Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Alternatif Nobel Ekonomi ödülü MİP adına Hamdi Akın' a verilmelidir... Abdullah Ayan yazdı

Alternatif Nobel Ekonomi ödülü MİP adına Hamdi Akın' a verilmelidir... Abdullah Ayan yazdı

Alternatif Nobel ödülü Mersin limanındaki 'kuzudan kırk post çıkarma' başarı destanını yazana verilmeli...

 
 
Alternatif Nobel Ekonomi ödülü MİP adına Hamdi Akın' a verilmelidir... Abdullah Ayan yazdı

Nobel Ekonomi Ödülü bu yıl ‘Kartel ve tekelleri devletlerin nasıl düzenlemesi gerekir’ sorusuna 1980’den beri yanıt arayan Fransız ekonomist Jean Tirole’e verilince hele ödülün verilme nedenlerini anlatan hayli uzun gerekçeli kararı okudukça ara sıra yaşadığım DEJAVU duygusuna bir kez daha kapıldım.

Kapıldım çünkü; ödülü alan Tirol, sanki makro düzeyde ve küreselleşme çağının önemli göstergelerinden biri olan, "özelleştirme iyi güzel de, devlet kimi hizmetleri birilerine devrederken, o hizmet veya ürünü satın alacak tüketiciyi, vatandaşı nasıl ve hangi argümanlarla koruyacak?" sorusuna cevap ararken Mersin limanını ele almış gibi bir hisse kapıldım.

Tirol' ü; “Birkaç güçlü şirketin hâkim olduğu endüstrileri nasıl anlamamız ve yönetmemiz gerektiğine açıklık getiren, güçlü firmaları evcilleştirme bilimi’nin en önemli teorisyeni" olarak tanımlayan İsveç Bilim Akademisi, sanki genel bir örnekten çok, Mersin limanının özelleştirme sonrası tanık olduğumuz vahşi fiyatlandırma politikasına ve o fiyatlandırmaları denetleme, düzenleme görevini üstlenmesi gereken Devlet otoritesinin asıl hedeften ne kadar uzağa düşebileceğini tanımlıyor.

Bakın ödül gerekçesinde başka ne diyor Akademi jürisi:

"Birçok sanayi alanının birkaç büyük şirket ya da tekelin egemenliği altına girdiği günümüzde örneğin elektrik dağıtımı veya telekomünikasyon gibi alanlar başta olmak pek çok sektör tekel sayılan şirketlerin eline geçiyor ve ardından verilen hizmet tüketiciye yani korumasız vatandaşa yüksek fiyat ve kötü servis olarak yansıyor."

Tirol' ü Nobel ödülüne layık gören bilim insanlarının ödülle ilgili manifestoyu andıran gerekçeli kararında şu hususlar da Mersin limanından hizmet alırken, fiyatlandırma konusunda devletin adil eline sarılma umuduyla bekleyen geniş kesimlerin yıllardır çektiklerine tercüme olacak cinsten:

“Özelleştirme sonrası hükümetler düzenleme ve denetleme görevini yerine sağlıklı biçimde yerine getirmezse bu tür pazarlar, fahiş fiyatlar, randımansız şirketlerin yeni ve daha üretken şirketlerin pazara girişini engelleyerek ayakta kalması gibi sonuçlar doğurur"

2007 yılında Mersin limanı özelleştirilirken sözleşme hükmü gereği 3 yıl boyunca zam yapamayacak işletmeci nasıl oldu da limanın devredildiği tarihte 50 dolar olan 20 feetlik kontayner yükleme boşaltma ücretini 89 dolara, 85 dolar olan 40 feetlik kontayner ücretini ise 143 dolara çıkardı?*

Limanı devrederken 'düzenleme/denetleme' yetkisiyle donanmış TCDD kendi hazırladığı sözleşmenin 9.16.2 maddesinde hiç bir tartışmaya yer vermeyecek açıklıkta tanımladığı "işletici, limanı teslim aldığı tarihten itibaren üçüncü yılın sonunda (yani 11.5.2010 tarihine kadar) ABD doları bazında uygulanmakta olan tarifeden daha yüksek tarife uygulayamaz" hükmünü neden unuttu...

Ne oldu da, devraldığı tarihte geçerli olduğu tescil edilen 50 dolar olan kontayner elleçleme ücreti o zam yapılamayacak üç yıl boyunca önce 89, sonra 95 ve 1.6.2010 tarihinde 135 dolara çıktı?

Mersin limanını işletecek olan MİP' in, bir koyundan 40 post çıkarma hünerine dur demesi gereken Devlet Kurumu o zamlar yapılırken ve tümünde de sözleşme gereği kendisinden onay alınırken, bu limana mahkum ithalatçı, ihracatçı kısaca tüm hizmet alanları devlet olarak koruma görevini neden yerine getirmedi, sözleşmenin devlet otoritesi tarafından hüküm altına alınan o koruyucu maddeleri neden göz ardı edildi?

Soruları yıllardır köşe yazılarına sığdırmaya çalışan, fırsat bulduğunda yerel gazetelerin kaybolmaya mahkûm manşetlerine taşımaya çalışan biri olarak yıllardır kafa yorduğum tüm soruların cevabını Nobel' le ödüllendirilen Tirol bilim insanı edebiyle bakın ne güzel veriyor:

"Regülatör (düzenleyici), ile regüle edilen (düzenlemeye muhatap) firma arasındaki regülasyon oyununda temel sorun, asimetrik bilginin varlığıdır. Yani, regülatörler, firmanın fiyatlarını regüle ederken, gerçek maliyetler hakkında tam bilgi sahibi değildirler. Tam bilgiye sahip olan her zaman firmadır ve firma da bu bilgiyi regülatörden gizler. Bu bilgi manipülasyonu, piyasa gücüne sahip firmaların, etkin şekilde regüle edilmesini engellerler (...)"

Tercüme edilmeyecek kadar açık biçimde anlatıyor Tirol ama yine de aktörleri Mersin özeline adapte ederek Mersin limanının özelleştirme sürecinde gördüklerimizi, yaşadıklarımızı özetleyeyim:

"Özelleştirme sonrası limanla ilgili hizmet ve fiyatlandırmayı denetleme, düzenleme görevini üstlenen devlet kurumları ile işletmeciliği üstlenen arasında sürdürülmesi gereken fiyatların belirlenme sürecinde asıl sorun fiyat artışlarına temel teşkil edecek maliyet hesaplarıdır"

Aslında Mersin limanı özelleştirilirken devletin elinde bir fiyat tablosu vardı ve o fiyat tablosunun dolar bazında 3 yıl boyunca değiştirilmeyeceği, 3 yılın sonunda ise zam yapılacaksa bunun maliyeti etkileyen faktörlerinin neler olduğu da biliniyordu.

"Zam yapılmayacak 3 yılın sonunda" sanki 3 yıl boyunca fiyatlar sabit kalmış gibi, yeni artış furyası başlarken kaleme aldığım "Mersin değneksiz köy mü?" yazısında regülatör görevini üstlenmiş devlet kurumlarının bir türlü göremediğimiz sopasını merak ederek, o ünlü "nerede bu devlet" feryadıyla sessizlerin sesini duyurmaya çalışıyordum.

Meğer sorun Mersin' e özgü değilmiş, küresel boyutlarını ortaya çıkaran ve gelişmiş ülkeleri bile bu konuda girdikleri kış uykusundan uyandırmaya çalışan Tirol sayesinde işin Nobel Ekonomi ödüllük boyutu da ortaya çıkmış oldu.

O nedenle diyorum ki, değneksiz köylerin muhtarlarını göreve çağıranlara, bu alandaki çözüm önerilerini ortaya koyanlar yanında gemisini fırtınasız sularda rahatlıkla yüzdüren iş adamlarına da alternatif Nobel ödülü verilmeli...

Bu konuda tartışmasız adayım da var: MİP ile sembolleşen Hamdi Akın Mersin limanındaki performansıyla ödülü çoktandır hak etti...

* TCDD Limanlar Daire Başkanlığına göre Mersin limanındaki fiyat süreci tablosu

31.12.2006

50 dolar

 

08.02.2008

89 dolar

 

15.04.2008

95 dolar

 

01.06.2010

115-135 dolar

 

 

 

 

 Abdullah Ayan

 
10 Kasım 2014 Pazartesi 09:15
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji