Mersin Ticaret Borsası'nda Abdullah Özdemir yeniden başkanlığa seçildi

Ana Sayfa » Güncel » Anayasa değişikliğiyle önerilen sistem ve zurnanın zırt deliği... Abdullah Ayan yazdı

Anayasa değişikliğiyle önerilen sistem ve zurnanın zırt deliği... Abdullah Ayan yazdı

Her şeyin tek merkezde çözüldüğü ülkede Milletvekili kanalının tıkanması...

 
 
Anayasa değişikliğiyle önerilen sistem ve zurnanın zırt deliği... Abdullah Ayan yazdı

"Zurnanın zırt deliği" ile ilgili bir sürü darb-ı mesel anlatılır da, bana göre en somut ve doyurucu tanım Türk Dil Kurumu'na ait...

TDK "sürdürülmekte olan bir işin en can alıcı noktası" olarak özetliyor deyimin anlamını...

O zaman ülkeyi aylardır geren ve halk oylamasının yapılacağı güne kadar da gereceği gün gibi aşikar şu anayasa değişikliklerinin pek konuşulmayan zırt deliği ya da sürdürülmekte olan işin en can alıcı meselesine değinmeye çalışalım.

Türkiye 16 Nisanda referanduma gidip, 17 maddelik anayasa değişikliklerine "evet" ya da "hayır" diyecek...

Diyecek demesine de, özellikle evet cephesinin "güçlü Türkiye", "istikrar", "birlik, beraberlik" gibi kitleleri havaya sokan soyut kavramlardan çıkıp, gerçekten değişikliklerin getirip, götürecekleri konusunu tam olarak anladığı, ciddi bir sorunsal olarak orta yerde duruyor.

Duruyor çünkü, Türkiye' nin en çok eleştirilen ve sistemin işlemediğinin temelindeki hastalık anlamına da gelen asıl derdinin bu değişikliklerle çözüleceği konusunda ciddi kaygılar var.

Bu kaygıları hayırcılar ve kararsızlar değil, "evet" cephesindekiler de duyuyor.

Kaygının ya da, konuşulmayan sancının temelinde, yerele nefes alma şansı bırakmayan ve her gün biraz daha yerelin elinde kalmış ne varsa kendinde toplayan merkezdeki iktidarın, yönetme biçiminin değişecek olması...

Bir iki örnekle anlatmaya çalışayım: Tek parti döneminde bile Belediye ya da il özel idareleri eliyle yönetilen Hastanelerin adı "memleket hastaneleri" idi ve merkezi idarenin bütçeye para aktarması dışında personel, yönetim vs konularında tasarruf yerel yönetimlerdeydi.

Sonra ne mi oldu? Memleket Hastaneleri, Devlet hastaneleri olarak tanımlanmaya, bırakın uzman bir doktoru, hemşire kadrosuna kaç kişinin hatta kimlerin atanacağı bile Ankara' nın uhdesinde toplandı.

O kadarla da kalmadı. Zaman içinde durumdan öylesine vazifeler çıkarıldı ki, bu garip bir hastane hemşiresinin çalıştığı bölümden bir başka bölüme geçmek için Milletvekiline, Vekilin de Bakan veya en azından müsteşar, genel müdüre rica telefonu açtığına tanık oldu.

Örneği sağlıktan verdiğime bakmayın...

Bu gözler bir yandan nüfus itibariyle orta boy bir kent olan Mersinin merkezde bile 4 ilçeye bölünüp, Müftü deresinin doğu, batı, kuzeyinde birbirlerine uzaklıkları 100 metreyi geçmeyen üç ayrı Belediye ihdas edildiğini de gördü, o Belediye sınırları içinde kaymakamlıklar oluşturulduğunu da...

Ve o kaymakamlıklara her konuda örneğin müftülüklerde bile il müftüsü yanında 4 merkez ilçe müftülük kadroları verildiğini... (örnekleri ; tarımdan spora, eğitimden sosyal dayanışmaya varıncaya kadar çoğaltmak mümkün)

Bugün ülkenin tek muktediri haline gelen ve her şeyi elinde tutması yetmezmiş gibi, daha da fazlasına talip olan AK Parti, 2004' te yerel yönetimler reformunu hayata geçirmeye kalktığında, güvenlik/eğitim ve dış politika gibi alanlar dışında kalan ne varsa yerele devretme niyetindeydi.

O günlerde o yerel yönetimler reformu anlatılırken "hangi sporu nerede yapacağınıza, hangi tesisin gerekli olduğuna neden Ankara karar versin?" diyen AK Parti' nin sonradan gücünü pekiştirdikçe bırakın hangi spor tesisinin yapılacağına, belediyelerin dişe dokunur en ciddi etkinlik alanı olan kent imar planlarını bile dolaylı yollarla Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağladığını gördük.

Böylesine bir güçlendirme ve tahkimle hayatın her alanında irade Ankara'da toplanırken, derdini yerelde çözme olanağı kalmayan vatandaş, her başı ağrıdığında iktidar Milletvekilini bulup onun üzerinden sorun çözme yolunu en geçerli yöntem olarak benimsedi.

Çalıştığı bölümü beğenmeyen hemşire, çocuğuna iş arayan anne, diyalize bağlanmak için sıra bekleyen hasta, cami bakımı için kaynak arayan imam, köyüne gölet bekleyen muhtar; iktidara mensup vekile, vekil; Bakan veya Müsteşara sorunu ileterek çözme yolunu seçiyordu bugüne kadar.

Bugüne kadar diyorum çünkü; eğer anayasa değişiklik paketi onaylanırsa, artık Bakanların ne partiyle, ne Meclisle, ne de Milletvekilleriyle organik bağı kalmayacak.

Bakanları Başkan (Cumhurbaşkanı) seçecek. Bugüne kadar istisnai haller dışında Meclis içindeki iktidar Milletvekilleri arasından seçilen ve güvenoyu mekanizması dahil her bakımdan TBMM denetim ve gözetimi altında faaliyet gösteren Bakanlar değişikliklerin yürürlüğe girmesiyle Meclise değil, Başkana karşı sorumlu olacak...

Ne Bakanlar Kurulunun güvenoyu alması, ne gensoru, ne başka bir mekanizma...

Bakanın kendisini o göreve getiren Başkan dışında hiç kimseye karşı sorumluluğu da yok, kimseyi dinleme zorunluluğu da...

Ön görülen sistem bu haliyle ABD' yi andırıyor ama orada neredeyse tüm yetkiler eyaletlere aktarılmış durumda.

O kadar ki, Başkanlık koltuğuna oturduğu günden beri, bazı İslam ülke vatandaşlarına giriş yasağıyla ilgili kararname yayınlayıp duran Trump' ın tüm girişimleri gidip gidip eyaletlerin yargı duvarlarına çarpıyor.

Orada tüm yönetim erki eyaletlere, eyaletler üzerinden de kademe kademe en alt yerleşim birimlerine kadar inmiş durumda.

Örneğin bin nüfuslu kasabanın okuluna alınacak öğretmeni ne Washington, ne ülkenin Eğitim Bakanı belirlemiyor. Eyalet Valisi, Belediye başkanı da karışmıyor. Belediye Meclisinin eğitim komitesi yönetiyor okulu...

Bakan makro politikalara bakıyor, kasaba okuluna...

Yetkiler alabildiğine paylaşılmış, sorumluluklar belirlenmiş, sistem tabandan, tavana oturmuş ve 150 yıldır güç aktarım mekanizması yerelden merkeze doğru değil, merkezden yerele doğru çalışıyor.

Yönetim erkini yerelle paylaşmak şöyle dursun, tüm gücü zaten elinde toplayan merkezin, bu gücü çekirdek nüvesinin içine çekip saraya hapsetmesi ve her konuda anahtar bulma derdine düşen vatandaşın o anahtarı konumundaki Milletvekillerini tümüyle devreden çıkarması...

Bugüne kadar iktidar dışındaki Milletvekillerinin pek işlevi kalmamıştı, değişiklikle Bakan üzerindeki etkisini yitirecek iktidar Milletvekillerinin de hükmü kalmıyor...

İyi mi oluyor, kötü mü?

Soruyu en küçük bir konuda bile sorun yaşayan ve sorunu ancak Milletvekiline ulaşarak çözebilen vatandaşa sormak lazım...

Tabandan tavana doğru sistemi oturtmadan ve çağdaş ülkelerin seviyesine çıkarma, hayatın her alanındaki her sorunu tek kişinin iradesine bağlayan değişikliğin getireceklerini yaşayarak göreceğiz...

 Abdullah Ayan

 

 
 
20 Mart 2017 Pazartesi 09:12
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:10
  • Güneş05:53
  • Öğlen12:51
  • İkindi16:34
  • Akşam19:29
  • Yatsı20:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
30
19
5
6
62
2
Galatasaray
29
19
3
7
60
3
Beşiktaş
29
17
8
4
59
4
Fenerbahçe
29
16
9
4
57
5
Trabzonspor
29
12
10
7
46
6
Kayserispor
30
12
8
10
44
7
Göztepe
29
12
7
10
43
8
Sivasspor
29
12
5
12
41
9
Kasımpaşa
29
11
7
11
40
10
Malatyaspor
29
10
8
11
38
11
Antalyaspor
29
9
8
12
35
12
Akhisar Bld.Spor
29
9
7
13
34
13
Bursaspor
29
9
6
14
33
14
Alanyaspor
29
9
5
15
32
15
Gençlerbirliği
29
7
9
13
30
16
Konyaspor
29
7
8
14
29
17
Osmanlıspor
29
7
8
14
29
18
Karabükspor
29
3
3
23
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1821 - Sadrazam Benderli Ali Paşa görevinden ayrıldı ve 30 nisan'da idam edildi. Benderli Ali Paşa padişah emri ile idam edildiği bilinen son sadrazamdı.
1920 - Mustafa Kemal Paşa, Meclis'in 23 Nisan 1920 günü açılacağını bildiren bir genelge yayımladı.
1930 - Columbus-Ohio'daki bir hapishanede çıkan yangında 320 kişi öldü.
1939 - Hatay, Türk Gümrük Tarifesi'ne dahil oldu.
1944 - Fransa'da kadınlar oy kullanma hakkını elde etti.
1952 - Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan anlaşmayla vize formaliteleri kaldırıldı.
1956 - Elvis Presley'nin Heartbreak Hotel isimli şarkısı Billboard dergisinde 1 numaraya ulaşan ilk eseri oldu.
1957 - Muhsin Ertuğrul, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın başına getirildi.
1960 - Brasília resmen Brezilya'nın başkenti oldu. Eski başkent Rio de Janeiro'ydu.
1964 - Yunanistan, Kıbrıs'taki askeri birliğini, Birleşmiş Milletler Barış Gücü emrine vermeyi kabul etti.
1964 - Rum Patriği Vekili Emilyanos ile Metropolit Canavaris Türkiye aleyhine faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle sınır dışı edildi.
1967 - Yunanistan'da darbe yapıldı. George Papadopoulos liderliğindeki albaylar cuntası yönetime el koydu, yedi yıl sürecek olan askeri rejim başladı.
1968 - Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Rusya, zor durumda kalan astronotları kurtarmak için bir antlaşma imzaladı.
1970 - Hutt River Vilayeti Prensliği Avustralya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1975 - Vietnam Savaşı: Güney Vietnam devlet başkanı Nguyen Van Thieu, Saygon'u terketti.
1979 - İstanbul Boğazı'nda Rumen bandıralı Karpati şilebi ile demir yüklü Kemal Kefeli kosteri çarpıştı. Türk gemisi 17 mürettebatı ile battı iki denizcinin cesedi bulundu, beş kişi kayboldu. Rumen şilebi kaçarken polis motoru tarafından yakalandı.
1987 - Sri Lanka'nın başkenti Colombo'da bomba yüklü bir araç infilak etti: 106 kişi öldü.
1994 - İlk Güneş dışı gezegenler Polonyalı gökbilimci Alexander Wolszczan tarafından keşfedildi.
2003 - Irak'taki Saddam Hüseyin iktidarı'nın yıkılmasından sonra Geçici Koalisyon Yönetimi 28 Haziran 2004'e kadar ülkeyi yönetti.
2008 - Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri, Gece Şahini olarak da anılan radara yakalanmayan uçak F-117 Nighthawk'ları hizmetten çıkardı.
M.Ö. - 753 Romulus ve Remus, Roma'yı kurdular.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
19.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011228303945
 
On Numara
16.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02131417192730333742455253555760657072757780
 
Sayısal Loto
14.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu031134374043
 
Şans Topu
18.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080919202510
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji