Mehmet Deniz MESİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığına seçildi.

Ana Sayfa » Dünya » 6 Kasım sonrası ABD’yi kim, nasıl yönetecek?

6 Kasım sonrası ABD’yi kim, nasıl yönetecek?

1 hafta sonra dünyanın en büyük ekonomisine sahip ABD’de devlet başkanlığı seçimleri yapılacak.

 
 
6 Kasım sonrası ABD’yi kim, nasıl yönetecek?
Saruhan Özel/Zaman

51 yaşındaki mevcut Demokrat Partili Başkan Obama, 4 yıl daha görevini sürdürmeye, 65 yaşındaki Cumhuriyetçi Romney ise koltuğu devralmaya çalışıyor. İlk başlarda Obama’nın rahat bir zafer kazanacağı düşünülüyordu ama özellikle eylül sonundan itibaren Romney arayı kapattı ve seçime, anketlerde çok az farkla önde giriyor (Grafik). 2008 seçimlerinde olduğu gibi bu seçimlerde de Obama, gençler ve kadınlar ile azınlık ve göçmenlerden destek alacak. Romney ise zengin kesime ve iş dünyasına güveniyor. Obama’nın yumuşak karnı, krizin üzerinden 4 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ işsizliğin kriz öncesine geri dönememiş olması. Somut yaratıcı ekonomik çözüm önerilerinden ziyade sürekli ailesini ön planda tutarak seçim kampanyasını manevi değerlere dayandırmasından şikâyet ediliyor. Romney cephesinde ise Mormon olması ve finans sektöründen elde ettiği tahmini 250 milyon $’lık varlığını ağırlıklı vergi muafiyetli sosyal güvenlik sisteminde ve offshore hesaplarda tutarak en düşük vergi diliminden vergi ödemesi eleştiri kaynağı. Obama’nın en önemli avantajları dürüstlüğü, halka yakınlığı ve ilk başkanlık döneminde genel olarak verdiği sözleri yerine getirmiş ya da getirmeye uğraşmış olması.

2008 seçimlerinde daha çok Bush protestosundan faydalanarak seçimleri kazanmış olsa da giderek oy verenlerine kendisini kabul ettirmiş bir başkan konumunda. Ekonomide de yavaş ama istikrarlı bir düzelme var. Halkın genelde ilk başkanlık döneminde büyük bir hata yapmayanlara ikinci dönem hakkı tanıdığı düşünülürse Obama şanslı gözüküyor. Ama Romney de hem işadamlığı dönemindeki başarıları hem de Massachusetts valiliği dönemindeki başarılı icraatı ile ön plana çıkıyor. Özellikle Massachusetts eyaletinin bütçe açıklarını akılcı yöntemlerle kısa sürede kapatması takdir topluyor ve aynı yönetimi federal düzeyde yapabileceği ümit ediliyor. Bugüne kadar Demokratların ve Cumhuriyetçilerin kaleleri olan eyaletlerde sürpriz yok. Florida, Pennsylvania ve Ohio gibi son güne kadar karar değiştirebilenler başkanı belirleyecek. Bu eyaletlerde de Obama, çok az bir farkla önde gidiyor.

6 Kasım’da ABD Meclisi’nin üst kamarası olan 100 sandalyeli Senato’nun 33’ü ile alt kamara 435 üyeli Temsilciler Meclisi de seçime gidiyor. Senato kritik çünkü halen Demokratlar çok az farkla çoğunlukta (2 bağımsız destekli 51 sandalye). Yeniden seçilecek Senato üyeliklerinin halen 21’i Demokrat, 2’si bağımsız. Yani Cumhuriyetçiler mevcudu koruyup 4 yeni koltuk daha kapabilirlerse Temsilciler Meclisi’nden sonra Senato’yu da ele geçirecekler. O zaman da Obama devam etse bile “topal ördek” konumuna gelecek. Ve mevcut anketlere göre Cumhuriyetçilerin bunu becerebilmesi büyük sürpriz olmayacak.

‘Malî uçurum’ nasıl yönetilecek?

Ekonomiye yönelik sözlere bakılınca, Obama elbette mevcut yaptıklarının devamını vaat ediyor. Bunun yanında ise bireysel gelir vergilerini özellikle yüksek gelir grubunda artıracağı ve vergi beyanlarını 5 dakikada tamamlanabilecek kadar basitleştireceği, kurumlar vergisini % 35’ten % 28’e çekeceği, ABD’de üretilen elektriğin 2025’e kadar % 25’inin yenilenebilir kaynaklardan sağlanacağı, yeşil enerji teknolojilerini öğretecek meslek eğitim programlarını destekleyeceği, yeni dış ticaret anlaşmaları yapacağı, ABD’de ABD’li işçilerle üretilecek enerji tasarruflu taşıt üretimine destek vereceği, her türlü AG ve inovasyon programları ve eğitimlerine verilen bütçe desteklerini ikiye katlayacağı gibi diğer sözleri de var.



Romney ise ortalama vergi yükünü artırmadan vergi geliri artışı sağlayacak radikal bir vergi reformu yapacağını, kurumlar vergisini % 25’e çekeceğini, savunma harcamaları dışında bütçe harcamalarında genel kesintiye gideceğini, başkan olur olmaz Çin’e karşı kur manipülatörü tanımlaması yaparak dış ticaret engelleri getireceğini, Obama’nın sağlık sistemi reformunu hemen iptal edeceğini, başta Dodd-Frank ve çevre koruma kanunları olmak üzere banka ve şirket regülasyonlarını hafifleteceğini, güneş ve rüzgâr enerjisi teşviklerini kaldırıp üretim izinlerini kolaylaştırıp yaygınlaştırarak petrol ve gaz gibi konvansiyonel enerji üretimini destekleyeceğini söylüyor. Kendisi gibi Cumhuriyetçi olduğu halde FED Başkanı Bernanke’yi sevmediği ve 2014 Ocak ayında görev süresi sona erdiğinde devam ettirmeyeceği imaları da var.

Ama piyasalar uzun vadeli sözlerden ziyade kısa vadedeki aksiyonları merak ediyorlar. Kaldı ki en önemli uzun vadeli sorun olan ve ABD mortgage piyasasını ayakta tutan ama iflas konumundaki Fannie ve Freddie gibi kurumların nasıl ayağa kaldırılacağından bahseden yok. Kısa vadeli sorunların başında ise ‘mali uçurum’ adıyla bilinen hemen yıl sonunda otomatik olarak devreye girecek vergi artışları ve bütçe harcama kesintilerinin nasıl yönetileceği konusu var. Hiçbir şey yapılmazsa 2013’ten itibaren çoğu Bush döneminde ekonomik krize bir çare olarak yapılan vergi indirimlerinin sona ermesi ve 2011’deki kamu borçlanma limiti tavanının yükseltilmesi sırasında Obama’nın taviz olarak verdiği otomatik bütçe kesintileri nedeniyle 600 milyar $’lık bir bütçe tasarrufu devreye girecek. Ortalama bir ABD’linin vergisi 3,500 $ artacak, yavaş yavaş düzelmekte olan ekonomi 2013’ün ilk yarısında % 3’e yakın küçülecek ve işsizlik % 9’un üzerine çıkacak. Elbette mantık, medeni bir ülke konumundaki ABD’de, politikacıların çekişmeyi bırakıp bu sorunu çözebileceklerini söylüyor ama 2011 sonundaki kamu borçlanma limitinde son saniyeye kadar yaşananlar hatırlandığında her şey mümkün. Obama kazansa bile Senato’yu kaybederse işler daha da zor olacak.

Tokyo’daki IMF ve Dünya Bankası toplantılarında dinlediğim Citigroup Başkan Yardımcısı Peter Orszag ‘mali uçurum’ konusunda iyimserdi. Orszag, Obama’nın eski bütçe direktörü olması sebebiyle mali uçurum konusunu en iyi irdeleyebilecek biri. Kazanan kim olursa olsun son dakikaya kadar sorunun çözülmeyeceğini ve hatta çözümün ocak ayına dahi sarkabileceğini düşünüyor. Sonunda büyük olasılıkla 250 bin $ yıllık gelirin üzerinde kazananlara vergi artışı geleceği ama altına vergi indirimlerinin devam edeceği şekilde bir ortak noktada buluşulacak. Orszag’e göre asıl sorun yine kamu borçlanma limitinin artışında yaşanacak. Obama’nın kazandığı ve mali uçurumu da yukarıdaki gibi çözdüğü durumda Cumhuriyetçiler sıkı bir taviz almadan borçlanma limitini artırmaya yanaşmayacaklar. Orszag haklıysa Obama kazanırsa belki bir süre piyasalar rahatlayacak ama 2013’ün ikinci yarısından itibaren yine bayağı dalgalanacak demektir.

 
 
31 Ekim 2012 Çarşamba 07:33
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:15
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:12
  • Akşam18:37
  • Yatsı20:01
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1632 - Galileo'nun "İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar" adlı eseri yayımlandı.
1819 - İspanya, Florida'yı ABD'ye 5 milyon dolara sattı.
1848 - Paris'te işçiler ayaklandı. İki yıl boyunca Avrupa'yı altüst edecek işçi devrimleri çığırı açıldı.
1855 - Pennsylvania Devlet Üniversitesi kuruldu.
1865 - Tennessee, köleliği yürürlükten kaldıran yeni bir anayasayı kabul etti.
1876 - Johns Hopkins Üniversitesi, Baltimore'da (Maryland) kuruldu.
1889 - ABD başkanı Grover Cleveland, Kuzey Dakota, Güney Dakota, Montana ve Washington'ın ABD eyaletlerine katıldığını açıklayan kanunu imzaladı.
1933 - Vagon-Li Olayı'nı başlatacak Naci Bey'e ceza verilmesi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'nın Petropolis kentinde eşiyle birlikte intihar etti.
1942 - Halide Edip Adıvar, "Sinekli Bakkal" adlı romanıyla CHP'nin "Sanat Mükafatı"nı kazandı.
1943 - Beyaz Gül hareketi üyeleri Nazilerce idam edildi.
1944 - ABD savaş uçakları, Hollanda kentleri Nijmegen, Arnhem, Enschede ve Deventer'i yanlışlıkla bombaladı; sadece Nijmegen'de 800 kişi öldü.
1945 - Elli yıllık evliler için Fatih Halkevi'nde jübile yapıldı.
1948 - Üniversitelerarası Kurul toplandı. Kurul'da Ankara Üniversitesi'ndeki "solcu profesörlerin" üniversiteden uzaklaştırılması kararı alındı.
1948 - Çekoslovakya devriminin başlangıcı.
1950 - Yüksek Seçim Kurulu kuruldu.
1956 - Elvis Presley, "Heartbreak Hotel" adlı şarkısı ile müzik listelerine giriş yaptı.
1968 - Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Seyfi Demirsoy 1968 yılında bugün, "Süleyman Demirel bu memleketin medar-ı iftiharıdır" dedi.
1972 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon Çin Halk Cumhuriyeti'ni ziyaret etti. Richard Nixon Çin'in Birleşmiş Milletler'e (BM) katılması için ısrar etti.
1972 - Uçakla gelen yolcuların gümrüksüz alışveriş edebilecekleri ilk "free shop" Yeşilköy Havaalanı'nda açıldı.
1973 - İsrail jetleri Libya yolcu uçağına ateş açtı; 74 kişi öldü.
1973 - Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde üniversitelerdeki olayların çözümü için tartışma yapılıyordu. Söz alan Demokratik Parti (DP) Sivas Milletvekili Kadri Eroğan "30-35 profesörün ipini çekeceksin, bu iş düzelir" dedi.
1980 - Afganistan'ın başkenti Kâbil'de Sovyet karşıtı ayaklanmalar üzerine sıkıyönetim ilan edildi.
1980 - Danıştay polis memurlarının örgütü Pol-Der'le ilgili kapatma kararını durdurdu. Danıştay dernek kapatma ve yasaklama kararını idarenin alamayacağını belirtti.
1986 - 12 Eylül sonrasının ilk büyük mitingi İzmir'de yapıldı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından düzenlenen mitinge 50 bin işçi katıldı.
1988 - Adalet Bakanı Oltan Sungurlu, cezaevlerinde tek tip elbise giyinme zorunluluğunun kalktığını söyledi.
1991 - Irak kuvvetleri, Kuveyt'teki petrol bölgelerini ateşe verdi.
1994 - Somali'deki görevini tamamlayan Türk birliği Türkiye'ye döndü.
2000 - Diyarbakır'da olay çıkardığı gerekçesiyle yargılanan İtalyan gazeteci Dino Giovanni Frisullo ifade vermek için geldiği Türkiye'ye alınmayarak sınır dışı edildi.
2001 - Merkez Bankası, dalgalı kura geçişin ilk gününde doların fiyatını 689.000 liradan 964.000 liraya çıkardı. Faizler %5.200'leri gördü.
2002 - Angola'nın isyancı lideri Jonas Savimbi, askeri birliklerce öldürüldü.
2005 - Korn grubunun kurucu iki üyesinden biri olan Brian Welch Dini nedenleri göstererek gruptan ayrılmıştır.
2009 - Çin'in kuzeyindeki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 73 madenci öldü, onlarcası galerilerde mahsur kaldı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
19.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03041617182125263032374042485054555657646770
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
21.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091015273103
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji