Özdemir,'Narenciye Sektöründe Ana Sorun Katma Değer Eksikliği'

Ana Sayfa » Gündem » Ağlama Haleb... Abdullah Ayan yazdı

Ağlama Haleb... Abdullah Ayan yazdı

Diren tüm şehirlere ilham veren en kadim, en kadir bilir şehir, diren ve dokunla, kokunla ayakta kal...Diren kalbimin en derin yarası.

 
 
Ağlama Haleb... Abdullah Ayan yazdı
Beyrut’a sesleniyordu Feyruz ama “ağlama Beyrut” teselliden çok ağıt gibi yüreğimi yaktı yıllarca.

Beyrut biraz da Feyruz’ du o aslında. Beyrut Feiruz ile sembolleşmiş, tek varlığa bürünmüştü.

Günlerdir Haleb’ in hem de kendi diktatörü tarafından bombalanışını izledikçe Haleb’ i en iyi kim anlatır, hangi cümle tanımlar diye düşünüyorum.

Evliya Çelebi’ nin “Evsaf-ı nazargah-ı enbiya, taht-ı hulefa, şehr-i azim, belde-i kadim” teşbihleri yeterince ifade eder mi?

Haleb’ in o kadar çok derin etkileri olmuş ki üzerimde, özellikle şu son günlerde yaşadığı trajediyi yüreğimde hissetmek hiç te şaşırtmıyor beni…

Genlerime işlediğini hissettiğim bir ilişkim var bu kadim şehirle…

Sanırım 1958’du. eski bir sinemasında Fransız katliamına direnen yiğit Leyla’ nın bir filmiyle uyanmıştım zulme isyan bayrağı açanlara.

Haleb her ayrı düşüldüğünde özlenen bir yâr, belki de hasretiyle yanıp tutuştuğum, beni emziren anneyi hatırlatan, sihriyle beni durmadan çağıran şehir, saf temiz Halib*…

Kokusunu sevdim, her gidişimde serin bilinmezlerinde kaybolduğum çarşısında soluklandım.

Bazen insanı ürperten, sanki önceki hayatında gördüğü bir anı yeniden yaşatan VUDAJU halleri vardır ya, ben Haleb’ in taş kokan sokaklarında kendimi kaybederken soludum her seferinde o duyguyu.

Sanırım önceki hayatımda bir Halebliydim ben…

Yıllar yıllar geçti, uzun ayrılıklar, hoyrat hayatın kopardığı sevgiler, anneye duyulana benzer hasrete rağmen o aşina olduğumuz kahrolası “erteleme, öteleme” gayretleri, günlük gaileler derken çok uzun bir ara…

2008’de bir daha koştum sevgiliye affeder mi diye hiç düşünmeden.

Biliyordum kucağına alıp hasretle saracaktı beni, benliğimi, belki birkaç sitem dolu söz, ardından soluklanıp konuşacaktık, eskilerden, günümüzden ve hepsinden önemlisi gelecekten.

Yüz yıllık kokusunu taşıyan eski vagonlarıyla beni ona götüren yorgun tren 12 saatlik yolculuğun ardından belki de vuslat heyecanım dinsin diye molalarla, aşina duraklarda soluklanarak sabah serinliğinde homurdanarak girmişti istasyona.

Trenden indiğimde sanki Abdulhamid selamlıyordu beni itinayla yaptırdığı muhteşem gar binasında. Yüksek tavanlı taş bina, genlerime işleyen şehre beni bağlayan köprülerden sadece biriydi.

Nasıl da umutla sarılmıştı, geçmişin yorgunluğunu güzelleştiren asil, kadim şehrim.

Kaleye çıkmıştım soluksuz, koşar adımlarla. Gelip geçenler halime bakıp gülüyordu “nerede tıkanıp çökecek” diye…

Dinlenmek ne kelime ışığa koşan kelebekler gibiydim, bir an önce tepeden Halebi seyretmek, içmek istiyordum. Sonrası umurumda değildi.

Tırmandım yukarılara, mazgallardan birinden kaleyi çevreleyen kurumuş su bendine daldım bir an.

Dünyanın en eski kalesi olarak anılsa da, zindanlarından şifa odalarına, kütüphanelerinden tapınaklarına dalmadan önce mazgallardan kurumuş su bendinde Timur’ un öldürdüğü on binlerce Haleb’ linin kafatasları** sanki oradaymış gibi canlanmıştı gözümde. O kale binlerce yıllık direnişi, teslim olmamayı anlatıyordu aslında.

En tepesine tırmanmış, surların üzerinden esmekte olan rüzgarla selam yollamıştım götürebildiği her yere…

Beriye***’de dedem duydu mu, serin esintinin taşıdığı hasretiyle gözü açık gittiği torun kokusunu? Soramadım, mezarlar duyar da bizi, ben duyamadım dedemi…

Çarşıya indim sonra, kaleye çıkışın heyecanı yerini dinginliğe bırakmıştı.

Yıllar öncesinde babamın hiçbir yere değişmediği kasap yerinde duruyordu, girdim içeri, tanımış mıydı bana mı öyle geldi, sipariş bile almadı eskiden olduğu gibi, sadece hazırladığı etleri pişirip getirdi koydu masaya.

Onca yorgunluğa rağmen otelde uyku tutmamıştı, yıllar süren hasretin ardından sevdiğiniz biriyle oturur sabaha kadar geçmişten konuşursunuz ya, Haleb ile dertleştik, havadan sudan konuştuk, sabahın ilk ışığıyla fırladım sokağa.

Ermeni mahallesi çağırıyordu beni, kiliseler bütün ihtişamıyla duruyordu karşımda. Sokaklar bomboştu henüz uyanmamıştı Haleb, tadını çıkardım yalnız başıma sorgusuz, sorusuz, korkusuz dolaşmanın.

Yavaştan uyandı Haleb ve ful yemeyi hatırlattı, teklifsiz ikram etti.

Yorgun Zekeriya caminin kapısında buldum kendimi.

Ayakkabılar elimde, girdim şadırvanların zikre durduğu kocaman avlusunda serinledim.

Ah genlerime işleyen kadim şehrim, dünyaya önceki gelişlerimde beni emzirdiğini hissettiğim nice şehre analık etmiş, Halebîm…

Hoyrat eller tarih boyunca kıydı, şimdi de kıyıyor sana…

Timur’dan beter yakıp yıkıyorlar binlerce yılın sabrıyla dokunmuş oya zarafetindeki tarihini…

“Ağlama Beyrut” diyordu Feyruz…

Ağlama Haleb, ağlama günün birinde ruhumu teslim etmeyi dilediğim, kendimi bildiğim, kendimi bulduğum ezeli dost, kadim şehir…

Nelere dayanmadın ki, bu da geçer, küllerinden doğarsın sen.

Daha hasretimiz dinmedi, yine geleceğim sana, yine sabahlayacağız serin kiliselerindeki ağaç gölgelerinde, cami avlularında, söz bir daha buluşmadan ölümden söz etmek yok…

Unuttun mu ne diyordu ruhunu sende yıkamış Nabi: “Seninçün ettiğimiz ah ü zarı biz bilürüz/ Firak içinde geçen rüzgârı biz bilürüz”

Diren tüm şehirlere ilham veren en kadim, en kadir bilir şehir, diren ve dokunla, kokunla ayakta kal…

Kal ki, dünya gözüyle bir kez daha göreyim seni, bir başka vuslata yelken açacaksak ta sonra düşelim yollara.

Sakın yıkılma… Hoyrat ayaklarıyla binlerce yıl kimler ezmeye kalkmadı ki seni…

Hiç biri yok, ama sen varsın, sadece sen.

Bu da geçer, geriye yine sen kalırsın, kiliselerin, camilerin, kalen, çarşın, kokun kalır…

Diren kalbimin en derin yarası ve sakın unutma…

Karanlığın en koyu anı aslında şafağın ışıdığı andır…

Ve yine hatırla Nabî’ yi; “Bağ-ı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz/ Biz neşatın da gamın da rüzgârın görmüşüz”

Halib* Arapçada süt demektir, Haleb’ in adını buradan aldığı söylenir.

**Bugün bile anlatılır: Halep kalesini çepçevre saran su bendi Timur’u epeyi zorlamış, çok ta zayiat vermiş ordusu. Bakmış olacak gibi değil, Halep’te esir alınan tüm erkeklerin kafasını kestirip hendeğe doldurarak askerlerin kaleye girişi sağlanmış.

***Beriye; Mezopotamya ovası, Mardin’den başlar, günümüz Suriye toprakları boyunca uzanır. Dedemin mezarı tel örgülerle bölünen o toprakların Suriye tarafındadır.



 
 
 
2 Ağustos 2012 Perşembe 09:24
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:05
  • Güneş07:45
  • Öğlen13:03
  • İkindi15:45
  • Akşam18:02
  • Yatsı19:30
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon, 140.00 kişilik bir ordu ve 200.000 kişilik gönüllü birliği ile Paris'e girdi.
1841 - Hong Kong Adası (Hong Kong'un güneyinde bir ada), Afyon Savaşları sırasında Birleşik Krallık'a verildi .
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.
1892 - Springfield, Massachusetts'te ilk resmi basketbol maçı oynandı.
1895 - Darülaceze kuruldu.
1915 - Mustafa Kemal, Esat (Bülkat) Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19.Tümen Komutanlığı'na atandı.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.
1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı
1921 - Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı olarak kuruldu.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1921 - TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa Teşkilatı Esasiye kabul edildi.
1923 - Ali Şükrü Bey'in Ankara'da yayımladığı Tan gazetesinin ilk sayısı çıktı.
1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, gizli oturumunda Elcezire bölgesinde bir İstiklal Mahkemesi kurulması kararı aldı.
1923 - İsmet Paşa'nın Lozan'da Yunanlılar tarafından yakılmış 26 şehrin listesini sunması.
1929 - Lev Troçki, Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edildi.
1936 - VIII. Edward Birleşik Krallık hükümdarı oldu. Daha bir yılı doldurmadan 10 Aralık 1936'da kendi isteği ile tahtı bırakacaktır.
1936 - Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
1936 - Ankara'da Endüstri Kongresi toplandı. Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1945 - Birleşik Krallık'ta eğitimini tamamlayan 50 Türk öğrenciye pilotluk brövesi verildi.
1947 - Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
1950 - Kiraların serbest bırakılması kararlaştırıldı.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1953 - General Eisenhower, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçildi.
1956 - Yaşar Kemal, "İnce Memed" romanıyla Varlık dergisi Roman Armağanı'nı kazandı.
1961 - Londra Konferansı'nda Kıbrıslı Rumlar, federal yönetim tezini reddetti. Bunun üzerine Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri konferanstan çekildi.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk oyun Cevat Fehmi Başkut'un "Hacıyatmaz" oyunu oldu.
1961 - John F. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı seçildi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı. Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu, derecesi: 2 saat, 23 dakika, 3 saniye.
1968 - Türkiye, Yunanistan'daki askeri rejimi tanıyan ilk ülke oldu.
1969 - John Lennon, Yoko Ono ile evlendi.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Akademik Konsey'in kararıyla süresiz kapatıldı.
1972 - Türk Hava Yolları'nın Marmara uçağı Adana'da düştü. Uçakta yolcu yoktu. Beş kişilik mürettebattan bir hostes öldü, dört görevli yaralandı.
1975 - Tüm Memurlar Birleşme ve Dayanışma Derneği (Tüm-Der) kuruldu.
1975 - ASALA terör örgütü kuruldu.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı. Haber, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı koltuğunu Jimmy Carter'dan devralmasından birkaç dakika sonra geldi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 223 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu üyesinin tutuklanmasına karar verdi.
1983 - Eski İstanbul Belediye başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1986 - Demokratik Sol Parti (DSP) ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP arasında yapılan "solda birlik" görüşmeleri kesildi. Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Rahşan Ecevit "Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile yollarımız ayrıldı" dedi.
1986 - Birleşik Krallık ve Fransa, Manş Tüneli planlarını açıkladılar.
1986 - Jacques Chirac, Fransa başbakanı oldu.
1988 - Mehmet Ali Aybar ile Aziz Nesin hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Gerekçe 2000'e Doğru dergisine Kürt sorunu konusunda yaptıkları açıklamalardı.
1989 - Samsunspor kafilesi, Malatyaspor ile yapacağı lig maçına giderken kaza geçirdi, 3 kişi öldü.
1989 - George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.
1989 - Asil Nadir, Günaydın gazetesi, Gelişim yayınlarından sonra Güneş gazetesini de satın aldı.
1990 - Bakü'de Sovyet ordusu tarafından yapılan katliam.Yüzlerce masum hayatını kaybetti. (20 Yanvar Faciası)
1992 - Flash TV yayın hayatına başladı.
1993 - Anayasa Mahkemesi dini bayramlarda Bayram dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasayı iptal etti.
1993 - Meclis Anavatan Partisi (ANAP) döneminin iki bakanı Safa Giray ile Cengiz Altınkaya'nın Yüce Divan'a verilmesini kararlaştırdı.
1993 - Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçildi.
1995 - Tokyo metrosuna sarin gazı saldırısı: 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), "Demokratik standartların yükseltilmesi paketi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığına sundu. TÜSİAD raporda Kürtçe eğitimin serbest bırakılmasını da öneriyordu.
2000 - Yargıtay, gazeteci Metin Göktepe'yi gözaltında öldürdükleri gerekçesiyle 7 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 6 sanık polisten 5'inin cezasını onadı, sanıklardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse'nin cezasını ise esastan bozdu.
2001 - George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi.
2003 - MERNİS hizmete girdi.
2006 - Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdu. Ağca, Yargıtay'ın kararı doğrultusunda Kartal'da bulunduğu yerden alınarak, Kartal H Tipi Cezaevine konuldu.
2007 - Hrant Dink'in öldürülmesi olayının zanlısı Ogün Samast, Samsun'da yakalandı.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji