Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Gündem » Arslanköy' ün demokrasi mücadelesi -14-.. Abdullah Ayan yazdı

Arslanköy' ün demokrasi mücadelesi -14-.. Abdullah Ayan yazdı

"Yaslı gittik, şen döndük" Arslanköy'lülerin tahliye ardından Mersin'e dönüşleri...

 
 
Arslanköy'  ün demokrasi mücadelesi -14-.. Abdullah Ayan yazdı
Konya' da başlayan duruşmanın ikinci günü yaşananları da önce Mustafa Atalay’ ın kaleme aldıklarından özetleyerek aktarayım:
“Arslanköylüler mahkeme kapısına yaklaştıkça heyecanları artıyordu. Adalet binasının önünden itibaren Cumhuriyet Meydanı tamamen halkla kesif vaziyette bulunuyordu. İnzibati tedbirler de alınmıştı. Halkın alkışları arasından geçerek gelen köylüleri avukatlar karşıladı, ellerini sıktılar, çocukları okşadılar.
Mahkeme salonuna girildi. Herkes yerini almış, salonda çıt yok. Bir gün önce söz alamayan kimi avukat isnat olunan fiileri red ettiler.
Son olarak iddia makamı söz istedi ve şunları söyledi: ‘Devam eden iki günlük duruşma safhasında hasıl olan intiba ve sanıklara izafe edilen suçun mahiyetine göre aleyhte gösterilen delillerin ve son tahkikatın açılmasına esas olan kanuni unsurların 144.maddeye göre değil, ceza kanunu 258’e uyan fiil olması nedeniyle vasfı cürminin tebeddül etmesi (suç vasfının değişmesi) ve bu takdirde usulün 200. Madde son fıkrasındaki tahdidin devamına imkan olmayacağından yüksek heyetçe vasfı cürmün üzerindeki tebeddül kabul edildiği takdirde sanıklar hakkındaki duruşmanın gayrimevkuf olarak yapılmasını yüksek mahkemenizden dilerim.’
Heyet kısa bir aradan sonra Savcının da değişen suç vasfı nedeniyle sanıkların tutuksuz yargılanma talebini yerinde bulur. On aylık esaretleri sona ermiştir Arslanköy’ lülerin…"
Hızla gerçekleşir tahliyeler...
Tutuklular ve savunma avukatları hep birlikte mahkeme yakınındaki Hükümet meydanına kol kola yürür ve orada yaşananların anısına birlikte hatıra fotoğrafı çektirilir.
Avukatlardan Kenan Öner ve bir kısım avukat Ankara' ya dönmek üzere yola koyulur. Güzergah üzerinde haber alan kalabalık gruplar tezahüratta bulunurlar. Bazı köylerde ise kurbanlar kesilir. Cihanbeyli' de ise havanın kararması nedeniyle ilçeye buyur edilirler ve şereflerine akşam yemeği verilir.
**
Gelelim yaslı giden Arslanköylülerin şen dönüş hikâyesine...
Perşembe günü saat 15.30' da hareket ederler Konya' dan, Saat 21' de Ereğli'ye varırlar. Geleceklerini haber alan halk gecenin o saatinde heyecanla karşılar onları, şereflerine verilen ziyafete katılırlar.
Ertesi gün Ulukışla'da davul zurna ile karşılanırlar. Kendilerini Mersin' de bağrına basmaya hazırlanan kalabalık gruplar dayanamayıp arabalarla Ulukışla'ya varmışlardır bile.
Katılım artıp konvoy büyür ve asıl karşılama Tarsus'tan yola çıkanlarla birlikte Kavaklı mevkiinde yapılır.
Akmusa mevkiinde ise Adana' dan gelen kalabalık kafile iştirak eder onlara. Tarsus' a bu hava içinde girilir. Tüm kent ayaktadır. Kurbanlar kesilir. Kısa bir molanın ardından Mersin'e doğru hareket edilir. Civanyayla ve Bekirde köyleri de yola dökülmüşlerdir, birer kurban da burada kesilir.
Arslanköylüler gittikçe büyüyen mahşeri kalabalık tarafından şehrin girişindeki o zamanki adıyla Turyağ Fabrikası önünde karşılanır.
Koyunlar kesilir ve birbiri arkasına sıralanan kamyon, kaptıkaçtı, otomobillerle şehir merkezine doğru hep birden "yaşasın Türk milleti, yaşasın adalet" diye bağırırlar.
İstasyon önünde bir başka grup tarafından yeniden kesilir önleri. Bütün Mersin sel olup yollara dökülmüştür.
Kafile Belediye Caddesinden (günümüzdeki Uray Caddesi) geçerken çalan davul seslerini duyanlar dükkânlarından, evlerin pencerelerinden alkışlarla destek verirler gururla etrafları kuşatılmış Arslanköylülere...
Onlar çarşı ortasından geçerken birçok esnafın işini, tezgâhını bırakıp ahaliye katıldığı görülür.
Her sokak köşesinde küme küme yığılanlar kafileyi karşılamakta ve "yaşasın adalet, yaşasın Demokrat Parti" nidaları yükselmektedir.
Nihayet Atatürk anıtına gelinir. Artık heyecan son haddindedir. Önceden hazırlanmış olan çelenk, Konya' dan gelmiş kadın, erkek iki Arslanköy sanığı tarafından anıta koyulur, saygı duruşunda bulunulur.
Burada ilk günden beri Arslanköylüleri yalnız bırakmayan ve Konya' daki duruşmalarda da savunmalarını üstlenen, tahliyelerinden sonra onlarla birlikte Mersin' e dönen avukat Yakup Çukuroğlu söz alarak meydanı dolduranlara şu hitapta bulunur:
"Sayın kardeşlerim, sevgili Mersinliler;
Biz Konyadan, Konya mahkemelerinden geliyoruz. Adalet yerini buldu. Bizi bağrınıza bastınız, sağ olun, var olun.
Aziz Mersinliler;
Bundan sekiz ay evvel Arslanköy' de Demokratların bağrına hançer saplanmıştı.
Bu hançerin verdiği sızı Bütün Türkiyede herkesi büyük bir yeise sürükledi.
Nihayet Türk hakim ve avukatları Konyada bu hançeri Demokratların bağrından söküp çekerek, kanını silmiş, yarayı pansuman ederek bütün tedavisini yapmışlardır.
'Yaşasın Türk adaleti, yaşasın Türk milleti' "
Hararetle alkışlanan bu nutuktan sonra Mersinliler emekli binbaşı Tevfik Bozkurt söz alır ve şunları söyler:
"Aziz yurttaşlar, aziz kardeşler...
Makam ve menfaatlerini milletin zararında arayan kötü niyetli bir kaç kişi hakkı ve hürriyetlerinizi müdafaanızı devlete karşı bir isyan mahiyetinde göstermek istemeleri ve dünya tarihinde bu derece bir haksızlığa ve emsaline rastlanmayan ve bu suretle Türk adaletini de yaralayan bir iftira ile zulme ve gadre uğradınız.
Türk adaleti hakkı teslim ve sizi masum görerek alnınız ak olarak yurdunuza gönderdi. Bu suretle Türkiye ve dünyaya Türk adaletini bir kere daha gösterdi.
Yaşasın Türk adaleti, yaşasın demokrasi...
Cefa çektiniz, fakat sizin namınızı tarih yazacak ve bütün millet bu gaye uğrunda çalıştıkça ilelebet Türkiye yaşayacak ve yükselecek. Zulmün topu, kalesi, güllesi varsa, hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır."
Bu iki hatibin ardından sıra Arslanköylüler adına Mustafa Mutluay' dadır.
Mutluay kısa hitabında Türk hakimleriyle, kendilerini bir an bile yalnız bırakmayan avukatlara teşekkür eder.
Kalabalık yavaş yavaş dağılır, Konya' dan gelen Arslanköylüler o gece Demokrat Partililerin misafiri olarak ağırlanırlar.
Ertesi gün temin edilen yedi kamyona doluşan kafile Arslanköy' ün yolunu tutar...
Arslanköylülerin Konya'dan Mersin' e dönüş ve karşılanmalarında yaşananları tüm detaylarıyla haberleştirir Yeni Mersin ve bir sonraki duruşma hakkında da bilgilere yer verir.
Buna göre 12 Kasım 1947 Çarşamba günü yapılacak duruşmada ifadesi alınmamış sanıklarla şahitler yanında Arslanköy' e giden jandarma komutanı ve yanında giden erat Konya' ya celp edilerek mahkeme huzurunda yüz yüze dinleneceklerdir.
Bir sonraki bölümde 12 kasım duruşmasının ilginç ayrıntılarını, sanık ve tanık ifadelerinden yola çıkarak tüm ayrıntıları anlatmaya devam edeceğim.
Mersin garında inanılmaz insan seli karşılar onları…
Bütün şehir ayaktadır, yollara dökülmüştür binlerce insan. Arslanköylüler duygu yüklü, karşılayan halk onlardan beter. Israr üzerine onca çileyi çekenlerin sözcüsü olarak öğretmen Mustafa Kubilay söz alır heyecan dolu sesle şunları söyler:
“Hiç aklımızdan geçmediği halde bizi, hükümetimize isyan etmek suçu ile töhmet altına alarak Konya zindanlarına, mahkemelerine gönderdiler. Fakat Türk hakimlerinin, Türk adliyesinin bize hakkımızı vereceğinden, kabahatımız olmadığını takdir edeceğinden emindik. İşte bugün düşündüğümüz şeylerin hakikat olduğunu görüyoruz. Yaşasın Türk adliyesi, yaşasın Türk hakimleri… Ve siz Mersin gençleri!.. Hürriyetinizden asla fedakârlık etmeyiniz. Bir ziyafet sofrası etrafına toplanır gibi, demokrasi kahramanlarının etrafında birleşiniz. Hürriyet güneşi mutlaka yakında doğacaktır. Bunu idrak ettiğiniz gün, şereflerle, saadetlerle, zevk ve neşe içinde yaşayacaksınız. Hareketinizi memleketimizin geleceği için, sevinçli bir işaret olarak selamlarız.”
Topluca Atatürk anıtının önüne gider Demokrasi mücadelesinin yiğit mağdurları, gece onurlarına verilen yemeğe katılırlar.Ertesi günü aylardır ayrı kaldıkları köylerine dönmek üzere 7 kamyondan oluşan kafile yola çıkar. Köy halkı Fındıkpınarında milli kıyafetleriyle ve at sırtında karşılar. Akşama doğru köy meydanına ulaşır, yakılan ateşin başında sabaha kadar hasret giderirler ayrı düştüklerinden.
Atalay’dan anladığım kadarıyla o geceyi Konya’da kendilerine evlerini açanların yanında geçirirler. Özellikle tahliye olan kadınları Konya DP teşkilatının önde gelen aileleri evlerini açıp o gece misafir etmişlerdir.
Ertesi sabah cezaevine gidip eşyalarını toplar, kendilerini yolcu etmeye gelen kalabalıkları geride bırakarak, geldikleri yoldan yine trenle dönerler Mersin’e 11 Ekim cumartesi günü…
 
17 Şubat 2014 Pazartesi 09:06
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:55
  • Güneş07:37
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji