Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Güncel » AK Parti Mersin'i cezalandırıyor mu?-1... Abdullah Ayan yazdı

AK Parti Mersin'i cezalandırıyor mu?-1... Abdullah Ayan yazdı

Mersin'i projeler mezarlığına çeviren AK Partinin 2011 çamları bardak olma yolunda...

 
 
AK Parti Mersin'i cezalandırıyor mu?-1... Abdullah Ayan yazdı

Seçim yaklaşıyor ve yaklaştıkça en tepeden başlayarak alta kadar AK Partinin tüm kadrolarında kafalar gittikçe karışıyor.

Tarafsızlık yemini etmiş Cumhurbaşkanının mevcut anayasaya göre çizilmiş görev sahasını aşıp, “beni halk seçti, elbette farklı Cumhurbaşkanı olacağım” demesi karışıklığın sadece bir boyutu…

İktidar, muhalefet veya başka bir odak seçim güvenliğini tehdit eden tarafsızlık ilkesini çiğnese o kesimi yasal sınırlara çekme çağrısı yapacak en güçlü ve tarafsız organ diye Cumhurbaşkanlığı makamını bilirdik. Oysa bugün o koltukta oturan Erdoğan “kendisine Türk tipi başkanlık yolunu açacak anayasa değişikliği için bu seçimde “bir partiye 400 Milletvekili” istemektedir ve bunu istedi diye tarafsızlığını yitirdiği iddiaları karşısında “ben 400 Milletvekili dedim, hangi partiye istediğimi deklare etmedim ki” demektedir.

Bununla da yetinmemektedir Erdoğan…

Son katıldığı toplantılardan birinde “gönlümde tabii bir parti var!” diyerek muradının ne olduğunu en samimi duygularla! İfşa etmektedir.

Kafa karışıklığı sadece tepelerde değil.

Suya atılan taş misali dalga dalga tüm AK Parti kadrolarına bu kaos yayılmakta ve genel merkezden il teşkilatlarına kadar yansımaktadır.

Başka kentleri başkaları anlatıyordur, ben canlı tanıklarından biri olarak seçimlere yaklaşık bir ay kalmışken iktidar partisinin Mersin’ deki hal ve gidişini anlatayım.

Mersin’ de 5 Milletvekili çıkarırız diye umuda kapılan Nükleer santral savunucusu adayları hadi “rüyalar gerçek olsa” şarkısıyla başbaşa bırakalım, hatta siyaset iddia işidir diye hoşgörüyle bile yaklaşalım. Ama Mersin’e daha ayağının tozunu silkileme fırsatı bulmamış kimi adayların 11-0 yaparız gibisinden çocukları eğlendirmeye de yetmeyen çocukça tahminlerine, söylemlerine ne demeli?

Elbette bu 11-0 sevinç naralarını, mezarlıktan geçerken korkularından ıslık çalanların tepkilerine benzetmek mümkün. Ama o ıslığın bile bir sınırı vardır, olmalıdır.

Mersin’ de üç partinin birbirine yakın oyu var ve HDP barajı aşarsa geri kalan 10 vekillik bu 3 parti arasında paylaşılır gerçeği ortada. Kaldı ki üç parti arasındaki paylaşımda AK Partinin üçüncülüğe düşme ihtimali birinci gelmesinden daha güçlü bir olasılık olarak yaklaşmakta olan korkuların dağlarını titretmekte.

Gelelim AK Partinin Türkiye genel trendi içinde zaten düşmekte olan oylarının Mersin yansımalarının neden ve nasıl olacağına…

Mersin’ de AK Partiyi bekleyen en ciddi lokal mesele “iktidarın özellikle de 30 mart yerel seçimlerinden sonra bu kenti cezalandırdığı” algısı.

“Böyle bir cezalandırma var mı, yok mu?” tartışmalarını aklı başında herkesle, sağduyunun egemen olduğu koşullarda oturur yaparız. Bu başka bir şey ama özellikle dikkati çekmeye çalıştığım böyle bir algı var ve yandaş çevre dışında hayli geniş bir kesim bu algıya gerçekmiş gibi inanmakta.

İyi de bu algı durup dururken “müzmin muhalif” birileri tarafından mı üretildi? AK Partinin genel merkezden, yerele uzanan tüm aktörlerince Mersinin doğru düzgün analizinin yapılamamasının hiç mi payı yok?

Örnek çok ama ben ileride diğer noktalara değinmek üzere bu yazıda bir iki örnek vermekle yetineyim:

Mersin’ de yılan hikâyesine dönen ve artık çocukların bile hatmettiği birkaç projenin akıbetine bir bakalım:

Mersin-Antalya yolu ne oldu?

Soruyu “50 km kaldı, geri kalanı tamamlandı” gibisinden ninnilerle uyutamazsınız. Çünkü o yolda çile dolduran herkes biliyor ki, yolun tümüyle hizmete açılması için 21 tünelin tamamlanması gerekiyor ve siz 10 yılda bu 21 tünelin sadece birini trafiğe açabildiniz.

81 ilin 75’ini duble yollarla donattığını gururla anlatan AK Parti iktidarı iş Mersin’ e gelince Mersin-Adana E-5 yolunu genişletmekten tutun da Silifke-Mut yoluna hatta OSB’ yi otoyola bağlayacak birkaç km’ lik bağlantıya kadar çivi çakmıyor ve çakamıyor.

AK Parti il başkanı “Mersinin cezalandırıldığı” eleştirilerine, merkezi idarenin aktardığı kaynaklarla ilgili kimi rakamlar üzerinden cevap vermeye çabalıyor ama geniş halk kesimleri lafa değil icraata bakıyor ve orada ihmal edilmişlik tablosu onun söylemlerinden daha baskın.

Üzgünüm ama gerçek bu…

2007 seçimleri öncesi o günlerin AK Parti Mersin lokomotif adayı Tüzmen yine dönemin Ulaştırma Bakanı Yıldırım’ı kente getirdiğini ve Mersin-Antalya yolunun bir iki yıl içinde bitirilme sözünü hepimizin önünde vermesini sağladığını bugünkü kadroların hatırlamaması mümkün ama biz unutmuş değiliz.

Sadece o günlerle de sınırlı değildi aynı müjdeli vaat:

2009 yerel seçimleri öncesi de tablo öncekinden farksızdı ve aynı Binali Yıldırım 2011 genel seçimleri öncesi Kumkuyu balıkçı barınağı temel atma töreninde “Antalya yolunun 2012’de hizmete açılacağını” bir kez daha müjdelemişti. (Mayıs 2011)

Mersin-Antalya yoluna yeterli kaynağı bulmakta zorlanan Karayolları ne hikmetse mevcut Mersin-Silifke yolunu genişletmekten çok daraltan ve üç şeritli yolu iki şeride düşüren çalışmaya dudak uçuklatan paraları aktarmaktan çekinmiyor. (Aynı Karayollarının Mersinin en cazip noktasında denize nazır lojmanlarının tamiratına aktardığı trilyonlar da cabası. O para o lojmanlar yerine ödenek yokluğu nedeniyle yılan hikâyesine dönen Mersin doğu giriş projesine aktarılsa trafik bir nebze rahatlayacak, birkaç bürokratın keyfi adına Mersin yıllardır kaynak yetersizliği mazeretiyle avutulmayacaktı)

Bürokratların villa makyajına bulunan paranın iş kentin çözüm bekleyen en kanamalı sorularından birine geldiğinde bin türlü mazeret üretilmesinin vebalini, bedelini bürokrasinin değil siyasetçinin ödeyeceği gerçeğini hatırlatmama gerek var mı?

Mersin’ in cezalandırıldığı algısı yılan hikayesine dönen Antalya yoluyla da sınırlı değil. Bir de Çukurova havaalanı maceramız var ki, kitaplara sığmaz. Bir sonraki yazıda AK Partinin günah hanesine işlenen o projeyi özetlemeye çalışayım…

 Abdullah Ayan 

 
7 Mayıs 2015 Perşembe 10:39
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:54
  • Güneş07:36
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1851 - Montréal'da YMCA'nin Kuzey Amerika'daki ilk şubesi açıldı.
1893 - İstanbul'da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir yasa kabul edildi.
1917 - Kudüs, İngiliz ordularının işgal etmesiyle Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı.
1923 - İstanbul'da, Ağa Han'ın Başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği mektubu yayımlayan gazeteciler tutuklandı.
1925 - Yerli kumaştan elbise giyilmesi kanunu çıktı.
1926 - Darülelhan'da (konservatuvar) Türk müziği öğretimine son verildi.
1928 - Latin harfleriyle ilk mezar taşı dikildi. Avukat Ali Kemal Bey annesi Aliye Hanım'ın mezar taşını Latin harfleriyle yazdırdı.
1938 - Başkent Ankara'nın yeni tren garı hizmete açıldı.
1941 - Çin; Japonya, Almanya ve İtalya'ya savaş ilan etti.
1945 - Fenerbahçe, Yunanistan'ın Enosis takımını 5-1 yendi.
1946 - Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nin ikinci aşaması "Doktorlar'ın Duruşmaları" yla başladı. Bu duruşmalarda insanlar üzerinde deneyler yapan Nazi doktorlar yargılandılar.
1949 - Birleşmiş Milletler Kudüs'te yönetimi aldı.
1950 - Harry Gold, II. Dünya Savaşı sırasında atom bombasının sırlarını Sovyetler Birliği'ne verdiği için 30 yıl hapisle cezalandırıldı.
1951 - İstanbul Şişli Camii'nde Evita Peron için mevlüt okundu.
1952 - Tiyatro sanatçıları Ruhi Su, Ulvi Uraz, Aclan Sayılgan, Kemal Bekir Özmanav, Süheyl Terek tutuklandı. Sanatçıların Paris'te faaliyet gösteren İleri Jön Türkler örgütüyle ilişkileri olduğu iddia edildi.
1953 - General Electric şirketi tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.
1961 - Tanzanya bağımsızlığını kazandı. Julius Nyrere cumhurbaşkanı oldu.
1962 - Tanganika kuruldu.
1963 - Zangibar Sultanlığı bağımsızlığını kazandı.
1965 - Nikolay Podgorni Sovyetler Birliği devlet başkanı oldu.
1967 - Ankara'da üniversite öğrencileri NATO'ya karşı direniş mitingi düzenledi.
1979 - 2 gün önce silahlı saldırı sonucu ölen Prof.Dr. Cavit Orhan Tütengil'in cenazesine katılmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı: 1 işçi öldü, 8 kişi yaralandı, 61 kişi de gözaltına alındı.
1987 - Gazze Şeridi'ndeki Cebaliye mülteci kampına İsrail askerleri saldırı düzenledi.
1992 - İngiltere Prensi Charles ve Prenses Diana ayrıldıklarını açıkladılar.
1995 - Nazım Hikmet'in "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam" heykeli, Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın da katıldığı törenle Ankara Atatürk Kültür Merkezi bahçesine yerleştirildi.
1999 - Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin ilçe yapılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı.
2002 - Endonezya hükümetiyle Aceh'teki ayrılıkçılar arasında 26 yıllık savaşı sona erdiren antlaşma imzalandı.
2002 - ABD'nin ve dünyanın ikinci büyük havacılık şirketi United Airlines konkordato başvurusunda bulundu.
2004 - Kanada Anayasa Mahkemesi, eşcinsel evliliklerin anayasaya uygun olduğu kararını verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji