Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Güncel » AB ipine daha sıkı sarılma zamanı... Abdullah Ayan yazdı

AB ipine daha sıkı sarılma zamanı... Abdullah Ayan yazdı

Türkiye macera dolu arayışlardan vazgeçmeli ve yüzünü yeniden AB' ye dönmeli...

 
 
AB ipine daha sıkı sarılma zamanı... Abdullah Ayan yazdı

AB ile Türkiye arasındaki ilişkiler dün başlamadı ki, bugün öyle bir kişinin cumhurbaşkanı da olsa, hatta Erdoğan gibi bugün ülkenin kaderini iki dudağının arasına bağlama niyetindeki bir güçlü isim de olsa, birinin koparma çabalarıyla bir anda bitsin…

Dile kolay 1959’ dan beri hayali kurulan, 1963 Ankara anlaşmasıyla nişandan önceki son viraj anlamına da gelen “söz kesme” sürecini geçtiğimiz, 1987’ de Özal’ ın her iki cepheden gelen eleştirileri elinin tersiyle itip nikah masası için evrakları tamamlayıp gün almak için başvurduğu 1994’te SHP (CHP)-DYP koalisyonunun başbakanı Çiller’in gümrük birliği aşamasını tamamladığı ve nihayet 2004’ te hayalleri bile zorlayan tam üyeliğe giden yoldaki tüm engellerin kaldırıldığı ve artık işin çeşitli alanlardaki fasıllara geldiği, teknik kimi entegrasyon aşamasına geçilen müzakere dönemi.

1960 darbesinin kanlı sehpasında can veren Demokrat Parti iktidarının dış işleri bakanı Fatin Rüştü Zorlu’ nun ilk kez Devlet katlarının gündemine oturttuğu ve o günkü adıyla Avrupa Ekonomi topluluğu AET’ ye resmi başvurunun yapılması… Tarih mi? Takvimler 31 Temmuz 1959’i göstermektedir.

Ardından 12 Eylül 1963 günü imzalanan ve Türkiye’ nin AET resmi ortağı olduğunun tescillendiği Ankara anlaşması…

Köprünün altından yıllar boyu seller, sular akar. 1970’ lerde “ortanın solu” sloganının mucidi bal gibi Sosyal Demokrat bir proje olan Avrupa Birliği fikrine “onlar ortak, biz Pazar mı olacağız?” sığ görüşüyle karşı çıkışları ve elbette sürecin köküne kibrit suyu döken 12 Eylül 80 darbesi…

Zamanla Avrupa Topluluğu ve nihayet 1987’ de Özal’ ın dış işleri bakanı Ali Bozer’ i “git ve üyelik başvurusunu yap” diyerek o günlerde hayali bile birilerini ürküten AET’ nin tam da AB projesine evrilme sürecindeki yılların ihmalini telafi etmeyi hedefleyen dev adım…

Oysa 2004’ te nasıl bir heyecan dalgası sarmıştı ülkeyi…

Ulusalcı çizgide olduğu iddiasındaki gizli açık iktidarın asıl sahibi statükonun, hükümranlık haklarımız elden gidecek masalıyla alabildiğine o güne kadar direndiği yolculuğu mutlu sona erdirecek en güçlü hamlenin, karşı çıkma adına her türlü yolu mubah görenlere inat AK Parti tarafından gelmiş olması tesadüflere veya döneme uygun rüzgâra uyma gibisinden nedenlere bağlanabilir mi?

Elbette değil…

AB aslında ülkenin o güne kadar tüm demokratik yolculuklarını gerektiğinde açık darbeler, gerektiğinde muhtıralarla bir biçimde kesen askeri vesayet girişimlerinin önünü kesecek en önemli limandı.

AB limanına kapağı atmış hiçbir ülkenin başına bu türden yol kazalarının gelmesi söz konusu bile olamazdı.

O günlerde tepesinde Demokles’ in kılıcı gibi askeri vesayetin muktedir yumruğunu hisseden AK Parti işte bu güvenli limanın öneminin bilinciyle hareket etti.

Ülkenin o güne kadar mahkûm edildiği ikinci sınıf demokrasisini, özgürlükler ve insan haklarını dünyanın bugüne kadar ulaştığı en yüksek standartlara sahip AB’ ye uyumlu hale getirmekle de sınırlı değildi varılacak yer.

Enflasyondan, yüksek faizlerden, yolsuzluklardan Sıtkı sıyrılmış vatandaşına gelişmiş ekonomilerin sahip olduğu standartları da sağlayacak bir yol haritasıydı AB…

Çevreden gıdaya, taşımacılıktan turizme, tarımdan sanayiye, ticarete, çalışma hayatına, şeffaflığa kısaca hayatın her anında akla gelebilecek her konuda yılların birikimiyle belirlenmiş en üst düzey bir yaşamı sağlayacak en üst düzey standartlara sahip bir birliktelik…

Daha 2004’ te müzakere tarihi mutabakatının heyecanıyla yerel yönetimler reformunu yapmak için o güne kadar ülkenin tanık olmadığı cesareti sergileyen AK Partinin o güne kadar Ankara bürokrasisinin elinde tuttuğu ve kimseyle paylaşmaya yanaşmadığı yönetişim mekanizmasını yerele devretme girişimleri…

Derken Ankara vesayetinin kapısına kilit vurma girişimlerinden kıl payı kurtulan aynı iktidarın zaman içinde güçlenen ve özellikle de 2010 anayasa değişiklikleriyle zirve yapan askeri vesayeti kışlasına gerileten muktedir olma süreci başladı.

O süreçle birlikte de AK Parti hızla bir kadro hareketi olmaktan çıkıp tek adam iktidarına, katılımcı ve çoğulcu demokrasi hamleleri yerini tek adamın iki dudak arasına sıkıştırdığı bir baskıcı siyasi rejime doğru hızla evrildi.

2007’ den beri kilitlenen AB müzakere süreci, ara sır canlandırılsa da o günden bugüne açılan ciddi hiçbir fasıl kapanmadı.

Özgür, insan haklarına saygılı, demokratik anayasa özlemini dillendiren o demokrasi havarisi İslamcılar, zaman içinde tıpkı eski muktedirlerin 90 yıldır ağızlarına pelesenk ettikleri “dört bir yanı düşmanla çevrili, beka sorunu yaşayan ülke” korkularına bıraktı.

Bıraktı bırakmasına ama beklenmedik gelişme hiç beklenmedik bir anda doğdu: Suriye üzerinden gelip, Avrupa’ ya akmaya başlayan mülteci seli demokratikleşme adımlarını atmaya yanaşmayan AK Parti iktidarının önüne vize muafiyetiyle başlayacak tarihi değerde bir altın fırsat…

Tam da Erdoğan’ ın emanet bıraktığı iktidarın Başbakanı Davutoğlu ayağına gelen eşsiz pası asrın golü olarak filelere asmaya hazırlanırken ne mi oldu?

Olanları günlerdir izliyorsunuz, yeniden anlatmak niyetinde değilim.

Ama 78 milyonluk ülkenin her alanda tek karar vericisi konumuna gelen ve gücünü her gün biraz daha pekiştiren Erdoğan’ ın AB ile ilgili üslubuna baktıkça savrulmakta olduğumuz yeni fırtınalı denizler açıkçası korkutuyor beni.

Hele son dönemde yakın çevresinde yer alan kimi aktörün neredeyse 60 yıla varan bir yolculuğu sona erdirecek ifadeleri tüyler ürpertici…

Kuzey Kore’ nin bile 60 yıllık izolasyon sürecini aşıp, dünyaya entegre olma, Küba’ nın zamanın ruhuna uyma, İran’ ın küresel sahneye çıkma çabalarının hızlandığı şu son günlerde bu türden söylemlerle nereye varılmak istendiğinin mantıklı en küçük bir açıklaması yok. Aklı başında hiç kimsenin de çıkıp inandırılmış yeminli bir dar çevre dışında kimseyi ikna etmesi mümkün değil.

Ekonomi çarkları tümüyle dış kaynak sayesinde dönen, dünyaya mal ve hizmet üreten kadroları ve yarınları sırtlayacak genç potansiyeli dışında doğru dürüst zenginliği olmayan bir ülkenin çarklarını bir zamanların vesayetçi söylemleri, gazlarıyla döndüremezsiniz…

O çılgın gidişin, deliliğe eş bir Amouk koşusunun sonunda bu ülkenin iyi kötü dişle tırnakla kurulan ekonomik çatısı çöker…

Altında sadece bugünün muktedirleri değil, 78 milyon kalır.

Türkiye orta gelir tuzağıyla at başı giden orta düzey demokrasiye değil, gelişmiş ülkeler sınıfına sıçratacak evrensel demokrasiye, şeffaf ve hesap verebilir iktidara ve hepsinden önemlisi gerçekten adalet dağıtan bir yargıya muhtaç…

Türkiye yüzünü, tek adamların hükümranlık sürdürdüğü Kafkasya ve Ortadoğu rejimleri yerine AB’ ye yeniden çevirmeli…

Bizi düştüğümüz kuyudan çıkaracak ip AB’ nin elinde, bugün her zamandan daha fazla sarılma zamanı…

Abdullah Ayan

 
12 Mayıs 2016 Perşembe 12:21
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:40
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
32
21
8
3
71
2
Başakşehir
32
19
10
3
67
3
Fenerbahçe
32
17
9
6
60
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
32
15
7
10
52
6
Trabzonspor
32
14
8
10
50
7
Akhisar Bld.
32
13
6
13
45
8
Kasımpaşa
32
12
7
13
43
9
Konyaspor
32
11
10
11
43
10
Gençlerbirliği
32
10
10
12
40
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
32
11
6
15
39
13
Osmanlıspor FK
32
9
11
12
38
14
Kayserispor
32
10
7
15
37
15
Bursaspor
32
10
5
17
35
16
Ç. Rizespor
32
8
6
18
30
17
Gaziantepspor
32
7
5
20
26
18
Adanaspor
32
6
7
19
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
18.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050611154147
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji