Özdemir,'Narenciye Sektöründe Ana Sorun Katma Değer Eksikliği'

Ana Sayfa » Gündem » Akkuyu’ da nükleer atıklar konusu nasıl çözülecek?

Akkuyu’ da nükleer atıklar konusu nasıl çözülecek?

Abdullah Ayan soruyor:10 yıl boyunca saklanacak sonra da şu anda olmayan atık tesislerinde bertaraf edileceği varsayılan nükleer atıkları ne yapacağız?

 
 
Akkuyu’ da nükleer atıklar konusu nasıl çözülecek?
Sloganlarla konuşmayı, tartışır gibi yaptığımızı sanıp kavga etmeyi tercih ediyoruz.

Oysa eleştiri dediğiniz inandırıcı olduğu, ete kemiğe büründüğü sürece kamuoyunda yankı bulur. Biz öyle yapmıyoruz.

Güncel bir kaç örnek var önümüzde ve bu örnekler olaylara yaklaşımımızın ne yazık ki çok ta sağlıklı olmadığını ortaya koyuyor.

Örneğin Nükleer santral ve özelde Mersin’ i hayati önemde ilgilendiren Akkuyu yer seçimi…

Öncelikle Akkuyu ve çevresindeki kırka yakın yerleşimde yaşayanlar olmak üzere tüm Mersin’ in izlemesi gereken bir konuyu kendilerini Nükleer karşıtı platform olarak adlandırılan belli sayıda insana emanet etmiş bulunmaktayız.

Oysa karşı çıkacaksak ta, destekleyeceksek te konu yalnızca NKP’ nin değil, doğrudan dolaylı etkilenecek herkesin, hepimizin sorunu…

Bu temel gerçeği ortaya koymak ta yetmiyor…

Nükleer santrale neden karşı çıktığımızı, bu karşı çıkışı hangi hukuki süreçlerle destekleyip, dört başı mamur biçimde engelleyeceğimizi, haklarımızın ne olduğunu da bilmemiz, daha önemlisi insanlara bu haklarını anımsatma yanında neyi nasıl yapacaklarını da anlatmamız gerekiyor.

Geçtiğimiz aylarda Akkuyu Nükleer Santrali konusunu anlatıp bizi ikna etmeye gelen yatırımcı firma yetkilileriyle girdiğimiz tartışmaları, onların iknadan uzak söylemleri karşısında şahsen kendi adıma duyduğum kaygıları ve cevaplandırılması gereken soruları kaleme aldığım yazılarım sanırım konuya ilgi duyan hafızalarda duruyor.

Yine de özetleyeyim:

-Atık sorunu nasıl çözülecek?

-ÇED süreci nasıl işleyecek ve bu aşamada doğrudan etkilenmesi kaçınılmaz yöre halkı Nükleer Santrale karşı çıkarsa ne olacak?

-Soğutma suyu ve Rusya’ dan getirilecek ekipman konusunda lojistik bakımdan dezavantajlı Akkuyu ısrarı neden?

Son soruda Ruslara haksızlık yaptığımı, yatırım yerinin belirlenmesinde onların seçme şansı olmadığını, konunun geçmiştekilerden günümüzdekine iktidarların tercihi ile ilgili olduğunu itiraf etmeliyim.

Bu saptamadan sonra gelelim doğrudan yatırımcının yanıtlaması gereken atık ve ÇED süreci ile ilgili soruların yanıtlarına. Daha doğrusu son günlerdeki çok önemli gelişmelere…

Hangi STK’ lerin, derneklerin, odaların, kurum ve kuruluşların haberi var bilmiyorum ama Akkuyu ÇED süreciyle ilgili orta boy kitabı andıran “ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ BAŞVURU DOSYASI “ Çevre ve Şehircilik Bakanlığı internet sitesine koyuldu. Bir başka ifadeyle halkın bilgisine sunuldu. Bundan sonrası biraz da yukarıda sıralamaya çalıştığım kurumların konuyu halka nasıl anlatacaklarına ve Nükleer Santral konusunda fikir sahibi olmasını arzu ettiğimiz yöre halkının ne diyeceğine bağlı…

Gelişmiş ülkelere imrenirken sıkça dile getirdiğimiz yöresel bir referandum ve o referandum sonunda sandıktan çıkacak iradeyle de doğrudan alakalı bir süreçten geçeceğiz.

105 sayfadan oluşan ve ekleriyle birilikte neredeyse kitap halini alan ÇED raporu en geniş boyutuyla çeşitli toplantılarda tartışılmalı, yöre halkı eksiği fazlasıyla konu hakkında sandığa gitmeden bilgilendirilmeli. Hepsinden de önemlisi yapılacak oylama şaibelerden uzak, baskısız koşullarda tarafsız biçimde yapılmalı.

Nükleer santral konusundaki ÇED hazırlık çalışmasını tümüyle okudum. Halen atıklar konusuna açıklık getirilmiş değil. Aşağıya olduğu gibi taşıdığım ifadeler çok muğlâk ve atık bertarafını izah etmekten hayli uzak:

Örneğin “Kullanılmış nükleer yakıt, reaktör binasında, reaktörün yanındaki kullanılmış yakıt havuzunda kalır. Havuzda, yakıt bileşenlerinin atık ısısı alınır. Kullanılmış yakıt havuzunda, kullanılmış yakıtın 10 yıl süreyle depolanması için yer bulundurulur.” Deniyor denmesine de, 10 yıl süreyle tehlikeli statüsündeki atıkların insanları etkilemeden hangi koşullarda ve nasıl depolanacağı konusunda bir açıklık yok.

Konu çok önemli ama iş bununla da bitmiyor…

“Paket atık su arıtma tesisinden kaynaklanacak arıtma çamuru en yakın katı atık düzenli depolama sahasına götürülerek bertaraf edilecektir.” Dense de, çamurun bölgede bugün ve yakın gelecekte olma ihtimali pek te bulunmayan hangi düzenli depolama sahasına taşınacağı konusu yukarıda örneklemeye çalıştığım biçimiyle yuvarlatılacak cinsten değil.

Şu bölüm daha da önemli ve çözüm konusuna getirdiği açıklamayla çok daha vahim:

“Tehlikeli atıklar, atık yağlar, bitkisel atık yağlar ve atık piller sahada belirlenen alanlarda geçici olarak depolanacaktır. Bu atıklar, toplama lisansına sahip firmalarca toplanarak lisanslı geri kazanım ve bertaraf tesislerine götürülecektir.”

Bırakın yakın bölgeyi Türkiye’ de bugünkü haliyle İzmit’ teki İZEYDAŞ kuruluşu dışında tehlikeli atıkları bertaraf edecek tek bir tesis bile yok. Kaldı ki İzeydaş mevcut kapasitesiyle bu türden atığı bertaraf edebilir mi? İlk kez karşılaşacağı nükleer atıkları konusunda yeterince deneyime sahip mi? Sorularına keşke olumlu anlamda yanıt verebilsek…

Yıllardır kafaları karıştıran ve bundan sonra da en fazla yoğunlaşmamız gereken nükleer atık konusunun ÇED hazırlık dosyasıyla nasıl da geçiştirildiği, zamana ve dolayısıyla da hafızaların unutkanlığına emanet edildiği ortaya çıkıyor.

Yüklenici firmanın itirafnamesinden yola çıkarak özetleyeyim isterseniz: Bir zamanlar Rusya’ya gerisin geri iade edeceğimizi iddia ettiğimiz atıkları olmayan bertaraf tesislerinde yok edeceğimiz hayaline kapıldığımız “kendimize özgü, dünyada eşi benzeri olmayan bir nükleer tesis rüyasıyla yanıp tutuşuyoruz”

Tanrım serencamımızı hayreylesin…



 
 
 
13 Mart 2012 Salı 08:38
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:43
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:47
  • Akşam18:05
  • Yatsı19:32
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
12
3
3
39
2
Galatasaray
18
12
2
4
38
3
Fenerbahçe
18
10
6
2
36
4
Beşiktaş
18
9
6
3
33
5
Trabzonspor
18
8
6
4
30
6
Kayserispor
18
8
6
4
30
7
Göztepe
18
9
3
6
30
8
Sivasspor
18
8
3
7
27
9
Bursaspor
18
7
4
7
25
10
Malatyaspor
18
6
5
7
23
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
18
5
5
8
20
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
18
5
3
10
18
15
Gençlerbirliği
18
4
5
9
17
16
Antalyaspor
18
4
5
9
17
17
Konyaspor
18
4
4
10
16
18
Karabükspor
18
2
3
13
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
22.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02030609121415171819202122262830424855617577
 
Sayısal Loto
20.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111319253540
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji