Bakan Elvan’dan Emeklilere TOKİ Müjdesi

Ana Sayfa » Gündem » Adalet, hukuk, yargı... -1... Abdullah Ayan yazdı

Adalet, hukuk, yargı... -1... Abdullah Ayan yazdı

İttifak çatlayınca müttefikler de değişiyor. Dünün Silivri savcısına! kader bugün avukat cübbesini giydirince...

 
 
Adalet, hukuk, yargı... -1... Abdullah Ayan yazdı
Bilen bilir, bilmeyene ise anlatmak çok zor...

Yargının olduğu her yerde hukuk hâkimdir iddiası çoğu zaman laf-u güzaftan öte anlam taşımaz.

Örneğin yargının işleyişi ülkeden ülkeye, hatta aynı ülkede dönemden döneme, günden güne değişir.

Gün gelir canınızı çok yakan sokak gaspçılarına karşı cinayete yakın ceza verilmesini öngören düzenleme yaparsınız.

Sonra öyle tablo çıkar ki karşınıza, abarttığınızı görüp suça uygun ve amme vicdanını kanatmayacak ceza indirimlerine başvurursunuz.

Kapı zorlayan, cam kıran, bir yere girip hırsızlık yapana hele bunlar bir kişiden fazlaysa, kara kaplı kitaba uymak zorunda olan Hâkim üç sanığa 6'şardan 18 yıl cezayı basar da, ancak o an feryat eder; baklava çalmak, adam öldürmekten daha mı büyük suç? diye sormaya başlarsınız.

Hâkim' de çıkar "bu ceza hukukunu ben yazmadım, gidin onu düzenleyenlere boyacı küpüne benzetenlere, günlük rüzgara bakıp yap boz tahtasına çevirenlere hesap sorun" der.

O nedenle bu ülkenin neredeyse 100 yıllık Cumhuriyet tarihinde dünya hukuk literatürüne konu olmuş, insanlığı bir adım ileri götürecek tek bir içtihat kararınız çıkmaz ama "baklava çalan 18 yaşından küçük üç çocuğu toplam 18 yıl hapis yatıran ülke" olarak bir yerlerde anılırsınız.



12 yaşının coşkulu çocuk sevincini babasıyla paylaşırken Uğur Kaymaz' ı 12 kurşunla öldüren devletin sadık adamlarını rahatsız edilmesinler diye, cinayet mahallinden bin km ötedeki mahkemeye taşırsanız onun adı hukuk bir yana yargıyı sağlamak bile değildir ki kanayan adaletten söz edeyim.

Kurşun yiyen 12 yaşındaki çocuğuna değil, ona kurşun sıkana sahip çıkan, bir gün bile hapiste yatırmayan ülkenin o çok gurur duyduğunuz hukuk anlayışıyla evrenin pek çok yerinde durmadan kulaklarınız çınlatılır, siz duymasanız da...



Gerçi kurşun sıkmakla gurur arasındaki o muhteşem! ince çizgiyi ya da ilişkiyi özetleyen Başbayan başbakanlarınız olduğu için 12 yaşındaki Uğur'a 12 kurşun sıkanları cezadan muaf tutma gayretiniz kimseleri fazla şaşırtmaz. Fazlası da ne kelime "Vatan için kurşun atan da yiyen de şereflidir" vecizesini dünya literatürüne armağan eden kaç lider, kaç iktidar, hatta şunun şurasında Afrika'daki adını bilmediklerinizi de katsanız kaç ülke çıkar ki?

Gün gelir şikeye, hatta kimi muktediri rahatsız ediyor diye maçlarda kötü tezahürata akıl almaz cezalar öngören düzenleme yapar, hatta dünyaya örnek olacağız rolüne soyunursunuz. Oysa hayatın gerçeği kapının eşiğinde beklemektedir. Ve o gerçek yüzünüze tokat gibi çarpar daha ilk uygulamada.

Üzerinden bir yıl geçmeden hemen çark eder, bambaşka yasal düzenlemelere imza atarsınız.

Sırf bunun için yabancılar bu toprakları hukuk çerçevesinden değil yargı penceresinden anlamaya ve anladıklarından öğrendikleri dersle anlatmaya çalışırken tek cümleyle özetlerler yüz yıllık macerayı: "yok kanun, yap kanun"

Bunları anlatırken çok fazla gerilere gidip "önce asan, sonra asma gerekçesi yaratan" İstiklal Mahkemelerini hatırlatacak değilim.

Genç sevgilisini boynuzluyor diye öldüren Milletvekiline deli raporu uydurup, o deli raporu sayesinde cezai ehliyeti yoktur bir gün hapis yatırmadığınız adamı cinayetten üç ay sonra yeniden Milletvekili seçtiren* güçlü iradeyi de yakından biliyorum, o nedenle haddimi, sınırımı, nereye kadar dokunabileceğimi bilirim.

O nedenle uzak geçmişi kaşımaya, kaşıyayım derken de kanatıp yüzüme gözüme bulaştırmaya niyetim yok.

**

Bütün bunları niye mi anlatıyorum: Bu ülkede özellikle yargı alanında duyacağım hiç bir şey şaşırtmaz beni de ondan...

Ne Anayasa Mahkemesi Başkan Vekiliyle kameraların kapatıldığı Genel Kurmay Karargâhında haftanın maçlarını değerlendiren Kara Kuvvetleri Komutanının sonradan ortaya çıkacak internet siteleri üzerinden uydurma haberlerle iktidar partisinin kapatılma girişimlerindeki çabaları şaşırtmayınca geriye o ünlü televizyon haber sunucusunun ekran başına daha çok müşteri toplamak için "şok... şoook..." anonsları da gün gelir artık kesmez hatta güzel uykulara ninni bile olur.

Her şoka alışınca, halkın %47' sinin oyunu alan iktidar partisinin Anayasa Mahkemesinden kıl payı kurtulması, argo deyimle "ipten dönme halinin" yadırganacak yanı da olmaz, papatya falının mutlu sonu niyetine oh der geçerim. Aslında o ipten dönenin aslında bu ülke ve ülkede yaşayan çocuklarımız olduğunu, oynanan oyunun papatya falından çok ölümle sonuçlanacak Rus ruleti anlamına geldiğini bilmemek mümkün mü?

Ama dedim ya yargının kararlarına şaşmamayı öğreten hayatın gerçeğine alışınca her şey daha güzel gidiyor.

Bunlara şaşmayınca o internet sitelerinin açılma emrini verdiği belgelerle sabit, "darbeye eksik teşebbüsten" müebbet hapse mahkûm eski GK Başkanının "cezasıyla ilgili gerekçeli kararın geciken yazımı" gibi muhteşem bir buluşla serbest bırakılmasına vesile olanlara "Stockholm Sendromu'nun yeni âşık olma hali der geçerim.

Konu derin ve bir o kadar da aktüel...

Silivri' den Ankara' ya kestirmeden duble yol döşeyip darbecileri sokağa salarken, düne kadar kutsal müttefik kabul edilen Gülen' i Obama'ya telefon açıp isteyecek noktaya getirilen kavganın hukuki boyutlarını, öyle kafasına esenin başka bir ülke liderinden dilediği adamı paketleyip teslim etmesinin mümkün olup olmadığını, daha doğru imkansızlığını ele alacaktım ama bir sonraki yazıda devam edeyim buna...

* Recep Zühtü adlı Milletvekili 10 Şubat 1935 gecesi 10 yıldır birlikte olduğu Fatma Medine'yi kendisini aldattığı gerekçesiyle öldürmüş, Ancak alınan deli raporu sayesinde Üsküdar Savcılığı, “muhakemenin men’ine” karar vermişti.

Deli raporu, Recep Zühtü’nün ceza alması bir yana mahkemeye çıkmasına bile engel olmuştu ama Milletvekili olmasını durdurmamıştı. Recep Zühtü' nün hikâyesi çok uzun ve Mustafa Kemal'in ölümüyle gündeme gelen Cumhurbaşkanı kim olacak tartışmalarına "İsmet'i vuracağını her yerde söyleyen" adam olarak geçecek kadar derinlikli. Ama konumuz bu değil, sadece cinayetten cezai ehliyetini ortadan kaldıran deli raporuyla yırtan birinin cezai ehliyetsizliğinin Milletvekili olmasına engel olmadığını anlatmak için basit bir örnek olması bakımından hatırlatayım istedim.





 
12 Mart 2014 Çarşamba 23:09
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:53
  • Güneş06:29
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:28
  • Akşam19:06
  • Yatsı20:31
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1692 - Bahadırzade Arabacı Ali Paşa sadrazamlıktan alınarak yerine Bozoklu (Bıyıklı) Mustafa Paşa atandı.
1854 - Kırım Savaşı: Birleşik Krallık Rusya İmparatorluğuna savaş ilan etti.
1890 - Louisville, Kentucky'de çıkan fırtınada 76 kişi öldü 200 kişi yaralandı.
1918 - Besarabya ve Moldova Romanya'ya katıldı.
1958 - Nikita Khrushchev, SSCB'de başbakanlığa yükseldi.
1969 - Koç Holding'e ait Aygaz tankeri Ege Denizi'nde alabora oldu, 15 kişilik mürettebattan 1 kişi kurtulabildi.
1970 - Gediz, Kütahya'da deprem oldu, 1087 kişi hayatını kaybetti.
1972 - Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi lideri Mahir Çayan ve arkadaşları Ünye Radar Üssü'nden 3 İngiliz teknisyeni kaçırdı.
1976 - Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Washington, DC'de Savunma İşbirliği Anlaşması'nı imzaladı. Bu anlaşmaya göre, Türkiye üslere izin çıkaracak, ABD de buna karşılık Türkiye'ye yardımda bulunacaktı.
1977 - Kanarya Adaları'nın Tenerife Havaalanı'nda uçuşa geçmek üzere olan Hollanda Havayolları'na ait Boeing 747 tipi yolcu uçağı, yine havalanmak üzere olan Pan Am'a ait başka bir Boeing ile pistte çarpıştı. Kazada 575 kişi öldü, 70 kişi yaralandı.
1986 - Hayali mobilya davasında 10 yıldır yargılanan Yahya Demirel tahliye edildi.
1987 - 'Hora' (Sismik-1) gemisinin, petrol aramak için Ege'nin uluslararası karasularına açılmasının Yunanistan'ın petrol aramaları için açıkladığı tarihe rastlaması, iki ülkenin silahlı kuvvetlerini alarma geçirdi.
1994 - Eurofighter Typhoon ilk test uçuşunu yaptı.
1996 - ABD Başkanı Bill Clinton, eşi Hillary Clinton ve kızı Chelsea ile Türkiye'ye geldi.
1999 - Nissan Renault arasında güç birliği anlaşması imzalandı.
425 - İmparator II. Theodosius zamanında, Konstantinopolis'te, Auditorium adıyla ilk yüksekokul açıldı. Okulda 31 profesör, Latince ve Grekçe hitabet ve gramer, hukuk ve felsefe dersleri vermeye başladı.
630 - Tang Hanedanı Yin Dağları'nda (günümüzde İç Moğolistan) Doğu Göktürk Kağanlığını yendi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji