MÜSİAD Mersin 18'inci Olağan Genel Kurulu gala programını gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Güncel » Almanya’nın mültecilere yaklaşımı, eğitim ve istihdam politikaları... Abdullah Ayan yazdı

Almanya’nın mültecilere yaklaşımı, eğitim ve istihdam politikaları... Abdullah Ayan yazdı

Yaşlanan ve azalan nüfusa karşı mültecileri taze kan olarak gören Almanya...

 
 
Almanya’nın mültecilere yaklaşımı, eğitim ve istihdam politikaları... Abdullah Ayan yazdı

Merkez sağda yer alan Hıristiyan Demokrat Partinin başında yer almasına rağmen Angela Merkel , bugüne kadar mültecilere karşı çoğu ülkenin sosyal demokratlarından daha ılımlı yaklaştı.

Gelinen noktada ülkesinde bile izlediği yol artık sorgulanır hale gelse de, her konuda olduğu gibi kendi içinde tutarlılığını sürdürdü ve anketlerde partisinin kan kaybettiği tespitlerine rağmen mülteci eylem planında taviz vermedi.

Türkiye üzerinden Yunanistan’ a oradan transit ülkeler olarak tanımlanan Macaristan, Hırvatistan, Slovenya ve Avusturya üzerinden gelen sığınmacıları ülkelerini terke zorlarken kapılarını ardına açan kadar açan Merkel’ in Almanya’sı en hoşgörülü ülke konumunda görüldü.

Ve tüm eleştirilere karşın Merkel bugün “Nobel barış ödülüne” yakın bir ‘güvercin’ konumundan “rezil olma” çizgisine savrulma arasındaki bıçak sırtı dengede sallanıp duruyor.

Mülteci göç dalgasının güzergâhı üzerindeki tüm ülkeler topraklarına ayak basan mağdurların bir an önce sınır dışına çıkması için zulme varan her yöntemi uygularken, Merkel’ in yönettiği Almanya neden kapılarını ardına kadar açtı ve bugün itibariyle 1,5 milyon mülteciyi buyur ederken acaba sadece insani saikle mi hareket etti? (Alman Federal İstatistik Dairesine göre 1,5 milyon mülteci yanında 500 bin farklı yabancının da ülkeye girmesiyle 2 milyon ilave insan söz konusu ve bu 1990’ da gerçekleşen Doğu Alman selinden sonraki en büyük dalga)

Almanya’ nın mültecilere diğer ülkelerden farklı yaklaşımı veya hoşgörüsüyle ilgili sorunun cevabı 2. Dünya savaşından sonra bozulan demografik yapıda ve gelecekle ilgili benzer bozulmaların yaratacağı yapısal sorunlarda gizli ve istatistiklere bakılırsa korku ve kaygılar boşuna değil.

Projeksiyonlara göre günümüzde 82 milyon olan Almanya nüfusu 2050 yılına kadar 17 milyon azalarak 65 milyona gerileyecek. Mesele burada da bitmiyor. Almanya çoğu Avrupa ülkesiyle benzer kaderi paylaşıyor ve hızla yaşlanıyor. Yaşlanmanın kaçınılmaz sorunu olarak yapılan tahminler gösteriyor ki, bugünkü trendin sürmesi halinde 2050 Almanyasında 65 yaş üstü emeklilerin oranı %30’ları aşacak. Kısaca nüfusun üçte biri sosyal güvenlik şemsiyesinden maaş ve sağlık hizmeti alacak…

Sorun da burada başlıyor çünkü sosyal güvenlik sistemleri tüm dünyada çalışma yaşındakilerin yatırdığı primlerle ayakta duruyor ve sistemlerin başarısı prim yatıranların emeklilere oranının yüksekliğiyle ölçülüyor. (Sistemin ideali altı çalışanın bir emeklinin toplam harcamasını primle finanse etmesi. Oran düştükçe sistem zayıflamakta ve risk artmakta)

Almanya iş alanına yeni genç çalışanları sokmadığı takdirde mevcut yapıyla yıllar içinde zora girecek ve genç nüfusun emeklilik sistemine yatırdığı prim bir süre sonra yetersiz kalacak, aktüer denge bozulacak, zaman içinde emeklilerin sağlık ve bakım giderleri başta olmak üzere aktarılacak kaynak değirmenin suyu çekildiğinden iflas edecek.

Merkel’ in tüm eleştirilere ve partisine oy veren muhafazakâr tabanın günlük yaklaşımlarına karşı ileriye yönelik mülteci akınına yaklaşımının temelinde biraz da bu hesapların yattığı sır değil.

İşte bu kaygılarladır ki, Alman anayasasının iltica hakkını güvence altına alan maddelerinin yeni mülteci dalgasıyla başa çıkılamaması gerçeği karşısında değiştirilmesi taleplerine de şiddetle direniyor.

Almanya’ nın bugün mültecilere bakışı geçmişte kucak açtığı ve teşvik ettiği kontrollü göç politikalarından çok farklı değil.

Ülkeye gelen ve çoğu zaman gelişleri gizli açık teşvik edilen Polonya, Romen, Bulgar ve Macar göçmenler nasıl entegrasyon programlarıyla üretim ve istihdama katıldıysa şimdi de ana hedef Suriye ağırlıklı mültecilerin aynı süreçten geçmelerini sağlamak…

2015 bütçesinde mülteciler için ayrılan yaklaşık 7 milyar dolarlık bütçenin içinde konaklama, gıda, tıbbi yardım da var ama ayrılan kaynağın en büyük dilimi gelen genç mültecilere dil ve mesleki eğitim verilmesine harcanması söz konusu. Ama bütçede mültecilere ayrılan kaynağın suyunu çektiği ve barınma, beslenme, sağlık gibi temel giderler yanında çocuk yuvaları, okul, almanca dil kursları ve idari işlemler hesaba katıldığında bu yıl hükümetin 17-22 milyar doları (15-20 milyar Euro) gözden çıkarması gerektiği uzmanlarca dile getiriliyor.

Alman Ekonomi Araştırmaları Enstitüsünün saha araştırmaları sonucu yaptığı hesaplamalara göre her sığınmacının devlete maliyeti yıllık 13-15 bin dolar civarında.

Bu nedenle de öncelik özellikle genç mültecilerin bir an önce istihdama yöneltilmesi ve sosyal güvenlik şemsiyesine dahil edilerek sisteme entegre edilmesine veriliyor.

Hedef bu olunca hızla uygulamaya koyulan düzenlemelerin bu hedefe uygun olma çabaları yetersiz kalsa da sürmekte…

Örneğin bir yıllık mesleki staja tabi tutulan mültecilerin asgari ücretten muaf tutulması, genç mültecilere dönük asgari ücretin, iş bulmalarını teşvik etmek amacıyla yaşa göre kademelendirilmesi.

Bunlar işin ekonomik açıdan da olumlu yanları ama çocukların eğitim başta olmak üzere ülkedeki akranlarıyla benzer koşullarda ve insanca yaşamlarını düzenleme sorunu var ki, tüm çabalara karşın sürecin en zor ve ağır işleyen bölümü tam da bu…

Yine DIW projeksiyonuna göre “mültecilerin ancak %10’u ilk bir yılda iş bulabilecek. Geri kalan %90’ nın öncelikle eğitimi gerekiyor.” Enstitünün hazırladığı olası senaryoya göre bugün ülkeye gelen sığınmacıların yarısı beş yıl, %80’i ise 10 yıl sonunda istihdam piyasasına girmiş olacak.

Senaryonun umut vaat eden yanına gelince: Gelenler çok genç yaştalar ve 40-50 yıl çalışma hayatında yer alacaklar. 5-6 yıl bu insanlara kaynak aktarılacak ama sonrasında ekonomiye sağlayacakları katkı bu 5-6 yıl içinde harcananın çok üzerinde olacak.

Tabii senaryonun Almanya adına mutlu sona ulaşması için özellikle bugün eğitim çağına gelmiş çocuklar başta olmak üzere genç mültecilerin eğitiminin, özellikle de dil sorununun aşılmasıyla birlikte mesleki eğitimlerinin başarıya ulaşması gerekiyor.

Türkiye’den farklı olarak Almanya mültecilerin eğitiminin önemini ve özellikle çocukların ana dilleri yanında ancak almanca öğrendikten sonra üretime katkı veren bireyler durumuna geleceğinin farkında ve tüm politikaları bu önceliğe göre belirliyor.

Ve bu nedenle gelen ‘zorunlu misafirleri’ yük olarak algılayan Türkiye’ den farklı olarak Almanya gelecek on yılları bu mülteciler sayesinde yaşlanmanın yaratacağı handikapları aşmanın en güçlü dinamiği olarak görmekte…

 

Abdullah Ayan

 

 

 

 
19 Kasım 2015 Perşembe 08:46
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:42
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:49
  • Akşam18:06
  • Yatsı19:34
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
18
12
5
1
41
2
Başakşehir
18
11
6
1
39
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
18
5
3
10
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
23.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05091020252627343839404447535562646670717480
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji