Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » ‘Tereddüt yok, savcılık gereğini yapmalı’

‘Tereddüt yok, savcılık gereğini yapmalı’

Adli Tıp raporunda, Özal’ın vücudunda zehre rastlandığı ancak ölümünün zehirden kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair kesin bir ifade bulunmaması kafaları karıştırdı.

 
 

‘Tereddüt yok, savcılık gereğini yapmalı’
Bu yüzden siyasetçilerden farklı açıklamalar geldi. Ancak savcılığın ‘vücuttan zehir çıkmasını esas alması ve gereğini yapması gerektiği’ belirtiliyor. Görüşler özetle şöyle:
AK Parti Genel Bşk. Yrd. Numan Kurtulmuş:     Özal kendisi zehir içmediğine göre zehirlenmiştir

Şu haliyle bile raporla ilgili tereddüt yok. Özal zehirlenmiştir. Görev başında bulunan bir cumhurbaşkanının zehirlenmesi sorununu çözmeyen bir Türkiye, hiçbir faili meçhulü çözemez. Bir ülkenin cumhurbaşkanı, hem de görev başında zehirleniyor. Efendim zehir öldürür mü, öldürmez mi? İşin teknik tarafına girmiyorum. Cumhurbaşkanı kendisi bilerek zehir içmediğine göre, burada eski Türkiye’nin pis işlerinin en somutuyla karşı karşıyayız. Türkiye, bunu çözmek zorunda. Miktarını bilmiyorum, o zehri hangi hain eller verdi? Hangi hain odaklar bu işi planladı? Türkiye’nin üzerine düşen vazife budur. Zehirlenmeyle ilgili rapor belki tekrar gözden geçirilebilir.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: Savcılık raporu yeterli görmezse onun da yolları var

Konu şu anda yargı sürecinde. Savcılık, ya zehirlenme şüphesi üzerine soruşturmayı genişletme kararı alacak ya da kesin bilgi ve somut belge olmadığı için takipsizlik kararı verecek. Adli Tıp Kurumu’nun burada yapacağı şey, kesin ölüm nedenini belirlemesidir. Çünkü dava buna göre açılır. Bir insan bir kaza sırasında ölmüş düşünülebilir. Ancak otopsi yapıldığında bunun kalp krizine bağlı bir ölüm olduğu anlaşılabilir. Bir insan kurşunla yaralanmış, hayatını kaybetmiş olabilir. Ama otopside aslında ölen kişinin şeker hastası olduğu, bu hastalığa bağlı bir kanama sebebiyle hayatını kaybettiği de ortaya çıkabilir. Bir insanın vücudunda tabii olarak zehir veya toksik maddeler bulunabilir. Ancak bu toksik maddelerin ölüme sebebiyet verip vermediğini herhalde bizden çok daha iyi doktorlar bilebilir. Bu raporlar da aslında kesin ve somut olmayabilir. Savcılık buradan hareketle bir işlem yapacaktır. Yeterli görmezse onun da yolları vardır.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ: Soruşturma devam ediyor, neler olacağını göreceğiz

Adli Tıp Kurumu’nun raporu şüpheleri ortadan kaldırmadı. En azından benim şüphelerim devam ediyor. Rapor konuyla ilgili soruların daha fazla sorulmasına neden oldu. Vücutta zehir varsa bu zehir nereden geldi, vücudun kendisi mi yaptı? ‘Hem zehir var, hem zehirlenme yoktur’ denilirken, bu konuda bir açıklama görmedim ancak merak ediyorum. Soruşturma devam ediyor. Bunun için de neler olacağını hep birlikte göreceğiz.

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan: Özal’ın öldürüldüğüne ilişkin şüphelerim arttı

Bunca yıl tartışmanın ardından mezar açılıyor yine ortada bir netice yok. Böyle Adli Tıp Kurumu olur mu? Adli Tıp Kurumu, derin devletin emri altında bulunursa böyle olur. Bu rezaleti Başbakan temizlemelidir. Adli Tıp Kurumu raporunun ardından benim Özal’ın öldürüldüğüne ilişkin şüphelerim arttı. Ancak elimizde bir delil yok.

Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal: Bulgular bağımsız kurullar tarafından incelensin

Bence Adlî Tıp Kurumu’nun Birinci İhtisas Komisyonu’nun raporu önemli değil. Adlî Tıp Kurumu’nun bulguları önemli. O bulguların yorumlarını yapan 1. İhtisas Komisyonu’ndan ziyade bağımsız, tarafsız bilim kurullarına bulguları gönderip veya Türkiye’deki adlî tıp uzmanlarına üniversitelere gönderip onların bir rapor yazmasını sağlamak lazım. O da savcının görevidir. 1. İhtisas Komisyonu her zaman baskı altında kalır ama bağımsız bilim adamları kalmaz. Dolayısıyla savcılık, yurtdışındaki veya Türkiye’deki adlî tıp uzmanlarına bu raporu değerlendirmesi için gönderebilir. Ben komisyonun çok zorlandığını düşünüyorum. Konuşamıyorlar. Konuşma imkânları biraz dar gibi. ‘Zehir var ama zehirlenmedi’ gibi laflar olayı sulandırmak oluyor. Türkiye’de kimse buna inanmıyor, komik buluyor. Artık bu saatten sonra Adlî Tıp Kurumu’nun çıkaracağı raporun zehirlendi ya da zehirlenmedi olmasının da bir önemi kalmadı. Çünkü kim ne olduğunu biliyor. Ama yarın öbür gün başka bilgileri bulgular, şahitler itiraflar ortaya çıktığı zaman, Adlî Tıp çok zor durumda kalacak. Zan altında kalacak.

 
 
13 Aralık 2012 Perşembe 08:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:36
  • Güneş07:15
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:21
  • Akşam17:39
  • Yatsı19:06
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
11
8
2
1
26
2
Başakşehir
11
7
2
2
23
3
Beşiktaş
11
6
3
2
21
4
Kayserispor
11
5
4
2
19
5
Sivasspor
11
6
1
4
19
6
Bursaspor
11
5
2
4
17
7
Fenerbahçe
11
4
5
2
17
8
Göztepe
11
5
2
4
17
9
Akhisarspor
11
5
2
4
17
10
Aytemiz Alanyaspor
11
4
2
5
14
11
Malatyaspor
11
4
2
5
14
12
Trabzonspor
11
3
4
4
13
13
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
14
Antalyaspor
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
11
3
1
7
10
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
11
2
2
7
8
18
Gençlerbirliği
11
2
2
7
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1558 - İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth tahta çıktı.
1869 - Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayan Süveyş Kanalı görkemli bir törenle açıldı.
1877 - Rus birlikleri Kars'a saldırdı.
1913 - Panama Kanalı'ndan ilk gemi geçiş yaptı.
1918 - İngilizler, Bakü'yü işgal ettiler.
1922 - Şarköy'ün 2,5 yıllık Yunan işgalinden kurtuluşu.
1922 - Abdülmecit halife oldu.
1922 - Son Osmanlı padişahı VI. Mehmet (Vahdettin) İstanbul'u terk etti.
1922 - Sibirya, Sovyetler Birliği'ne katıldı.
1924 - İlk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1930 - Serbest Cumhuriyet Fırkası kendini feshetti.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.
1942 - Mısır Kralı Faruk sürgüne gönderildi, yerine Albay Cemal Abdul Nasır geçti.
1963 - Yerel seçimleri Adalet Partisi kazandı.
1967 - TBMM ikinci kez yaptığı gizli oturumda, 18 saat 20 dakika Kıbrıs'taki son gelişmeleri görüştü.
1972 - Türkiye'de ilk kadın partisi olan Türkiye Ulusal Kadınlar Partisi kuruldu.
1972 - Juan Peron 17 yıllık sürgünden sonra Arjantin'e döndü.
1973 - Atina'da üniversite öğrencileri cunta rejimine karşı ayaklandılar. Askerlerin ateşi sonucu üç öğrenci öldü.
1976 - Türkiye İşçi Partisi'nin davetlisi Şilili sanatçılar sınırdışı edildi.
1977 - Dr. Cahit Karakaş TBMM'nin 13. Başkanı oldu. Görevi 12 Eylül 1980'de sona erdi.
1988 - Azerbaycan'da milli dirçeliş günü.
1993 - Güney Afrika siyasi liderleri, ırk ayrımına son veren yeni anayasayı kabul ettiler.
1995 - Osman Hamdi Bey'in "Yeşil Türbe" tablosu İngiltere'de 37 milyar liraya satıldı.
1999 - İrlanda'yı yenen Türk Milli Futbol Takımı Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılma hakkı kazandı.
2006 - 1994 yılında keşfedilen 111 atom numaralı yapay elemente resmen Röntgenyum (Rg) adı verildi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
11.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121420264048
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji