Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » Anayasa genel seçimlerden önce hazır olmalı

Anayasa genel seçimlerden önce hazır olmalı

‘Türkiye Üzerine Farklı Bakışlar' konulu 28. Abant Platformu, 3 gün süren toplantının ardından dün 27 maddelik bir sonuç bildirgesi yayımladı. Bildirgede, kimlik tartışmaları, AB müzakere süreci ile yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili önemli tespit ve çözüm önerilerine yer verildi.

 
 
Anayasa genel seçimlerden önce hazır olmalı
Kimlik tartışmaları konusunda “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kavramı üzerine odaklanılmalıdır.” teklifi getirilen bildirgede, “Türkiye'nin; farklı mezhep, din ve etnisiteleri içeren fakat bunlarla sınırlı olmayan çok kültürlü yapısı, devlet ve toplum tarafından tanınmalıdır.” denildi. Yerel nüfusun talebi halinde de yer isimlerinin orijinal haline iade edilmesi gerektiği belirtildi. Bildirgede AB müzakere sürecine destek verildi. “Türkiye'nin, farklı uluslararası işbirliği seçenekleri araması normal olmakla birlikte, AB, süreçteki tüm sorunlara rağmen Türkiye için hâlâ vazgeçilmezdir.” değerlendirmesi yapıldı.

Yeni anayasanın genel seçimler gelmeden önce yapılması talep edildi. Ardından, “Yeni anayasa, Türkiye'nin demokratikleşme, insan hakları, eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, devletin hesap verebilirliği, ordunun sivil denetimi ve merkeziyetçiliğin azaltılması gibi konularda imzaladığı uluslararası anlaşmaların gereklerini de yansıtmalıdır.” çağrısı yapıldı.

Türkiye'nin önemli sorunlarının farklı görüşten uzmanlar tarafından masaya yatırıldığı Abant Platformu, 3 gün boyunca kimlik tartışmaları, yeni anayasa çalışmaları, AB süreci ile katılımcı demokrasiyi masaya yatırdı. ‘Türkiye Üzerine Farklı Bakışlar' konulu toplantı, dün yayımlanan sonuç bildirgesiyle sona erdi. Bildirgenin ‘Kimlikler Talepler ve Yeni Yurttaşlık' konulu bölümünde devletin inançlara ve inançsızlığa eşit mesafede olması, hiçbir resmî belgede Türk vatandaşlığının sosyolojik tanımının bulunmaması, bunun yerine Türkiye  Cumhuriyeti vatandaşlığı kavramı üzerine odaklanılması gerektiği bildirildi. Devletin herhangi bir üst kimlik tasarlama girişiminde bulunmaması gerektiği ifade edildi. Bildirgenin ‘AB Müzakere Süreci-Gelinen Noktalar' bölümünde de AB'ye tam üyelik sürecinin her iki taraftaki ciddi güven kaybından dolayı sekteye uğradığına işaret edildi. Haziran 2010'dan bu yana hiçbir müzakere başlığı açılmadığı hatırlatılarak, “Mevcut durum bu haliyle sürdürülemez. Bazı başlıkların açılması sürece hız kazandıracaktır. Türkiye hükümeti, müzakere başlıklarının açılması ve üyelik sürecinin hızlanması için Kopenhag Kriterleri'ni sağlama yönünde çaba göstermelidir.” çağrısında bulunuldu.

“Yeni Anayasada Sorunlar-Zorunlu-luklar' başlıklı bölümde ise mevcut Anayasa'nın bir dahaki genel seçimlerden önce yeni bir anayasa ile değiştirilmesi gerektiği ifade edildi.  Başkanlık sistemi tartışmalarının da yeni bir anayasa için gerekli olan siyasi mutabakatı tehlikeye atmaması ve geciktirmemesi uyarısı yapıldı. Bildirgesin ‘Katılımcı Demokrasi' bölümünde de şu ifadeler kullanıldı: “Mevcut siyasî partiler ve seçim yasaları yerel siyaseti güçlendirme istikametinde demokratikleştirilmelidir. Yüzde 10 seçim barajı demokrasinin kapsayıcı karakterini yansıtacak şekilde belirgin olarak düşürülmelidir. Türkiye'de daha fazla sosyal adaletin temini ve demokrasinin güçlendirilmesi için çalışanların hakları güçlendirilmelidir. Adil olmayan gelir dağılımının demokrasi için önemli bir tehdit olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır.”

SONUÇ BİLDİRGESİ Hiçbir resmî belgede, Türk vatandaşlığının sosyolojik bir tanımı olmamalıdır. Bunun yerine, sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kavramı üzerine odaklanılmalıdır.

Devlet, herhangi bir üst kimlik tasarlama girişiminde bulunmamalıdır.

Türkiye’nin; farklı mezhep, din ve etnisiteleri içeren fakat bunlarla sınırlı olmayan çok kültürlü yapısı, devlet ve toplum tarafından tanınmalıdır.

Devlet, tüm inançlara ve inançsızlığa eşit mesafede olmalıdır.

Yerel nüfusun talebi halinde, yer isimleri orijinal haline iade edilmelidir ve olumsuz tarihî çağrışımları olan birtakım yer isimleri değiştirilmelidir.

Eğitim müfredatı, yukarıda sözü edilen hususları yansıtmalıdır.

Arap isyanı, Türkiye dış politikasının en büyük meselesini oluşturmaktadır.

Türkiye-Irak-Suriye üçgenindeki bölgesel dinamik, Türkiye’deki Kürt sorununun çözümünü acil kılmaktadır.

Türkiye, reelpolitik gerçekler ve idealist taahhütleri arasında bir ahenk kurmalıdır.

Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılara gösterdiği hassasiyet her türlü takdire şayandır. Türkiye, Suriye’de barışçıl bir çözüm için uluslararası toplumla işbirliğini sürdürmelidir.

Avrasya’daki önemli bölgelerin kesişim noktasında ve hızlı bir değişim ve jeopolitik yapılanma döneminde bulunan Türkiye, ortaya çıkmakta olan çok kutuplu dünyada önemli bir rol oynamaktadır.

Tutarlı bir dış politika güden istikrarlı bir Türkiye, Avrupa’nın güvenliği için hayati öneme sahiptir ve İslam dünyası ile Batı’nın barış içinde birlikte var olması için vazgeçilmezdir.

AB tam üyelik süreci her iki taraftaki ciddi güven kaybından ötürü sekteye uğramaktadır. Her iki tarafta da yönetimsel eksiklikler söz konusudur ve siyasetçiler, üyeliğin getirileri hakkında kamuoyunu bilgilendirmede ve kamuoyu oluşturmada başarılı olamamışlardır.

Avrupa’daki birtakım önyargılar, yükselen İslamofobi ve bazı Avrupalı liderlerin hasmane tavırları, Türkiye’de ciddi öfkeye neden olmuştur.

Mevcut ayrımcı vize politikalarını sona erdirmeye yönelik olan yol haritası, yeniden güven inşası ve tam üyelik sürecini canlandırmak için önemli bir fırsattır.

AB, ortak değerler ve demokratik standartlar üzerine kurulu bir barış projesidir. Bu nedenle Türkiye’nin geleceği için sahip olduğu önemi korumaktadır. Türkiye’nin, farklı uluslararası işbirliği seçenekleri araması normal olmakla birlikte, AB, süreçteki tüm sorunlara rağmen Türkiye için hâlâ vazgeçilmezdir.

Haziran 2010’dan bu yana hiçbir müzakere başlığı açılmamıştır ve mevcut durum bu haliyle sürdürülemez. Bazı başlıkların açılması, sürece hız kazandıracaktır. Türkiye hükümeti, müzakere başlıklarının açılması ve üyelik sürecinin hızlanması için Kopenhag Kriterleri’ni sağlama yönünde çaba göstermelidir.

Yeni anayasa, vatandaşların genel beklentileri kadar Türkiye’nin demokratikleşme, insan hakları, eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, devletin hesap verebilirliği, ordunun sivil denetimi ve merkeziyetçiliğin azaltılması gibi konularda imzaladığı uluslararası anlaşmaların gereklerini de yansıtmalıdır.

En son genel seçimlerden önce tüm siyasî partilerin söz verdiği şekilde, mevcut Anayasa bir dahaki genel seçimlerden önce yeni bir anayasa ile değiştirilmelidir.

Hükümetin, Kürt sorununun barışçıl çözümü yönündeki son girişimi desteklenmelidir. Bu, yeni anayasada eşit yurttaşlık garantisini de içermelidir.

Başkanlık sistemi tartışmaları, yeni bir anayasa için gerekli olan siyasî mutabakatı tehlikeye atmamalı ve geciktirmemelidir.

Devlet, tüm din ve mezheplere eşit mesafede olmalıdır. Bu nedenle Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalı veya statüsü tarafsızlık ilkesi ışığında yeniden tanımlanmalıdır.

Kadınların kamusal hayata ve siyasete katılımı teşvik edilmelidir. Bu, pozitif ayrımcılık yönünde stratejiler içerebilir.

Güçlü ve bağımsız bir sivil toplum, muhalefet hakkı, örgütlenme ve ifade hürriyeti, basın özgürlüğü, kapsayıcı katılım, akademik özgürlük ve devleti eleştirme hakkı gibi konularla da bağlantılı olması dolayısıyla demokratikleşme kurumsal reformlarla sınırlı olmamalıdır.

Mevcut siyasî partiler ve seçim yasaları, yerel siyaseti güçlendirme istikametinde demokratikleştirilmelidir. Yüzde 10 seçim barajı, demokrasinin kapsayıcı karakterini yansıtacak şekilde belirgin olarak düşürülmelidir.

Türkiye’de daha fazla sosyal adaletin temini ve demokrasinin güçlendirilmesi için çalışanların hakları güçlendirilmelidir. Adil olmayan gelir dağılımının demokrasi için önemli bir tehdit olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır.

Eğitim müfredatı, yukarıda belirtilen hususları yansıtmalı ve yurttaşları eleştirel düşünce yoluyla sivil topluma aktif olarak katılmaya hazırlamalıdır.

 
 
11 Şubat 2013 Pazartesi 08:42
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:37
  • Güneş07:16
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:21
  • Akşam17:39
  • Yatsı19:06
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
11
5
4
2
19
5
Sivasspor
11
6
1
4
19
6
Bursaspor
12
5
3
4
18
7
Göztepe
12
5
3
4
18
8
Akhisarspor
12
5
3
4
18
9
Fenerbahçe
11
4
5
2
17
10
Aytemiz Alanyaspor
11
4
2
5
14
11
Malatyaspor
11
4
2
5
14
12
Trabzonspor
11
3
4
4
13
13
Antalyaspor
12
3
4
5
13
14
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
11
2
2
7
8
18
Gençlerbirliği
11
2
2
7
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1583 - Galata'daki Saint Benoit Kilisesi'ne yerleşen Cizvitler, St. Benoit mektebini açtılar.
1601 - Tiryaki Hasan Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Haçlı ordusunu yenerek Kanije zaferini kazandı.
1912 - İstanbul'da kolera salgını başladı.
1913 - Belkıs Şevket Hanım, tek motorlu üstü açık tayyareye binme cesareti gösteren ilk kadın oldu. Belkıs Hanım İstanbul üzerinde uçarken aşağı attığı kartlarda Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-u Nisvan Derneği üyelerine selam yolluyordu.
1927 - Ankara Radyosu yayına başladı.
1928 - Walt Disney'in yarattığı çizgi film Mickey Mouse'un (Miki Maus) ilk gösterimi yapıldı.
1931 - Japonlar, Mançurya'yı işgal ettiler.
1933 - İstanbul Darülfünunu İstanbul Üniversitesi olarak açıldı.
1936 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini,General Franco'nun İspanya'da kurduğu geçici hükümeti tanıdı.
1937 - Dersim İsyanı bastırıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, hava saldırılarına karşı bütün kent ve kasabalarda geceleri karartma yapılması kararı aldı.
1945 - Bulgaristan'da seçimleri Komünist Partisi öncülüğündeki Yurtsever Cephe kazandı.
1945 - Doğan Kardeş Sanat Müsamerelerinin ilki Tepebaşı Çocuk Tiyatrosu'nda yapıldı.
1951 - Perihan Sanerk, Emniyet Müdürlüğüne yükselen ilk kadın oldu.
1953 - İngiliz yazar ve karükatürist Alan Moore doğdu.
1967 - Türk jetleri Kıbrıs üzerinde alçaktan uçtu. BM Barış Gücü denetimindeki Erenköy bölgesinde Türkler ile Rumlar arasında çıkan çatışma 7 saat sürdü.
1976 - İspanya'da 37 yıllık diktatörlüğün ardından demokrasinin kurulması kararı alındı.
1983 - BM Güvenlik Konseyi, KKTC'yi tanımadı.
1990 - Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) toplandı; Paris Sözleşmesi imzalandı.
1992 - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu kabul edildi.
1999 - İstanbul'daki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Zirvesi'nde, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Hazar geçişli doğal gaz projelerine ilişkin anlaşmalar, ilgili ülkelerin devlet başkanlarınca imzalandı.
2007 - Zasyadko maden felaketi
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
11.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121420264048
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji