2017 Ocak ayında Mersin ve Türkiye'de kurulan/kapanan şirket istatistikleri

Ana Sayfa » Gündem » AK Parti Mersin' de başarmak için ne yapmalı?... Abdullah Ayan yazdı.

AK Parti Mersin' de başarmak için ne yapmalı?... Abdullah Ayan yazdı.

AK Parti; nasıl bir kadro, nasıl bir yönetim anlayışıyla Mersin' in makus talihini tersine çevirir?

 
 
AK Parti Mersin' de başarmak için ne yapmalı?... Abdullah Ayan yazdı.

Bir önceki yazıda AK Partinin Mersin' de kuruluştan itibaren inşa edildiği yanlış yapıyı, "yanlış iliklenen ilk düğme" benzetmesiyle anlatmaya çalışmıştım.

Kaldığımız yerden devam...

Konumuzla ilgisiz gibi görünse de not ettiğim bir iki küçük haberi buraya almamda fayda var:

Akdeniz Belediye başkan aday adayı olan ilçe milli eğitim müdürü, aday olamadı ama seçimler ertesinde Muş' a Milli Eğitim Müdürü oldu...

AK Partiden Anamur Belediye Başkan adayı olup seçimlere giren ve kaybeden bir başka isim ise bugünlerde Mersin il Gençlik ve Spor İl Müdürü olmak için gün sayıyor. (Atanacak olan ismin bu işi hakkıyla yapacağına inanıyorum, keşke bu liyakat özelliği nedeniyle o göreve getirilse ama liyakat değil sadakatin öne çıktığı bir sistem bu ve ben sistemdeki yanlışlığı, çarpıklığı anlatmaya çalışıyorum)

Bu iki örneği çok taze ve son bir aya ait oldukları için verdim.

Geçmişte her yerel ve genel seçimde durmadan aday adayı olan benim müzmin adını taktığım tipler vardı, aday adaylığının hiç bir zaman adaylığa dönüşmeyeceğini biliyorlardı ama her seçim öncesi soyunup sahaya iniyorlardı. Dert aday olmak seçilmek değil, iktidarla kan bağını kartvizite dökme olunca gaye hasıl oluyordu.

Aslında sistem basit: Adam gidip o kartvizitle daha önce alamadığı ihaleleri alıyor, ihale almışsa da parasını daha kolay tahsil ediyor, kısaca devlet dairelerinin kapıları sonuna kadar açılıyor. (Burada da ihalelerde geçerli olması gereken performans kriterleri yerine bizim adam kuralı işliyor)

12 yıla sığdırılacak benzer o kadar örnek, anlatılacak o kadar hikâye var ki, saymaya kalksanız nefesiniz yetmez, yazmaya kalksam köşelere sığmaz.

AK Parti Türkiye' de bozuk düzeni, yolsuzlukları eleştirip iktidar oldu, bakıyorum da geçmişte eleştirilen ne varsa sonradan birileri "nerede kalmıştık" havasıyla sürdürmeye kalktı, çoğu zaman başardılar da...

Ama bugün dünden farklı ve Türkiye tarihi bir dönemecin eşiğinde.

Halkın seçeceği Cumhurbaşkanlığı koltuğuna Erdoğan oturursa şimdiden terleyen, yürütmede söz sahibi, kısaca geçmişten farklı bir yönetim anlayışı sürdüreceğini açıklıyor.

Bu sır değil, malumun ilanı...

İşin daha az bilinen kısmı ise Parlamenter sistemin de mevcut haliyle yürümeyeceği...

Bu durumda başlarda yönetimin çoğu yetkisini merkezden yerele aktarmaya çalışan ama iktidarını pekiştirdikçe bundan geri adım atan hatta son zamanlarda her şeyi Ankara' da toplama gayreti de son bulmakla kalmayacak, ister istemez yeniden yereli keşfetme zorunlu hale gelecek. (Yerel yönetimlerin planlama yetkisinin de son yönetmelikle Ankara' da toplanması çarpıcı bir örnektir)

İyi de bunlar AK Parti teşkilatlarını neden ilgilendirsin derseniz, daha önceki yazıdan bugüne devrettiğim konu tam da bu sorunun cevabı niteliğinde...

AK Parti Mersin il ve ilçe yönetimlerini yerel ranta peşinde koşanlardan değil, yerel siyaseti özümseyenlerden oluşmalı.

Çeşitli alanlarda, sektörlerde söz sahibi, bilgi görgü sahibi isimleri bulup yönetimlerde görev almaları sağlanmalı.

Örneğin Tarım denildiğinde "Tarım il müdürlüğüne ne satarım, nereden ne çarparım" diyenlerden çok, Mersin' in tarım alanında dinamiklerini, zayıf ve güçlü yanlarını bilen konusunda bilgi sahibi insanlara ihtiyaç var.

Partide görev alanların belirlenen alanlarda projeler hazırlayacak, bürokrasinin yalan, yanlış uygulamalarını bulup çıkaracak, gerektiğinde eleştirecek, kenti bilgilendirecek, tüm paydaşları parti kimliklerine bakmaksızın daha iyi bir kent olgusu çerçevesinde toplayacak ve harekete geçirecek birlikte çalışma kültürünü edinmiş küçük çıkarlar peşinde koşmayan kadrolar...

Ve yazının başında örneğini verdiğim partiye yakın durmanın bürokratsanız yükselme, iş adamıysanız zenginleşme aracı olarak görülmemesi.

Kısaca; bağlılığın, sadakatin değil, becerinin, liyakatin, becerinin, objektif performans kriterlerini esas alan, daha adil bir sisteme imkân sağlayan bir anlayış...

Ben tarımı yazdım, turizm, eğitim, sanayi, ulaşım, çevre, gençlik ve burada sıralamayı gereksiz bulduğum onlarca alan ve sektörde, Ankara' nın Mersin ayağı olan pek çok devlet kademesinin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda izleyecek, gerektiğinde Mersin-Ankara arasında köprü vazifesi görecek insanlar...

AK Parti teşkilatı bu yönde bir model geliştirebilirse hem çoğu ile örnek olur hem de Mersin' in makus talihini değiştirir.

AK Parti Mersin' de muhalefette olduğu yerel yönetimlerde de aynı modeli Belediyelerin izlenmesinde de hayata geçirebilir.

Oluşturulacak komitelerle Belediyelerin mal ve hizmet alımları, harcamaları, tüm ihaleleri, yatırım tercihleri izlenirken, mahalle sorumluları eliyle vatandaşın talep ve beklentileri konusunda köprü vazifesini yerine getirmesi sağlanır.

Demokrasinin yerelden başladığı iddiası havada boş slogan olarak kalmaz, ayakları yere sağlam basan gecikmiş gerçek olarak hayata geçer.

Katılımcı demokrasi ve yerelleşme dediğimiz de tam budur...

AK Parti Mersin' de bunu gerçekleştirebilir mi?

Hayaline bile bugünkü siyaset esnafının katıla katıla güldüğü birilerine ninni gibi gelen masal anlattığımın farkındayım.

Kaldı ki, yukarıdaki sorunun cevabını da, zorluğunu da biliyorum...

Ama imkânsız da olsa gerçekleşmesi umuduyla olması gerekeni anlatmak, beklemekten başka elden gelen bir şey yok...

Unutmayın "en son umut ölür". Ama umudu öldürdüğünüzde geriye hiç bir şey bırakmamış olursunuz.

Bu çıkışın eninde sonunda, er veya geç günün birinde inişi de olacak.

O gün gelmeden umudu öldürmeyin derim...

 

Abdullah Ayan

 
12 Temmuz 2014 Cumartesi 11:09
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:41
  • Güneş07:15
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:12
  • Akşam18:35
  • Yatsı20:00
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Alanyaspor
21
6
4
11
22
15
Kayserispor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1431 - Joan of Arc'ın (Jan Dark) yargılanma süreci başladı.
1440 - Prusya Konfederasyonu oluşturuldu.
1613 - I. Mikhail Rus çarı oldu.
1842 - John J. Greenough, dikiş makinesinin patentini aldı.
1848 - Karl Marx, Komünist Manifesto kitabını yayımladı.
1885 - Washington Anıtı tamamlandı.
1925 - Ünlü ABD dergisi The New Yorker'ın ilk sayısı çıktı.
1935 - Fransız misyonerlerinin işlettiği bazı okullar millileştirildi.
1939 - Türkiye, İspanya'daki Franco rejimini resmen tanıdı.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.
1958 - Türkiye Profesyonel Futbol Ligi başladı: ilk maç İzmirspor-Beykoz arasında oynandı. İlk golü İzmirsporlu Özcan attı.
1960 - Fidel Castro, Küba'daki tüm işletmeleri devletleştirdi.
1963 - Eski Milli Birlik Komitesi üyelerinden Alparslan Türkeş ve Numan Esin sürgünden Türkiye'ye döndüler.
1964 - CHP Genel Başkanı ve Başbakan İsmet İnönü'ye suikast girişiminde bulunuldu. Olay yerinde yakalanan suikastçının herhangi bir örgüte mensup olmadığı, kendi başına hareket ettiği açıklandı.
1965 - Malcolm X (Malik El Şahbaz) , New York'da uğradığı bir suikast sonucu öldürüldü.
1970 - İsviçre havayollarına ait bir uçakta Zürih yakınlarında iken havada patlayan bomba sonucu 38 yolcu ve 9 mürettebat öldü.
1971 - Yaşar Kemal Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) istifa etti.
1972 - SSCB'nin insansız uzay aracı Luna 20 Ay yüzeyine indi.
1973 - Bir İsrail savaş uçağı, Libya havayollarına ait bir yolcu uçağını Sina çölü üzerinde düşürdü: 108 kişi öldü.
1974 - Yaşar Kemal Türkiye Yazarlar Sendikası başkanlığına seçildi.
1974 - İsrail askeri birlikleri, Mısır ile varılan antlaşma uyarınca Süveyş Kanalının batısını tamamen boşalttılar.
1986 - Metallica 3. albümleri Master of Puppets'i çıkardı.
2001 - Türkiye kamuoyunda "Kara Çarşamba" olarak adlandırılan büyük bir ekonomik kriz patlak verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji