çetin Doğan ile kesişen yollarından hareketle yazdığım içinde Uğur Oral’ ın yer aldığı yazıya ve o yazıdan yola çıkarak Oral’ ın bana yazdığı mektuba ayırmıştım.
Mektubu cevapsız bırakmak, pilavdan dönme anlamına gelirdi. Kaşık kırma pahasına oturdum aynı gün aşağıdaki cevabı yazdım:
Sevgili Oral;
Mektubunuzu ilgiyle okudum. En azından beni bile okuma fırsatı bulduğunuza göre, onca yoğunluktan sonra kendinizi dinleme şansınızı bulmuşsunuz demektir ki, bu geçmişle yüzleşme adına her düşünen insan gibi sizin, benim herkes için önemlidir.
Bazen sakin limanlarda demirlemek, enerji depolama ve eski rotaları, limanları değerlendirme olanağı sunar, ders almak isteyen usta kaptanlara...
Öncelikle bana gönderdiğiniz notlardaki ince dokundurmalarınıza kıyısı, köşesinden kısaca değinmeye çalışayım:
Faik Türün ile doğrudan yollarınızın kesişmediği doğru. Ben kaderin sizi bir araya getirdiği Çetin Doğan' dan yola çıkarak Faik Türün'ü anmak, anımsatmak istemiştim.
Gelin görün ki; Çetin Doğan ile Faik Türün' ün buluşma noktası sizinkinden çok daha ağır, çok daha dokunaklı:
Ölümünün ardından cenaze töreni Selimiye kışlasında yapılıyor. Ve zamanın 1. ordu komutanı Çetin Doğan o yazıma alıntıladığım konuşmayı yaparak, Ziverbey köşkünü bildiğini ancak Türün paşanın Ziverbey'in yolunu bile bilmediğini, 12 Mart muhtırasında işkencelere de karışmadığını söylüyor, kısaca kefil oluyor alıştığımız moda deyimle…
Oysa biz Ziverbey köşkünü en iyi bildiğini iddia eden İlhan Selçuk' tan dinlemiştik Türün işkencelerini. Hem de akrostiş şiirin dize başlarına koyduğu harfleri şifre niyetine çözerek.
Ve kadere bakın ki Türün'e kefil olan o Çetin Doğan yıllar sonra Türün’ ün işkence yaptığı İlhan Selçuk'un kendisine açtığı köşede yani devrimin yılmaz bekçisi Cumhuriyet’ te "tehlikenin farkında" olan yazılar döşeniyor, balyoz darbe planının ortalığa saçılmadığı o günlerde demokrasimizi şahlandıracak, ülkeyi gericilerden kurtaracak inciler döktürüyordu.
Faik Türün'e kefil olan bir Cumhuriyet başyazarı vardı karşımızda anlayacağınız...
Kader dediğiniz böyle bir şey galiba hocam...
O Faik Türün' ki, gözaltına alındığında kendisine Mustafa Zehir adlı arkadaşımı, yoldaşımı sapasağlam teslim etmiştik 1971 de...
O Mustafa Zehir' ki, Antep' te bir mercimek fabrikasında hamallık yapan babasının tek umuduydu. Sırtında her gün onlarca ton yük taşıyarak okutmuştu oğlunu. Allah var Mustafa' da babasını mahcup etmedi. Fen Lisesi giriş sınavlarını birincilikle kazanmasına rağmen gitmedi, Antep lisesini birincilikle bitirip İTÜ Mühendisliğe girişi birincilikle kazandı.
Tek suçu yurtseverlik olan mustafa' dan bir daha haber alamadık sevenleri, arkadaşları olarak.
Kimisi kafayı yediğini söyledi, kimisi intihar ettiğini...
Ama 1971 muhtırasından sonra her birimiz bir yerlere savrulduk. Can derdine düştük. Üzerimizden geçen sıkıyönetim tanklarının bir süre sonra kökümüzü kurutmak üzere 1980' de bir kez daha geleceğini nereden bilebilirdik ki? Ama o da oldu…
Sizi bilmem ama aynı zaman diliminde dolaştığımız kuşağımız büyük acılar yaşadı, büyük bedeller ödedik siz kimi sürecin içinde olsanız habersiz davransanız da.
Ve fırsat bulsa birilerinin bir kez daha gelip bizim gibi ayrık otlarını biçmeyeceklerinin garantisi de yok üstelik.
Sizin Adana' dan Mersin' e gelişinizi ve Kemal Gürüz' le başlayan o döneminizi anımsıyorum, gerçi anımsatmama da gerek te yok.
Üzerinde çok fazla konuşulmamış, tartışılmamış o 28 Şubat süreciyle başlayan ve Ankara’ da kimi gösterilere uzanan hayli ilginç “orduyu göreve” çağıran kimi pankartların gölgesindeki mitingleri de..
Faik Türün' le kesişmese de, 1971 den sonra karşınıza bir kez daha çıkan İrfan Solmazer ile Mersin' de buluşmanızı ve o buluşmaların gerçek tesadüfler mi, kimi dizaynların mı sonucu olduğunu
Almanya' ya beş parasız postalanan MBK üyesi yüzbaşıyı yıllar sonra Mersin' i şekillendirmeye çalışan     “güçlü emekli asker” ve zengin iş adamı kimliğiyle bir kez daha görünce ne hissettiniz gerçekten?
Biliyor musunuz, -nereden bileceksiniz?- Rektörlüğünüz döneminde size ulaşmak isteyenler önce Solmazer' in kapısını çalıyor, ona bağlılıklarını bildirdikten sonra “selamımı götür” tavsiyeleriyle postalanıyorlardı size.. (Bu sizin suçunuz değildi, sadece bir realiteyi vurgulaması için yazıyorum)
Son günlerde 27 Mayıs ile ilgili okuduğum bir kitapta İrfan Solmazer' in 27 Mayısın hemen ardından gazetelere verdiği demecinden bir paragraf yer alıyor:
"'Ben 11 gencin öldürüldüğünü gördüm... İkisinin cesedini bulduk. Diğerlerini çeşitli yerlere gömüp üzerlerinden yol geçirmişler'. "
Darbeyi gerekçelendirmek ve mubah göstermek için söylenen binlerce yalandan sadece biriydi söyledikleri oysa ve kendisi de o yalanların en canlı simgesiydi...
Sonra 1970' te bir kez daha çıktı karşımıza Solmazer, Ankara' da 9 Mart darbesini hedefe ulaştırmak isteyen yoldaşların bombaladığı okulların patlayıcıları ve kahramanlarını arabasında dolaştırdığını kendisi itiraf edecekti yıllar sonra...
“Hain! DP' lilerin kıyma makinesinden geçirdiği, yollara gömdüğü gençlerin! Cesetleri” yalanlarının ne denli korkunç provokasyonlar olduğu çıktı ortaya ama yol demişken benim aklıma her sabah geçtiğim GMK Bulvarı ve yıllardır o yoldaki bir sahne geliyor gözlerimin önüne ve bir türlü kazıyamıyorum hafızamdan nedense...
O görüntülerin bende yarattığı yıkımı da anlatacağım ama bir sonraki yazıda devam edeyim izninizle.

 
24 Nisan 2012 Salı 08:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:47
  • Güneş06:23
  • Öğlen12:56
  • İkindi16:29
  • Akşam19:09
  • Yatsı20:35
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1814 - Napolyon Savaşları: Koalisyon güçleri Paris'e girdi.
1842 - İlk kez bir ameliyatta anestezi uygulandı.
1856 - Kırım Savaşı Paris Antlaşması (1856)'nin imzalanmasıyla bitti.
1858 - Hymen Lipman silgili kurşunkalemin patentini aldı.
1863 - Danimarka Prensi Wilhelm Georg Yunanistan Kralı oldu
1867 - Alaska, ABD Dışişleri Bakanı William H. Seward tarafından Rusya İmparatorluğu'ndan 7.2 milyon dolara satın alındı. Kilometrekaresi 4.19 dolara gelen bu alışveriş üzerine medya bu olayı Seward'ın aptallığı olarak nitelendirdi.
1938 - Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Atatürk'ün hastalığına ilişkin ilk resmî bildiriyi yayımladı.
1945 - II. Dünya Savaşı: SSCB kuvvetleri Avusturya'nın Viyana şehrine girdi.
1951 - Remington Rand şirketi ilk ticari bilgisayar olan UNIVAC I'i ABD Nüfus Sayım Dairesi'ne teslim etti. UNIVAC I'i ENIAC'ı tasarlayan mühendisler geliştirmişti.
1951 - ABD'de, Ethel ve Julius Rosenberg çifti, Sovyetler Birliği hesabına çalıştıkları ve ABD'nin nükleer sırlarını bu ülkeye sattıkları iddiasıyla idama mahkum edildi. İdamlar, 1953 haziranında infaz edildi.
1963 - 22 Mart'ta sağlık nedeniyle tahliye edilen ancak daha sonra ceza erteleme kararı kaldırılan eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar açlık grevine başladı.
1971 - Ezanın yeniden Türkçe okunması için Senato'ya yasa önerisi verildi, teklif kabul edilmedi.
1972 - Mahir Çayan ile dokuz arkadaşı, Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde saklandıkları evde öldürüldü. Üç İngiliz de aynı evde ölü bulundu. Olaydan sadece Ertuğrul Kürkçü sağ olarak kurtuldu.
1981 - ABD Başkanı Ronald Reagan, Vaşington, DC'de bir suikast girişimi sonucu vurularak yaralandı.
1994 - DHKP/C'nin kuruluşu.
1998 - AB, Kıbrıs ile üyelik görüşmelerine başladı.
2005 - Kabahatler Yasa Tasarısı, TBMM'de kabul edildi.
2006 - Marcos Pontes uzaya çıkan ilk Brezilyalı astronot oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
29.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082529313406
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji