Özdemir,'Narenciye Sektöründe Ana Sorun Katma Değer Eksikliği'

Ana Sayfa » Güncel » Ankaralılaşan AK Parti ve yerelleşme... Abdullah Ayan yazdı

Ankaralılaşan AK Parti ve yerelleşme... Abdullah Ayan yazdı

13 yıllık savrulma; Yerel demokrasiyi güçlendirmekten, tüm gücü Ankarada toplamaya...

 
 
Ankaralılaşan AK Parti ve yerelleşme... Abdullah Ayan yazdı

AK Partinin iktidar olduğu 2002’ den 2007’ ye kadar Başbakanlık Müsteşarlığı, sonrasında da bir dönem Milli Eğitim ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları koltuğunda oturan Ömer Dinçer, özellikle müsteşarlık dönemindeki deneyim ve gözlemlerini “Türkiye’de Değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor?” adını verdiği bir kitapta topladı. (Kitap, 2003’ te hayata geçmesine ramak kalan ancak dönemin cumhurbaşkanı A.Necdet Sezer’in vetosuyla güme giden yerel yönetimler reform yasasıyla ilgili mutfak çalışmalarını, kazanılan mevzileri terk etme konusunda şanlı direniş sergileyen bürokratik yapıyı irdelemeye çalışmasıyla daha bir önem kazanıyor)

Dinçer kitabın ardından bir söyleşiyle de, başarılsa Cumhuriyetin en radikal değişimlerinden birini sağlayacak olan reform çalışması sırasında yaşananlara ve bugün ülkede yaşanan çatışmanın en önemli nedenlerinden biri sayılan “yerinden yönetim, yerel özerklik vb” sıcak konulara ilişkin görüşlerini paylaştı.

Dinçer, anlattıkları ve tespitleriyle ister istemez beni yerel yönetimlerle ilgili çalışmaların yapıldığı 2003’ e götürdü.

AB uyum sürecinin estirdiği rüzgârı da arkasına alan AK Partinin değişim lokomotifi olduğu ilk yıllar.

Ve o değişimin heyecanıyla “galiba bu sefer olacak” hayallerine kapıldığımız, o güne kadar konuşulmasını bile zaman kaybı saydığımız yerelleşme, yerinden yönetim, katılımcı demokrasiyi yerelden başlatma gibi “abesle iştigal” konuları masaya yatırdığımız heyecan dolu tartışmalar, etkinlikler…

Örneğin 2003 başında başlattığımız ve özellikle de AB müzakere sürecini farklı konu ve konuklarla masaya yatırdığımız “Akdeniz Toplantıları”…

Beyin fırtınaları, sadece konukların değil, çok farklı görüşlere sahip katılımcıların da düşüncelerini paylaştıkları etkinlikler.

O etkinliklerden birine yerel yönetimler reform yasa tasarısının hazırlanması ve Meclisten geçirilme sürecini siyaseten üstlenen TBMM komisyon başkanı Halil İbrahim Ürün’ ü çağırmış, hem doğrudan iktidarın reformla ilgili düşüncelerini birinci elden dinlemek hem de beklentilerimizi paylaşma, aktarma olanağını elde etmiştik.

Süreç içinde çeşitli makalelerle hazırlanmakta olan yasaya ilişkin görüşlerimi paylaştım. Reform gibi mahcup ifadelerle başına gelecek kazalardan korunmaya çalışılsa da, bal gibi devrim olarak nitelendirilecek değişim ve dönüşümün önüne çıkarılacak engellerle ilgili kaygılarımı dile getirmeye çalıştım.

Bugün o kaygıların ne kadar yerinde olduğunu, ilk günler devrimi yapmaya yeminli AK Partinin zaman içinde iktidar gücünü pekiştirdikçe ve iktidar olmanın ötesine geçip muktedir olmaya başladıkça yetkileri yerele devretme düşüncesinden ne kadar uzaklaştığını yaşayarak görüyorum.

2003’ ün özellikle son çeyreğinde kaleme aldığım makalelerin bir bölümünü birkaç yazıyla paylaşmanın geçmişten geleceğe yaşananları ve yaşanacakları yansıtması bakımından önemli buluyorum.

27 Eylül 2003 günü yayınlanan “Yerel Yönetimler Yasası ve Kaygılar”*(ilgilenen https://abdullahayan.wordpress.com/2003/09/26/yerel-yonetimler-yasasi-kaygilar-27-9-2003/ linkinden yazının tümüne ulaşabilir) başlıklı yazıdan alıntılar;

“Eğer hükümetin kararlı yürüyüşü kesilmez, Ankara’da birileri YÖK, KIBRIS gibi tabu saydıkları alanlarda sergiledikleri tavırları, Yerel Yönetim reform yasasında da takınmazlarsa, bir mucize gerçekleşecek.

Bir yandan kamu yönetim reformu, öte yandan mahalli idareler yasasıyla Ankara’da toplanan çoğu yetki, il özel idareleriyle belediyelere devredilecek.

İldeki kütüphanenin temizliğinden, kentin çevre sorunlarına kadar her şeyi kontrol altında tutan merkezi idare yenilgiyi kabul edip, çekilecek.

Öğretmen tayininden, köy hizmetlerinin asfalt önceliğine, hastane hemşiresinin görev alanından, kent içindeki trafik düzenlemesine kadar her şeyi yapmaya kalkan, sonunda çuvallayıp sorunların altında boğulan merkezi yönetim, makro politikalar belirleme dışındaki günlük işleri, asli sahiplerine devredecek.

Yetişmeye çalıştığımız ‘gelişmiş’ ülkeler bu değişimi yıllar önce yaptılar.

20. yüzyıl boyunca tartışılmaz tabu sayılan “Ulus devlet modelinde” kalkınmanın tüm insanlık için tek tip bir modeli, gelişmenin tek yol haritası olduğu sanılıyordu.

Oysa gelinen noktada bu varsayımın doğru olmadığı, bizim gibi ülkelerin düştüğü durumla somut biçimde ortaya çıktı.

Merkeziyetçi yönetim kalkınma ve gelişmeyi sağlayamadığı gibi, zengin, sağlıklı, mutlu toplumları da yaratamadı.

Ve yine aynı yönetim tarzı, gelişmekte olan -Türkiye gibi-ülkelerin geçişi tamamlayıp, gelişmiş konumuna sıçramalarını sağlayacak demokratik açılımı da sağlayamadı.

Aksine merkezi yönetimde kontrolü elinde tutan bürokrasi, halkın kendi kendini yönetme talebini engelleyerek çıkarlarını toplumun gelişimine tercih etti.”

Demiş ve devam etmişim:

“Yetki devrinde cimriliğin ana nedeni, Merkezi idarenin bazı işleri yerel yönetimlere devrederken, aslında “iktidarın da bir kısmını” vermesi, paylaşmaya razı olmasıdır.”

…

Küreselleşmeyle başlayan entegrasyon, ulusların kapılarını kapatarak dünyadan kendilerine izole etmesini olanaksız kılıyor.

Direnmek doğumu daha sancılı kılmaktan başka işe yaramaz. Kamu yönetim reformu ve mahalli idareler yasası da statükonun direnme gücüyle orantılı zaman diliminde çıkacaktır.

İktidar gücü merkezden yerele geçerken, halkın ve bireylerden oluşan sivil kurumların duruşları, örgütlenme biçimleri, kaderlerine el koyma şanslarını nasıl kullanacakları soruları önem taşıyor.”

 

Ve bugün çok daha önem kazanan sorunların en can yakıcılarını Eylül 2003’te şöyle sormuşum:

“Mevcut yetkilerin rahatlıkla suiistimal edildiği, halk adına hiçbir denetleme mekanizmasının kurulmadığı ortadayken, bu kafayla çok daha güçlendirilecek yönetimleri, yöneticileri nasıl denetleyeceğiz?

Kentlerde gerçekleştirilecek projelerin önceliğine, kaynakların optimum kullanılmasına kimler, nasıl karar verecek?

Halkın bilgilendirilmediği projeleri, birileri şahsi çıkar önceliklerine göre hayata geçirecekse, öncelikler ve tercihler konusunda yönetenleri, karar vericileri hangi yöntemle etkileyecek, denetleyecek, yeri geldiğinde nasıl engelleyeceğiz?”

2003’ten 2016’ ya, tam 13 yıl…

Bir dönüp bakın, en azından ayak sesini duyduğumuz o heyecan dolu günlerden, kâbusa uyandığımız bugüne, neler hayal ederken, nerelere savrulmuşuz?

Sadece bununla sınırlı değildi elbette o değişim rüzgârlarıyla kanatlandığımız günlerde paylaştığım düşünceler, korku ve kaygılar…

Yazının başında dediğim gibi, 13 yıllık büyük savrulmanın kısacık tarihi bile ilk günlerdeki beklentinin yerini bugün alan hayal kırıklığını göstermesi bakımından ibret verici bir trajik öyküdür aslında…

Devam edeceğim 2003’teki yerel yönetimlerle ilgili devrim! beklediğimiz günlere ve o gün yazdıklarıma…

*https://abdullahayan.wordpress.com/2003/09/26/yerel-yonetimler-yasasi-kaygilar-27-9-2003/

Abdullah Ayan

 
 
8 Şubat 2016 Pazartesi 08:44
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:05
  • Güneş07:44
  • Öğlen13:03
  • İkindi15:46
  • Akşam18:03
  • Yatsı19:31
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Fenerbahçe
18
10
6
2
36
2
Başakşehir
17
11
3
3
36
3
Galatasaray
17
11
2
4
35
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
18
9
3
6
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
18
6
5
7
23
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
18
5
3
10
18
15
Gençlerbirliği
18
4
5
9
17
16
Antalyaspor
17
4
5
8
17
17
Konyaspor
17
4
3
10
15
18
Karabükspor
18
2
3
13
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1522 - Rodos'un Osmanlı donanmasınca fethi.
1774 - Osmanlı Padişahı III. Mustafa öldü. I. Abdülhamit tahta çıktı.
1793 - Vatana ihanetten suçlu bulunan Fransa kralı XVI. Louis, giyotinle idam edildi.
1899 - Opel ilk otomobilini üretti.
1908 - New York belediyesinin aldığı bir kararla kadınların toplum içinde sigara içmeleri yasaklandı.
1911 - İlk Monte Carlo Rallisi başladı.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1924 - Vladimir İlyiç Lenin öldü.
1925 - Arnavutluk Cumhuriyeti ilan edildi.
1941 - II. Dünya Savaşı: Avustralya ve Birleşik Krallık birlikleri Tobruk-Libya'ya saldırı başlattı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Kuzey Afrika cephesinde Rommel'in Sirenayka taarruzu.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1943 - Varlık Vergisi ödemesinin son günüydü. Vergisini ödemeyen mükelleflerin ev ve işyerlerindeki malları haczedildi, daha sonra da icra yoluyla satış yöntemiyle vergileri tahsil edildi.
1946 - Türkiye İş ve İşçi Bulma Kurumu kuruldu.
1951 - Kore'den ilk hasta ve yaralı kafilesi, Ankara'ya geldi.
1952 - Milli Savunma Bakanlığı, Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1952 - Eski Ordu milletvekili, mizah dergisi Akbaba'nın sahibi Yusuf Ziya Ortaç Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etti.
1954 - İlk nükleer denizaltı Nautilus, Connecticut'ta denize indirildi.
1958 - Lefkoşa'da taksim lehine gösteri yapan Kıbrıslı Türk gençlerine İngiliz askerleri müdahale etti; bir genç ağır yaralandı, altı kişi tutuklandı.
1959 - Ulus gazetesi yazı işleri müdürü Ülkü Arman ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu birer yıl hapse mahkum oldu; gazete bir ay süreyle kapatıldı. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Nalıncı Keseri" başlıklı yazısı dava konusu olmuştu.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk olarak Cevat Fehmi Başkut'un Hacıyatmaz oyunu sahnelendi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı; Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Türkiye Milli Talebe Federasyonu'nun beş yöneticisi günü tutuklandı. Sencer Güneşsoy, Baykan Kalaba, Naci Özdemir, Hüsnü Temiz, Kâzım Musa bir gün önce polis tarafından mühürlenen federasyon binasına girmek istemişlerdi.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu. İsmail Akçay'ın derecesi 2 saat, 23 dakika, 3 saniyeydi.
1970 - Jumbo-Jet Boeing 747 ticari seferlerine başladı.
1972 - Cidde'ye yaptığı Hac seferinden dönen Marmara adlı THY uçağı 5 kişilik mürettebatıyla düştü. Hostes Hülya Maviler yanarak öldü, diğerleri yaralı olarak kurtarıldı.
1976 - Concorde, Londra-Bahreyn ve Paris-Rio de Janeiro hatlarında ticari uçuşlarına başladı.
1977 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı Jimmy Carter, Vietnam savaşı sırasındaki asker kaçaklarının hemen hepsini affetti.
1981 - 444 gündür Tahran'da rehin tutulan Amerikalılar serbest bırakıldı.
1981 - Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz'ü öldürmekten sanık sağ eylemci İbrahim Çiftçi, Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'nce üçüncü kez ölüm cezasına çarptırıldı.
1983 - Eski İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1985 - 1983'ten beri süren Yazarlar Sendikası davasında sanıklar beraat etti.
1990 - Adnan Oktar ve müridi oldukları öne sürülen 66 erkek ve 68 kadın gözaltına alındı.
1992 - İstanbul'da evlerde doğal gaz kullanılmaya başladı.
1996 - Özgürlük Ve Dayanışma Partisi kuruldu.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Atatürkçü Düşünce Derneği, Başbakan Necmettin Erbakan hakkında konutta verdiği yemek daveti nedeniyle suç duyurusunda bulundu.
1999 - Amerikan tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu: sahil güvenlik kuvvetlerinin durdurduğu bir gemide 4.300 kg kokain ele geçirildi.
2005 - İzmit İşletmesinin kapatılmasını protesto için fabrikaya kapanan SEKA işçileri, Kurban Bayramı'nı fabrikada geçirdi.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
20.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111319253540
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji