Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Güncel » AB ipine daha sıkı sarılma zamanı... Abdullah Ayan yazdı

AB ipine daha sıkı sarılma zamanı... Abdullah Ayan yazdı

Türkiye macera dolu arayışlardan vazgeçmeli ve yüzünü yeniden AB' ye dönmeli...

 
 
AB ipine daha sıkı sarılma zamanı... Abdullah Ayan yazdı

AB ile Türkiye arasındaki ilişkiler dün başlamadı ki, bugün öyle bir kişinin cumhurbaşkanı da olsa, hatta Erdoğan gibi bugün ülkenin kaderini iki dudağının arasına bağlama niyetindeki bir güçlü isim de olsa, birinin koparma çabalarıyla bir anda bitsin…

Dile kolay 1959’ dan beri hayali kurulan, 1963 Ankara anlaşmasıyla nişandan önceki son viraj anlamına da gelen “söz kesme” sürecini geçtiğimiz, 1987’ de Özal’ ın her iki cepheden gelen eleştirileri elinin tersiyle itip nikah masası için evrakları tamamlayıp gün almak için başvurduğu 1994’te SHP (CHP)-DYP koalisyonunun başbakanı Çiller’in gümrük birliği aşamasını tamamladığı ve nihayet 2004’ te hayalleri bile zorlayan tam üyeliğe giden yoldaki tüm engellerin kaldırıldığı ve artık işin çeşitli alanlardaki fasıllara geldiği, teknik kimi entegrasyon aşamasına geçilen müzakere dönemi.

1960 darbesinin kanlı sehpasında can veren Demokrat Parti iktidarının dış işleri bakanı Fatin Rüştü Zorlu’ nun ilk kez Devlet katlarının gündemine oturttuğu ve o günkü adıyla Avrupa Ekonomi topluluğu AET’ ye resmi başvurunun yapılması… Tarih mi? Takvimler 31 Temmuz 1959’i göstermektedir.

Ardından 12 Eylül 1963 günü imzalanan ve Türkiye’ nin AET resmi ortağı olduğunun tescillendiği Ankara anlaşması…

Köprünün altından yıllar boyu seller, sular akar. 1970’ lerde “ortanın solu” sloganının mucidi bal gibi Sosyal Demokrat bir proje olan Avrupa Birliği fikrine “onlar ortak, biz Pazar mı olacağız?” sığ görüşüyle karşı çıkışları ve elbette sürecin köküne kibrit suyu döken 12 Eylül 80 darbesi…

Zamanla Avrupa Topluluğu ve nihayet 1987’ de Özal’ ın dış işleri bakanı Ali Bozer’ i “git ve üyelik başvurusunu yap” diyerek o günlerde hayali bile birilerini ürküten AET’ nin tam da AB projesine evrilme sürecindeki yılların ihmalini telafi etmeyi hedefleyen dev adım…

Oysa 2004’ te nasıl bir heyecan dalgası sarmıştı ülkeyi…

Ulusalcı çizgide olduğu iddiasındaki gizli açık iktidarın asıl sahibi statükonun, hükümranlık haklarımız elden gidecek masalıyla alabildiğine o güne kadar direndiği yolculuğu mutlu sona erdirecek en güçlü hamlenin, karşı çıkma adına her türlü yolu mubah görenlere inat AK Parti tarafından gelmiş olması tesadüflere veya döneme uygun rüzgâra uyma gibisinden nedenlere bağlanabilir mi?

Elbette değil…

AB aslında ülkenin o güne kadar tüm demokratik yolculuklarını gerektiğinde açık darbeler, gerektiğinde muhtıralarla bir biçimde kesen askeri vesayet girişimlerinin önünü kesecek en önemli limandı.

AB limanına kapağı atmış hiçbir ülkenin başına bu türden yol kazalarının gelmesi söz konusu bile olamazdı.

O günlerde tepesinde Demokles’ in kılıcı gibi askeri vesayetin muktedir yumruğunu hisseden AK Parti işte bu güvenli limanın öneminin bilinciyle hareket etti.

Ülkenin o güne kadar mahkûm edildiği ikinci sınıf demokrasisini, özgürlükler ve insan haklarını dünyanın bugüne kadar ulaştığı en yüksek standartlara sahip AB’ ye uyumlu hale getirmekle de sınırlı değildi varılacak yer.

Enflasyondan, yüksek faizlerden, yolsuzluklardan Sıtkı sıyrılmış vatandaşına gelişmiş ekonomilerin sahip olduğu standartları da sağlayacak bir yol haritasıydı AB…

Çevreden gıdaya, taşımacılıktan turizme, tarımdan sanayiye, ticarete, çalışma hayatına, şeffaflığa kısaca hayatın her anında akla gelebilecek her konuda yılların birikimiyle belirlenmiş en üst düzey bir yaşamı sağlayacak en üst düzey standartlara sahip bir birliktelik…

Daha 2004’ te müzakere tarihi mutabakatının heyecanıyla yerel yönetimler reformunu yapmak için o güne kadar ülkenin tanık olmadığı cesareti sergileyen AK Partinin o güne kadar Ankara bürokrasisinin elinde tuttuğu ve kimseyle paylaşmaya yanaşmadığı yönetişim mekanizmasını yerele devretme girişimleri…

Derken Ankara vesayetinin kapısına kilit vurma girişimlerinden kıl payı kurtulan aynı iktidarın zaman içinde güçlenen ve özellikle de 2010 anayasa değişiklikleriyle zirve yapan askeri vesayeti kışlasına gerileten muktedir olma süreci başladı.

O süreçle birlikte de AK Parti hızla bir kadro hareketi olmaktan çıkıp tek adam iktidarına, katılımcı ve çoğulcu demokrasi hamleleri yerini tek adamın iki dudak arasına sıkıştırdığı bir baskıcı siyasi rejime doğru hızla evrildi.

2007’ den beri kilitlenen AB müzakere süreci, ara sır canlandırılsa da o günden bugüne açılan ciddi hiçbir fasıl kapanmadı.

Özgür, insan haklarına saygılı, demokratik anayasa özlemini dillendiren o demokrasi havarisi İslamcılar, zaman içinde tıpkı eski muktedirlerin 90 yıldır ağızlarına pelesenk ettikleri “dört bir yanı düşmanla çevrili, beka sorunu yaşayan ülke” korkularına bıraktı.

Bıraktı bırakmasına ama beklenmedik gelişme hiç beklenmedik bir anda doğdu: Suriye üzerinden gelip, Avrupa’ ya akmaya başlayan mülteci seli demokratikleşme adımlarını atmaya yanaşmayan AK Parti iktidarının önüne vize muafiyetiyle başlayacak tarihi değerde bir altın fırsat…

Tam da Erdoğan’ ın emanet bıraktığı iktidarın Başbakanı Davutoğlu ayağına gelen eşsiz pası asrın golü olarak filelere asmaya hazırlanırken ne mi oldu?

Olanları günlerdir izliyorsunuz, yeniden anlatmak niyetinde değilim.

Ama 78 milyonluk ülkenin her alanda tek karar vericisi konumuna gelen ve gücünü her gün biraz daha pekiştiren Erdoğan’ ın AB ile ilgili üslubuna baktıkça savrulmakta olduğumuz yeni fırtınalı denizler açıkçası korkutuyor beni.

Hele son dönemde yakın çevresinde yer alan kimi aktörün neredeyse 60 yıla varan bir yolculuğu sona erdirecek ifadeleri tüyler ürpertici…

Kuzey Kore’ nin bile 60 yıllık izolasyon sürecini aşıp, dünyaya entegre olma, Küba’ nın zamanın ruhuna uyma, İran’ ın küresel sahneye çıkma çabalarının hızlandığı şu son günlerde bu türden söylemlerle nereye varılmak istendiğinin mantıklı en küçük bir açıklaması yok. Aklı başında hiç kimsenin de çıkıp inandırılmış yeminli bir dar çevre dışında kimseyi ikna etmesi mümkün değil.

Ekonomi çarkları tümüyle dış kaynak sayesinde dönen, dünyaya mal ve hizmet üreten kadroları ve yarınları sırtlayacak genç potansiyeli dışında doğru dürüst zenginliği olmayan bir ülkenin çarklarını bir zamanların vesayetçi söylemleri, gazlarıyla döndüremezsiniz…

O çılgın gidişin, deliliğe eş bir Amouk koşusunun sonunda bu ülkenin iyi kötü dişle tırnakla kurulan ekonomik çatısı çöker…

Altında sadece bugünün muktedirleri değil, 78 milyon kalır.

Türkiye orta gelir tuzağıyla at başı giden orta düzey demokrasiye değil, gelişmiş ülkeler sınıfına sıçratacak evrensel demokrasiye, şeffaf ve hesap verebilir iktidara ve hepsinden önemlisi gerçekten adalet dağıtan bir yargıya muhtaç…

Türkiye yüzünü, tek adamların hükümranlık sürdürdüğü Kafkasya ve Ortadoğu rejimleri yerine AB’ ye yeniden çevirmeli…

Bizi düştüğümüz kuyudan çıkaracak ip AB’ nin elinde, bugün her zamandan daha fazla sarılma zamanı…

Abdullah Ayan

 
12 Mayıs 2016 Perşembe 12:21
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:52
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1240 - Moğol hükümdarı Batu Han ve emrindeki Altın Ordu, Kiev şehrini fethetti.
1492 - Kristof Kolomb altın araştırmaları yapmak için Santa Domingo adasına vardı.
1768 - Encyclopedia Britannica'nın ilk baskısı yapıldı.
1790 - ABD Kongresi, New York'tan Philadelphia'ya taşındı.
1862 - ABD Başkanı Abraham Lincoln, Minnesota'daki Sioux isyanına katılarak tutuklanan 303 kızılderiliden 39'unun asılmasına karar verdi; idamlar 26 Aralık'ta infaz edildi.
1865 - ABD anayasasına köleliği yasaklayan madde eklendi.
1877 - Washington Post gazetesinin ilk sayısı yayımlandı.
1877 - Thomas Edison ilk ses kaydını gerçekleştirdi.
1917 - Halifax'da (Kanada) bir cephane deposu patladı: 1900'den fazla kişi öldü, şehrin bir kısmı harabeye döndü.
1917 - Finlandiya, Rusya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1922 - Mustafa Kemal, Ankara'da görüştüğü Hakimiyeti Milliye ve Yenigün gazetelerinin muhabirlerine, Halk Fırkası'nı kuracağını açıkladı.
1922 - İrlanda Bağımsız Eyaleti kuruldu.
1922 - İnsülin ilk kez Kanada'da bir hastanede hastalar üzerinde denendi.
1937 - Türkiye, 1927'de imzalanan Türkiye-Suriye iyi komşuluk sözleşmesini feshetti.
1938 - Fransa ve Almanya dostluk anlaşması imzaladı.
1940 - Yunanistan, Arnavutluk'ta Premete kentini işgal etti.
1959 - ABD Başkanı General Eisenhower, resmi bir ziyaret için Türkiye'ye geldi.
1971 - Hindistan, Pakistan'dan bağımsızlığını ilan eden Bangladeş Demokratik Cumhuriyeti'ni tanıdığını açıkladı. Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.
1981 - Kılık kıyafet yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı. Okullarda başörtüsü ve sakal yasaklandı.
1983 - MGK yönetimi sona erdi. Konsey, çıkardığı son yasayla kendi dönemlerini kötüleyen ya da küçük düşüren her türlü yazılı ve sözlü beyanı yasakladı.
1994 - THY'nin Boeing-737 tipi bir yolcu uçağı Van'da düştü: 56 kişi öldü.
1997 - Antonov tipi bir Rus kargo uçağı, Irkutsk-Sibirya'da evlerine arasına düştü: 67 kişi öldü.
1998 - Hugo Chávez Frías, Venezuellada başkan seçildi.
963 - VIII. Leo, Papa seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji