Özdemir, 'Adana Mersin Bölgesi 3 yılda nasıl en yoksul bölge oldu?'

Ana Sayfa » Gündem » Abdullah Ayan, "Olimpiyatlar özellikle de Akdeniz Oyunları ülkelerin değil, kentlerindir."

Abdullah Ayan, "Olimpiyatlar özellikle de Akdeniz Oyunları ülkelerin değil, kentlerindir."

MESİAD Başkanının Akdeniz oyunlarıyla ilgili açıklamaları, eleştirileri tersten okumak...

 
 
Abdullah Ayan,
Akdeniz oyunları ardından yaptığı açıklamalara bakıp, "MESİAD Başkanı; hangi kaygılarla kimsenin pek üstlenmek istemediği bir role neden soyunur?" diye de sormak mümkün ama mesele bu kadar basit değil...

Akkurt' un Akdeniz Oyunlarıyla ilgili sergilediği tutum, bu kentte bir an önce oluşturulması gereken lobinin zorunluluğu yanında güçlüklerini de göstermesi bakımından üzerinde durulması gereken ibretlik örnek aslında.

MESİAD başkanı oyunlarla ilgili sürece şaşı bakmakla kalmıyor, eleştirilerle neyin anlatılmak istendiğinden de habersiz gibi davranıyor. O nedenle kendi cephesi dışında kalan eleştirileri ya anlayamıyor, ya da tarafsız iyi niyetliyi oynamayı tercih ediyor.

Onun içindir ki, şaşkın biçimde "ne olmuş ki?" gibisinden alışkın olmadığı sahaya dalıp, belli bir taraftar tribününden alkışlarla izlediği oyunun tarafsız hakemliğine soyunuyor.

Şu sözler Akkurt' un:

"Akdeniz Oyunlarını başarıyla tamamlamışken bunu başarısızlık gibi gösterme çabaları kime ne kazandıracak? Öyle olmuş, böyle olmuşları bırakalım biz sadece Mersinin imajına odaklanalım."

"Öyle olmuş, böyle olmuş" diye küçümsediği, "ben mesele yapmadım, siz de kafanıza takmayın" diye hepimize ayar vermeye kalktığı tavrı ortaya koyuyor ki, Akkurt' un meseleye bakışıyla bizim bakışımız arasında derin uçurumlar var.

Bugüne kadar dillendirilen eleştirilere, kendince cevap yetiştirme gayretinin yankı bulacağı hatta alkışlanacağı yerler mutlaka vardır, ama o tezahürat Akkurt' a geçici şeyler bahşetse de, Oyunlarla ortaya çıkan yapısal sorunların çözümüne ne yararı olur, ne katkısı...

Akkurt' u okurken AK Parti il başkanının bile girmekten geri durduğu kimi yanlışları savunma çabasına bakıp "neden?" diye sormak gerekiyor ama cevabını bildiğim sorularla vakit geçirmektense, gelin neler söylendiğine, o söylenenlerdeki mantık dışı düşüncelere göz atalım:

Örneğin Mersin Büyükşehir Belediye Başkanının açılışta dışlanmasını, iki kelimeyle de olsa gelen konuklara ev sahibi kimliğiyle "hoş geldiniz" deme olanağının verilmemesi eleştirilerine karşı bakın ne diyor Akkurt:

"Böylesi bir organizasyonda Büyükşehir Belediye Başkanının ev sahibi gibi kritik görevi olduğu herkes tarafından kabul edilirken, başkan yok sayıldı davet edilmedi diye olumsuz görüşler bildiriliyor. Ev sahibinin, davet edilip edilmemesi söz konusu bile olamaz. Kaldı ki, Büyükşehir Belediye Başkanımız Organizasyonun tam içindeydi ve bunu defalarca sözlü, basınla ve bilbordlarla yayınladı."

Açıklamadaki mantık hatalarına mı yanarsın, cümle bozukluklarının yarattığı anlamsızlıklara mı, üzerine farz olmayan bir konuda yüklendiği gönüllü avukat duruşuna mı?

"sözlü, basınla, bilboardlarla yayınladı" sözüyle ne demek istediğini kendisi dışında anlayan çıktı mı, emin değilim.

Ama Akkurt' un cevap yetiştirme gayretine karşı bu kent adına söylenmesi gereken şeyler var:

Macit Özcan' ı beğenirsiniz, beğenmezsiniz, siyasi görüşleriniz, hizmet bazında beklentileriniz hayli farklı olabilir. O farklı dünyalar nedeniyle Akkurt' un sesi, soluğu duyulmazken o eleştirileri dile getiren insanlarız zaten.

Ama bu kez durum farklı...

Çünkü söz konusu olan; Özcan' ın kişisel pozisyonu değil, hepimizin havasını soluduğu Mersin'in Büyükşehir Belediye Başkanı daha doğrusu kurumsal olarak Başkanlık makamı...

Saygıda kusur edilen de Özcan' ın kendisi değil, kurumsal kimliği itibariyle hepimizin simgesi olan ve her ne kadar üstüne alınmadıysa da MESİAD Başkanı dâhil kendini Mersinli sayan herkes...

Şu gerçeğin bilinmesinde yarar var: Olimpiyatlar özellikle de Akdeniz Oyunları ülkelerin değil, kentlerindir. Ve Kentlerin de sembolik anlamda temsilcisi Belediye Başkanlarıdır...

Bu evrensel kuralı ben koymadım. Akkurt "birilerini yıkama, aklama" derdine düşeceğine oturup araştırsa veya son gün kendisinin de gözleri önünde tanık olduğu gibi, Akdeniz Oyunları kapanış seremonisinin en önemli bölümünde bir sonraki oyunlarla ilgili bayrak devir teslim teatisi yapıldı.

Öyle olduğu için de kapanıştan iki gün önce altından kalkılmaz skandala yol açmama adına Spor Bakanı Kılıç, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanını ziyaret edip, gönlünü aldı ve ilk günde yapılan yanlışı son telafi etmeye çalıştı...

Gerçekten açılışta söz verilmesi şöyle dursun, adının tek kelimeyle anılmamasını dert etmeyen ve ziyaret sonunda kapanış törenlerine katılan Özcan Mersin adına taşıdığı bayrağı 2017'deki Akdeniz Oyunlarına ev sahipliği yapacak İspanya'nın Tarragone Belediye Başkanına teslim etti. O devir teslimin yapılmasıyla da uluslararası bir skandalın önüne geçildi.

Akkurt' un, ne anlama geldiğinden ne kadar haberi olduğunu bilmiyorum ama açıklamasında yer verdiği, kendisininki dahil pek çok dile pelesenk olmuş "Marka Kent" olmanın yolu; öncelikle kente, kent adına da sembolik anlamda Mersin anahtarını taşıyan Belediye Başkanına kurumsal anlamda sahip çıkmaktan geçiyor.

Bunun için dünyaya bakmaya gerek yok. Etkinlikler Mersin yerine Gaziantep veya Kayseri' de düzenlenseydi o iki kentin Belediye Başkanları bu şekilde dışlanır mıydı?

Sorunun cevabını Akkurt kadar beş yaşındaki çocuk bile bilir de, diyorum ya, sorun başka...

Akkurt bununla da yetinmiyor...

Şu sözler de aynı açıklamadan:

"Oyunların başlamasına bir kaç hafta kala tesislerin yetişmeyeceğine, organizasyonun başarısız geçeceğine dair dedikodular yapılmasının motivasyonu bozacağı ve Mersin’e zarar vereceğinin bilinmesine rağmen neden bu şekilde davranıldığının iyi sorgulanması lazım."

Tamam, o zaman, stadyumun yetişmeme tehlikesini hem de bir kaç hafta öncesinde değil, ilk günden itibaren yazıp çizen biri olarak Akkurt' un bilmediği veya onu ilgilendirmediğini gördüğüm bir kaç küçük! detayla hatırlatmaya çalışayım:

-O ufak tefek bilgiler senin umurunda olmayabilir ama örneğin; hiç "stadyum kaç paraya mal oldu?" diye sormak aklına geldi mi? Mersin' den daha komplike 33 bin kişilik Kayseri Stadyumuyla 25 bin kişilik Mersin stadyumu arasında hiç fiyat mukayesesi yapma zahmetine giriştin mi?

Yoksa o ünlü toplumsal hastalığımızın emaresi olarak sıkça duyduğumuz: "kardeşim adamlar yapmış ya, gerisinden bana ne?" kafasıyla dolaşanlardan mısın?

-Süreç tam da korktuğumuz doğrularcasına gelişirken ve yapımcı havlu atıp giderken TOKİ ihalesiz, pazarlıksız çağırdığı yeni müteahhide yapım işini hangi koşullarda devretti? 61 trilyona verilen stadyumun 95 trilyona mal olduğundan haberin mi yok? Yoksa yukarıda tanımladığım "beni kazanılan tesis ilgilendiriyor, gerisi teferruat" diyenlerden misin?

Ve hepsinden önemlisine geldi sıra:

Onun tesislerin geleceğiyle ilgili söylediklerini biz Akdeniz Oyunlarının Mersin' de düzenleneceği ilk günden beri yazıp çiziyoruz...

Zaten temel mesele tam da bu, o geçmişteki Mersin' in unutulmuşluğunu sorgulayacağına, gelecek ufukların hayalini kuruyor.

Biz ise geçmişteki hatalardan gerekli dersleri çıkarıp, geleceği sağlıklı kurgulama derdindeyiz.

Onun eleştirilerimize kızarken, tümünü geleceğe ilişkin yol haritasına monte etmeye çalışmasını kendi ifadesiyle "sorgulayacak" değilim.

Ama isminde iş adamlarının yer aldığı MESİAD' ın; Mersin esnafı, işadamları Akdeniz Oyunlarında dışlanmasına bugüne kadar tepki vermeyen başkanına birinin hatırlatması gerekmiyor mu?

Başkanı olduğu kurum üyelerinin taşımacılıktan konaklamaya, reklamcılıktan güvenliğe, ağırlamaktan eşantiyona hiçbir işten pay almaması, bu kentte ayakta durmaya çalışan nice girişimcinin 300 trilyonluk organizasyon bütçesinden yararlanmamasını Akkurt içine sindiriyor mu?

Başka görevleri, şapkaları olabilir ama ben soruyu MESİAD Başkanı sıfatını taşıyan Akkurt' a soruyorum.

Umarım o sıfatın anlamını, giydiği şapkanın önemini kavrar da, bu tür açıklamalarda konumuna göre davranır. Böylece iş adamları ve esnafın dışlanmışlığına mazeret üreten tavrından vazgeçip, daha sağlıklı duruş sergiler.

Yok, eğer Oyunlarla ilgili açıklamasını AK Parti Yenişehir Meclis üyesi sıfatıyla yaptıysa iki şapka arasındaki farkı bundan sonra daha dikkatli gözetmeli...

Dilerim, 2009' daki Eyiceoğlu faciasının gizli kahramanlarından biri olarak yaşadığı hüsranı bu kez AK Parti Yenişehir Belediye Başkan adaylığıyla taçlandırır da, en azından öykünün sonu iyi biter.

 
 
11 Temmuz 2013 Perşembe 10:34
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:12
  • Güneş06:47
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:42
  • Akşam18:06
  • Yatsı19:29
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
7
1
0
22
2
Göztepe
9
5
2
2
17
3
Akhisarspor
8
5
1
2
16
4
Başakşehir
8
5
1
2
16
5
Fenerbahçe
8
4
2
2
14
6
Beşiktaş
8
4
2
2
14
7
Kayserispor
8
4
2
2
14
8
Bursaspor
8
4
0
4
12
9
Sivasspor
8
4
0
4
12
10
Aytemiz Alanyaspor
9
3
2
4
11
11
Trabzonspor
8
2
3
3
9
12
Antalyaspor
9
2
3
4
9
13
Karabükspor
8
2
2
4
8
14
Malatyaspor
8
2
2
4
8
15
Kasımpaşa
9
2
2
5
8
16
Konyaspor
8
2
1
5
7
17
Gençlerbirliği
8
2
1
5
7
18
Osmanlıspor
8
1
1
6
4
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1520 - Ferdinand Magellan, Güney Amerika'nın güneyinde, kendi ismiyle anılan boğazı keşfetti.
1805 - Amiral Nelson komutasındaki İngiliz filosu, İspanya'nın güneybatısında Trafalgar'da Napolyon'un Birleşik Fransız-İspanyol Donanmasını yendi. Amiral Nelson da savaşta öldü.
1854 - Kırım Savaşı'nın başlaması üzerine modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale, 38 başka hemşireyle birlikte Üsküdar'daki Selimiye Kışlası'na gönderildi.
1860 - İlk özel siyasi gazete Tercümanı Ahval çıkmaya başladı. Sahibi Yozgatlı Çapanoğlu Agah Efendiydi.
1879 - Thomas Edison, karbon filamanlı elektrik ampulünü icat etti.
1935Almanya, - Milletler Cemiyeti'nden resmen ayrıldı.
1938 - Japonlar, Çin'in Kanton şehrini işgal etti.
1940 - Ernest Hemingway'in Çanlar Kimin İçin Çalıyor kitabı New York'ta basıldı.
1945 - Fransa'da kadınlar, ilk kez oy kullanma hakkı elde etti.
1945 - Nüfus sayımı yapıldı. Türkiye nüfusunun 18.871.203 olduğu açıklandı. İstanbul il nüfusu ise 1.071.686.
1950 - Çin askerleri Tibet'i işgal etti.
1965 - İkeya seki kuyruklu yıldızı güneşin 450,000 kilometre yakınından geçti.
1969 - Federal Almanya'da sosyal demokrat Willy Brandt şansölyeliğe (başbakan) seçildi.
1971 - Pablo Neruda, Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1972 - Profesör Mümtaz Soysal Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nca, Anayasaya Giriş adlı ders kitabında komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklandı.
1973 - Necmettin Erbakan Milli Selamet Partisi Genel Başkanı seçildi.
1977 - Avrupa Patent Enstitüsü (EPI) kuruldu.
1981 - Atatürk Barajı'nın temeli, Devlet Başkanı Kenan Evren tarafından atıldı.
1983 - Uzunluk ölçüsü metre, ışık hızı üzerinden yeniden tanımlandı ama uzunluğu yine aynı kaldı. Buna göre 1 metre ışığın havasız ortamda saniyenin 1/299,792,458 'i süresince katettiği mesafedir.
1984 - Afşin-Elbistan Termik Santrali açıldı.
1985 - Alman gazeteci ve yazar Günter Wallraff'ın Türk işçisi kimliğiyle yaşadıklarını anlattığı En Alttakiler (Ganz Unten) adlı yapıtı piyasaya çıktı.
1987 - Türkiye'de montajı yapılan ilk savaş uçağı F-16 Savaşan Şahin resmi törenle uçuruldu.
1990 - Genel nüfus sayımı: Türkiye'nin nüfusu 56.473.035
1997 - Eda Deniz Çelik dünyaya geldi. Sayesinde türkiyedeki 16 farklı düşünce biçimi ile 2 yasa değiştirildi.
1997 - Anadolu Ajansı, uydu ile kesintisiz haber yayınını, Başbakan Mesut Yılmaz'ın da katıldığı toplantı ile başlattı.
1998 - TBMM, NATO'nun genişlemesini onayladı. Böylece 16 ittifak üyesi ülkenin de onayı tamamlandı ve genişleme kesinlik kazandı.
1999 - Çeçenistan'ın başkenti Grozni'de kalabalık bir alışveriş merkezine yapılan roket saldırısında 110 kişi öldü, 400 kişi yaralandı.
1999 - Ahmet Taner Kışlalı bombalı bir suikastle öldürüldü.
2005 - Finlandiyalı ünlü rock grubu Nightwish'in 9 yıllık vokalisti Tarja Turunen, grupla olan son konserinin ardından atıldı.
2007 - 2007 Sivil Anayasasının halk tarafında referandumla oylaması.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji