Özdemir,'Pazar Bağımlılığı İhracatçılarımız İçin Büyük Bir Risk Oluşturuyor'

Ana Sayfa » Gündem » Akil insanlar ne yapmalı?.. Bedrettin Gündeş yazdı

Akil insanlar ne yapmalı?.. Bedrettin Gündeş yazdı

Akil İnsanlar; Türkiye’de ki yoksullar için, hep yok sayılmış kürt ve diğer azınlıklar için, hep örselenmiş aleviler için, yaşamına hep müdahale edilmiş dindarlar için konuşmalılar.

 
 
Akil insanlar ne yapmalı?.. Bedrettin Gündeş yazdı
Türkiye kendi yarattığı korkularını yenmeye çalışıyor. Bu korkular, bölünme paranoyası, 80 yıldır yaratılmak istenen tek tip insan ideolojisinin çözülüşü ve iktidarı kaybetme telaşıdır.

Türkiye, kendine özgü cumhuriyetini kurduktan sonra demokrasisini bir türlü geliştirip yerleştiremedi. Demokratik olmayan cumhuriyetin yarattığı ortamlar baskıları, darbeleri, iç kavgaları bugünlere getirdi.

Yani, Türkiye halkı demokrasi denen kurallar bütününü kendi sosyal yaşamında tadamadığı için, kendisine dayatılan acımasız ve anlamsız yaşamın ağır yükü altında hep ezildi ve hırpalandı.

Bu acılı, kesintili ve örselenmiş hayatın normalleşmesi için yeni bir sürecin eşiğindeyiz.

Kabul etmek gerekir ki, hükümet var olan statükocu yapının kırılmasında büyük başarı sağladı. Ürkek davransa da sıkıntıların giderilmesi için attığı adımların halktan destek görmesi ve yarattığı sonuçlar, hükümeti cesaretlendirdi. Çünkü halkın adalet, barış, ekonomik refah ve huzur isteği, çözüm sürecine verdiği destekle görüldü.

Açıkçası halk, sadece başka ülkelerde gördüğü, duyduğu, özendiği demokrasinin nimetlerinden faydalanmak istiyor. Bu süreci başlatan hükümet ise oluşturduğu akil insanlarla, 80 yıldır dayatılan yanlış tarih ve bilgileri düzeltme yollarını arıyor.

Akil İnsanların ikna gezisi çalışmalarında, her kesimden insanlarla, guruplarla görüşülüp bir sonuç elde edilmeye çalışılıyor. Ancak,  bu görüşmelerde küçük ama sesi gür çıkan gurupların adeta propagandası da yapılıyor.

Akil insanların bölgelere dağılıp barış sürecini anlatmaları ve bilgi derlemeleri iyi bir yöntem. Ancak, iletişim araçlarını kullanarak, çözüm sürecinin içeriğini, sağlayacağı katkıları, dünyadaki değişim ve dönüşümleri görsel medya aracılığı ile aktarmaları daha iyi sonuçlar yaratabilir.

Yine Akil insanlar, 80 yıldır oluşturulan yargıların nasıl oluşturulduğunu, demokrasi içinde birlikte yaşamanın getirilerini, statükonun açmazlarını, yıllarca baskı altında yok saymanın, ötekileştirmenin yarattığı olumsuz sonuçlarını çok yalın ve ikna edici bir dille anlatabilmeliler.

Bu arada giydirilmiş küçük gurupların, ikna toplantıları öncesi yaptıkları gösteriler medyanın daha çok dikkatini çekmekte ve akil insanların ne dedikleri toplum tarafından bilinmemektedir. Medya ise, bu protesto görüntülerini vererek toplumu bazen istemeyerekte olsa yanıltmaktadır.

Bu nedenle, çözüm sürecini gereksiz polemiklerle sulandırmamak lazım. Bu yönlendirilmiş küçük gurupların, zaten bu ortamı yaratmak istedikleri biliniyor. Propaganda yapmanın en güzel yollarından biri;  Konuşturmamak, tartıştırmamak ve medyanın gündemine oturmaktır.

Niyet bu olunca, çözüm süreci uzatılmak istenmekte ve barışa karşı çıkanların oranı da abartılmaktadır. Bu hem akil adamları üzmekte, hemde sanki toplum ikiye bölünmüş havasını vermekteir. İşin esası, toplumun büyük çoğunluğu bu sürece olumlu bakmaktadır.  Halk şiddetin, korkunun, kavganın olmadığı, ekonominin düzeldiği, insan hak ve özgürlüklerinin gerçek anlamda ileri boyutlara taşındığı bir süreci görmek istiyor.

Akil adamların içinde son derece saygın, donanımlı, demokrasiyi evrensel boyutuyla kavramış ve bir yaşam biçimi olarak gören değerler var. Bu sanatçı ve entelektüeller,  iletişim araçlarını kullanarak daha anlaşılır ve kurgusu iyi yapılmış anlatım ve söyleşilerle daha faydalı olabilirler.

Bu bir fırsattır ve koşullar da çok uygundur. Ya demokrasi ya demokrasi mantalitesi ve cesaretiyle çözüm süreci mutlaka başarıya ulaştırılmalıdır.

Akil İnsanlar;  Türkiye’de ki yoksullar için, hep yok sayılmış kürt ve diğer azınlıklar için, hep örselenmiş aleviler için, yaşamına hep müdahale edilmiş dindarlar için konuşmalılar.

Sadece görevlendirilmiş akil insanlar değil,  doğa ve ekolojik dengeye sahip çıkan,  barış, eşitlik, adalet, hukuk ve kalkınma kaygısı taşıyan ve birlikte yaşama arzusu içinde olan bütün düşünenlerin bu sürece katkı vermesi gerek.

Hükümet süreci iyi yönetmeli, gereksiz ve demokrasi dışı uygulamaların aracı olmamalıdır. Bu süreçte ileri demokrasiden yana olduğunu pratikte göstermeli, iyi bir anayasanın hazırlanmasıyla tüm sorunların giderilebileceği gerçeğiyle hareket etmelidir.

Çözüm sürecinde yaşanabilecek yol kazalarına taraflar hazır olmalı ve provokatif girişimlere karşı duyarlı olmalıdırlar. Bu süreçte tüm girişimler demokrasi içinde düşünülerek hareket tarzı geliştirilmelidir.

1 Mayıs’ı bayram olarak yasalaştıran bir hükümet, bu günün bayram havasında geçmesi için olağanüstü bir çaba göstermelidir. Protesto eylemlerine orantısız güç kullanarak dağıtmak değil, tolerans ve demokratik hak bağlamında bakmalıdır. Gururla, inatlaşmayla ileri demokrasi yerleştirilemez. Yaşanan gerginlikler, atılan gaz bombaları kötü niyetli bezirgânlara prim vermektir.

Sürecin her aşamasında bir takım aksayan yönler olacaktır. Önemli olan bu aksaklıkların yaşanmaması veya en aza indirilmesi için kararlılık göstermektir. Yoksa Çözüm sürecine direnen küçük bir azınlığın statükocu niyetine takılmak,  süreci uzatma tehlikesini doğurabilir.

Sorun demokrasi sorunudur. Bu çok iyi anlatılmalı ve pratik yaşamda da çalışmalar başlatılmalıdır. Evet, bütün problemlerin ana kaynağı insanların birbirini anlayamamasıdır. İnsanlar birbirlerini tanıyıp anladıklarında hiçbir problemin olmadığı görülecektir.

Barış sürecine muhalefet edenler de insani, vicdani, ahlaki değerleriyle yüzleşmeleri önemli bir sorundur. Kan üzerinden politika yapılamayacağı, barış sürecinin genel dünya siyasetinin bir parçası olduğu gerçeği gözardı edilmemelidir.

Kendi demokrasisini inşa etmiş bir Türkiye’nin tüm toplum kesimlerine yarayacağı unutulmamalıdır. Barış sürecinin tamamlanması demokratik bir kazanım olacak, bu kazanım üzerinde yaratılan demokratik bir anayasa özgürlükleri beraberinde getirecektir.

Demokratik bir anayasanın yarattığı özgürlük ortamı,  muhalefetin daha başarılı olma şansını daha da yükselecektir.

Evet;  barış sürecinin yaratacağı değerler birileri tarafından anlaşılmamış olabilir. Ancak çözüm süreciyle birlikte gelecekte gururla, onurla anılacak bir tarihin bu günlerde yazıldığı bilinmelidir.

Gelecek nesiller yaşanan acılardan sonra demokrasi tarihini yaratanları minnetle anacaklardır. Aksi düşünen ve barışa, huzura, birlikteliğe karşı duranlar da, hiç var olmamış gibi yok olup gideceklerdir. 20.05.2013



BEDRETTİN GÜNDEŞ
 
 
 
24 Mayıs 2013 Cuma 07:34
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:57
  • Güneş07:39
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:18
  • Akşam17:34
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
15
10
2
3
32
2
Başakşehir
15
9
3
3
30
3
Fenerbahçe
15
8
5
2
29
4
Beşiktaş
15
7
6
2
27
5
Kayserispor
15
7
6
2
27
6
Göztepe
15
8
3
4
27
7
Trabzonspor
15
7
4
4
25
8
Bursaspor
15
7
3
5
24
9
Sivasspor
15
7
1
7
22
10
Akhisarspor
15
5
4
6
19
11
Kasımpaşa
15
5
3
7
18
12
Aytemiz Alanyaspor
15
5
2
8
17
13
Malatyaspor
15
4
4
7
16
14
Osmanlıspor
15
4
2
9
14
15
Konyaspor
15
4
2
9
14
16
Antalyaspor
15
3
5
7
14
17
Gençlerbirliği
15
3
3
9
12
18
Karabükspor
15
2
2
11
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1522 - Osmanlı padişahı I. Süleyman, Rodos'un teslimini istedi.
1642 - Hollandalı denizci Abel Tasman, Yeni Zelanda`yı keşfetti.
1754 - Osmanlı padişahı III. Osman'ın saltanatı başladı
1789 - Fransa'da Ulusal Muhafız Birliği (National Guard) kuruldu.
1805 - Sırp İsyanları ve Kara Yorgi'nin önderliği altında Sırpların Belgrad'ı ele geçirmesi.
1877 - 2. Meclis-i Mebusan çalışmalarına başladı.
1903 - İtalyan asıllı ABD'li dondurma satıcısı Italo Marcioni, ilk dondurma külahının patentini aldı.
1914 - Mesudiye zırhlısı, Çanakkale'de bir İngiliz denizaltısı tarafından batırıldı.
1937 - İlk seloteyp satışa sunuldu.
1937 - Japon İmparatorluk Kara Kuvvetleri, Çin Cumhuriyeti'nin başkenti Nankin'i ele geçirdi.
1939 - Kriegsmarine cep zırhlısı Admiral Graf Spee ile Kraliyet Donanması kruvazörleri HMS Exeter, HMS Ajax ve HMS Achilles arasında Río de la Plata Muharebesi başladı.
1942 - Çorum'da deprem: 25 kişi öldü, 589 ev yıkıldı.
1943 - İkinci Basın Kongresi, Ankara'da toplandı.
1945 - Filarmoni Derneği İstanbul'da ilk konserini verdi.
1949 - İsrail Kudüs'ü başkent ilan etti. Arap-İsrail Savaşı'ndan sonra, Eski Kent ve Doğu Kudüs Ürdün'de, Batı Kudüs de İsrail'de kaldı. Kent, BM kararlarına göre uluslararası kent ilan edilmişti.
1957 - İran'da deprem: 2 bin kişi öldü.
1959 - Başpiskopos Makarios bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanlığına seçildi
1960 - Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Yeni Gün ve Öncü gazetelerini 3 gün süreyle kapattı.
1960 - Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle'ün Cezayir ziyareti olaylı geçti. Fransız milliyetçilerinin çıkardığı olaylarda 123 kişi öldü.
1967 - Yunanistan Kralı Konstantin'in cuntaya karşı darbe girişimi başarısız oldu. Albaylar Cuntası iktidarı devam etti. Kral ülkesini terk etmek zorunda kaldı.
1974 - Malta'da cumhuriyet ilan edildi
1980 - 17 yasındaki TDKO üyesi Erdal Eren idam edildi.KAWA örgütü genel sekreteri Hüseyin ASLAN ve 15 arkadaşı SURİYE sınır kasabası kamışlıda katledildiler.
1981 - Polonya'da General Wojciech Witold Jaruzelski sıkıyönetim ilan etti, 14 bin sendikalı işçi tutuklandı.
1983 - 45. Türkiye Cumhuriyeti Hükümet 1. Özal Hükümeti (13 Aralık 1983 21 Aralık 1987) göreve başladı.
1986 - Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Halterci Naim Süleymanoğlu Türkiye'ye iltica etti
1995 - Avrupa Parlamentosu, Türkiye ile imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasını onayladı.
1996 - Kofi Annan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri seçildi.
1998 - İtalya'da düzenlenen 5. Avrupa Kros Şampiyonası'nda Türk Genç Bayan Milli Takımı şampiyon oldu.
2002 - Avrupa Birliği Genişlemesi AB,10 yeni devletin 1 Mayıs 2004'ten itibaren üye olacağını açıkladı.
2003 - ABD askeri güçleri devrik Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin'i Irak'ta saklandığı yerde yakaladı.
2004 - Şili'nin eski diktatörü Augusto Pinochet'nin, 1970 ve 1980'li yıllardaki Akbaba Operasyonu sırasında suç işlediği gerekçesiyle evinde gözetim altında tutulmasına ve hakkında yeni dava açılmasına karar verildi.
2005 - TMSF'nin satışa çıkardığı Telsim, 4 milyar 550 milyon dolarla dünyanın en büyük mobil telekomünikasyon operatörlerinden olan İngiltere'den Vodafone'un şirketi Vodafone Telekomünikasyon A.Ş'ye ihale edildi.
2006 - Dünya Rakı Günü kutlanmaya başlandı.
2007 - Galatasaray'ın İstanbul Aslantepe'ye inşa edeceği Ali Sami Yen Stadyumu'nun temeli atıldı.
2008 - Miss World 2008 Yapılacak.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
07.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010609114549
 
On Numara
11.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070811132122373843454647495157586163717879
 
Sayısal Loto
09.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020711283246
 
Şans Topu
06.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020510323401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji