Mersin'in Yeni Valisi Ali İhsan Su Oldu

Ana Sayfa » Gündem » Akkuyu’dan Soma’ya…Bir Politik Komedi ! Harun Arslan yazdı

Akkuyu’dan Soma’ya…Bir Politik Komedi ! Harun Arslan yazdı

Akkuyu Nükleer Santrali bir devlet projesidir. Artık geri dönüşü yoktur, süreç olanca hızıyla ilerlemiştir ve santralin yapımı kesinlikle bitirilecektir.

 
 
Akkuyu’dan  Soma’ya…Bir Politik Komedi ! Harun Arslan yazdı

Türkiye’deki ve elbette Mersin’deki “ Nükleer Santral Karşıtları”nın artık hastalıklı bir refleksidir: Türkiye’de ya da Dünyada meydana gelen bir felaketle Akkuyu Nükleer Santrali arasında mutlaka bir bağlantı kurarlar ve felaket tellallığı üzerinden nükleer eleştirilerini aynen sürdürürler. Bu tsunami olabilir, deprem olabilir, sel felaketi olabilir, uçak kazası olabilir; hiç değişmez. İşte orada olduğuna göre, ya burada da olursa! Mantığıyla, meseleyi derhal kendi politikalarına göre kullanırlar.

Şimdi de Soma’daki kaza ile bağlantı kurulmuş ve olası bir ihmal üzerinden Akkuyu karşıtlığı için mazeret aranmıştır.

Herhangi bir kazanın, üzücü bir ihmalin gerisindeki nedenleri ortaya çıkararak daha güvenli bir işletme için akıl yürütme çabası değildir bu; kabaca şöyle söylenmek istenir: İşte bizdeki kafa budur, biz tedbir almasını bilmeyiz; öyleyse nükleer bizim neyimize !

Bu mantık, çevre duyarlığı adına uzun yıllardır tartışılmaz bir hegemonya kuran mantıktır ve bu kısır tartışmayla yıllardır kamuoyu meşgul edilir.

Nitekim, Türkiye’de 1950 yılından itibaren gündeme alınan, 1974 yılında da Akkuyu’da kurulmasına karar verilen nükleer santral çalışmalarının 40 yıldır iç ve dış güçlerce engellenmesi, bu gürültü sayesinde mümkün olabilmiştir.

Aynı yıllarda ilk nükleer santralini yapan Güney Kore, şimdi tüm dünyada nükleer santral inşa eden ve Türkiye’nin 2.5 katı milli gelire sahip zengin bir ülkedir.

Bugün nükleer enerjiye sahip tüm ülkeler zenginleşmiş, bunu halkına da yansıtmışlardır.

Türkiye o yıllarda nükleer santrale sahip olup, enerjide dışa bağımlı olmasaydı ve dışardan enerji satın aldığı için bu günkü cari açık sorununu hiç yaşamamış olsaydı bu gün çok daha zengin bir ülke olarak batı standartlarında maden ocaklarına sahip olurduk ve bu acı kazalar da olmayabilirdi.

Defalarca yazdım; dünyanın tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinde nükleer santraller var; dünyanın en çok turist çeken kenti Paris’in çevresinde 5 nükleer santral var.

Şu anda dünyada çalışan 435 ve yapım aşamasında olan 72 nükleer santral var. Ayrıca 2013 yılı dünyada bu güne kadar en fazla nükleer santral inşaatına başlanan yıldır.

Akkuyu Nükleer Santrali bir devlet projesidir. Artık geri dönüşü yoktur, süreç olanca hızıyla ilerlemiştir ve santralin yapımı kesinlikle bitirilecektir.

Hâlâ Akkuyu projesine karşı çıkanlar bu gerçeği bilseler de, son bir gayretle Türkiye’nin daha da güçlenmesini istemeyen küresel çevrelerle bilerek ya da bilmeyerek uyum içinde çalışıyorlar.

Greenpeace gibi çevrecilik kisvesi altında, Heinrich Böll ve Kondrad Adenauer gibi yardım görünümü altındaki yabancı örgüt ve vakıfların ülkemizdeki enerji yatırımlarına karşı çıkmalarının sebebini artık anlamalıyız.

Dikkat ederseniz Türkiye’de doğa katliamı yapılsa, denizler doldurulsa, ormanlar yakılsa seslerini çıkarmayan yabancı örgütler, nedense enerji söz konusu olduğunda adeta ülkemizin iç işlerine karışırlar, engellemeye çalışırlar.

Tabii bir de dünya altın piyasasını elinde tutan Almanların ülkemizde altın madeni çıkarılmasına karşı çıkmalarını unutmayalım.

Geçmişte de yine Almanlar ülke ekonomisine büyük katkı yapacak “Taşucu SEKA Tersane” projesini engellemeye çalışmışlardır.

Mersin’deki Nükleer karşıtı platform bu güne kadar Büyükşehir ve CHP siyasetinin desteğinde, adeta onların politik destekçileri görünümünde bir mücadele sürdürmüştür. Keza, bugüne kadar geçmiş dönem Büyükşehir yönetimiyle aynı ideolojik kalıp içinde davranan ve nükleerle alakalı ya da alakasız birçok kurum, adeta bir mahalle baskısı yaratarak nükleer karşıtlığı çizgisinde birlikte olmuştur.

Birçok STK, “Nükleere karşıyız” demeçleri vererek kent yerel yönetiminden aferin beklemiştir.

Artık bu bilim dışı, çağ dışı çığırtkan politikanın anlamsızlığı, yararsızlığı ve sonuç vermediği kentin çoğunluğu tarafından görülmüştür, anlaşılmıştır.

Hele Büyükşehir yönetim anlayışının kökten değiştiği yeni dönemde her şey daha farklı olacaktır; Belediye yönetimine çöreklenmiş eski nükleer karşıtı destekçiler giderek azalacaktır. Nükleer karşıtlığı üzerinden bir siyasi partiye yatırım yapıldığı ortaya çıkmıştır ve çağ dışı bu anlayış artık çöpe atılmıştır.

 

Şimdi Akkuyu projesinde bunca yol alınmışken, artık kesinlikle geri dönülmez bir ilerleme kaydedilmişken bir avuç nükleer karşıtı, son bir deneme yaparak yeni Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Kocamaz’la görüşmek ve onun desteğini almak istemektedir.

Sn. Kocamaz bir devlet projesi olan, başlayan ve inşaatı süren, geri dönüşü olmayan ve Mersin’in geleceği demek olan bu büyük proje konusunda uzun devlet tecrübesinin ve bilgisinin ışığında elbette görüş sahibidir. Yönetimini üstlendiği kentin kaderi anlamındaki bir teknolojik imkânı elbette karşısına almayacaktır, ülkesinin ve devletinin aklını gözetecektir.

Elbette ve olacaksa, en ileri güvenlik ve işletme koşullarına ilişkin önerileri sahiplenmek, bunların uygulanmasında gücünü kullanmak üzere öncülük edecektir, etmelidir. Ama Büyükşehir yönetimi, sokak politikalarının sırtını dayayacakları, onlara kaynak sağlayacak bir yer değildir.

MHP Lideri Sn. Devlet Bahçeli’nin de her zaman devletin menfaatleri söz konusu olduğunda, bunu tüm siyasi getirilerin önünde tutarak Devlete sahip çıktığı unutulmamalıdır.

MHP tüzüğü de, parti politikası da nükleer santrale karşı değildir.

Çevremizde Ermenistan’da, Bulgaristan’da dahi olan, Rusya ve İsrail’in kullandığı ve eğer iç savaş olmasaydı Suriye’nin de hedeflediği nükleer enerjiyi Türkiye’nin kullanmasına ve Türkiye’nin güçlenmesine hiçbir MHP’ linin karşı çıkmayacağı açıktır, bu konuda her türlü parti politikasının ötesinde bir devlet ve ülke yararı gözetilmesi gerektiğini söylemek bile gereksizdir.

Türkiye’nin güçlü bir ülke olmasını isteyenlerin sesi, Hükümetin her yaptığına muhalefet ederek politika yaptığını sanan azınlığın sesinden daha güçlüdür. Bu güç, özellikle enerji yatırımları konusunda en ileri teknolojiye yatırım yapacaktır.

Güvenlik ve işletme sorunları için çağdaş bilimin en ileri imkânlarını kullanmak üzere baskı yapılabilir, denetim için gerekli kamusal destek aranabilir. Kamu adına eleştiri ve denetim mekanizmaları oluşturulabilir. Bu konuda bilimsel ve uygulamalı donanım imkanları sağlanabilir. Ama nükleer karşıtı bir avuç kişinin bu çabalarla ilgisi yoktur; “Hayır!” bağırışlarıyla meydanlarda, caddelerde dolanır dururlar, insanları rahatsız ederler.  

Eski dönemin birikmiş ve her gün yenileri çıkan, hiç bitmeyecek sorunları ile uğraşan Büyükşehir Belediyesi’nin, bir de belli bir politik tercihin günlük bir malzemesi haline gelmiş nükleer enerji sorunu ile zaman harcamayacağını ümit ediyorum.

Nükleer karşıtları da artık bu konu ile kentin gündemini meşgul etmemeli; yürüyüş, yol kapatma, yere yatma gibi görünüşte masum ve barışçı bazı eylemlerin farklı boyutlara ulaşıp, provokatörlere fırsat verilebileceğini, kentin barış ve huzurunun bozulabileceğini düşünmelidir.

Projede artık geri dönülmez ilerlemeler sağlanmıştır ve bu yatırım ülkemizin ve kentimizin sosyo-ekonomisine çok ileri hamleler için enerji sağlayacaktır. O halde, bir avuç kişinin çevre duyarlığı bahanesiyle hâl⠓ Nükleere Hayır “ diyerek toplumu rahatsız ettiğini anlaması ve kent yönetimini de bu anlamsız mesele için fuzuli yere rahatsız etmemesi gerekir.

 
 
23 Mayıs 2014 Cuma 09:47
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:13
  • Güneş05:17
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:46
  • Akşam20:12
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1678 - Elena Cornaro Piscopia, Ph.D. (doktora) derecesi alan ilk kadın oldu.
1788 - Virjinya, Amerika Birleşik Devletleri anayasasını onaylayan 10. eyalet oldu.
1801 - Kahire'deki Fransız işgal orduları, Türk ordusuna teslim oldu.
1861 - Sultan Abdülmecit öldü, yerine Abdülaziz padişah oldu.
1876 - Little Bighorn muharebesinde kızılderililer ABD 7. Süvari Alayı'nı imha etti, komutanları yarbay George Armstrong Custer çatışmada öldü.
1903 - Marie Curie, Paris Üniversitesi'ne sunduğu tezde radyumun keşfini açıkladı.
1917 - Türkiye'de ilk Matbuat Cemiyeti kuruldu. Cemiyetin ilk başkanı Mahmut Sadık'tı.
1923 - Mustafa Kemal Paşa, İzmir'den milletvekili seçildi.
1925 - Yunanistan'da, General Thedoros Pangalos bir darbeyle iktidarı ele geçirdi.
1940 - Fransa, Nazilere teslim oldu.
1947 - 2. Dünya Savaşı sırasında Hollanda'da bir evin tavan arasında 2 yıl boyunca Nazilerden saklanan Yahudi kız Anne Frank'ın burada yazmış olduğu Anne Frank'ın Hatıra Defteri yayımlandı.
1948 - Berlin Ablukası'nı yarmak için Batı Berlin´e ABD uçaklarıyla bir hava köprüsü kuruldu.
1950 - Sovyetler Birliği'nce desteklenen Kuzey Kore orduları Güney Kore'ye saldırdı. Kore Savaşı başladı.
1963 - Anayasa Mahkemesi, ilk duruşmayla görevine başladı.
1967 - İlk küresel uydu televizyon programı olan ABD yapımı Our World (Bizim Dünyamız) yayına girdi.
1969 - Kırıkkale'de oynanan Kırıkkalespor Tarsus İdmanyurdu 3. Lig karşılaşmasında çıkan olaylarda, 4 kişi öldü, 100'den fazla kişi de yaralandı.
1971 - Gölcük tersanelerinde yapılan ilk Türk muhribi, törenle denize indirildi.
1975 - Mozambik bağımsızlığını ilan etti.
1982 - Yunanistan'da askere alınanların saçlarını kazıtmaları yasaklandı.
1985 - Eskişehir Uçak Fabrikası'nın temeli Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından atıldı.
1991 - Hırvatistan ve Slovenya, Yugoslavya'dan bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1993 - Tansu Çiller, Türkiye'nin ilk kadın başbakanı oldu.
1998 - Microsoft, Windows 98'i piyasaya sürüldü.
2007 - Yumurcak TV yayına başladı.
857 - Almanya , Berlin ,de Victoria ile Edward görüşmeye başladı ve Dünyanın yuvarlak olduğunu savunan ilk çift oldu.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji