Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » Akkuyu atıkları… Birileri bizi kandırıyor…

Akkuyu atıkları… Birileri bizi kandırıyor…

ÇED raporuna göre atıklar on yıl boyunca bir havuzda uyumaya terk edilecek. Sonrası mı? Sonrasına Allah kerim deniyor.. Dünyada bugüne kadar atıklarını denizleri aşırıp ülkesine taşıyan olmuş mu? Kafanızı takmayın bu tip sorularla… Bir defa bize bir şey olmaz. Olacak olanlar da on yıllar sonrasının meseleleri… Büyüklerimiz yerimize düşünmüşlerdir geleceğimizi. Onlardan iyi mi bileceğiz?

 
 
Akkuyu atıkları… Birileri bizi kandırıyor…
Yıllardır nükleer güç santraliyle ilgili gelişmeleri izliyor, konuyu tartışıp duruyoruz ama bir sorunun doyurucu yanıtını ne dün ne de bugün alabilmiş değiliz.
Son olarak CNN Türk’ te sorulan soruyu yanıtlayan Enerji Bakanını dinlerken kaygılarım azalacağına çok daha fazla arttı.
Artık şundan eminim: Nükleer santralden çıkacak tehlikeli atıklarla ilgili bırakın “B” , “C” türünden alternatif çözümleri hiçbir somut planımız yok.
Bu konuda ülke adına en azından dertlenmesi gereken yetkililerin “merak etmeyin bize bir şey olmaz” dışında ortaya koydukları somut bir projenin olmaması gerçekten üzücü…
13 Nisan 2012 akşamı katıldığı programda Enerji Bakanı Taner Yıldız şunları söyledi:
“Aslında ortaya çıkacak nükleer atıklar da zenginleştirilip değerlendirilebilir. Ama anlaşma gereği yakıtın kendisi Rusya’ dan getirilecek ve atıklar da Rus şirketince geri götürülecek”
Bakan Yıldız’ ı dinlerken neredeyse “keşke atıklar bizde kalsa” pişmanlığındaymış izlenimine kapıldım.
Gelelim şu atıklar konusunda kafa karışıklığının da ötesine geçen hayli karmaşık, karanlık ve sonu meçhul tabloya…
Önce TBMM’ den geçen ve Resmi Gazetede de yayınlanarak Uluslararası kategorisine, daha açık bir ifadeyle ulusal hukukun üstünde kimi ayrıcalıklara sahip olma özelliğine mazhar olan anlaşmanın atıklarla ilgili maddesine göz atmakta yarar var:
T.C. Hükümeti ile Rusya Federasyonu arasında Akkuyu’ da Nükleer Güç Santrali tesis ve işletimine dair anlaşmanın 12. Maddesi aynen şöyle:
MADDE 12 YAKIT, ATIK YÖNETİMİ VE SÖKÜM
1. Nükleer Yakıt, Proje Şirketi ve tedarikçiler arasında yapılan uzun dönemli anlaşmalar bazında tedarikçilerden temin edilir.
2. Taraflarca mutabık kalınabilecek ayrı bir anlaşma ile Rus menşeli kullanılmış nükleer yakıt, Rusya Federasyonu'nda yeniden işlenebilir.
3. Taraflar, devletlerinin yürürlükteki kanunları ve düzenlemeleri izin verdiği ölçüde, nükleer yakıt, kullanılmış nükleer yakıt veya herhangi bir radyoaktif materyalin sınır ötesi taşınması da dahil olmak üzere, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla, nükleer materyallerin sınır ötesi taşınmasına ilişkin gerekli tüm ilgili onay, lisans, kayıt ve rızaların alınmasında Proje Şirketi'ne yardım eder.
4. Proje Şirketi, NGS'nin sökümü ve atık yönetiminden sorumludur. Bu çerçevede, Proje Şirketi yürürlükteki Türk kanun ve düzenlemeleri ile öngörülen ilgili fonlara gerekli ödemeleri yapacaktır.
Nükleer yakıtın temini ve özellikle de eninde sonunda ve ömrünü tamamladığı gün tesisin sökülmesi de hayli ciddi, üzerinde durulması, tartışılması gereken netameli bir konu ama ben bugünlük sadece atık konusuyla yetineceğim.
Tarafları bağlayan ve iki parlamentonun onayından geçen anlaşmada atık konusu tek bir cümleyle geçiştirilmiş. Bir başka ifadeyle dile getirmeye çalışayım: Laf kalabalığına getirilip, nereye istenirse oraya çekilecek biçimde sündürülmüş.
“Taraflarca mutabık kalınabilecek ayrı bir anlaşma ile kullanılmış nükleer yakıt (biz buna radyoaktivite içeren tehlikeli atık diyoruz) Rusya’ da yeniden işlenebilir”  de ne demek?
Mutabık kalınan ve kalınacak böyle bir anlaşma yok henüz orta yerde. Mutabık kalınabilecek ayrı bir anlaşmadan söz ediliyor ki, mutabık kalınabilme tabirinin kesin olmadığını başka olasılıkları içerdiğini beş yaşında çocuk zekasına sahip olanlar bile kavrar. (kavrayabilir mi? Demeliyim)
Sözcükler üzerinde oynama bununla da bitmiyor. Rusya’ da yeniden “işlenebilir” öngörüsünün “işlenir” kadar bağlayıcı olmadığını sanırım söylememe gerek yok…
En ciddi sorun anlaşmada böylesine yuvarlak tek cümleyle geçiştirilmiş te geçtiğimiz günlerde Akkuyu’ nun yer aldığı Büyükeceli Beldesinde toplantısı yapılan –yapılamayan- Çevre Etkilenme Değerlendirme- ÇED raporunda nasıl yer almış diye merak edenler çıkabilir.
Öyle ya anlaşma konuyu ana hatlarıyla ortaya koyar. Oysa ÇED raporu –ki yaklaşık 117 sayfadır- projeyi ve başta tehlikeli atıklar olmak üzere tüm çevresel sorunları en ince detayına kadar irdelemek, olumlu olumsuz yanlarıyla konuyu herkesin anlayacağı ve tatmin olacağı biçimde yanıtlamalıdır.
Peki rapor bu açıdan bakıldığında yeterli mi?
117 sayfalık raporda Mersin’ in tarihine kadar her şey var ama tehlikeli atık tek sayfanın tek bölümünde iki kısacık cümleyle yer alıyor.
İşte o iki cümle ve atıkların geleceğiyle ilgili izlenecek yol haritası, daha doğrusu serencamı:
-Kullanılmış nükleer yakıt, reaktör binasında kullanılmış yakıt havuzunda kalır. Havuzda kullanılmış yakıtın 10 yıl süreyle depolanması için yer bulundurulur.
-Gerekli bekletme süresinden sonra kullanılmış nükleer yakıtın sahadan götürülmesi anlaşma hükmüne göre gerekli onaylar ve her türlü güvenlik analizleri yapıldıktan ve gerekli tedbirler alındıktan sonra gerçekleştirilecektir.
Özetlemeye, herkesin anlayacağı dilden tercüme etmeye gerek var mı?
Adamlar on yıl boyunca tehlikeli atıkları tesis içinde bulacakları bir yerde depolayacak, sonra Allah ömür ve izin verir, iki taraf hükümetlerinin mevzuat hazretleri bir engel çıkarmazsa “gerekli tedbirleri” alıp Akkuyu’ dan Rusya’ ya taşıyacaklar…
Nasıl mı?
Dünyada bugüne kadar benzeri uygulama olmuş mu?
Kafanızı takmayın bu tip sorularla…
Bir defa bize bir şey olmaz. Olacak olanlar da on yıllar sonrasının meseleleri…
Büyüklerimiz yerimize düşünmüşlerdir.
Onlardan iyi mi bileceğiz?
 
 
 
17 Nisan 2012 Salı 08:34
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:42
  • Güneş07:22
  • Öğlen12:39
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1859 - Darwin'in "Türlerin Kökeni" çalışması yayımlandı.
1870 - Türkiye'nin ilk mizah gazetesi Diyojen yayımlandı.
1925 - Erzurum'da da şapka inkılabına karşı gösteriler yapıldı. Tutuklananlardan 13'ü idama mahkûm oldu ve Erzurum'da 1 ay sıkıyönetim ilan edildi.
1927 - Ankara'da, Heinrinck Krippel tarafından yapılan Zafer Abidesi açıldı.
1928 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Atatürk'e Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanını verdi.
1934 - Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Meclisten çıkan kanunla Atatürk soyadını aldı.
1939 - Gestapo, Çekoslovakya'da 120 öğrenciyi öldürdü.
1941 - II. Dünya Savaşı ortamında; pasta ve unlu yiyeceklerin yapımı yasaklandı.
1961 - BM, nükleer silah yasağını ABD'nin protestosuna karşın kabul etti.
1963 - ABD Başkanı John Kennedy'nin katil zanlısı Lee Harvey Oswald, Jack Ruby tarafından öldürüldü.
1976 - Van ve çevresinde; Çaldıran-Muradiye'de etkili olan 7,2 büyüklüğündeki depremde 3 bin 840 kişi öldü.
1977 - Yunanistan, Büyük İskender'in babası Kral II. Philip'in mezarının bulunduğunu açıkladı.
1981 - Türkiye'de, Atatürk'ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında, 24 Kasım'ın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.
1983 - İsrail, Trablusşam'da tutuklu 6 İsrail askerine karşılık 4800 Filistinliyi serbest bıraktı.
1988 - Sürgünde Bağımsız Filistin Devleti kuruldu.
1989 - Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nin İkiyaka Köyü'nde, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 28 vatandaş, teröristlerce öldürüldü.
1990 - Kadınlar, Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Cemil Çiçek'in "Flört fuhuştur", "feminizm sapıklıktır" sözlerini düdük çalarak protesto etti. İstanbul Galatasaray'daki eylemde, polis 5 kadını dövdü, 11 kadın gözaltına alındı.
1994 - Efsanevi MacGyver adlı televizyon dizsinin "Trail to Doomsday" ismindeki filmi Türkiye'de gösterime girdi.
1994 - Galatasaray Barselona'yı 2-1 yendi; kutlamalarda 3 kişi öldü.
1996 - ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a Budapeşte'de Hilton Oteli lobisinde yumruklu saldırıda bulunuldu.
2005 - Picasso İstanbul'da sergisi Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi'nde açıldı.
2009 - Berkay Songur Abdülcambaz Ayıboğan'ın kualğını kesti, boğduğu ayıyı yedi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
23.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu041013203339
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
22.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu131522243109
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji