Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Güncel » AK Parti Mersin'i cezalandırıyor mu?-1... Abdullah Ayan yazdı

AK Parti Mersin'i cezalandırıyor mu?-1... Abdullah Ayan yazdı

Mersin'i projeler mezarlığına çeviren AK Partinin 2011 çamları bardak olma yolunda...

 
 
AK Parti Mersin'i cezalandırıyor mu?-1... Abdullah Ayan yazdı

Seçim yaklaşıyor ve yaklaştıkça en tepeden başlayarak alta kadar AK Partinin tüm kadrolarında kafalar gittikçe karışıyor.

Tarafsızlık yemini etmiş Cumhurbaşkanının mevcut anayasaya göre çizilmiş görev sahasını aşıp, “beni halk seçti, elbette farklı Cumhurbaşkanı olacağım” demesi karışıklığın sadece bir boyutu…

İktidar, muhalefet veya başka bir odak seçim güvenliğini tehdit eden tarafsızlık ilkesini çiğnese o kesimi yasal sınırlara çekme çağrısı yapacak en güçlü ve tarafsız organ diye Cumhurbaşkanlığı makamını bilirdik. Oysa bugün o koltukta oturan Erdoğan “kendisine Türk tipi başkanlık yolunu açacak anayasa değişikliği için bu seçimde “bir partiye 400 Milletvekili” istemektedir ve bunu istedi diye tarafsızlığını yitirdiği iddiaları karşısında “ben 400 Milletvekili dedim, hangi partiye istediğimi deklare etmedim ki” demektedir.

Bununla da yetinmemektedir Erdoğan…

Son katıldığı toplantılardan birinde “gönlümde tabii bir parti var!” diyerek muradının ne olduğunu en samimi duygularla! İfşa etmektedir.

Kafa karışıklığı sadece tepelerde değil.

Suya atılan taş misali dalga dalga tüm AK Parti kadrolarına bu kaos yayılmakta ve genel merkezden il teşkilatlarına kadar yansımaktadır.

Başka kentleri başkaları anlatıyordur, ben canlı tanıklarından biri olarak seçimlere yaklaşık bir ay kalmışken iktidar partisinin Mersin’ deki hal ve gidişini anlatayım.

Mersin’ de 5 Milletvekili çıkarırız diye umuda kapılan Nükleer santral savunucusu adayları hadi “rüyalar gerçek olsa” şarkısıyla başbaşa bırakalım, hatta siyaset iddia işidir diye hoşgörüyle bile yaklaşalım. Ama Mersin’e daha ayağının tozunu silkileme fırsatı bulmamış kimi adayların 11-0 yaparız gibisinden çocukları eğlendirmeye de yetmeyen çocukça tahminlerine, söylemlerine ne demeli?

Elbette bu 11-0 sevinç naralarını, mezarlıktan geçerken korkularından ıslık çalanların tepkilerine benzetmek mümkün. Ama o ıslığın bile bir sınırı vardır, olmalıdır.

Mersin’ de üç partinin birbirine yakın oyu var ve HDP barajı aşarsa geri kalan 10 vekillik bu 3 parti arasında paylaşılır gerçeği ortada. Kaldı ki üç parti arasındaki paylaşımda AK Partinin üçüncülüğe düşme ihtimali birinci gelmesinden daha güçlü bir olasılık olarak yaklaşmakta olan korkuların dağlarını titretmekte.

Gelelim AK Partinin Türkiye genel trendi içinde zaten düşmekte olan oylarının Mersin yansımalarının neden ve nasıl olacağına…

Mersin’ de AK Partiyi bekleyen en ciddi lokal mesele “iktidarın özellikle de 30 mart yerel seçimlerinden sonra bu kenti cezalandırdığı” algısı.

“Böyle bir cezalandırma var mı, yok mu?” tartışmalarını aklı başında herkesle, sağduyunun egemen olduğu koşullarda oturur yaparız. Bu başka bir şey ama özellikle dikkati çekmeye çalıştığım böyle bir algı var ve yandaş çevre dışında hayli geniş bir kesim bu algıya gerçekmiş gibi inanmakta.

İyi de bu algı durup dururken “müzmin muhalif” birileri tarafından mı üretildi? AK Partinin genel merkezden, yerele uzanan tüm aktörlerince Mersinin doğru düzgün analizinin yapılamamasının hiç mi payı yok?

Örnek çok ama ben ileride diğer noktalara değinmek üzere bu yazıda bir iki örnek vermekle yetineyim:

Mersin’ de yılan hikâyesine dönen ve artık çocukların bile hatmettiği birkaç projenin akıbetine bir bakalım:

Mersin-Antalya yolu ne oldu?

Soruyu “50 km kaldı, geri kalanı tamamlandı” gibisinden ninnilerle uyutamazsınız. Çünkü o yolda çile dolduran herkes biliyor ki, yolun tümüyle hizmete açılması için 21 tünelin tamamlanması gerekiyor ve siz 10 yılda bu 21 tünelin sadece birini trafiğe açabildiniz.

81 ilin 75’ini duble yollarla donattığını gururla anlatan AK Parti iktidarı iş Mersin’ e gelince Mersin-Adana E-5 yolunu genişletmekten tutun da Silifke-Mut yoluna hatta OSB’ yi otoyola bağlayacak birkaç km’ lik bağlantıya kadar çivi çakmıyor ve çakamıyor.

AK Parti il başkanı “Mersinin cezalandırıldığı” eleştirilerine, merkezi idarenin aktardığı kaynaklarla ilgili kimi rakamlar üzerinden cevap vermeye çabalıyor ama geniş halk kesimleri lafa değil icraata bakıyor ve orada ihmal edilmişlik tablosu onun söylemlerinden daha baskın.

Üzgünüm ama gerçek bu…

2007 seçimleri öncesi o günlerin AK Parti Mersin lokomotif adayı Tüzmen yine dönemin Ulaştırma Bakanı Yıldırım’ı kente getirdiğini ve Mersin-Antalya yolunun bir iki yıl içinde bitirilme sözünü hepimizin önünde vermesini sağladığını bugünkü kadroların hatırlamaması mümkün ama biz unutmuş değiliz.

Sadece o günlerle de sınırlı değildi aynı müjdeli vaat:

2009 yerel seçimleri öncesi de tablo öncekinden farksızdı ve aynı Binali Yıldırım 2011 genel seçimleri öncesi Kumkuyu balıkçı barınağı temel atma töreninde “Antalya yolunun 2012’de hizmete açılacağını” bir kez daha müjdelemişti. (Mayıs 2011)

Mersin-Antalya yoluna yeterli kaynağı bulmakta zorlanan Karayolları ne hikmetse mevcut Mersin-Silifke yolunu genişletmekten çok daraltan ve üç şeritli yolu iki şeride düşüren çalışmaya dudak uçuklatan paraları aktarmaktan çekinmiyor. (Aynı Karayollarının Mersinin en cazip noktasında denize nazır lojmanlarının tamiratına aktardığı trilyonlar da cabası. O para o lojmanlar yerine ödenek yokluğu nedeniyle yılan hikâyesine dönen Mersin doğu giriş projesine aktarılsa trafik bir nebze rahatlayacak, birkaç bürokratın keyfi adına Mersin yıllardır kaynak yetersizliği mazeretiyle avutulmayacaktı)

Bürokratların villa makyajına bulunan paranın iş kentin çözüm bekleyen en kanamalı sorularından birine geldiğinde bin türlü mazeret üretilmesinin vebalini, bedelini bürokrasinin değil siyasetçinin ödeyeceği gerçeğini hatırlatmama gerek var mı?

Mersin’ in cezalandırıldığı algısı yılan hikayesine dönen Antalya yoluyla da sınırlı değil. Bir de Çukurova havaalanı maceramız var ki, kitaplara sığmaz. Bir sonraki yazıda AK Partinin günah hanesine işlenen o projeyi özetlemeye çalışayım…

 Abdullah Ayan 

 
 
7 Mayıs 2015 Perşembe 10:39
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:42
  • Güneş07:22
  • Öğlen12:39
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1859 - Darwin'in "Türlerin Kökeni" çalışması yayımlandı.
1870 - Türkiye'nin ilk mizah gazetesi Diyojen yayımlandı.
1925 - Erzurum'da da şapka inkılabına karşı gösteriler yapıldı. Tutuklananlardan 13'ü idama mahkûm oldu ve Erzurum'da 1 ay sıkıyönetim ilan edildi.
1927 - Ankara'da, Heinrinck Krippel tarafından yapılan Zafer Abidesi açıldı.
1928 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Atatürk'e Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanını verdi.
1934 - Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Meclisten çıkan kanunla Atatürk soyadını aldı.
1939 - Gestapo, Çekoslovakya'da 120 öğrenciyi öldürdü.
1941 - II. Dünya Savaşı ortamında; pasta ve unlu yiyeceklerin yapımı yasaklandı.
1961 - BM, nükleer silah yasağını ABD'nin protestosuna karşın kabul etti.
1963 - ABD Başkanı John Kennedy'nin katil zanlısı Lee Harvey Oswald, Jack Ruby tarafından öldürüldü.
1976 - Van ve çevresinde; Çaldıran-Muradiye'de etkili olan 7,2 büyüklüğündeki depremde 3 bin 840 kişi öldü.
1977 - Yunanistan, Büyük İskender'in babası Kral II. Philip'in mezarının bulunduğunu açıkladı.
1981 - Türkiye'de, Atatürk'ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında, 24 Kasım'ın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.
1983 - İsrail, Trablusşam'da tutuklu 6 İsrail askerine karşılık 4800 Filistinliyi serbest bıraktı.
1988 - Sürgünde Bağımsız Filistin Devleti kuruldu.
1989 - Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nin İkiyaka Köyü'nde, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 28 vatandaş, teröristlerce öldürüldü.
1990 - Kadınlar, Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Cemil Çiçek'in "Flört fuhuştur", "feminizm sapıklıktır" sözlerini düdük çalarak protesto etti. İstanbul Galatasaray'daki eylemde, polis 5 kadını dövdü, 11 kadın gözaltına alındı.
1994 - Efsanevi MacGyver adlı televizyon dizsinin "Trail to Doomsday" ismindeki filmi Türkiye'de gösterime girdi.
1994 - Galatasaray Barselona'yı 2-1 yendi; kutlamalarda 3 kişi öldü.
1996 - ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a Budapeşte'de Hilton Oteli lobisinde yumruklu saldırıda bulunuldu.
2005 - Picasso İstanbul'da sergisi Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi'nde açıldı.
2009 - Berkay Songur Abdülcambaz Ayıboğan'ın kualğını kesti, boğduğu ayıyı yedi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
23.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu041013203339
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
22.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu131522243109
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji