Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » Anamur Dönüşü : Biraz Nükleer; Biraz Yol;Biraz Turizm... Harun Arslan yazdı

Anamur Dönüşü : Biraz Nükleer; Biraz Yol;Biraz Turizm... Harun Arslan yazdı

40 yıldır bu güzelim sahillerden geçerim. Bu güne kadar buraya bir çivi dahi çakılmamıştır; neredeyse tek bir turistik tesis de yapılmamıştır

 
 
Anamur Dönüşü : Biraz Nükleer; Biraz Yol;Biraz Turizm... Harun Arslan yazdı

Geçtiğimiz hafta Kent Konseyi Başkanı Anamur’u ziyaret etmiş ve Türkiye ve Dünya politikasını ilgilendiren politik ve stratejik konularda beyanda bulunmuştu.

Hemen arkasından CHP İl Başkanı Anamur’u ziyaret etmiş ve o da nükleer ve Mersin’in projeleri konusunda bilimsel ve siyasideğeriyüksek bilgiler vermişti.

Ne rastlantı; bu hafta bende bir konuda (siyasi ve stratejik olmayan) Anamur’a gitmek durumunda kaldım. Dönüş yolunda, ben de iki değerli kurum temsilcisine özenerek, Anamur ziyareti sonrası kamuoyumuza değerli bir şeyler söyleyebilir miyim? Diye kıvranıp durdum.

Öyle ya; hızını alamayan soluğu Anamur’da alıyor ve bu şirin yöremizin onca yerel sorunu varken, büyük meselelere dair iri sözlerle hepimizi sarsıyor.

Hadi ben de izninizle “Anamur dönüşü” ruh halimi yitirmeden ve elbette kendimce meseleleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Antalya sahil yolu bu haliyle bile gerçekten çok önemli bir ülke başarısıdır. Çift yol, tüneller, iyi kaliteli asfalt zaten yolu oldukça kolaylaştırmış ve çalışmalarda sona yaklaşılmış.Dağlar delinmiş, dev kayalıklar parçalanmış…Gördüğüm birçok Avrupa ülkesinden daha kaliteli yollarımızla övünmeliyiz.

Yolun eski güzergahı, turizm alanlarını olumsuz etkilememesi için değiştirildi ve mümkün olan yerlerde denizden uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Bunun ödeneği de çıkarılmış ve şu anda yol çalışmaları sürüyor. Hatta gece ışıklandırarak çalışılıyor ki sahil yolunun geciktiğini yada yapılmadığını söyleyenler biraz ellerini vicdanlarına götürmelidir.

Gelelim Nükleer santral ve turizm konusuna…

Nükleer santrale karşı çeşitli bahaneler bulanlar hep “o güzelim sahiller, cennet koylar” diye başlarlar. Çoğu bu güzelim koyları hiç görmemiştir. Sadece nükleer karşıtlarının nutukları ve fotoğraflarüzerinden bir şeyler bilirler.

40 yıldır bu güzelim sahillerden geçerim. Bu güne kadar buraya bir çivi dahi çakılmamıştır; neredeyse tek bir turistik tesis de yapılmamıştır.

Önümüzdeki 40 yılda buraya turistik bir tesis yapılmayacağını,üzülerek de olsa kabul etmiştik.

Fakat ne ilginçtir, turizme zarar verecek denilen nükleer santral adeta bölgeye turizmi getirmiş!

Nükleer santralin yapılacağı yerden bir koy ilerisine tüm bölgenin en kapsamlı, en büyük turistik tesisi yapılmış durumda.

Yarım asırdır boş duran bir koya Gülnarlıkardeşlerden oluşanve büyük yurt dışı yatırımları da olan uluslararası bir şirket Ulu Resort Hotel tesisini kuruyor, bölge insanlarına istihdam yaratıyor, bölgenin ürünlerinin değerlendirilmesini sağlıyor…

Nükleer karşıtlarının mümkün olduğu kadar bu güzelim tesisi gündeme getirmek istemediklerini, gündeme gelirse de çeşitli asılsız eleştirilerle bir karalama kampanyasına giriştiklerini biliyorum.

Dönüş yolunda bu tesise uğrayarak son durumunu görmek istedim.

Kış ortasında sanki sezondaymış gibi tesis her şeyiyle tam olarak faaliyette… Isıtılmış kapalı havuzu, saunası, hamamı, bowling ve oyun salonları,fitnes salonu, bilgisayar ve oyun odaları, bilardo salonu, çocuk eğlence odaları, spa merkezi, sinema salonu, tenis kortları, spor alanları ile butik kalitedeki otel tüm personeli ile hizmette.

İşte yıllardır çırpınıp durduğumuz turizm yatırımları konusunda çok başarılı bir örnek…

Tesis sahibi ile görüştüğümde, ilave bir tesis daha yapmayı planladıklarını söylüyor ve şu anda firmanın temsilcileri Hollanda’da Utrecht fuarındalar. Orada trecking gruplarını bölgeye getirerek deniz turizmine ilave bir de dağ turizmi sağlayacaklar.

Bir grup insan sağda solda nutuklar atarak kendilerini tatmin ederken, bu kentin temel meseleleri arasında en önlerde yer alan turizmi kalkındırmak için iş insanlarımız çalışıyor, üretiyor, dünyayı dolaşıyor…

Özellikle Paris’i ve İspanya’yı görenler burada nükleer santrallerle turizmin nasıl iç içe olduğunu bilirler. Çevresindeki 5 nükleer santralle 50 milyon turist çeken Paris’e ve yıllarca Avrupa’nın turizm merkezi olan İspanya’ya zarar vermeyen nükleer santraller Mersin’e nasıl zarar verecek? anlamak güç.

Ermenistan, Bulgaristan, Rusya, İran, İsrail…çevremizdeki tüm ülkeler ve tüm Avrupa ve Amerika nükleer kullanırken ve şu anda dünyada yalnızca ömrünü tamamlayan santraller kapanırken ve 28 yeni santral inşa edilirken acaba Türkiye’nin bu güne kadar neden nükleer enerji ile tanışmadığının derin sebeplerini anlamaya çalışmalıyız.

Türkiye’nin her yıl % 8 ilave enerjiye ihtiyacı var. Güneş ve rüzgarın enerji ihtiyacını karşılayacağını iddia edenler bilimsel olarak incelediklerinde bunun ne kadar pahalı ve zor olduğunu göreceklerdir.

Genelde nükleer karşıtı lobinin destekçisinin Alman Vakıfları ve Greenpeace gibi yabancı örgütler olduğunu ve Batının hiçbir zaman güçlü bir Türkiye istemediği gerçeğini ne zaman göreceğiz?

Ortadoğu bataklığında ancak nükleere sahip olan güçlü bir ülke olarak ayakta kalınabileceğini ne zaman öğreneceğiz?

 

Suriye’deki kargaşalıklar başlamadan önce Suriye Hükümetinin nükleer santral yapılması için Paris Nükleer Fuarına bir heyet gönderdiğini biliyoruz. İç savaş olmasaydı şimdi hemen güney sınırımızda bir nükleer santral yapılmış olacaktı. Der Spiegel dergisine göre ise şu anda Suriye’de gizli nükleer ve uranyum tesisleri mevcut.

 

Taşucu’nda tersane yapılmasını engelleyerek, Türk deniz gücünün Akdeniz’de güçlenmesini ve en az 3 bin yöre insanının burada istihdamını engelleyen Alman Vakıfları, Greenpeace ve diğer yabancı oluşumlar bu defa başarılı olamayacaklar gibi görünüyor.

Bölgeye turizmi getiren nükleer santral, ülkeye gelen en büyük dış yatırımla, hem bölgenin zenginleşmesine hem de istihdam sorununun ortadan kalkmasına yarayacaktır.

Eh; işte Anamur dönüşünde ben de diğer değerli kurum temsilcilerine özenerek kendimce önemli bulduğum konulara değinmeye çalıştım. Bunların kimseye ve elbette başta bana politik bir faydası yoktur; kendimce öngördüğüm bir kişisel hesabım da yoktur. Ama lütfen bu kentin temel sorunlarına daha insafla, daha bilinçle yaklaşalım; her Mersinlinin faydasına olacak yatırımları görmezden gelmeyelim.

 

HARUN ARSLAN

 

 

 
 
17 Ocak 2015 Cumartesi 08:36
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:37
  • Güneş07:16
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:21
  • Akşam17:39
  • Yatsı19:06
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
11
5
4
2
19
5
Sivasspor
11
6
1
4
19
6
Bursaspor
12
5
3
4
18
7
Göztepe
12
5
3
4
18
8
Akhisarspor
12
5
3
4
18
9
Fenerbahçe
11
4
5
2
17
10
Aytemiz Alanyaspor
11
4
2
5
14
11
Malatyaspor
11
4
2
5
14
12
Trabzonspor
11
3
4
4
13
13
Antalyaspor
12
3
4
5
13
14
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
11
2
2
7
8
18
Gençlerbirliği
11
2
2
7
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1583 - Galata'daki Saint Benoit Kilisesi'ne yerleşen Cizvitler, St. Benoit mektebini açtılar.
1601 - Tiryaki Hasan Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Haçlı ordusunu yenerek Kanije zaferini kazandı.
1912 - İstanbul'da kolera salgını başladı.
1913 - Belkıs Şevket Hanım, tek motorlu üstü açık tayyareye binme cesareti gösteren ilk kadın oldu. Belkıs Hanım İstanbul üzerinde uçarken aşağı attığı kartlarda Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-u Nisvan Derneği üyelerine selam yolluyordu.
1927 - Ankara Radyosu yayına başladı.
1928 - Walt Disney'in yarattığı çizgi film Mickey Mouse'un (Miki Maus) ilk gösterimi yapıldı.
1931 - Japonlar, Mançurya'yı işgal ettiler.
1933 - İstanbul Darülfünunu İstanbul Üniversitesi olarak açıldı.
1936 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini,General Franco'nun İspanya'da kurduğu geçici hükümeti tanıdı.
1937 - Dersim İsyanı bastırıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, hava saldırılarına karşı bütün kent ve kasabalarda geceleri karartma yapılması kararı aldı.
1945 - Bulgaristan'da seçimleri Komünist Partisi öncülüğündeki Yurtsever Cephe kazandı.
1945 - Doğan Kardeş Sanat Müsamerelerinin ilki Tepebaşı Çocuk Tiyatrosu'nda yapıldı.
1951 - Perihan Sanerk, Emniyet Müdürlüğüne yükselen ilk kadın oldu.
1953 - İngiliz yazar ve karükatürist Alan Moore doğdu.
1967 - Türk jetleri Kıbrıs üzerinde alçaktan uçtu. BM Barış Gücü denetimindeki Erenköy bölgesinde Türkler ile Rumlar arasında çıkan çatışma 7 saat sürdü.
1976 - İspanya'da 37 yıllık diktatörlüğün ardından demokrasinin kurulması kararı alındı.
1983 - BM Güvenlik Konseyi, KKTC'yi tanımadı.
1990 - Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) toplandı; Paris Sözleşmesi imzalandı.
1992 - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu kabul edildi.
1999 - İstanbul'daki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Zirvesi'nde, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Hazar geçişli doğal gaz projelerine ilişkin anlaşmalar, ilgili ülkelerin devlet başkanlarınca imzalandı.
2007 - Zasyadko maden felaketi
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
11.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121420264048
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji