'Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam İçin Bakliyat'

Ana Sayfa » Gündem » Abdullah Ayan, "Olimpiyatlar özellikle de Akdeniz Oyunları ülkelerin değil, kentlerindir."

Abdullah Ayan, "Olimpiyatlar özellikle de Akdeniz Oyunları ülkelerin değil, kentlerindir."

MESİAD Başkanının Akdeniz oyunlarıyla ilgili açıklamaları, eleştirileri tersten okumak...

 
 
Abdullah Ayan,
Akdeniz oyunları ardından yaptığı açıklamalara bakıp, "MESİAD Başkanı; hangi kaygılarla kimsenin pek üstlenmek istemediği bir role neden soyunur?" diye de sormak mümkün ama mesele bu kadar basit değil...

Akkurt' un Akdeniz Oyunlarıyla ilgili sergilediği tutum, bu kentte bir an önce oluşturulması gereken lobinin zorunluluğu yanında güçlüklerini de göstermesi bakımından üzerinde durulması gereken ibretlik örnek aslında.

MESİAD başkanı oyunlarla ilgili sürece şaşı bakmakla kalmıyor, eleştirilerle neyin anlatılmak istendiğinden de habersiz gibi davranıyor. O nedenle kendi cephesi dışında kalan eleştirileri ya anlayamıyor, ya da tarafsız iyi niyetliyi oynamayı tercih ediyor.

Onun içindir ki, şaşkın biçimde "ne olmuş ki?" gibisinden alışkın olmadığı sahaya dalıp, belli bir taraftar tribününden alkışlarla izlediği oyunun tarafsız hakemliğine soyunuyor.

Şu sözler Akkurt' un:

"Akdeniz Oyunlarını başarıyla tamamlamışken bunu başarısızlık gibi gösterme çabaları kime ne kazandıracak? Öyle olmuş, böyle olmuşları bırakalım biz sadece Mersinin imajına odaklanalım."

"Öyle olmuş, böyle olmuş" diye küçümsediği, "ben mesele yapmadım, siz de kafanıza takmayın" diye hepimize ayar vermeye kalktığı tavrı ortaya koyuyor ki, Akkurt' un meseleye bakışıyla bizim bakışımız arasında derin uçurumlar var.

Bugüne kadar dillendirilen eleştirilere, kendince cevap yetiştirme gayretinin yankı bulacağı hatta alkışlanacağı yerler mutlaka vardır, ama o tezahürat Akkurt' a geçici şeyler bahşetse de, Oyunlarla ortaya çıkan yapısal sorunların çözümüne ne yararı olur, ne katkısı...

Akkurt' u okurken AK Parti il başkanının bile girmekten geri durduğu kimi yanlışları savunma çabasına bakıp "neden?" diye sormak gerekiyor ama cevabını bildiğim sorularla vakit geçirmektense, gelin neler söylendiğine, o söylenenlerdeki mantık dışı düşüncelere göz atalım:

Örneğin Mersin Büyükşehir Belediye Başkanının açılışta dışlanmasını, iki kelimeyle de olsa gelen konuklara ev sahibi kimliğiyle "hoş geldiniz" deme olanağının verilmemesi eleştirilerine karşı bakın ne diyor Akkurt:

"Böylesi bir organizasyonda Büyükşehir Belediye Başkanının ev sahibi gibi kritik görevi olduğu herkes tarafından kabul edilirken, başkan yok sayıldı davet edilmedi diye olumsuz görüşler bildiriliyor. Ev sahibinin, davet edilip edilmemesi söz konusu bile olamaz. Kaldı ki, Büyükşehir Belediye Başkanımız Organizasyonun tam içindeydi ve bunu defalarca sözlü, basınla ve bilbordlarla yayınladı."

Açıklamadaki mantık hatalarına mı yanarsın, cümle bozukluklarının yarattığı anlamsızlıklara mı, üzerine farz olmayan bir konuda yüklendiği gönüllü avukat duruşuna mı?

"sözlü, basınla, bilboardlarla yayınladı" sözüyle ne demek istediğini kendisi dışında anlayan çıktı mı, emin değilim.

Ama Akkurt' un cevap yetiştirme gayretine karşı bu kent adına söylenmesi gereken şeyler var:

Macit Özcan' ı beğenirsiniz, beğenmezsiniz, siyasi görüşleriniz, hizmet bazında beklentileriniz hayli farklı olabilir. O farklı dünyalar nedeniyle Akkurt' un sesi, soluğu duyulmazken o eleştirileri dile getiren insanlarız zaten.

Ama bu kez durum farklı...

Çünkü söz konusu olan; Özcan' ın kişisel pozisyonu değil, hepimizin havasını soluduğu Mersin'in Büyükşehir Belediye Başkanı daha doğrusu kurumsal olarak Başkanlık makamı...

Saygıda kusur edilen de Özcan' ın kendisi değil, kurumsal kimliği itibariyle hepimizin simgesi olan ve her ne kadar üstüne alınmadıysa da MESİAD Başkanı dâhil kendini Mersinli sayan herkes...

Şu gerçeğin bilinmesinde yarar var: Olimpiyatlar özellikle de Akdeniz Oyunları ülkelerin değil, kentlerindir. Ve Kentlerin de sembolik anlamda temsilcisi Belediye Başkanlarıdır...

Bu evrensel kuralı ben koymadım. Akkurt "birilerini yıkama, aklama" derdine düşeceğine oturup araştırsa veya son gün kendisinin de gözleri önünde tanık olduğu gibi, Akdeniz Oyunları kapanış seremonisinin en önemli bölümünde bir sonraki oyunlarla ilgili bayrak devir teslim teatisi yapıldı.

Öyle olduğu için de kapanıştan iki gün önce altından kalkılmaz skandala yol açmama adına Spor Bakanı Kılıç, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanını ziyaret edip, gönlünü aldı ve ilk günde yapılan yanlışı son telafi etmeye çalıştı...

Gerçekten açılışta söz verilmesi şöyle dursun, adının tek kelimeyle anılmamasını dert etmeyen ve ziyaret sonunda kapanış törenlerine katılan Özcan Mersin adına taşıdığı bayrağı 2017'deki Akdeniz Oyunlarına ev sahipliği yapacak İspanya'nın Tarragone Belediye Başkanına teslim etti. O devir teslimin yapılmasıyla da uluslararası bir skandalın önüne geçildi.

Akkurt' un, ne anlama geldiğinden ne kadar haberi olduğunu bilmiyorum ama açıklamasında yer verdiği, kendisininki dahil pek çok dile pelesenk olmuş "Marka Kent" olmanın yolu; öncelikle kente, kent adına da sembolik anlamda Mersin anahtarını taşıyan Belediye Başkanına kurumsal anlamda sahip çıkmaktan geçiyor.

Bunun için dünyaya bakmaya gerek yok. Etkinlikler Mersin yerine Gaziantep veya Kayseri' de düzenlenseydi o iki kentin Belediye Başkanları bu şekilde dışlanır mıydı?

Sorunun cevabını Akkurt kadar beş yaşındaki çocuk bile bilir de, diyorum ya, sorun başka...

Akkurt bununla da yetinmiyor...

Şu sözler de aynı açıklamadan:

"Oyunların başlamasına bir kaç hafta kala tesislerin yetişmeyeceğine, organizasyonun başarısız geçeceğine dair dedikodular yapılmasının motivasyonu bozacağı ve Mersin’e zarar vereceğinin bilinmesine rağmen neden bu şekilde davranıldığının iyi sorgulanması lazım."

Tamam, o zaman, stadyumun yetişmeme tehlikesini hem de bir kaç hafta öncesinde değil, ilk günden itibaren yazıp çizen biri olarak Akkurt' un bilmediği veya onu ilgilendirmediğini gördüğüm bir kaç küçük! detayla hatırlatmaya çalışayım:

-O ufak tefek bilgiler senin umurunda olmayabilir ama örneğin; hiç "stadyum kaç paraya mal oldu?" diye sormak aklına geldi mi? Mersin' den daha komplike 33 bin kişilik Kayseri Stadyumuyla 25 bin kişilik Mersin stadyumu arasında hiç fiyat mukayesesi yapma zahmetine giriştin mi?

Yoksa o ünlü toplumsal hastalığımızın emaresi olarak sıkça duyduğumuz: "kardeşim adamlar yapmış ya, gerisinden bana ne?" kafasıyla dolaşanlardan mısın?

-Süreç tam da korktuğumuz doğrularcasına gelişirken ve yapımcı havlu atıp giderken TOKİ ihalesiz, pazarlıksız çağırdığı yeni müteahhide yapım işini hangi koşullarda devretti? 61 trilyona verilen stadyumun 95 trilyona mal olduğundan haberin mi yok? Yoksa yukarıda tanımladığım "beni kazanılan tesis ilgilendiriyor, gerisi teferruat" diyenlerden misin?

Ve hepsinden önemlisine geldi sıra:

Onun tesislerin geleceğiyle ilgili söylediklerini biz Akdeniz Oyunlarının Mersin' de düzenleneceği ilk günden beri yazıp çiziyoruz...

Zaten temel mesele tam da bu, o geçmişteki Mersin' in unutulmuşluğunu sorgulayacağına, gelecek ufukların hayalini kuruyor.

Biz ise geçmişteki hatalardan gerekli dersleri çıkarıp, geleceği sağlıklı kurgulama derdindeyiz.

Onun eleştirilerimize kızarken, tümünü geleceğe ilişkin yol haritasına monte etmeye çalışmasını kendi ifadesiyle "sorgulayacak" değilim.

Ama isminde iş adamlarının yer aldığı MESİAD' ın; Mersin esnafı, işadamları Akdeniz Oyunlarında dışlanmasına bugüne kadar tepki vermeyen başkanına birinin hatırlatması gerekmiyor mu?

Başkanı olduğu kurum üyelerinin taşımacılıktan konaklamaya, reklamcılıktan güvenliğe, ağırlamaktan eşantiyona hiçbir işten pay almaması, bu kentte ayakta durmaya çalışan nice girişimcinin 300 trilyonluk organizasyon bütçesinden yararlanmamasını Akkurt içine sindiriyor mu?

Başka görevleri, şapkaları olabilir ama ben soruyu MESİAD Başkanı sıfatını taşıyan Akkurt' a soruyorum.

Umarım o sıfatın anlamını, giydiği şapkanın önemini kavrar da, bu tür açıklamalarda konumuna göre davranır. Böylece iş adamları ve esnafın dışlanmışlığına mazeret üreten tavrından vazgeçip, daha sağlıklı duruş sergiler.

Yok, eğer Oyunlarla ilgili açıklamasını AK Parti Yenişehir Meclis üyesi sıfatıyla yaptıysa iki şapka arasındaki farkı bundan sonra daha dikkatli gözetmeli...

Dilerim, 2009' daki Eyiceoğlu faciasının gizli kahramanlarından biri olarak yaşadığı hüsranı bu kez AK Parti Yenişehir Belediye Başkan adaylığıyla taçlandırır da, en azından öykünün sonu iyi biter.

 
 
11 Temmuz 2013 Perşembe 10:34
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:43
  • Güneş07:18
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:10
  • Akşam18:34
  • Yatsı19:58
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
21
9
6
6
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Antalyaspor
22
6
6
10
24
14
Gençlerbirliği
21
5
7
9
22
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
12.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02040912131524252636383940424356575868707479
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji