MÜSİAD Mersin 18'inci Olağan Genel Kurulu gala programını gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Güncel » 3 Kasım 2002 akşamı ne yazmıştım?... Abdullah Ayan yazdı

3 Kasım 2002 akşamı ne yazmıştım?... Abdullah Ayan yazdı

3 Kasım 2002 seçimlerinin yapıldığı gün ve tıpkı bugün olduğu gibi sonuçların tam olarak belirmediği anlarda kaleme alarak ve sanırım hayli risk alarak gazeteye gönderdiğim o makaleyi noktasına dokunmadan yeniden paylaşmak istedim.

 
 
3 Kasım 2002 akşamı ne yazmıştım?... Abdullah Ayan yazdı

Elinize sağlık…

Bu yazıyı sizler seçimler sonuçlandıktan sonra okuyor olacaksınız.

Oysa ben yazmak için oturduğumda saat 13…

Yani 7 Haziran 2015 seçimlerinin sonucunu belirleyecek sandıklar henüz açılmamış, herhangi bir tartışma bile yok orta yerde.

O nedenle ortaya çıkacak tabloyla ilgili hiçbir şey söyleyecek değilim.

Ama bugüne değilse de geçmişe ışık tutacağını sandığım bir başka yazı var.

3 Kasım 2002 seçimlerinin yapıldığı gün ve tıpkı bugün olduğu gibi sonuçların tam olarak belirmediği anlarda kaleme alarak ve sanırım hayli risk alarak gazeteye gönderdiğim o makaleyi noktasına dokunmadan yeniden paylaşmak istedim.

Bir bakın bakalım, on yılda nereden nereye varmışız veya atasözündeki deyimle “az gidip uz gidip dere tepe düz gidip bir arpa boyu yol mu ilerlemişiz?”

**

Elinize sağlık
Bu satırlar yazılırken ilk sandıklar açılıyor.

Kime oy vereceğinizden çok kimleri sandığa gömeceğiniz önemliydi. Elinizden geleni yaptınız. Öpülesi elleriniz dert görmesin.

Son güne kadar nefretinizi tüketmemeniz ne güzeldi.

Kafanızı karıştıranlara da itibar etmediniz.

Seçimlerden bir gün önce ne demiştim?

“Hırsızlığa, yolsuzluğa bulaşanları, çanak yalayıcılarını asla unutmayın, bağışlamayın.

‘kurumların hafızası olur, toplumların asla’ diyenleri mahcup edin.

1995’te 1,3 katrilyon iç borçla ülkeyi teslim alıp, 7 yıl içinde 140 katrilyon borca gark edenlerden hesap sorun.

Birilerinin defterini dürün, geldikleri yere gönderin.

Öyle bir ders verin ki, sandıktan dışarı başlarını çıkaramasınlar.

‘Kaybedersek Bodrum’ a gideriz’ diyenlere iyilik edin. Onları hak ettikleri bodruma postalayın”

Bağışlamadınız.

Hafızanız zayıf diyenleri mahcup ettiniz, korkmadınız…

Size saygı, size sevgi, yüreğimin tüm sıcaklığıyla…

Çağdaş ülkeler seviyesine çıkaracaklarını söyleyip, rezil edenleri indirdiğiniz şamarla insan içine çıkamaz hale getirdiniz.

Bizden gerideki Yunanistan milli gelirini çağdaş ülkeler seviyesine çıkarırken bizi on yılın sonunda on yıl önceki milli gelirin gerisine düşürenlerin son çırpınışlarına, yeni yalanlarına kanmadınız.

Sorumluluğundaki devlet bankasının boşalmasına yol açıp bankanın 13 milyar dolarını 23 ahbap çavuş şirketine peşkeş çekenleri de unutmadınız.

İstanbul’ un en gözde semtindeki tarihi caminin bahçesinde çocuğuna dondurmacı dükkânı açma dışında bu ülkeye tek çivi çakmamış siyasetçileri alaşağı ettiniz.

65 milyon insan yoksullaşırken çevreleri ile birlikte semirip gelişen büyük Türk büyüklerine ‘artık yeter’ demenin tek yolu bu seçimdi.

Elde tek silah, silahta da bir merminiz vardı. Allah var onu da hesap soran, sorgulayan, kılı kırk yaran kuyumcu titizliğiyle en iyi şekilde kullandınız.

3 Kasım daha önce yaşadığımız seçimlere benzemiyordu. Birilerini seçme değil, sandığa gömme seçimiydi ama birileri bunu bile anlamadı.

Bize cehennem azabı çektirenleri cezalandırmamız gerekiyordu. Bunun da tek anahtarı sandıktaydı.

“Elimizde topumuz, tankımız, tüfeğimiz yok. Tek silahımız oyumuz. Bu silahı da en iyi şekilde kullanmayacaksak dövünmeye, ağlamaya hakkımız var mı?” demiştik…

Eğer şamarı iyi indirip, o birilerini sandığa gömmeseydiniz, Başbakanlıkta kasa fırlatanların, ekmek teknesini yakanların, pazardaki çöplerde ekmek arayanların yüzüne nasıl bakacaktık?

Emekli kuyruğunda can verenlerin, meclis bahçesinde kendini asanların, üstüne benzin döküp yakanların kemikleri sızlamayacak mıydı?

Utanmadan ve hiçbir şey olmamış gibi kapınıza oy için gelenlerin güvendikleri tek şey, ‘nisyan ile malul’ hafızamızdı.

‘Bu halk neleri unutmadı ki, bugün yaşananları da unutur, yine bize oy verir’ sandılar, hiç te öyle olmadı…

Diyarbakır’dan geçer dedikleri AB treni bir türlü yola çıkamadı. Diyarbakır’ dan beterini bu kente, Mersin’ e, insanlarımıza reva gördüler.

Sendikacılar, sivil inisiyatif liderleri suçsuz yere aylarca hapis yatarken ellerini ovuşturdular.

Avrupa yolunun Üsküdar İmam Hatip lisesinden geçeceğini söylerken yalanın dik alasını yüzümüze söyleyip bizimle kafa buldular.

İki yüzlü politikalarla hiçbir AB treni bu topraklardan geçmezdi, geçmedi de zaten…

Üsküdar meydanında yerlerde sürünen velilerle, okul parmaklıklarına kelepçelenen öğrencilere işkencelere işkenceyi reva görenleri unutmamanız gerekiyordu. Unutmadığınızı bu gece göstereceksiniz.

Sizler üzerinize düşeni yaptınız. Şimdi hırsızlardan, vurgunculardan kul hakkı yiyen haramzadelerden hesap sorulmasını bekleyeceğiz. Seçtiklerimiz sormazlarsa namerttirler.

Kimlerin kısa yoldan ve son on yılda nasıl zengin olduğunu, 65 milyon tükenirken semirenleri anlatmak boynumuza borç yükü olarak binmiştir, ödeyeceğiz…

Oyunuzu kime verdiğinizden çok kimlere vermemeniz gerektiğiyle ilgiliydik.

Bir daha kimsenin sizden aldığı oylarla size hizmet yerine oğullarına, eniştelerine, akrabalarına oturduğu makamı ikbal kapısı görüp avanta sağlamamasıdır önemli olan…

Bir kez olsun doğru seçim, doğru tercih yapılmalı attığınız tokadın sesi Çin-ü maçin’ den duyulmalıydı.

Allah var şimdiden şamarı iyi indirdiğiniz anlaşılıyor.

Son makaleyi bitirirken “kolay gelsin” demiştim.

Bugün “elinize sağlık” diyorum…

(Bugün Mersin gazetesi 4 Kasım 2002 günü yayınlanan makale)

 
8 Haziran 2015 Pazartesi 11:21
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:43
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:48
  • Akşam18:05
  • Yatsı19:33
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
11
6
1
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji