Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Güncel » Ağırdır: Ak Parti yükselir,MHP oyları CHP'yi yakalar

Ağırdır: Ak Parti yükselir,MHP oyları CHP'yi yakalar

Konda Araştırma Şirketi'nin Genel Müdürü Ağırdır, toplumun süreci soğukkanlılıkla izlediğini açıkladı: Süreç başarılı olursa AK Parti yükselir, ne olursa olsun MHP kazanır, CHP ise iki arada bir derede

 
 
Ağırdır: Ak Parti yükselir,MHP oyları CHP'yi yakalar
Toplum sürece kenarda soğukkanlı bakıyor... Bu sözler Konda Araştırma Şirketi'nin Genel Müdürü Bekir Ağırdır'a ait. Ağırdır, sürecin sonucuna göre partiler arasında yükseliş ve inişler olacağını vurguladı. Ağırdır'ın satırbaşları şu şekilde:

SEÇMEN ETKİYE BAKACAK
Süreç daha bir tartışma... Bence toplum son derece soğukkanlı bir biçimde ne olacak diye bakarak bir kenarda bekliyor. 53 milyon yetişkin insanın henüz oy tercihini değiştirecek bir şey de olmadı. Seçmen bir takım günlük uygulamalardan rahatsızsa "kararsızım", AK Parti'ye kızıyorsa da "bir düşüneyim" diyor. En azından bu süreç başlayana kadar yani Ocak ayına kadar böyleydi. Onun için oynaşma, kararsızlarla AK Parti arasındaydı. Dolayısıyla ne öyle AK Parti'nin oyunda radikal düşüşler ne de diğerlerinin oylarında radikal yükseliş var. Artık süreç başladı denince seçmenin tercihi hemen ertesi sabah değişmez. Seçmen ancak sonucuna ve gündelik hayatına etkisine bakacaktır.

KUTUPLAŞMA KESKİNLEŞTİ
ÜLKEDE bir gerilim olduğunu biliyoruz. Buna Türk-Kürt kutuplaşması,  AK Parti yandaşlığı-karşıtlığı ya da modern ve dindarların belli bir kesimleri diye bakılabilir. Ama gündelik hayatta bir kutuplaşma olduğunun farkındayız. Her ne kadar medya sadece bunun Türk-Kürt veya AK Parti yandaşlığı-karşıtlığı sanıyorsa da gündelik hayata yansıyan kısmı yani hayat tarzlarına yansıyan kısmının çok farkında değil. Halbuki biz de 3 yıldır yırtınıyoruz ki, "böyle bir problem var  ve bu giderek büyüyor." Bu nedenle iktidar ya da partiler değişse bile bu kutuplaşma hayatta sürecek demek. Kutuplaşmalar AK Parti'yle oluşmadı. Ama AK Parti keskinleştiriyor.

KÜRT MESELESİ SORUN
KÜRT meselesi ülkenin önündeki en önemli problem. Kürt meselesi varken, demokratikleşme konuşamayız. Kürtlere vermediğimiz her hak, kendi hayatımızdan feda etmeye razı olduğumuz bir hak. Türkiye 2014-2015'ten sonra medeni, ilerleyen bir ülke olacaksa, toplumsal refahın, huzurun yükseldiği bir ülke olacaksa Kürt meselesini çözmek zorundadır, nokta. Hep beraber, herkes kendi kimliğiyle, siz mini eteğinizle, diğeri başörtüsüyle, öbürü Kürtlüğü, öbürü Türklüğüyle var olabileceği bir hayat kurmalıyız.

NİYET UMRUMDA DEĞİL
HÜKÜMETİN niyetinin ne olduğu, Apo'nun arzusunun ne olduğu benim umrumda değil. Ben diyorum ki, sürece kendi ihtiyaç ve taleplerimizi dillendirmek için, 1 Mayıs'ı özgürce kutlayabilmek, İstanbul'la ilgili kararlara istediğimiz gibi katılabilmek için bir düzenleme yapacaksak, bu düzenlemeleri yapmamızın nedeni Kürt meselesi. Kürt meselesini ortadan kaldırmadan bu düzenlemeleri yapamayacağız. Kürt melesinin ortadan kaldırılması için ne yapılacaksa yapmaktan yanayım.

MHP VE AK PARTİ NET
BU konuda MHP ve AK Parti net davranıyor. Bugün AK Parti ya da CHP seçmeni dediğiniz bir monoblog 10 milyon insandan konuşmuyoruz. Bunların içinde farklılar, farklı ihtiyaçları, farklı talepleri ve farklı siyasi dertleri olan insanlar var. Dolayısıyla sürece AK Parti yanında CHP karşısında diye bakmak doğru değil. AK Parti'nin de CHP'nin tabanında da sürece ya da Kürt meselesi çözümüne sıcak ve soğuk bakanlar var. Sadece oran kombinasyonları farklı sayılar. Burada iki arada bir derede kalmış olan CHP. Sürecin ilerlemesi olumluya doğru da yürüse olumsuza doğru yürüse de CHP'ye zarar getirir. Olumluya doğru yürürse AK Parti'nin, olumsuza doğru yürürse de MHP'nin kazanacağı açık. Pozisyonunu netleyememiş olmaktan dolayı olan CHP'ye olur.

İKTİDAR SALLANTIDA DEĞİL
KONUŞMALAR toplumdaki desteği artırıyor. Artırıyor derken yüzde 90'a çıkıyor değil. Ama bunun henüz bugün itibariyle parti tercihlerine falan yansıması sözkonusu değil. AK Parti zaten oldu bitti yüksek oranda seyrediyordu, hala da öyle serediyor. 1 puan inmiş çıkmışların da çok önemi yok. Ama süreç başladı diye, "AK Parti iktidarı sallantıda" gibi bir şey, görüyor musunuz. MHP'lilerde hiç, "iktidara yürüyoruz arkadaşlar dayanın" ruh halini gördünüz mü. Süreç başarılı olursa, tabi bu aşama aşama. Eğer o aşamaya geldiğinde gerçekten bu konuda somut yasal, kurumsal düzenlemeler yapılırsa siyaset normalleşecek. Böyle olursa o zaman AK Parti'nin tartışılmaz hem de çok daha büyük yüksek oyla iktidarını sürdüreceği açık.

CHP İLE MHP EŞİTLENİR
Bu durumda CHP ile MHP belki de eşitlenir. Her halukarda hala AK Parti'ye oy vermeyecek insanlar olacaktır. Süreci desteklese bile AK Parti'ye oy vermeyecekler olacaktır. Bir de gerçekten milliyetçi, başka insanlar olacaktır. MHP'nin bu sürecin sonunda her halukarda oylarında da bir yükselme beklenebilir. Bu 15 mi 25 mi olur bilemem. Ama bir miktar böyle değişim olacağı açık.
CHP eğer kurumsal tercihlerini, siyaset yapma tarzını gözden geçirirse, başka bir pozisyon üretirse başka şeyler konuşuyor oluruz. Ama bugünkü hali sürerse CHP için çok parlak olmayabilir sürecin sonu. CHP eğer yarının Türkiye'sinde olmak hem de iktidara talip olmak istiyorsa, vatandaş gözüyle bakınca kendi içinde kavgalı görüntüsü ile ekonomideki "herşey battı" dilini değiştirecek. İnsanların 2002 ile 2012'deki halinde kötüye gidiş mi var. Esnafa sorun böyle olmadığı açık. Bu inandırıcı olmuyor. CHP'nin yeni baştan mutfağa  kapanıp yeni batan hayat ne, Türkiye ne, dünya neredeye gidiyor, ben burada ne yapmalıyımı düşünmesi gerekiyor.

75 MİLYON KARAR VERECEK
O kadar çok farklı aktör var ki. Başka ülkeler, başka istihbaratlar... Türkiye'deki bu kadar farklı hayat tarzı, bu kadar farklı siyaset. Kürtlerin içinde o kadar farklı ihtiyaç ve talep var ki, bir başbakanın ve iki tane mühendisin, oturup da şunu yapacağız, şu olacak, bunu yapınca da şu olacak diye bir şey, senaryo yok. Hükümetin yapabileceği en iyi şey, farklı durumlara göre farklı senaryolar hazırlamaktır. Sonuç olarak o pazarlık ne yapılmış olursa olsun, birbirine iki kişi üç kişi 5 kişi birbirine ne vaat etmiş olursa olsun, sonuçta bu 75 milyonun kararıyla olacak.

OY ORANI %70'E %30 OLMAZ
Türkiye'deki Kürtlerin yarısı herhangi bir problemi Kürt kimliği üzerinden düşünerek, diğer yarısı da Müslüman kimliği üzerinden düşünerek karar ve tercihlerde bulunuyor. O yüzden Kürt seçmenin yüzde 90'ının oyu,  zaten AK Parti ile BDP'ye gidiyor. Topladığımız zaman bu 6.5 7 milyon oy. Şu anda o yüzde 90'ının 50'sini AK Parti, 40'ını BDP alıyordu. Süreç iyi veya kötü olursa yer değiştirirler ama bu hiçbir zaman 70'e 30 olmaz. Çünkü, hayat tarzı olarak, hayata bakış olarak birisi Müslümanım diye düşünüyor, kafası öyle çalışıyor, taleplerini oradan oluşturuyor, ihtiyaçlarını, dertlerini oradan dillendiriyor. Öteki de Kürt kimliği üzerinden. 2.5 milyon zaten BDP oyu var. 2.5 milyonun 100 bini eksilir. Herkes izliyor şimdi. Henüz daha maç bitmedi ki bir karara varsın. Yarın değişmeyecek anlamında söylemiyorum. Bugün henüz daha oyun oynanıyor. Süreç sürüyor.

KUTUPLAŞMA SÜRERSE TOPLUM KENDİSİ ÇÖZER
AK Parti'de MHP diye CHP diye her gün öyle bir dil kuruluyor ki... O partilerin tabanlarında da sürece olumlu bakan insanlar var. O yüzden de karşı olanların neden karşı olduklarına kafa yormak ve bunu çözmeye çalışmak lazım. Bu şekliyle AK Parti süreci eksik yönetiyor. Ama böyle bir sürecin sorumluluğunu göze almak, bu cesareti göstermek bile çok büyük bir şey.
Kutuplaşmanın devam etmesi halinde, merak etmeyin toplum o zaman meseleyi kendisi çözüyor. Nasıl 2001, 2002'de bütün partileri tasviye ederek başka bir şey yaptı. Toplum aynısını yine bu seçimde yapar. Adam doğrusunu kendi hayatında biliyor. 3.5 milyon Türk'le Kürt akraba. Kendi özel hayatındayken daha hoşgörülü, ama kendi derdiyle, geçim, sağlık, eğitim derdiyle meşgul. O yüzden de daha gerçekçi, ihtiyaçlarına göre ya da var olan koşullara göre pozisyon alıyor. Ülkeye dönünce o ulvi bir şey. Olmayan, kutsal, bir sürü saçma başka duygu hali başlıyor.

 
5 Mayıs 2013 Pazar 11:23
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:47
  • Güneş06:22
  • Öğlen12:45
  • İkindi16:11
  • Akşam18:47
  • Yatsı20:10
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
5
3
1
1
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
5
2
2
1
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Sivasspor
5
2
0
3
6
12
Karabükspor
5
1
2
2
5
13
Malatyaspor
5
1
1
3
4
14
Alanyaspor
5
1
1
3
4
15
Konyaspor
5
1
0
4
3
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji