Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Güncel » Almanya’nın mültecilere yaklaşımı, eğitim ve istihdam politikaları... Abdullah Ayan yazdı

Almanya’nın mültecilere yaklaşımı, eğitim ve istihdam politikaları... Abdullah Ayan yazdı

Yaşlanan ve azalan nüfusa karşı mültecileri taze kan olarak gören Almanya...

 
 
Almanya’nın mültecilere yaklaşımı, eğitim ve istihdam politikaları... Abdullah Ayan yazdı

Merkez sağda yer alan Hıristiyan Demokrat Partinin başında yer almasına rağmen Angela Merkel , bugüne kadar mültecilere karşı çoğu ülkenin sosyal demokratlarından daha ılımlı yaklaştı.

Gelinen noktada ülkesinde bile izlediği yol artık sorgulanır hale gelse de, her konuda olduğu gibi kendi içinde tutarlılığını sürdürdü ve anketlerde partisinin kan kaybettiği tespitlerine rağmen mülteci eylem planında taviz vermedi.

Türkiye üzerinden Yunanistan’ a oradan transit ülkeler olarak tanımlanan Macaristan, Hırvatistan, Slovenya ve Avusturya üzerinden gelen sığınmacıları ülkelerini terke zorlarken kapılarını ardına açan kadar açan Merkel’ in Almanya’sı en hoşgörülü ülke konumunda görüldü.

Ve tüm eleştirilere karşın Merkel bugün “Nobel barış ödülüne” yakın bir ‘güvercin’ konumundan “rezil olma” çizgisine savrulma arasındaki bıçak sırtı dengede sallanıp duruyor.

Mülteci göç dalgasının güzergâhı üzerindeki tüm ülkeler topraklarına ayak basan mağdurların bir an önce sınır dışına çıkması için zulme varan her yöntemi uygularken, Merkel’ in yönettiği Almanya neden kapılarını ardına kadar açtı ve bugün itibariyle 1,5 milyon mülteciyi buyur ederken acaba sadece insani saikle mi hareket etti? (Alman Federal İstatistik Dairesine göre 1,5 milyon mülteci yanında 500 bin farklı yabancının da ülkeye girmesiyle 2 milyon ilave insan söz konusu ve bu 1990’ da gerçekleşen Doğu Alman selinden sonraki en büyük dalga)

Almanya’ nın mültecilere diğer ülkelerden farklı yaklaşımı veya hoşgörüsüyle ilgili sorunun cevabı 2. Dünya savaşından sonra bozulan demografik yapıda ve gelecekle ilgili benzer bozulmaların yaratacağı yapısal sorunlarda gizli ve istatistiklere bakılırsa korku ve kaygılar boşuna değil.

Projeksiyonlara göre günümüzde 82 milyon olan Almanya nüfusu 2050 yılına kadar 17 milyon azalarak 65 milyona gerileyecek. Mesele burada da bitmiyor. Almanya çoğu Avrupa ülkesiyle benzer kaderi paylaşıyor ve hızla yaşlanıyor. Yaşlanmanın kaçınılmaz sorunu olarak yapılan tahminler gösteriyor ki, bugünkü trendin sürmesi halinde 2050 Almanyasında 65 yaş üstü emeklilerin oranı %30’ları aşacak. Kısaca nüfusun üçte biri sosyal güvenlik şemsiyesinden maaş ve sağlık hizmeti alacak…

Sorun da burada başlıyor çünkü sosyal güvenlik sistemleri tüm dünyada çalışma yaşındakilerin yatırdığı primlerle ayakta duruyor ve sistemlerin başarısı prim yatıranların emeklilere oranının yüksekliğiyle ölçülüyor. (Sistemin ideali altı çalışanın bir emeklinin toplam harcamasını primle finanse etmesi. Oran düştükçe sistem zayıflamakta ve risk artmakta)

Almanya iş alanına yeni genç çalışanları sokmadığı takdirde mevcut yapıyla yıllar içinde zora girecek ve genç nüfusun emeklilik sistemine yatırdığı prim bir süre sonra yetersiz kalacak, aktüer denge bozulacak, zaman içinde emeklilerin sağlık ve bakım giderleri başta olmak üzere aktarılacak kaynak değirmenin suyu çekildiğinden iflas edecek.

Merkel’ in tüm eleştirilere ve partisine oy veren muhafazakâr tabanın günlük yaklaşımlarına karşı ileriye yönelik mülteci akınına yaklaşımının temelinde biraz da bu hesapların yattığı sır değil.

İşte bu kaygılarladır ki, Alman anayasasının iltica hakkını güvence altına alan maddelerinin yeni mülteci dalgasıyla başa çıkılamaması gerçeği karşısında değiştirilmesi taleplerine de şiddetle direniyor.

Almanya’ nın bugün mültecilere bakışı geçmişte kucak açtığı ve teşvik ettiği kontrollü göç politikalarından çok farklı değil.

Ülkeye gelen ve çoğu zaman gelişleri gizli açık teşvik edilen Polonya, Romen, Bulgar ve Macar göçmenler nasıl entegrasyon programlarıyla üretim ve istihdama katıldıysa şimdi de ana hedef Suriye ağırlıklı mültecilerin aynı süreçten geçmelerini sağlamak…

2015 bütçesinde mülteciler için ayrılan yaklaşık 7 milyar dolarlık bütçenin içinde konaklama, gıda, tıbbi yardım da var ama ayrılan kaynağın en büyük dilimi gelen genç mültecilere dil ve mesleki eğitim verilmesine harcanması söz konusu. Ama bütçede mültecilere ayrılan kaynağın suyunu çektiği ve barınma, beslenme, sağlık gibi temel giderler yanında çocuk yuvaları, okul, almanca dil kursları ve idari işlemler hesaba katıldığında bu yıl hükümetin 17-22 milyar doları (15-20 milyar Euro) gözden çıkarması gerektiği uzmanlarca dile getiriliyor.

Alman Ekonomi Araştırmaları Enstitüsünün saha araştırmaları sonucu yaptığı hesaplamalara göre her sığınmacının devlete maliyeti yıllık 13-15 bin dolar civarında.

Bu nedenle de öncelik özellikle genç mültecilerin bir an önce istihdama yöneltilmesi ve sosyal güvenlik şemsiyesine dahil edilerek sisteme entegre edilmesine veriliyor.

Hedef bu olunca hızla uygulamaya koyulan düzenlemelerin bu hedefe uygun olma çabaları yetersiz kalsa da sürmekte…

Örneğin bir yıllık mesleki staja tabi tutulan mültecilerin asgari ücretten muaf tutulması, genç mültecilere dönük asgari ücretin, iş bulmalarını teşvik etmek amacıyla yaşa göre kademelendirilmesi.

Bunlar işin ekonomik açıdan da olumlu yanları ama çocukların eğitim başta olmak üzere ülkedeki akranlarıyla benzer koşullarda ve insanca yaşamlarını düzenleme sorunu var ki, tüm çabalara karşın sürecin en zor ve ağır işleyen bölümü tam da bu…

Yine DIW projeksiyonuna göre “mültecilerin ancak %10’u ilk bir yılda iş bulabilecek. Geri kalan %90’ nın öncelikle eğitimi gerekiyor.” Enstitünün hazırladığı olası senaryoya göre bugün ülkeye gelen sığınmacıların yarısı beş yıl, %80’i ise 10 yıl sonunda istihdam piyasasına girmiş olacak.

Senaryonun umut vaat eden yanına gelince: Gelenler çok genç yaştalar ve 40-50 yıl çalışma hayatında yer alacaklar. 5-6 yıl bu insanlara kaynak aktarılacak ama sonrasında ekonomiye sağlayacakları katkı bu 5-6 yıl içinde harcananın çok üzerinde olacak.

Tabii senaryonun Almanya adına mutlu sona ulaşması için özellikle bugün eğitim çağına gelmiş çocuklar başta olmak üzere genç mültecilerin eğitiminin, özellikle de dil sorununun aşılmasıyla birlikte mesleki eğitimlerinin başarıya ulaşması gerekiyor.

Türkiye’den farklı olarak Almanya mültecilerin eğitiminin önemini ve özellikle çocukların ana dilleri yanında ancak almanca öğrendikten sonra üretime katkı veren bireyler durumuna geleceğinin farkında ve tüm politikaları bu önceliğe göre belirliyor.

Ve bu nedenle gelen ‘zorunlu misafirleri’ yük olarak algılayan Türkiye’ den farklı olarak Almanya gelecek on yılları bu mülteciler sayesinde yaşlanmanın yaratacağı handikapları aşmanın en güçlü dinamiği olarak görmekte…

 

Abdullah Ayan

 

 

 

 
19 Kasım 2015 Perşembe 08:46
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:54
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1808 - Napolyon Bonaparte komutasındaki Fransız ordusu Madrid'e girdi.
1863 - Santiago (Şili)'de bulunan Iglesia de la Compañía kilisesi çıkan bir yangın sonucu tamamen yandı: 2000'den fazla kişi öldü. Yangın sonrasında buraya bir anıt dikildi.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları Londra'da kullanılmaya başlandı.
1869 - Birinci Vatikan Konsili açıldı.
1886 - ABD'de Samuel Gompers başkanlığında Amerikan Emek Federasyonu kuruldu.
1936 - Nikaragua'da Anastasio Somoza cumhurbaşkanı seçildi.
1941 - Pearl Harbor Saldırısından bir gün sonra ABD Kongresi Japonya'ya savaş ilan etti ve II. Dünya Savaşı'na resmen girmiş oldu.
1942 - Vatan gazetesi, Hitler ve Mihver devletleri aleyhtarı yazılar nedeniyle kapatıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler, Güney Kore'nin tanınmasını onayladı.
1953 - Türkiye futbolda İspanya'yı eledi; Dünya Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.
1953 - DSİ (Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü) kuruldu.
1962 - Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında "Karşılıklı Sağlık Yardımı Anlaşması" imzalandı. Türkiye'nin de katıldığı anlaşmaya göre, kendi ülkesinde tedavisi mümkün olmayan hastaların bakımı, bu imkânlara sahip ülkelerde yapılacak.
1966 - Dünyanın ilk "işçi şirketi" olduğu söylenen Türksan kuruldu. Şirketin kuruluş amacının yurtdışında çalışan Türkiyeli işçilerin tasarruflarını "değerlendirmek" olduğu açıklandı.
1968 - Tokyo Uluslararası Maratonu'nda İsmail Akçay dördüncü oldu.
1972 - Doğan Koloğlu 7,5 yıl hapse mahkum oldu.
1973 - Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk yazar Çetin Altan'ın cezasını affetti. Ancak Altan'ın 2 yıllık cezası af kapsamı dışında kaldı.
1980 - John Lennon vurularak öldürüldü.
1985 - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, kısaltması KESK olan memur sendikaları konfederasyonu kuruldu.
1987 - Ömer Kavur'un yönettiği Anayurt Oteli 9. Nantes 3 Kısa Film Şenliği'nde büyük ödülü aldı.
1987 - İsrail işgali altındaki topraklarda yaşayan Filistinliler, intifada haraketini başlattı.
1987 - ABD Başkanı Ronald Reagan ve SSCB lideri Mihail Gorbaçov, orta menzilli nükleer füzelerin karşılıklı imhası için antlaşma imzaladı.
1991 - Boris Yeltsin ile Ukrayna ve Beyaz Rusya cumhuriyetlerinin devlet başkanları Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) kuruluşunu ilan ettiler.
1992 - TBMM, Somali'ye asker gönderilmesini kararlaştırdı.
1993 - Sabancı Center açıldı.
1995 - Eralp Akkoyunlu 1987 yılında çıktığı dünya seyahatini tamamlayarak bunu gerçekleştiren 5. Türk oldu. 6 yıl 7 ay süren bu yolculukta Akkoyunlu, 302 gün seyir yaparak dünyayı dolaştı.
1996 - PKK, rehin tuttuğu 6 askeri, Kuzey Irak'taki Zap kampında Refah Partisi Van Milletvekili Fethullah Erbaş, İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Akın Birdal ve Mazlum-Der İzmir Şube Başkanı Halit Çelik'e teslim etti.
2003 - Erdoğan Teziç, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından YÖK Başkanlığına atandı.
2004 - Ohio eyaletindeki Damageplan konserinde Dimebag Darrell (Darrell Lance Abbott), Nathan Gale adlı bir çılgın tarafından sahnede vuruldu.
2007 - Küresel Isınmaya Hayır Mitingi
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji