Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » AK Parti yerel seçimler öncesi Mersin’de ne yapıyor?...Abdullah Ayan yazdı

AK Parti yerel seçimler öncesi Mersin’de ne yapıyor?...Abdullah Ayan yazdı

Cilalama çabalarına inat Genel Merkez bir başka ismi aday gösterirse "kral öldü yaşasın kral" ilkesiyle mi hareket edilecek?

 
 
AK Parti yerel seçimler öncesi Mersin’de ne yapıyor?...Abdullah Ayan yazdı
Önce Ekonomi Bakanı Çağlayan’ın Büyükşehir Belediye Başkanı olup olmayacağı yolundaki soruya verdiği cevapla gireyim mevzua...
Mersin’ de bu türden fanteziler gelişti son yıllarda. 2009 yerel seçimlerinden önce de Tüzmen’ i yemek isteyen kimi taktisyenler  "Büyükşehir’in ancak onunla kazanılabileceği" iddiasını ortaya koyarak tutması mümkün olmayan mayayı çalıyorlardı güvendikleri göllere...
Tüzmen kurulan tuzaklara düşmedi ama gitti en beterinden bir senaryonun içine daldı. Eyiceoğlu gibi beş yaşında çocuğa sorulsa kazanmayacağını söyleyeceği birine oynadı, oynamakla da kalmadı, ne hikmetse tüm siyasi kariyerini poker masasında beş benzemeze yatırır gibi "en berbat" ele yatırdı.
Sonrasını herkes biliyor, yeniden yazıp hatırlatmanın kimseye faydası yok.
Şimdi de o sonu hüsran oyunu canlandırma adına Çağlayan’ a adaylık yakıştıranlar hatta onu mindere çekmek isteyenler var.
Ama Çağlayan verdiği yanıtla hayal kırıklığına uğratıyor piyasa kızıştırıcılarını.
Partiyi 2011 seçimlerinde 3.sıradan 1. sıraya taşıdıklarını söylüyor ve hedefinin Belediye Başkanlığından çok 500 milyar dolarlık 2023 ihracat hedefine odaklanmak olduğunu söylüyor. (Ki siyasi başarı adına söyledikleri gerçek değil. AK Parti 2007 genel, 2009 yerel seçimlerinde il genel meclis oranlarına göre 3. değil, 2. sırada idi. Ortada nisbi bir başarı vardır ama başarı MHP’nin kaybettiği oyların CHP ile paylaşımından kaynaklıdır ve eğer oy artışından kaynaklı bir başarı söz konusuysa CHP daha büyük sıçrama kaydetmiştir Mersin özelinde)
Kısacası Çağlayan birilerini üzse de Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adayı değil. Ama bu gerçek Ekonomi Bakanımızın kenti bu anlamda boşladığı anlamına gelmiyor.
Sürecin dikkatli izleyicileri biliyor ki; Çağlayan, Tüzmen’ in durumuna düşmek istemiyor. Bunun için de günü geldiğinde sergilenecek "Mustafa Sever" planını adım adım yürümesine çalışmakta.
Son yapılan anketlerde rüyalarını AK Parti adaylığı süsleyen nice isim dururken Sever’ in öne çıkması doğrudan Çağlayan çabalarının ürünü...
Bunları eleştirmek amacıyla söylemiyorum, meşru çerçevede kaldığı sürece siyasette yapılacak her hamleyi saygıyla karşılamayı düşünenlerdenim.
Ama anlamakta zorluk çektiğim bir soru var ki, son zamanlarda gelen açıklamalarla kafamı daha bir karıştırıyor.
AK Parti’ de sadece Sever değil adaylığa hazırlanan. Şu andaki il başkanı Mekin Salt’ ın da gönlünden adaylığın geçtiği değil.
Cevaplandırılması gereken soru da burada ortaya çıkıyor:
Aday olmak isteyen Salt’ a rağmen nasıl oluyor da Salt’ın yakın çevresi olarak tanımlanan ve il yönetimi adına açıklamalar yapanlar, basın toplantılarında neden Salt veya bir başkasını değil de Sever’i cilalayıp parlatma gayretine girişiyorlar?
Üstelik bu parlatma gayretine girişenlerin kimisi il yönetimini oluştururken Salt’ın tüm eleştirilere karşın ısrarla listesine koyduğu isimler.
Daha önceki basın toplantılarında benim "Mustafa Sever" adaylığı üzerinden yaptığım değerlendirmeye ateş püskürenlerin, son toplantıda aynı Sever’ i "Mersin’ in yetiştirdiği nadir bürokrat" statüsüne yükseltme gayretini gördükçe şaşkınlığım bir kat daha artıyor.
Beş ay önce ismini anımsamakta zorlandıkları bir daire müdürünü şimdi "nadir bürokrat" katına çıkarmak Türkiye tarzı siyaset yapmanın ve gücü yüceltmenin yansıması olsa gerek.
Oysa bilinçli siyaset yapan bir il yönetimi Mekin Salt adına "ahde vefa" hasleti bir yana, akıl tutulması içinde değilse böyle mi davranmalı?
Yarın öbür gün tüm cilalama çabalarına inat Genel Merkez bir başka ismi aday gösterirse "kral öldü yaşasın kral" ilkesiyle mi hareket edilecek?
Oysa akıllı siyasetin;  "teşkilat ve halk temayülüne saygılıyız, genel Merkez ve karar vericilerimiz kimi münasip görürse biz onunla çalışır ve kazanması için gayret ederiz" biçiminde özetlenecek söylemi dile getirmesi gerekmez mi?
Böylesi bir söylem kimseye bir şey kaybettirmez, aksine başta parti teşkilatı olmak üzere herkese bir şeyler kazandırır ve çıkacak farklı adaylarla birlikte yarışı önde bitirme heyecanını da öldürmez.
Gerçek bu kadar açıkken hangi gerekçe Salt’ ın kader birliği ettiği ve eleştirileri sineye çektiği isimlerin bu acul tavrını izah edebilir?
Salt’ ın aday olmak istediğini yakından bilen ve merkez çevrede yer alan kimi isimlerin, basın toplantıları vesilesiyle almaya çalıştıkları pozisyon gerçekten ilginç...
Mekin Salt ve benzeri AK Parti’ nin içinde yer alan veya yakın duran, Mersin’in çoğu sorununa iyi kötü vakıf onca isim dururken, Mersin’ in defalarca sandıkta ortaya koyduğu "ithal aday" tepkisini görmezden gelip "nadir bürokratları" yarışa rakipsiz sokmaya kalkmak nasıl bir hesabın ürünüdür?
Yoksa  "nasıl olsa aday olacak bari yakınında duralım" ilkesi tüm etik ilkelerin ve aklın önüne mi geçti?
"Birinci Mustafa" hüsranı ortadayken ve henüz o dönemin doğru dürüst hasar tespiti bile yapılmamış, yaraları sarılmamışken yenisine pupa yelken koşmak neyin nesi?
Soruların yanıtlanma zorluğu karşısında gelin de Mersin’ de gittikçe güçlenen şehir efsanesine inanmayın!
"AK Partinin Mersin’ de seçim kazanma derdi yok" iddiasını ortaya atan münafıkların değirmenine su taşıma başkalarının işi olabilir ama İl Yönetiminin izlediği politikayla kafaları karıştırmaya hakkı olduğuna inanmıyorum.
Bu siyasi mühendislik gayretleri "nadir bulunan bürokratları" aday yapmaya yeter mi?
Hadi aday yapmaya yetti diyelim, Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesini sağlar mı?
Bu benden çok gizli, açık içinden adaylık geçenlerin ve hepsinden önemlisi Mekin Salt yönetiminin üzerinde kafa yorması gereken bir sorudur.
 
 
 
21 Kasım 2012 Çarşamba 17:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:41
  • Güneş07:20
  • Öğlen12:38
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1497 - Portekizli denizci Vasco de Gama Ümit Burnu'na vardı.
1909 - Tıp Fakültesi'ne bağlı Diş Hekimliği bölümü kuruldu.
1922 - Mısır'da Howard Carter, yardımcısı Lord Carnarvon'la birlikte firavun Tutankhamun'un mezarını açtılar.
1925 - Şapka devrimine karşı gösteriler sürüyor. Kayseri'de gösteriler yapıldı.
1928 - Ravel'in Boléro'su ilk kez Paris'te sahnelendi.
1936 - Halit Ziya Uşaklıgil'in son anıları "Saray ve Ötesi", Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmaya başlandı.
1943 - Lübnan, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1948 - İkinci İktisat Kongresi olan 1948 Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Kongrede, devletçilik politikası eleştirildi, özel girişimciliğin teşviki istendi.
1952 - Vatan gazetesi başyazarı Ahmet Emin Yalman silahlı saldırıya uğradı.
1958 - Juilliard Dörtlüsü, besteci Adnan Saygun'un 1. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü'nü Washington'da seslendirdi.
1963 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı John F. Kennedy Dallas'ta öldürüldü. Aynı gün, yardımcısı Lyndon B. Johnson başkan oldu.
1968 - Türkiye'de ilk kalp nakli yapıldı. Doktor Kemal Beyazıt ve ekibinin gerçekleştirdiği ameliyat sonrası hasta 18 saat yaşayabildi.
1975 - Monarşi İspanya'ya geri döndü; Juan Carlos İspanya kralı oldu.
1979 - Uluslararası Para Fonu, IMF, Türk Lirası'nın yeniden devalüe edilmesini istedi.
1982 - Yazar Tezer Özlü Almanya'da "Malbug Ödülü"nü kazandı.
1984 - Avrupa Konseyi'nde Türkiye'nin dönem başkanlığı tartışıldı. Sonuca varılamayınca, Dışişleri Bakanı Vahit Halefoğlu toplantıyı terk etti.
1986 - Mike Tyson 20 yaşında dünyanın en genç ağır sıklet şampiyonu oldu.
1994 - Devlet Opera ve Balesi'nin bütçesinde kesinti yapıldı. Kesintiyi yapan Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Refah Partisi milletvekilleri, "Opera ve bale ne iş yapar, bunları kaç kişi seyrediyor" dediler.
1995 - Tamamı bilgisayar desteği ile oluşturulmuş ilk uzun metrajlı konulu film olan Oyuncak Hikayesi gösterime verildi.
2005 - Angela Merkel, Almanya'nın ilk kadın şansölyesi oldu.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji