2017 Ocak ayında Mersin ve Türkiye'de kurulan/kapanan şirket istatistikleri

Ana Sayfa » Güncel » Abant toplantısından AB sürecine destek

Abant toplantısından AB sürecine destek

28. Abant Platformu’nun ikinci gününde Avrupa Birliği (AB) müzakere sürecinde gelinen noktalar tartışıldı. AB, süreci zorlaştıran tutumu ve katı vize uygulamaları sebebiyle eleştirilirken Türkiye’nin üyelik konusunda eskisi kadar kararlı olmadığı vurgulandı.

 
 
Abant toplantısından AB sürecine destek
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından düzenlenen 28. Abant Platformu’nun ikinci gününde “AB Müzakere Süreci-Gelinen Noktalar” konusu masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü Today’s Zaman Gazetesi yazarı Nicole Pope’un yaptığı oturumda, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği fikri, ülkenin ekonomik birlikten ziyade bir değerler topluluğuna katılımı olarak yorumlanarak büyük destek gördü. Katılımcılar, gerek Brüksel’in gerekse Ankara’nın bu süreci zorlaştıran tutumlarına işaret etti. AB, halen birçok müzakere başlığında görüşmelerin veto ediliyor olması ve katı vize uygulamaları sebebiyle, Türk liderler ise birliğe üyelik konusunda eskisi kadar kararlılık göstermedikleri için eleştirildi. Ayrıca Türk yetkililerin yaptıkları açıklamalar ile ülkede katılım muhalifi bir kamuoyunun güçlenmesine yol açtıkları da dile getirildi.

Pope, son 20 yılda Türkiye-AB ilişkileri ve buradaki iniş çıkışların konuşulduğu kaç toplantıya katıldığını artık hatırlamadığını söyleyerek başladığı açılış konuşmasında son yapılan anketler Türkiye’de halkın yalnızca 3’te 1’inin AB müzakere sürecinin devam ettirilmesi gerektiğini düşündüğünün anlaşıldığını vurguladı.

Fatih Üniversitesi Öğretim Üyesi İhsan Yılmaz ise AB’ye yaklaşımda temel yanlışın muhtemel ekonomik faydaları öncelemek olduğunu söyledi: “AB paradan ziyade değerler demektir. Parayı başka yerlerden de temin edebilirsiniz. Bunu halka anlatma noktasında görev de entelektüellere düşüyor.” Gazeteci-yazar Mustafa Akyol da Batı’nın eskiden dünyanın geri kalanında demokrasi ve refah ile özdeşleşen imrenilen bir pozisyonu olduğunu ancak bunun son dönemde Doğu’da Çin ve Rusya gibi ülkelerin yakaladığı kuvvetli ekonomik ivme ile sınandığını söyledi. Akyol, “Eğer yalnızca zenginlik istiyorsanız Batı artık tek örnek değil ancak eğer demokrasiyi de umursuyorsanız Batı hâlâ tek seçenek.” dedi.

Gaziantep Zirve Üniversitesi Öğretim Üyesi Gökhan Bacık, Türkiye’deki tek AB taraftarı liderin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olduğunu savunurken, Fatih Üniversitesi’nden Savaş Genç ise “AB’ye ilgisizliğin yalnızca hükümette değil muhalefette de olduğunu” söyledi. Bacık ayrıca AB üyelerinin “yarı ırkçı” vize politikaları yüzünden Türkiye’de ciddi bir yılgınlık oluştuğunu söyledi. Bir doktora öğrencisinin yaptığı araştırmadan söz eden Bacık, akademisyenlerin sırf vize alma zorluğu yüzünden artık İngiltere’deki konferanslara gitmediğini söyledi.

Abant Platformu kurucu üyelerinden ve Medeniyetler İttifakı Eşgüdüm Komitesi  Başkanı ve Başbakan Müşaviri Bekir Karlığa ise bir ilahiyatçı olarak AB’ye katılımı savunduğu için bir dönem “haçlılarla ittifak yapmak ve vatan hainliği” ile suçlandığını söyleyerek başladığı sözlerine bir AB eleştirisi ile devam etti: “2005’ten itibaren AB’de büyük bir dönüşüm yaşandı. Yanlış bir rota takip edilmeye başlandı. AB değerler sistemini bir yerde terk etti. Başbakan’ın (Şanghay İşbirliği Örgütü’ne katılım hakkındaki) sözlerinde AB’yi reddetmek yok, birliği bir karar almaya çekme arzusu var.”

AB İÇERİSİNDE YENİ ÜYELİK TANIMI

Avrupa Parlamentosu eski üyesi Joost Lagendijk, AB içerisinde artık tam üyelikle ilgilenmeyen ve başını İngiltere’nin çektiği bir çeşit imtiyazlı üyelik taraftarlarının gruplaştığını söyledi. Lagendijk, “Türkiye’nin bu ikinci grup için AB içerisinde yapılacak yeni bir üyelik statüsünü kazanması daha kolay olacaktır.” diye konuştu. Lagendijk daha önceki konuşmacıların da temas ettiği Türkiye’de demokratikleşme süreci ve AB perspektifi ilişkisine vurgu yaparak şu şekilde konuştu: “Demokratiklikten bahsediyorsak, Türkiye’nin AB üyeliği dışında bir alternatifi yok... Bu sırada AB’nin şekli değişebilir. Türkiye için İngiltere gibi bir yol olabilir. Belki para birliğine ve Schengen’e katılmayacak. Ben her şeye rağmen süreçten ümitliyim.”

Cihan Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Abdülhamit Bilici ise AB’nin Türkiye’ye karşı izlemiş olduğu tavrın ‘kabul edilebilir olma sınırlarını çoktan aştığını’ dile getirdi.  Bilici, “Türkiye gibi bir ülke bu kadar süründürülmemeli, kapıda bekletilmemeli. Tabii bütün bunlar haklı olmakla beraber AB’nin de Türkiye için önemi bence hâlâ var. Hem ekonomik anlamda var. Türkiye dış ticaretinin yarısını AB ile yapıyor. Birçok Avrupalı öğrenci Türkiye’ye geliyor. Türkiye’den giden birçok öğrenci var. Ve Türkiye’ye gelen yabancı direkt yatırımların önemli bir kısmı Avrupa’dan. Teknoloji yatırımlarının büyük kısmı Avrupa’dan geliyor.” değerlendirmesini yaptı.

Meclis bu temsil kabiliyetiyle anayasa fırsatını kaçırmamalı

28. Abant Platformu Toplantıları’nın ikinci gününde öğleden sonraki oturumda yeni anayasa çalışmaları ele alındı. Darbe ürünü 1982 Anayasası’nın yapılan pek çok değişikliğe rağmen halen ruhunu koruduğu fikrinde ittifak eden katılımcılar mevcut meclisin sahip olduğu geniş temsil kabiliyetinin yapılacak yeni bir anayasaya büyük bir meşruiyet kazandıracağına dikkat çekerek, bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini vurguladı. Oturumda söz alan yerli ve yabancı konuşmacılar, bu yolla yapılacak bir sivil anayasada ne gibi konulara temas edilmesi gerektiği hususunda da fikirlerini paylaştı. Katılımcılar anayasa yazım sürecinin partilerin ya da kişilerin değil halkın menfaatleri öncelenerek kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi. Oturumda dile getirilen görüşler özetle şöyle:

Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu: Türkiye’nin çoğu yeni bir anayasa yapılması konusunda hemfikir. 1982 Anayasası’nın üçte ikisi değişti. Ancak kalan maddelerin ne zaman kriz çıkaracağı belli değil. Şu anki meclis halkın yüzde 95’ini temsil ediyor. Bu çok yüksek bir rakam. 2011 Haziran seçimlerinde katılımı da yüzde 87’ydi. Bu da çok yüksek. Bu meclis yeni anayasa yapabilir. 30 Mart’a kadar bir süre var. Çünkü Mart 2014’te mahalli seçimler, bir sene sonra cumhurbaşkanlığı, bir sene sonra da genel seçimler var. 30 Mart’tan sonra bunun görüşülmesi pek mümkün değil. Mahalli seçimlerden sonra çok zor olacak.

Today’s Zaman yazarı Yavuz Baydar: 1982 Anayasası, adil hukuk, kişilerin özgürlüğü gibi konuları hiçe sayan bir anayasa. Diğer anayasalara kıyasla Türkçülüğe, milliyetçiliğe, Atatürkçülüğe çok vurgu yapan, uluslararası hukuku hiçe sayan bir anayasa. Türkiye’nin gelişen ekonomisi de yeni anayasayı gerekli kılıyor. Maastricht ve Kopenhag kriterlerine uygun bir anayasa olmalı. Başörtüsü ile yapılan değişiklikler kapatma davası ile sonuçlandı. Bu yeni değişikliklerin önüne geçti. Yapılan değişiklikler yeterli olmadı. Kimlik gibi konular sorunlar teşkil etti. Laiklik, Alevi, Kürt meselesi gibi konularda uzlaşılmalı. Üç parti arasında bir uzlaşma çıkmazsa AKP ve BDP arasında bir uzlaşma görülebilir. Bu daha olası bir senaryo. Başbakan Erdoğan bir uzlaşma çıkmazsa AKP temelli bir anayasa taslağını götürebilir.

Taraf Gazetesi yazarı Ümit Fırat: Yeni anayasa bir toplum sözleşmesi olacak. Yeni demokratik bir anayasa istiyoruz. Şu an Türkiye’de yürürlükte olan diktatörlük dönemi anayasası var. Yeni anayasa yazmak kolay ama mevcut anayasayı ortadan kaldırmak zor. Çünkü çok kati hükümler koymuş bu anayasa. Demokratik bir ülkede bile yüzde 70’i, 80’i uzlaşmaya çekmek zor.

Sabah Gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak: AK Parti 2002 seçimlerinden itibaren hiçbir zaman başkanlık sistemini söylemediği gibi programında da böyle bir öneri yoktu. Bir kere demokratik ülkelerde böyle köklü değişiklikler uzlaşma ve müzakere ile olur. Parlamenter sistemin daha da güçlendirilmesi parti programında varken birdenbire başkanlık sistemine geçeceğiz denildi. Başkanlık sistemi Türkiye’ye uyabilir. Ama biz AKP’ye uyuyor diye değil Türkiye’ye uyuyor diye seçmeliyiz.

 
 
10 Şubat 2013 Pazar 12:41
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
İçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını Gerçekleştirdi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:41
  • Güneş07:15
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:12
  • Akşam18:35
  • Yatsı20:00
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Alanyaspor
21
6
4
11
22
15
Kayserispor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1431 - Joan of Arc'ın (Jan Dark) yargılanma süreci başladı.
1440 - Prusya Konfederasyonu oluşturuldu.
1613 - I. Mikhail Rus çarı oldu.
1842 - John J. Greenough, dikiş makinesinin patentini aldı.
1848 - Karl Marx, Komünist Manifesto kitabını yayımladı.
1885 - Washington Anıtı tamamlandı.
1925 - Ünlü ABD dergisi The New Yorker'ın ilk sayısı çıktı.
1935 - Fransız misyonerlerinin işlettiği bazı okullar millileştirildi.
1939 - Türkiye, İspanya'daki Franco rejimini resmen tanıdı.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.
1958 - Türkiye Profesyonel Futbol Ligi başladı: ilk maç İzmirspor-Beykoz arasında oynandı. İlk golü İzmirsporlu Özcan attı.
1960 - Fidel Castro, Küba'daki tüm işletmeleri devletleştirdi.
1963 - Eski Milli Birlik Komitesi üyelerinden Alparslan Türkeş ve Numan Esin sürgünden Türkiye'ye döndüler.
1964 - CHP Genel Başkanı ve Başbakan İsmet İnönü'ye suikast girişiminde bulunuldu. Olay yerinde yakalanan suikastçının herhangi bir örgüte mensup olmadığı, kendi başına hareket ettiği açıklandı.
1965 - Malcolm X (Malik El Şahbaz) , New York'da uğradığı bir suikast sonucu öldürüldü.
1970 - İsviçre havayollarına ait bir uçakta Zürih yakınlarında iken havada patlayan bomba sonucu 38 yolcu ve 9 mürettebat öldü.
1971 - Yaşar Kemal Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) istifa etti.
1972 - SSCB'nin insansız uzay aracı Luna 20 Ay yüzeyine indi.
1973 - Bir İsrail savaş uçağı, Libya havayollarına ait bir yolcu uçağını Sina çölü üzerinde düşürdü: 108 kişi öldü.
1974 - Yaşar Kemal Türkiye Yazarlar Sendikası başkanlığına seçildi.
1974 - İsrail askeri birlikleri, Mısır ile varılan antlaşma uyarınca Süveyş Kanalının batısını tamamen boşalttılar.
1986 - Metallica 3. albümleri Master of Puppets'i çıkardı.
2001 - Türkiye kamuoyunda "Kara Çarşamba" olarak adlandırılan büyük bir ekonomik kriz patlak verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji