Başkanlardan Mersin Uluslararası Narenciye Festivaline Destek

Ana Sayfa » Gündem » AK Parti Mersin' de başarmak için ne yapmalı?... Abdullah Ayan yazdı.

AK Parti Mersin' de başarmak için ne yapmalı?... Abdullah Ayan yazdı.

AK Parti; nasıl bir kadro, nasıl bir yönetim anlayışıyla Mersin' in makus talihini tersine çevirir?

 
 
AK Parti Mersin' de başarmak için ne yapmalı?... Abdullah Ayan yazdı.

Bir önceki yazıda AK Partinin Mersin' de kuruluştan itibaren inşa edildiği yanlış yapıyı, "yanlış iliklenen ilk düğme" benzetmesiyle anlatmaya çalışmıştım.

Kaldığımız yerden devam...

Konumuzla ilgisiz gibi görünse de not ettiğim bir iki küçük haberi buraya almamda fayda var:

Akdeniz Belediye başkan aday adayı olan ilçe milli eğitim müdürü, aday olamadı ama seçimler ertesinde Muş' a Milli Eğitim Müdürü oldu...

AK Partiden Anamur Belediye Başkan adayı olup seçimlere giren ve kaybeden bir başka isim ise bugünlerde Mersin il Gençlik ve Spor İl Müdürü olmak için gün sayıyor. (Atanacak olan ismin bu işi hakkıyla yapacağına inanıyorum, keşke bu liyakat özelliği nedeniyle o göreve getirilse ama liyakat değil sadakatin öne çıktığı bir sistem bu ve ben sistemdeki yanlışlığı, çarpıklığı anlatmaya çalışıyorum)

Bu iki örneği çok taze ve son bir aya ait oldukları için verdim.

Geçmişte her yerel ve genel seçimde durmadan aday adayı olan benim müzmin adını taktığım tipler vardı, aday adaylığının hiç bir zaman adaylığa dönüşmeyeceğini biliyorlardı ama her seçim öncesi soyunup sahaya iniyorlardı. Dert aday olmak seçilmek değil, iktidarla kan bağını kartvizite dökme olunca gaye hasıl oluyordu.

Aslında sistem basit: Adam gidip o kartvizitle daha önce alamadığı ihaleleri alıyor, ihale almışsa da parasını daha kolay tahsil ediyor, kısaca devlet dairelerinin kapıları sonuna kadar açılıyor. (Burada da ihalelerde geçerli olması gereken performans kriterleri yerine bizim adam kuralı işliyor)

12 yıla sığdırılacak benzer o kadar örnek, anlatılacak o kadar hikâye var ki, saymaya kalksanız nefesiniz yetmez, yazmaya kalksam köşelere sığmaz.

AK Parti Türkiye' de bozuk düzeni, yolsuzlukları eleştirip iktidar oldu, bakıyorum da geçmişte eleştirilen ne varsa sonradan birileri "nerede kalmıştık" havasıyla sürdürmeye kalktı, çoğu zaman başardılar da...

Ama bugün dünden farklı ve Türkiye tarihi bir dönemecin eşiğinde.

Halkın seçeceği Cumhurbaşkanlığı koltuğuna Erdoğan oturursa şimdiden terleyen, yürütmede söz sahibi, kısaca geçmişten farklı bir yönetim anlayışı sürdüreceğini açıklıyor.

Bu sır değil, malumun ilanı...

İşin daha az bilinen kısmı ise Parlamenter sistemin de mevcut haliyle yürümeyeceği...

Bu durumda başlarda yönetimin çoğu yetkisini merkezden yerele aktarmaya çalışan ama iktidarını pekiştirdikçe bundan geri adım atan hatta son zamanlarda her şeyi Ankara' da toplama gayreti de son bulmakla kalmayacak, ister istemez yeniden yereli keşfetme zorunlu hale gelecek. (Yerel yönetimlerin planlama yetkisinin de son yönetmelikle Ankara' da toplanması çarpıcı bir örnektir)

İyi de bunlar AK Parti teşkilatlarını neden ilgilendirsin derseniz, daha önceki yazıdan bugüne devrettiğim konu tam da bu sorunun cevabı niteliğinde...

AK Parti Mersin il ve ilçe yönetimlerini yerel ranta peşinde koşanlardan değil, yerel siyaseti özümseyenlerden oluşmalı.

Çeşitli alanlarda, sektörlerde söz sahibi, bilgi görgü sahibi isimleri bulup yönetimlerde görev almaları sağlanmalı.

Örneğin Tarım denildiğinde "Tarım il müdürlüğüne ne satarım, nereden ne çarparım" diyenlerden çok, Mersin' in tarım alanında dinamiklerini, zayıf ve güçlü yanlarını bilen konusunda bilgi sahibi insanlara ihtiyaç var.

Partide görev alanların belirlenen alanlarda projeler hazırlayacak, bürokrasinin yalan, yanlış uygulamalarını bulup çıkaracak, gerektiğinde eleştirecek, kenti bilgilendirecek, tüm paydaşları parti kimliklerine bakmaksızın daha iyi bir kent olgusu çerçevesinde toplayacak ve harekete geçirecek birlikte çalışma kültürünü edinmiş küçük çıkarlar peşinde koşmayan kadrolar...

Ve yazının başında örneğini verdiğim partiye yakın durmanın bürokratsanız yükselme, iş adamıysanız zenginleşme aracı olarak görülmemesi.

Kısaca; bağlılığın, sadakatin değil, becerinin, liyakatin, becerinin, objektif performans kriterlerini esas alan, daha adil bir sisteme imkân sağlayan bir anlayış...

Ben tarımı yazdım, turizm, eğitim, sanayi, ulaşım, çevre, gençlik ve burada sıralamayı gereksiz bulduğum onlarca alan ve sektörde, Ankara' nın Mersin ayağı olan pek çok devlet kademesinin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda izleyecek, gerektiğinde Mersin-Ankara arasında köprü vazifesi görecek insanlar...

AK Parti teşkilatı bu yönde bir model geliştirebilirse hem çoğu ile örnek olur hem de Mersin' in makus talihini değiştirir.

AK Parti Mersin' de muhalefette olduğu yerel yönetimlerde de aynı modeli Belediyelerin izlenmesinde de hayata geçirebilir.

Oluşturulacak komitelerle Belediyelerin mal ve hizmet alımları, harcamaları, tüm ihaleleri, yatırım tercihleri izlenirken, mahalle sorumluları eliyle vatandaşın talep ve beklentileri konusunda köprü vazifesini yerine getirmesi sağlanır.

Demokrasinin yerelden başladığı iddiası havada boş slogan olarak kalmaz, ayakları yere sağlam basan gecikmiş gerçek olarak hayata geçer.

Katılımcı demokrasi ve yerelleşme dediğimiz de tam budur...

AK Parti Mersin' de bunu gerçekleştirebilir mi?

Hayaline bile bugünkü siyaset esnafının katıla katıla güldüğü birilerine ninni gibi gelen masal anlattığımın farkındayım.

Kaldı ki, yukarıdaki sorunun cevabını da, zorluğunu da biliyorum...

Ama imkânsız da olsa gerçekleşmesi umuduyla olması gerekeni anlatmak, beklemekten başka elden gelen bir şey yok...

Unutmayın "en son umut ölür". Ama umudu öldürdüğünüzde geriye hiç bir şey bırakmamış olursunuz.

Bu çıkışın eninde sonunda, er veya geç günün birinde inişi de olacak.

O gün gelmeden umudu öldürmeyin derim...

 

Abdullah Ayan

 
12 Temmuz 2014 Cumartesi 11:09
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:00
  • Güneş05:45
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:35
  • Akşam19:34
  • Yatsı21:07
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1749 - Handel'in Ateş Oyunları Müziği ilk kez Londra Green Park'ta seslendirildi.
1810 - Beethoven, ünlü eseri Für Elise'yi besteledi.
1865 - Sultana isimli ve 2,300 yolcu taşıyan buharlı gemi Mississippi Nehrinde infilak ederek battı: 1.700 kişi öldü.
1908 - 1908 Yaz Olimpiyatları Londra'da başladı.
1909 - II. Abdülhamid tahttan indirildi; yerine V. Mehmed tahta geçti.
1927 - Türkiye'de ilk radyo yayını başladı. Türk Telsiz Telefon A.Ş. adıyla çalışmalarına başlayan özel kuruluş, yayınlarını 1938'de devlet radyosu kurulana kadar sürdürdü.
1937 - Adolf Hitler'in İspanya'da ayaklanan Falanjist güçlerin lideri Francisco Franco'ya gönderdiği uçaklar, Guernica'yı bombaladı.
1938 - Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı.
1940 - Köy Enstitüleri'nin kuruluşuna ilişkin kanun kabul edildi. Köylünün eğitilmesini, kalkınmasını ve toprağa bağlanmasını amaçlayan Köy Enstitüleri, 1946'dan sonra klasik öğretmen okullarına dönüştürüldü.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman birlikleri Atina'ya girdi.
1960 - Togo, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1961 - Sierra Leone, İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1965 - ABD'nin Vietnam Savaşı'na giderek artan şekilde katılması Fransa'da Paris sokaklarında protesto edildi.
1981 - Xerox PARC şirketi ilk bilgisayar faresini tanıttı.
1988 - Cardiff'te yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda ilk kez Türkiye adına uluslararası bir şampiyonaya katılan Naim Süleymanoğlu, bir dünya rekoru kırdı ve üç altın madalya kazandı.
1993 - Ankara Devlet Tiyatrosu "kamyon tiyatrosu" uygulamasına başladı.
1994 - Güney Afrika'da siyahi vatandaşların da oy verebildiği ilk demokratik seçimler yapıldı.
2007 - Türk Silahlı Kuvvetleri basın açıklaması yaptı. (bkz. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması)
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji