Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Güncel » 8 Mart, Kadın ve Eş Başkanlık... Bedrettin Gündeş yazdı

8 Mart, Kadın ve Eş Başkanlık... Bedrettin Gündeş yazdı

Her 8 Mart geldiğinde kadın hakları gündeme gelir. Hafta boyunca etkinlikler yapılır, demeçler verilir, yürüyüşlerle doğal olması gereken bir hak talebi haykırılır.İnsan olmanın birinci koşuludur eşitlik. Eşitlik yoksa yaşamın bütün aşamalarında haksızlık, hukuksuzluk, bencillik vardır.

 
 
8 Mart, Kadın ve Eş Başkanlık... Bedrettin Gündeş yazdı

Her 8 Mart geldiğinde kadın hakları gündeme gelir. Hafta boyunca etkinlikler yapılır, demeçler verilir, yürüyüşlerle doğal olması gereken bir hak talebi haykırılır.

İnsan olmanın birinci koşuludur eşitlik. Eşitlik yoksa yaşamın bütün aşamalarında haksızlık, hukuksuzluk, bencillik vardır.

Bu haksızlık, hukuksuzluk ve bencillik, toplumsal yaşamın tarihsel köklerine kadar inen ve insanlığın en zayıf kaldığı alandır.

Fizyolojik üstünlüğünü, bencilliğiyle bütünleştiren erkek egemen zihniyetin, insan olamama serüvenidir bu.  Kadını egemenliği altında tutma, etkisizleştirme zihniyetidir.

Dünyanın birçok yerinde yaşanan kadın hak ihlallerinin temel nedeni, özgürlük ve eşitlik anlayışının sosyal yaşamda hayat bulmamasıdır.

Kadın özgürlüğü ve eşitliği için tonlarca kitap basılmasına, uluslar arası, konferanslara, çalıştaylara rağmen, kadın hakkı dünyanın önemli bir problemi olarak devam ediyorsa, erkek egemen ruhunun ortaklaşmayı hazmedememesinin bir sunucudur.

Bu insani olmayan zihniyetin değişimi ve dönüşümü, yeni bir paradigmanın hayat bulmasıyla olasıdır.

Toplumsal cinsiyet bağlamında, eşitliği, hukuku, ortaklaşmayı, insani birlikteliği sağlayacak ve kadını olması gereken yere taşıyacak yegâne tercih, yaşamın her alanında Eş Başkanlık anlayışının pratikleşmesidir. Birlikte yönetme anlayışıdır.

Eş Başkanlık…

Yaşamı düzeyli ve anlamlı kılmak için, eğitimin ve bilinçlenmenin kalıcı bir sisteme dönüşme süreci, gerekli ve önemlidir. Bu süreçler katılımcılık ilkesi, demokratik yaklaşım, hizmet arzusu ve yerel meclislerle gelişir.

Yerel yönetimler de, ortak yaşamın her alanıyla dolaysız bir bağa sahip olduklarına göre, bu süreçlere en aktif ve heyecanla katılacak olan yaşamın anası kadındır.

Geçmişten günümüze İnsanlar giderek bencilleşmekte, ruhsuzlaşmakta, silikleşmekte ve yaşama dair idealleri bireycilik sınırlarında tükenmektedir. Bu tükenişi durdurmanın yeri yaşam alanları, yaşama dair fikir ve eylemin yarıştığı yerlerdir.

Yani; Demokratik, Ekolojik, çağdaş ve uygar bir yaşamın, kadın özgürlüğü ekseninde geliştiği bir yerel yönetim anlayışıdır.

Bu yerel yönetim anlayışında varılacak sonuç; paylaşım, ortaklaşma, güven, şeffaflık ve eşitlik ilkelerinin teorik olmaktan çıkarılıp yaşamın bütün evrelerinde pratikleşmesidir. Bu Eş Başkanlık anlayışı, sosyal yaşama ve yönetme anlayışına, eşitlik açısından devrim niteliğinde yeni bir paradigmanın öncüsü olmuştur.

Kadını üreten, dönüştüren ve öncü niteliğiyle değerlendiren bu anlayışın, Yerel yönetimlerde hayat bulması yeni bir süreç başlatmıştır. Bu bakış açısıyla geliştirilen eş başkanlık sistemi, eşitlik ve paylaşım açısından son derece demokratik olduğu kadar, yaşama yön vermenin ve ortaklaşmanın bir cevabıdır aynı zamanda.

Bu anlayış ve yaklaşımın tüm yaşamsal ve yönetme alanlarında da hayat bulması, kadına verilecek değer açısından da son derece önemli ve gereklidir. Yasal zemine taşınması için, siyasi partiler hukukunda değerlendirilmesi, pratikleştirilen bu anlayışın ne kadar yerinde olduğunun açık ifadesidir.

Yerel yönetimleri bu eksende şekillendirmek, ideallerin yaşam bulduğu platformlar haline getirmek, yaşamı yeniden tanımlamak ve kurmak mümkündür. Bu eksen şekillenmesi, eşitlik temelinde yönetme anlayışıyla İnsanın insanca yaşama koşullarının yaratılmasıdır.

Yaşamın bütün süreçlerinde yıkımın en büyüğü ve ağır yükü, toplumsallığın binlerce yıl sürdürücüsü olan kadına yaşatılmıştır. Bu yüzden nitelikli, kimlikli ve demokratik öze dayalı yerel yönetim anlayışı, kadın eksenli bir yaşam pratiğine  dayanmak zorundadır.

Yaşamın her alanında, sistem oluşturmanın her aşamasında, iş ve yaşamı paylaşmada, bütün süreçlerde özgürlük anlayışına yön veren, yaşam kuran ve toplumsal dinamiklerle buluşmanın aydınlatıcı gücüdür kadın.

Yerel yönetimler “demokrasi okulları” olarak tanımlanır. Kadınlar da, bu okulların en iyi öğretmeni olmak ve bunun modellerini yaratarak örnek uygulamalar geliştirmeyi en kutsal çalışma alanı ve varlık nedenleri olarak görmelidirler.

Bu alanı sağlayacak ise, Özgür Yaşamı inşa etme felsefesidir. Bu felsefi yaklaşım, yerel yönetimlerin özünü oluşturmaktadır.

Eş Başkanlık anlayışı; toplumla ve kadınla yaşamı birlikte örgütlemek, soruna da çözüme de birlikte kafa yormak anlamındadır. Bu anlayış yerel yönetimleri, toplumun ve kadının yönetimi yapar. Yerel yönetimler ancak bu anlayışla, sürdürülebilir nitelikli yaşam ve özgürlük alanlarına dönüştürülür.

Ancak bu anlayışla aracısız, doğrudan iletişim ve etkileşimle, yabancılaştıran, toplum olma duygusunu kıran, uzaklaştıran hastalıklarla mücadele etmenin yol yöntemlerini geliştirmeye zemin hazırlar.

Birileri toplum ve kadın adına karar veren, yaşama düzen veren olmaktan çıkar. Nasıl bir köyde veya nasıl bir kentte yaşamak istediğinin bilincini geliştiren toplum, ahlaki ve politik toplum olma yolunda attığı her adımı birlikte şekillendirir. Bu ortaklaşma anlayışı, demokratik yaşam sistemini örgütlemenin altyapısını olgunlaştırarak geliştirir.

Eş Başkanlık, demokratik adımın ahlaki, paylaşımcı, katılımcı ve demokratik yönetim anlayışının öznesidir. Bu özne dürüstçe yönetmeyi, eşitlikçi anlayışın yerleşmesini yaratan değer ölçüsüdür.

Bu öznenin dışına çıkma, ilkel benlik sevdasından kopamamanın, tekçi zihniyetin, bencilleşen anlayışın dışa vurumudur.

Kadına ve topluma hükmeden, kaderini belirleyen egemen zihniyet, doğayı da her türlü tüketim alanına çevirerek, bugün ekolojik tahribatın geri dönülemez noktaya gelmesine yol açmıştır.

Yaşadığı yeri ekolojik yaşamla uyumlu, toplumsal olduğu kadar, doğa yaşamını da koruyan bir dengeyi esas almak, bunun yaşam dünyasını kurmak, zihniyet dünyamızın köşe taşları olmalıdır.

Gençliğin değiştiren dönüştüren dinamizm ruhunu kattığı, kadının yaşam ve özgürlük özünü ve üretkenliğini kazandırdığı, yaşlının biriken yaşam deneyimleriyle güçlendirdiği, çocukların canlılığını, saflığını ve paylaşımcılığını yaşattığı Demokratik toplum özlemi içindeyiz.

8 Mart kadınlar günü değil, insanlığın ortaklaşmayı keşfettiği gün olarak kutlansın.

8 Mart Kadınlar günü, erkek egemen zihniyetin insanlığın özüyle bağdaşmadığının anlaşıldığı ve uygulamaya geçtiği gün olsun.

8 Mart Kadınlar günü, özgürlüğün, eşitliğin dünya devletleri ve halkları tarafından kabul edildiği, içselleştirildiği ve uygulamaya geçildiği gün olsun.

 

BEDRETTİN GÜNDEŞ

 
6 Mart 2016 Pazar 10:03
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:24
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:08
  • Akşam18:43
  • Yatsı20:06
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
6
5
1
0
16
2
Beşiktaş
6
4
1
1
13
3
Göztepe
6
4
1
1
13
4
Fenerbahçe
6
3
2
1
11
5
Kayserispor
6
3
2
1
11
6
Başakşehir
6
3
1
2
10
7
Akhisarspor
6
3
1
2
10
8
Bursaspor
6
3
0
3
9
9
Trabzonspor
6
2
2
2
8
10
Kasımpaşa
6
2
2
2
8
11
Malatyaspor
6
2
1
3
7
12
Alanyaspor
6
2
1
3
7
13
Konyaspor
6
2
0
4
6
14
Sivasspor
6
2
0
4
6
15
Karabükspor
6
1
2
3
5
16
Gençlerbirliği
6
1
1
4
4
17
Antalyaspor
5
0
3
2
3
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1396 - Yıldırım Bayezid, Niğbolu Zaferi'ni elde etti.
1561 - Şehzade Bayezid idam edildi.
1911 - İtalya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.
1925 - İstanbul'da, tulumbacı teşkilâtının yerine, modern motorlu itfaiye teşkilâtı kuruldu.
1950 - Birleşmiş Milletler askerleri Kore'de Seul'u ele geçirdi. (Bkz. Kore Savaşı)
1956 - İstanbul'da geniş çaplı istimlâk çalışmaları başlatıldı.
1958 - Kemer Barajı ve Hidroelektrik Santrali işletmeye açıldı.
1960 - Yassıada'da tutuklu bulunan eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, kemeriyle intihar girişiminde bulundu. Bayar, nöbetçi teğmen tarafından kurtarıldı.
1974 - Bilim adamları, aerosol spreylerin ozon tabakasını tahrip ettiği konusunda uyarıda bulundu.
1979 - Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron'un eşi Eva Peron'un yaşam öyküsünü anlatan Evita müzikalinin prömiyeri, Broadway'de yapıldı.
1982 - Türkiye'nin ilk kadın Büyükelçisi Filiz Dinçmen, Amsterdam'da görevine başladı.
1993 - Karun Hazinesi Türkiye'ye geldi.
2001 - Tekel'in Küba ile ortak kurduğu TEKA Puro Fabrikası İstanbul'da açıldı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji