10 Şubat’ta Dünya ‘Bakliyat Günü’nü Kutlayacak

Ana Sayfa » Gündem » AK Parti yerel seçimler öncesi Mersin’de ne yapıyor?...Abdullah Ayan yazdı

AK Parti yerel seçimler öncesi Mersin’de ne yapıyor?...Abdullah Ayan yazdı

Cilalama çabalarına inat Genel Merkez bir başka ismi aday gösterirse "kral öldü yaşasın kral" ilkesiyle mi hareket edilecek?

 
 
AK Parti yerel seçimler öncesi Mersin’de ne yapıyor?...Abdullah Ayan yazdı
Önce Ekonomi Bakanı Çağlayan’ın Büyükşehir Belediye Başkanı olup olmayacağı yolundaki soruya verdiği cevapla gireyim mevzua...
Mersin’ de bu türden fanteziler gelişti son yıllarda. 2009 yerel seçimlerinden önce de Tüzmen’ i yemek isteyen kimi taktisyenler  "Büyükşehir’in ancak onunla kazanılabileceği" iddiasını ortaya koyarak tutması mümkün olmayan mayayı çalıyorlardı güvendikleri göllere...
Tüzmen kurulan tuzaklara düşmedi ama gitti en beterinden bir senaryonun içine daldı. Eyiceoğlu gibi beş yaşında çocuğa sorulsa kazanmayacağını söyleyeceği birine oynadı, oynamakla da kalmadı, ne hikmetse tüm siyasi kariyerini poker masasında beş benzemeze yatırır gibi "en berbat" ele yatırdı.
Sonrasını herkes biliyor, yeniden yazıp hatırlatmanın kimseye faydası yok.
Şimdi de o sonu hüsran oyunu canlandırma adına Çağlayan’ a adaylık yakıştıranlar hatta onu mindere çekmek isteyenler var.
Ama Çağlayan verdiği yanıtla hayal kırıklığına uğratıyor piyasa kızıştırıcılarını.
Partiyi 2011 seçimlerinde 3.sıradan 1. sıraya taşıdıklarını söylüyor ve hedefinin Belediye Başkanlığından çok 500 milyar dolarlık 2023 ihracat hedefine odaklanmak olduğunu söylüyor. (Ki siyasi başarı adına söyledikleri gerçek değil. AK Parti 2007 genel, 2009 yerel seçimlerinde il genel meclis oranlarına göre 3. değil, 2. sırada idi. Ortada nisbi bir başarı vardır ama başarı MHP’nin kaybettiği oyların CHP ile paylaşımından kaynaklıdır ve eğer oy artışından kaynaklı bir başarı söz konusuysa CHP daha büyük sıçrama kaydetmiştir Mersin özelinde)
Kısacası Çağlayan birilerini üzse de Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adayı değil. Ama bu gerçek Ekonomi Bakanımızın kenti bu anlamda boşladığı anlamına gelmiyor.
Sürecin dikkatli izleyicileri biliyor ki; Çağlayan, Tüzmen’ in durumuna düşmek istemiyor. Bunun için de günü geldiğinde sergilenecek "Mustafa Sever" planını adım adım yürümesine çalışmakta.
Son yapılan anketlerde rüyalarını AK Parti adaylığı süsleyen nice isim dururken Sever’ in öne çıkması doğrudan Çağlayan çabalarının ürünü...
Bunları eleştirmek amacıyla söylemiyorum, meşru çerçevede kaldığı sürece siyasette yapılacak her hamleyi saygıyla karşılamayı düşünenlerdenim.
Ama anlamakta zorluk çektiğim bir soru var ki, son zamanlarda gelen açıklamalarla kafamı daha bir karıştırıyor.
AK Parti’ de sadece Sever değil adaylığa hazırlanan. Şu andaki il başkanı Mekin Salt’ ın da gönlünden adaylığın geçtiği değil.
Cevaplandırılması gereken soru da burada ortaya çıkıyor:
Aday olmak isteyen Salt’ a rağmen nasıl oluyor da Salt’ın yakın çevresi olarak tanımlanan ve il yönetimi adına açıklamalar yapanlar, basın toplantılarında neden Salt veya bir başkasını değil de Sever’i cilalayıp parlatma gayretine girişiyorlar?
Üstelik bu parlatma gayretine girişenlerin kimisi il yönetimini oluştururken Salt’ın tüm eleştirilere karşın ısrarla listesine koyduğu isimler.
Daha önceki basın toplantılarında benim "Mustafa Sever" adaylığı üzerinden yaptığım değerlendirmeye ateş püskürenlerin, son toplantıda aynı Sever’ i "Mersin’ in yetiştirdiği nadir bürokrat" statüsüne yükseltme gayretini gördükçe şaşkınlığım bir kat daha artıyor.
Beş ay önce ismini anımsamakta zorlandıkları bir daire müdürünü şimdi "nadir bürokrat" katına çıkarmak Türkiye tarzı siyaset yapmanın ve gücü yüceltmenin yansıması olsa gerek.
Oysa bilinçli siyaset yapan bir il yönetimi Mekin Salt adına "ahde vefa" hasleti bir yana, akıl tutulması içinde değilse böyle mi davranmalı?
Yarın öbür gün tüm cilalama çabalarına inat Genel Merkez bir başka ismi aday gösterirse "kral öldü yaşasın kral" ilkesiyle mi hareket edilecek?
Oysa akıllı siyasetin;  "teşkilat ve halk temayülüne saygılıyız, genel Merkez ve karar vericilerimiz kimi münasip görürse biz onunla çalışır ve kazanması için gayret ederiz" biçiminde özetlenecek söylemi dile getirmesi gerekmez mi?
Böylesi bir söylem kimseye bir şey kaybettirmez, aksine başta parti teşkilatı olmak üzere herkese bir şeyler kazandırır ve çıkacak farklı adaylarla birlikte yarışı önde bitirme heyecanını da öldürmez.
Gerçek bu kadar açıkken hangi gerekçe Salt’ ın kader birliği ettiği ve eleştirileri sineye çektiği isimlerin bu acul tavrını izah edebilir?
Salt’ ın aday olmak istediğini yakından bilen ve merkez çevrede yer alan kimi isimlerin, basın toplantıları vesilesiyle almaya çalıştıkları pozisyon gerçekten ilginç...
Mekin Salt ve benzeri AK Parti’ nin içinde yer alan veya yakın duran, Mersin’in çoğu sorununa iyi kötü vakıf onca isim dururken, Mersin’ in defalarca sandıkta ortaya koyduğu "ithal aday" tepkisini görmezden gelip "nadir bürokratları" yarışa rakipsiz sokmaya kalkmak nasıl bir hesabın ürünüdür?
Yoksa  "nasıl olsa aday olacak bari yakınında duralım" ilkesi tüm etik ilkelerin ve aklın önüne mi geçti?
"Birinci Mustafa" hüsranı ortadayken ve henüz o dönemin doğru dürüst hasar tespiti bile yapılmamış, yaraları sarılmamışken yenisine pupa yelken koşmak neyin nesi?
Soruların yanıtlanma zorluğu karşısında gelin de Mersin’ de gittikçe güçlenen şehir efsanesine inanmayın!
"AK Partinin Mersin’ de seçim kazanma derdi yok" iddiasını ortaya atan münafıkların değirmenine su taşıma başkalarının işi olabilir ama İl Yönetiminin izlediği politikayla kafaları karıştırmaya hakkı olduğuna inanmıyorum.
Bu siyasi mühendislik gayretleri "nadir bulunan bürokratları" aday yapmaya yeter mi?
Hadi aday yapmaya yetti diyelim, Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesini sağlar mı?
Bu benden çok gizli, açık içinden adaylık geçenlerin ve hepsinden önemlisi Mekin Salt yönetiminin üzerinde kafa yorması gereken bir sorudur.
 
 
21 Kasım 2012 Çarşamba 17:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:37
  • Güneş05:32
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:48
  • Akşam20:05
  • Yatsı21:45
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.
0
0
0
0
0
2
Antalyaspor
0
0
0
0
0
3
Konyaspor
0
0
0
0
0
4
Alanyaspor
0
0
0
0
0
5
Beşiktaş
0
0
0
0
0
6
Bursaspor
0
0
0
0
0
7
Evkur Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Gençlerbirliği
0
0
0
0
0
11
Göztepe
0
0
0
0
0
12
K.D.Ç. Karabük
0
0
0
0
0
13
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
14
Kayserispor
0
0
0
0
0
15
Başakşehir
0
0
0
0
0
16
Osmanlıspor FK
0
0
0
0
0
17
Sivasspor
0
0
0
0
0
18
Trabzonspor
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1456 - Belgrad kuşatması Macar komutan János Hunyadi, Osmanlı padişahı II. Mehmed'i yendi.
1711 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Prut Barış Antlaşması imzalandı.
1909 - 1879 yılında kurulan Zaptiye Nezareti kapatılarak, İstanbul Vilayeti ve Emniyet Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına dair kanun kabul edildi ve Dahiliye nezaretine bağlı Emniyet Umumiye Müdürlüğü kuruldu.
1913 - Edirne Bulgar işgalinden kurtarıldı.
1919 - Erzurum Kongresi toplandı.
1931 - İthalat sınırlamaları sistemine ilişkin kanun TBMM'de kabul edildi.
1933 - Wiley Post, dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu. 15.596 millik yolculuğu 7 gün, 18 saat, 45 dakika sürdü.
1946 - Kudüs'te İngiliz yönetiminin karargah olarak kullandığı King David hoteli bombalandı: 90 kişi öldü.
1946 - DSÖ Anayasası 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalandı.
1948 - 16 yaşından küçük çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklandı.
1953 - T.C.D.D. işletmesi kanunu kabul edildi.
1961 - Barzani aşiretlerinin baskılarına dayanamayan 800 Türk, Irak sınırını aşarak Türkiye'ye iltica etti. Gelenler Hakkari'nin Benekli yaylasına yerleştirildi ve kendilerine uçakla yiyecek maddesi atıldı. Göç daha sonraki günlerde de sürdü.
1964 - Türkiye, İran, Pakistan arasında Kalkınma için Bölgesel İşbirliği Örgütü (RCD) kuruldu.
1967 - Adapazarı ve Mudurnu'da gece saatlerinde meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremde 173 kişi öldü, 1.078 ev hasar gördü.
1992 - Kolombiyalı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellin yakınlarındaki lüks hapishaneden kaçtı.
1998 - Türkiye, AB politikasının özünü oluşturacak şekilde hazırlamış olduğu "Türkiye AB ilişkilerini Geliştirme Stratejisi" başlıklı raporunu bir nota eşliğinde, AB Komisyonu ve dönem başkanlığına (Konseye) gönderdi.
2002 - DSP'den istifalar, Meclis'te de temsil edilen yeni bir parti oluşumuna dönüştü. Yeni Türkiye Partisi, İsmail Cem'in genel başkanlığında 63 milletvekilinin katılımıyla kuruldu.
2002 - İsrail, Hamas'ın silahlı birlikler komutanı Salah Shahade ve 14 sivili öldürdü.
2003 - Fransa'daki Eyfel Kulesinde yangın çıktı.
2003 - Özel güçler desteğindeki ABD birliklerinin Musul'da gerçekleştirdiği bombalamada, Saddam Hüseyin'in oğulları Uday Hüseyin, Kusay Hüseyin, Kusay'ın 14 yaşındaki oğlu ve bir koruma görevlisi öldürüldü.
2007 - 16. Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri yapıldı.
2008 - Bosna Savaş Suçlusu Radovan Karadzic Sırbistan'da yakalandı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
15.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060711224142
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji