Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Adalet, hukuk, yargı... -2... Abdullah Ayan yazdı

Adalet, hukuk, yargı... -2... Abdullah Ayan yazdı

Siz yargıyla hukuku karıştırsanız da, hukukun evrensel uygulamaları sizin sandığınız gibi işlemiyor.

 
 
Adalet, hukuk, yargı... -2... Abdullah Ayan yazdı
Türkiye' de dışarı salınması imkânsız kimi sanığın tahliye edilirken bulunan gerekçelere de, suç vasfına bakıldığında tutuklanması çok zor nice insanın cezaevine koyulması için geliştirilen ve epey emek isteyen bahanelere hep şapka çıkarmışımdır.

Son örneği İstanbul'da iki bakan oğlunun tahliye edilirken "adreslerinin belli, kaçma şüphelerinin olmayışına dayandıran gerekçeye sırf bu nedenle şaşmam...

Ama kaderin garip tecellisine bakın ki, aynı gün Erdemli' de şikâyet üzerine bir bahçeden 250 kg limon çalan iki gencin tutuklanmasına neden gösterilen "kaçma şüphesi" açıkçası benim bile ufkumu zorlayan bir tabloyu getirip koydu önüme.

Bunca şeyi niye mi anlatıyorum: Adalet, hukuk, yargı derken vardığımız duraktaki çaresizliğimizle ilgili bir iki kelam etmek istiyordum, ama kafamdaki taslakla beynimin kıvrımlarından klavyeye dökülenler bazen uyumlu olmuyor.

Neylersin an geliyor, dili ısırıp sussan da vicdan kanıyor.

Hepimizin gözleri önünde cereyan etti:

İktidara her yanıyla açılmış kimi medyaya el altından sızdırılan bilgilere göre Erdoğan, hizmet hareketinin son operasyonlarından öylesine bizar olmuştu ki, Telefona sarılıp Obama' yı aramış, dert yandığı Obama da kendisine "mesaj alınmıştır" şıklığında cevap vermişti.

Sonradan Obama' ya yakın kaynaklar ikili arasında böylesi bir diyalogun hiç bir zaman geçmediğini söylese de, ne gam, tribünler gerekli mesajı almıştı.

Peki böyle bir görüşme olmuş mudur olmamış mıdır sorusundan önce daha önemli bir hususa cevap vermeye çalışalım.

Obama, Merkel, Cameron veya Hollande ile dilediği an görüşebilen Erdoğan bile olsa, bir lider başka demokrasiyle yönetilen başka bir ülke liderine böyle bir talepte bulunabilir mi?

Gelişmişleri bir yana koyalım ve başka bir örnek vereyim: Erdoğan bu ülkenin milyarlarca dolarını iç eden Uzan'ları açık adreslerine kadar yerleri belliyken Ürdün kralından veya Fransa Başkanından hediye ister gibi isteyebilir mi, isteyebildi mi?

Sorunun cevabı çok ciddi sorunları da barındırıyor içinde.

Önce bir ülkenin -hele bu ABD ise hukukun işlediği bir ülkeyse- başka bir ülkenin istemesi halinde birini hangi yasal prosedürler çerçevesinde iade edebileceğini hatırlamakta, hatırlatmakta yarar var.

Önce iadesini isteyeceğiniz kişi için güvenlik birimleri veya Savcılıkça bir suç dosyayı oluşturacak ve bu dosyaya dayanarak iddianame hazırlayacaksınız.

İddianame ve eklerini suçun niteliğine göre bir mahkemeye sevk edeceksiniz. Mahkeme delillere ve iddialara bakacak ve ciddiye alırsa iddianameyi kabul edip davayı başlatacak.

Ardından aynı Mahkeme sanıkları ifadeye çağıracak. Türkiye' de bulunanlar mahkeme heyetinin karşısına çıkıp ifade verecek. Çağrıldığı halde ifadeye gelmeyen hakkında yakalama kararı çıkarılacak. Sanık yakalanmazsa veya başka bir ülkede olduğu ortaya çıkarsa yakalanıp getirilmesi için kırmızı bülten hazırlanıp İnterpol Merkezine gönderilecek.

Kırmızı bülten de çetrefilli hukuki süreçler gerektiriyor ama işin orasına girecek değilim. Ergenekon davası sırasında Bedrettin Dalan ve AK Parti Milletvekili Turhan Çömez hakkında çıkarılan kırmızı bültenlerin ne kadar işe yaradığını sanırım hatırlatmama gerek yok.

Daha da sıcak ve Türkiye'deki yargının durumunu göstermesi bakımından en can sıkıcı örneği Pınar Selek davası...

Burada davayı da, akıl durduran süreci de anlatacak değilim. Ama sonuçta mahkemenin defalarca beraat verdiği Pınar, Yargıtay' ın ısrarıyla müebbet hapse mahkûm edildi. Kararın kesinleşmesiyle de yakalanıp iadesi için kırmızı bülten yayınlandı.

Peki, ne mi oldu?

Kırmızı bülteni Interpol öyle sizin göndermenizle hemen işleme koymuyor. Klasik ifadeyle Noter mercii değil. Dosyayı hukukçulardan oluşan bir komisyona inceletir. Selek davasında da öyle oldu ve sonuç gerçekten Türkiye' ye bir cevap niteliğindeydi. Interpol' ün tutuklamaya gerek görmediği kararın tarihi de öyle yıllar öncesine dayanmıyor. Çok taze ve 20 şubat 2014 günü açıklandı.

Hadi diyelim ki, Gülen dosyasında her şey kazasız, belasız tamamlandı, Türkiye' deki mahkeme yakalama kararı verdi bunu Interpol' de inceleme sonucu yerinde buldu ve yine diyelim ki Gülen hakkında dört başı mamur dosya eşliğinde, elinizde kırmızı bültenle Washington'un kapısına dayandınız!

Obama' nın "hoş geldiniz, biz çay içerken, çocuklar Pensilvanya' dan kapıp gelsin, paketleyip verelim" diyeceğini mi sanıyorsunuz?

Beyler kusura bakmayın ama ABD' de hukuk işliyor ve sizin kolay kolay anlamayacağınız çok ta meşakkatli yollardan geçiyor.

Ve o hukuku uygulayan yargıçlar, ne size ne de Obama' nın feriştahı olsa kimseye torpil yapmaz, bırakın torpili önlerine dosya geldiğinde gözleri Adalet Tanrıçası gibi kapalı olduğundan kimseyi tanımazlar da...

Kırmızı bültenli dosyanız pek çok aşamadan geçtikten sonra Hâkim önüne gelir. Hâkim de tüm iddialar, belgeler, deliller ışığında hâkimler inceler ve bir karara varır. O kararın temyiz aşamaları gibi yorucu ayrıntılara girecek değilim. Ama şu kadarını söyleyeyim bugüne kadar tüm provokasyon, operasyon, plan proje girişimine rağmen eline silah almamış, şiddete bulaşmamış birilerinden siz çete, örgüt yaratsanız da, Washington' da tek kaygısı hukuku ve o hukuku da adalet duygusu içinde gerçekleştirme olan yargıçlar sizin çok ciddiye aldığınız iddialarınıza gülüp geçerler...

Harfi harfine her canlı gibi yaşamanız mukadder bir o kadar da can sıkıcı olası süreci özetlemeye çalıştım...

Olacakları nereden mi biliyorum? Bugüne kadar benzer onlarca, yüzlerce hikâye okudum da oradan.

Bir başka ifadeyle söyleyeyim: Hukukun geçerli olduğu ülkelerde geçmişte olanlar geleceğe ışık tutar da ondan...

Eski bir siyasetçinin verdiği örnek aslında yeterince özetler her şeyi:

Sabahın köründe kapınız çalıyorsa demokratik ülkede sütçünün geldiğini bilir kapıyı ona göre açarsınız...

Diktatörlüklerde sabaha karşı kapınız çalmışsa gelen sivil polistir, alıp götüreceklerini bilirsiniz.

Ya çalan kapıyı sütçü geldi açtığınızda karşınızda polis görürseniz!

İşte o tip ülkelere de Türkiye ve benzeri diyarlar diyorlar...

Kimse bir anketdottan ne kapıp alınmasın ama özetle bu...

Kaldı ki birileri buluttan nem de kapmasın, hikâyenin yerli versiyonunun patenti bana ait değil... 6 kez gidip 7 kez geri gelmekle övünen Demirel çok daha güzel anlatır bunu.

Eminim şu yaşananlara baktıkça çok daha güzel anlatacaktır sütçü, bekçi hikâyesini...

 
17 Mart 2014 Pazartesi 08:41
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji