2017 Ocak ayında Mersin ve Türkiye'de kurulan/kapanan şirket istatistikleri

Ana Sayfa » Güncel » Arınç, silah bırakmada tarih verdi

Arınç, silah bırakmada tarih verdi

Arınç, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 
 
Arınç, silah bırakmada tarih verdi
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çözüm süreciyle ilgili, ''Akılcı siyaset yapıyoruz. Başarabilirsek, Türkiye 30-40 yıllık bir karabasandan kurtulmuş olacak. Başaramazsak Türkiye terörün acısını, yanığını içinde hissetmiş olacak'' dedi.

Arınç, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları cevapladı:

28 Şubat Soruşturması ve soruşturma kapsamında eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu ile emekli Orgeneral Aslan Güner'in ifadeye çağrılmasına ilişkin soru üzerine Arınç, 28 şubat sürecinin Türkiye'de başından bu yana hep tartışıldığını, sadece siyasi değil, ekonomik ve toplumsal barış anlamında da olumsuz etkileri olduğunu anlattı.

Aldığı bigiye göre soruşturma kapsamında şu ana kadar 57 kişinin tutuklu olduğunu belirten Arınç, bu sabahki gözaltıların nasıl sonuçlanacağını bilmediğini söyledi.

Arınç, ''Bence önemli bir soruşturma, aynen 12 Eylül 1980 darbesini yapanlarla ilgili olarak, 12 Eylül 2010'da yapılan referandumun arkasından başlatılan yargı süreci gibi. Önemli buluyorum ama soruşturma evresinde olan bir konu, takip etmemiz gerekiyor. Umarım arkasından açılacak davayla kısa süren bir yargılama süreciyle bu kişiler hakkında da olay hakkında da bir yargı kararına ulaşmış oluruz'' dedi.

Konuya ilişkin ''28 Şubat'ta tek suçlu askeri kanat mıydı, dönemin siyasetçilerin hiç mi suçu yoktu?'' şeklindeki söylemler olduğu, bazı çevrelerce de soruşturmanın siyasetçi, gazeteci ve sivil toplum örgütlerini kapsayacak şekilde genişlemesinin savunulduğu ifade edilerek, değerlendirmesi sorulan Arınç, kişisel ve farklı değerlendirmeler yapılabileceğini belirterek, ''Ben bir bakan sıfatıyla, hükümet sözcüsü sıfatıyla bu tartışmalara girmek istemem'' karşılığını verdi.

''Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri'nde komuta kademesiyle en azından 28 Şubat sürecinin asli faili olduğuna inananlardan birisiyim'' diye konuşan Arınç, şöyle devam etti:

''Çünkü o zamanki Genel Başkan Deniz Baykal'ın 28 Şubat'ta olanları meşru ve haklı gösterme çabası içerisinde söylediği çoğu cümleler şu anda hafızamda yer ediyor. Mesela bir tanesi, Sayın Saykal demişti ki '28 Şubat sürecinde Türk Silahlı Kuvvetleri adeta bir sivil toplum örgütü gibi çalıştı'. Bu saçma sapan bir tarif. Bir sivil toplum örgütü gibi silahlı kuvvetlerin hükümeti devirmekle sonuçlanan bir eylemde görev aldığını söylemek bir siyasetçiye yakışan tavır değildi. Bu siyasetçidir, destek vermiştir, sorgulanması gerekir anlamında söylemedim ama eğer kapsamını genişletecek olursanız o zamanki medyanın tavrına da bakmamız lazım. O zaman beşli çete tabir edilen birtakım meslek kuruluşlarının da süreç içerisindeki rollerine bakmak lazım. Mesela ben bir savcı olsaydım bu söylediğiniz konuyu çok ilginç bulurdum ve genişletme açısından o zamanki süreçte dahli olan her kişi, kurum ve kuruluşa bu işin içerisine koymak ve ortaya daha haklı, daha doyurucu, daha insanları tatmin edici bir sonuç koymak isterdim. Ama savcının görüşünü ve ne yapmak istediğini doğrusu bilmiyorum.''

''Zor bir sürecin içindeyiz''

''Haziran ayına kadar eylemsizlikten ve 2-3 hafta içinde somut sonuçların görülebileceğinden söz ediliyor. 2-3 hafta içinde somut sonuç görülebilir mi? BDP, Kandil, Avrupa tüm kesimler Öcalan'a destek verecek mi? Ne düşünüyorsunuz'' şeklindeki soru üzerine Arınç, ''İkinci BDP heyetinin gitmesinden sonraki gelişmeleri takip eden birisi olarak söylemeliyim, zor bir sürecin içindeyiz ama umduğumuz gibi sonuçlanırsa Türkiye için fevkalade olumlu neticeler verecek. Dolayısıyla bütün siyasi partilerin de sürecin olumlu sonuçlanmasına yine olumlu katkılarının bulunmasını isteriz'' dedi.

İmralı'dan olumlu bir telkinde bulunulduğunu belirten Arınç, sürece başlanırken, öncelikle silahların bırakılması, Türkiye'nin terk edilmesi, ondan sonraki süreç içerisinde de artık silahlı eylem devrinin bitmesi, örgütün eylem yapmak noktasından uzaklaşması ve buna ilişkin bazı konuların da çözümlenebileceğini öngördüklerini söyledi.

Arınç, ''Daha işin başındayız, zor bir süreçteyiz. Çok kırılgan noktalar olabilir, hayalperest olmamak lazım ama ümitli olmalıyız ve sürecin olumlu geçmesi için biz şüphesiz AK Parti olarak, diğer partiler de kendilerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli'' değerlendirmesinde bulundu.

BDP'den ikinci heyetin İmralı gidişinden sonraki süreci değerlendiren Arınç, ''Öcalan, hem telkinleri hem Kandil'e, BDP heyetine veya bir başka noktaya gönderdiği mektuplarıyla, artık 'Nevruz'dan itibaren en azından bir eylemsizlik içine gireceksiniz, eylem yapmayacaksınız, Temmuz-Ağustos itibarıyla da silahlar tamamen bırakılacak ve yurt dışına çıkış süreci konuşulacak'. Bunlar önemli konular ve başta ümit ettiğimiz gelişmeleri destekleyen durumlar. Ama buralarda hangi işler, hangi eller karışır, nasıl bir olumsuzluk ortaya çıkabilir. Örgütle bağlantısı olan Kandil, Avrupa kanadı veya BDP noktasında hangi olumsuz gelişmeler yaşanabilir bilmiyorum'' diye konuştu.

Sürecin başından bu yana ümitli olduğunu ifade eden Arınç, Türkiye'de terörün bitmesi, silahların susması, gözyaşlarının dinmesi noktasında toplumda büyük bir beklenti olduğunu, medyadan önemli bir destek geldiğini anlattı.

MHP'nin farklı bir noktada durduğunu, CHP'nin ''kafasının karışık olduğunu'' dile getiren Arınç, şunları söyledi:

''Tüm anketlere baktığımızda halka sürecin olumlu bitmesi noktasında bir beklenti ve umut olduğunu görebiliyoruz. Bence şu anda yaşanan kısmen eylemsizliğin tamamen silahların susması noktasına gelmesi önümüzdeki aylarda gerçekleşebilir. Ancak bu Öcalan'ın sözlerine ve telkinlerine karşı Kandil'in ne yapacağına bakmamız lazım. Avrupa kanadının ne söyleyeceğine bakmamız lazım ve bütün bu telkinlerin BDP'de bir parti tabanı olarak nasıl karşılanacağını görmemiz lazım. Şu anda hepsinin Öcalan ne derse beraberiz şeklinde sözleri var ancak Fransa'da yaşana olay, Türkiye içerisindeki bazı lokal saldırılar, olaylar veya bazı yıl dönümlerini bahane ederek yapılan sokak eylemleri lokal eylemler olarak görülüyor ama şiddetli ve yoğunluklu değil. Bu bize Öcalan'ın 'artık silah devri bitti' sözünün samimi olabileceğini gösteriyor. Şimdi belli noktalardan buna verilecek tepkileri gözlememiz lazım. Hükümet işin içerisinde bir noktada kesinlikle değil halen sürecin önemli aktörü olduğunu söyleyebiliriz. Ama hükümet olarak da Sayın Başbakan olarak da Ak Parti grubu olarak da eğer bu merhaleler başarıyla katedilebilir ve sonucunda kesin olarak çözüm noktasına gelecek olursak, şüphesiz siyasi iktidarın da 'biz şöyle bir yol haritasıyla bu sorunu çözmeye kararlıyız' şeklinde biri açıklaması kesinlikle olacak.''

''Ne gerekiyorsa onu yapar''

MİT'in Kandil ve Avrupa kanadıyla da görüşüp görüşmediğine ilişkin soru üzerine Arınç, bu soruya kesinlikle ''evet veya hayır'' diyemeyeceğini belirterek, ''Önüne koyduğumuz görev belli. Başarıya ulaşmak için bir istihbarat örgütü ne gerekiyorsa yapar'' dedi.

Çözüm süreciyle ilgili devletin zirvesinde de bir ortak nokta olup olmadığı sorusuna Arınç, süreçle ilgili herhangi bir aleyhte tutum gösteren olmadığını, herkesin umutlu bir beklenti içinde bulunduğunu söyledi.

PKK'nın elindeki devlet görevlilerinin bırakılmasının söz konusu olduğu söylemlerinin hatırlatılması üzerine Arınç, bu kişilerin ailelerine kavuşturulması noktasında her gün teyakkuz halinde olduklarını bildirdi. Arınç, ''Karşı taraf 'biz size teslim ediyoruz' derse buna ancak seviniriz. Çünkü geçmişte de birtakım kişiler, gruplar, STK'lar irtibat kurarak bazı kişilerin Türkiye'ye kazandırılması noktasında rol oynamışlardır. Biz bunlara engel olmadık. CHP'den milletvekillerinin gidip Esed'in elinden bir gazeteciyi alması konusuna sıcak baktığımız gibi'' diye konuştu.

Arınç, Öcalan'ın sözlerinin dinlenmesi durumunda bu kişilerin sağlığına dikkat edileceğine, ailelerine teslim edilmesi konusunun gündeme gelebileceğine inandığını, ancak bunun bir pazarlık konusu olmadığını söyledi.

Öcalan'ın şartlarının iyileştirileceği iddiasının hatırlatılması ve popülaritesinin artabileceğine yönelik rahatsızlığın dile getirilmesi üzerine Arınç, bu konuda MHP'nin söylemlerini eleştirdi.

''Toplum içerisinde gerginliklere yol açabilecek, geçmişte söylenmiş ama beş kuruşluk faydası olmamış laflarla bugün ortamı germe gayretlerini yanlış buluyorum'' diyen Arınç, Öcalan'ın ağırlaştırılmış müebbete mahkum olarak, hükmün ne şekilde infaz edileceğinin belli olduğunu vurguladı.

Bugünkü uygulamanın insan hakları bakımından da ceza infazı bakımından da uluslararası ölçekte kabul gördüğünü ifade eden Arınç, ''Bu sürecin daha da iyileştirilmesi veya şu şekle dönüşmesi konusunda hiç bir planımız yok'' dedi.

Öcalan'ın süreç içinde önemli bir aktör olduğuna işaret eden Arınç, şunları kaydetti:

''Geçmişte Türkiye'ye yaşattıkları, işledikleri suçlar, bunların hepsini bir tarafa koyalım. Bunları günde bin defa konuşmakla neticeye varamayız. O bir tarafta hüküm haline getirilmiş Türk milletinin gönlündeki, hafızasındaki bir kayıt. Ama bugün terörün bitirilmesini, silah bırakılmasını, Türkiye'nin terörden arındırılmasını şu veya bu şekilde gündemimize almışsak, bu sürecin içinde Öcalan'ın önemli bir aktör olduğunu kabul etmemiz lazım. Biz gerçeklerle yola çıkıyoruz. Esasen onun aleyhinde her gün bin defa konuşan insanlar da bu gerçeği biliyorlar. Bu gerçeği bilmemiz onu yüceltmemiz anlamına gelmez. Bu aktörden Türkiye adına nasıl daha çok istifade edebiliriz. Nasıl daha olumlu bir rol oynayabilir. Etkisini örgüt üzerinde nasıl daha çok gösterebilir biz bunun peşindeyiz. Akılcı siyaset yapıyoruz. Başarabilirsek, Türkiye 30-40 yıllık bir karabasandan kurtulmuş olacak. Başaramazsak Türkiye terörün acısını, yanığını içinde hissetmiş olacak. Daha popüler olacakmış, şöhret kazanacakmış bunları bir kenara bırakacağız. Bu aktörden nasıl yararlanacağız bence akılcı olan bunu takip etmek''

 
28 Şubat 2013 Perşembe 06:43
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:14
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:13
  • Akşam18:36
  • Yatsı20:01
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Alanyaspor
21
6
4
11
22
15
Kayserispor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1632 - Galileo'nun "İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar" adlı eseri yayımlandı.
1819 - İspanya, Florida'yı ABD'ye 5 milyon dolara sattı.
1848 - Paris'te işçiler ayaklandı. İki yıl boyunca Avrupa'yı altüst edecek işçi devrimleri çığırı açıldı.
1855 - Pennsylvania Devlet Üniversitesi kuruldu.
1865 - Tennessee, köleliği yürürlükten kaldıran yeni bir anayasayı kabul etti.
1876 - Johns Hopkins Üniversitesi, Baltimore'da (Maryland) kuruldu.
1889 - ABD başkanı Grover Cleveland, Kuzey Dakota, Güney Dakota, Montana ve Washington'ın ABD eyaletlerine katıldığını açıklayan kanunu imzaladı.
1933 - Vagon-Li Olayı'nı başlatacak Naci Bey'e ceza verilmesi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'nın Petropolis kentinde eşiyle birlikte intihar etti.
1942 - Halide Edip Adıvar, "Sinekli Bakkal" adlı romanıyla CHP'nin "Sanat Mükafatı"nı kazandı.
1943 - Beyaz Gül hareketi üyeleri Nazilerce idam edildi.
1944 - ABD savaş uçakları, Hollanda kentleri Nijmegen, Arnhem, Enschede ve Deventer'i yanlışlıkla bombaladı; sadece Nijmegen'de 800 kişi öldü.
1945 - Elli yıllık evliler için Fatih Halkevi'nde jübile yapıldı.
1948 - Üniversitelerarası Kurul toplandı. Kurul'da Ankara Üniversitesi'ndeki "solcu profesörlerin" üniversiteden uzaklaştırılması kararı alındı.
1948 - Çekoslovakya devriminin başlangıcı.
1950 - Yüksek Seçim Kurulu kuruldu.
1956 - Elvis Presley, "Heartbreak Hotel" adlı şarkısı ile müzik listelerine giriş yaptı.
1968 - Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Seyfi Demirsoy 1968 yılında bugün, "Süleyman Demirel bu memleketin medar-ı iftiharıdır" dedi.
1972 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon Çin Halk Cumhuriyeti'ni ziyaret etti. Richard Nixon Çin'in Birleşmiş Milletler'e (BM) katılması için ısrar etti.
1972 - Uçakla gelen yolcuların gümrüksüz alışveriş edebilecekleri ilk "free shop" Yeşilköy Havaalanı'nda açıldı.
1973 - İsrail jetleri Libya yolcu uçağına ateş açtı; 74 kişi öldü.
1973 - Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde üniversitelerdeki olayların çözümü için tartışma yapılıyordu. Söz alan Demokratik Parti (DP) Sivas Milletvekili Kadri Eroğan "30-35 profesörün ipini çekeceksin, bu iş düzelir" dedi.
1980 - Afganistan'ın başkenti Kâbil'de Sovyet karşıtı ayaklanmalar üzerine sıkıyönetim ilan edildi.
1980 - Danıştay polis memurlarının örgütü Pol-Der'le ilgili kapatma kararını durdurdu. Danıştay dernek kapatma ve yasaklama kararını idarenin alamayacağını belirtti.
1986 - 12 Eylül sonrasının ilk büyük mitingi İzmir'de yapıldı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından düzenlenen mitinge 50 bin işçi katıldı.
1988 - Adalet Bakanı Oltan Sungurlu, cezaevlerinde tek tip elbise giyinme zorunluluğunun kalktığını söyledi.
1991 - Irak kuvvetleri, Kuveyt'teki petrol bölgelerini ateşe verdi.
1994 - Somali'deki görevini tamamlayan Türk birliği Türkiye'ye döndü.
2000 - Diyarbakır'da olay çıkardığı gerekçesiyle yargılanan İtalyan gazeteci Dino Giovanni Frisullo ifade vermek için geldiği Türkiye'ye alınmayarak sınır dışı edildi.
2001 - Merkez Bankası, dalgalı kura geçişin ilk gününde doların fiyatını 689.000 liradan 964.000 liraya çıkardı. Faizler %5.200'leri gördü.
2002 - Angola'nın isyancı lideri Jonas Savimbi, askeri birliklerce öldürüldü.
2005 - Korn grubunun kurucu iki üyesinden biri olan Brian Welch Dini nedenleri göstererek gruptan ayrılmıştır.
2009 - Çin'in kuzeyindeki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 73 madenci öldü, onlarcası galerilerde mahsur kaldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji