Bakan Elvan’dan Emeklilere TOKİ Müjdesi

Ana Sayfa » Gündem » Arslanköy' ün demokrasi mücadelesi... -11.. Abdullah Ayan yazdı

Arslanköy' ün demokrasi mücadelesi... -11.. Abdullah Ayan yazdı

İsyan diye başlayan dava Konya' da demokrasi tarihinin şanlı direnişi davasına nasıl dönüştü?

 
 
Arslanköy' ün demokrasi mücadelesi... -11.. Abdullah Ayan yazdı
Nihayet Duruşma günü gelir çatar...

Takvimler 8 Ekim 1947 Çarşamba gününü göstermektedir...

Arslanköylülerin cezaevinden duruşmaya getirilişlerini canlı tanıklardan Mustafa Atalay şöyle anlatacaktır kaleme aldığı kitabında:

"Arslanköylüler adalet binasına yaklaşırken Ankara’dan, Mersin’den gelen müdafi avukatlar büyük bir şefkat hissiyle vekar ve ciddiyetle toplu halde gelmekte olan köylülere doğru ilerlediler. İki topluluğun karşılaşması hayli hazin oldu. Avukatlar köylülerin ellerini sıktılar, hatır sordular. Bu arada bir avukat cebinden çıkardığı temiz mendille küçük yavrulardan birinin gözyaşlarını sildi. Manzarayı izleyen çevredeki Konyalıların da gözleri nemlendi."

Mahkeme günü genel havayı Mersin' den gazetesi adına giden ve gördüklerini aynı gün telefonla yazdırıp ertesi günkü Yeni Mersin' de yayınlanmasını sağlayan Özkul Fırat' ın verdiği daha kapsamlı bilgilere de yer vermekte yarar var.

9 Ekim 1947 tarihli Yeni Mersin "Aslanköy hadisesi davası dün Konya Ağır Ceza mahkemesinde başladı" manşetiyle çıkarken manşetin altı duruşmadan dramatik bir sahneye ayrılmıştır:

"sanık kadınların kucaklarında bulunan kundaklı bebeklerin zaman zaman ağlamaları nedeniyle duruşmaya 10 dakika ara verildiği" ayrıntısı Mustafa Atalay' ın anlattıklarının hiç te abartılı olmadığını gösteriyor.

Fırat' ın duruşma izlenimlerine dönelim:

"Salonun küçüklüğüne rağmen yüzlerce dinleyici ayakta durmak suretiyle ve koridorları doldurduğu gibi hükümet binası dışında ve caddelerde de insan seli birikmiş bulunuyordu.

Suçun tavsifine davanın haiz olduğu ehemmiyet adeta teneffüs edilen havada bile vardı.

Celse açılır açılmaz, mahkeme başkanı sanıkların hüviyetlerini tespite başladı.

Saat 9.40' ta Mersin Sorgu yargıçlığının 85 sayfadan meydana gelen, son tahkikatın açılması hakkındaki kararı okunmaya başlandı. 46. sayfaya gelindiğinde saat 12'yi gösteriyordu. Öğle tatili nedeniyle celseye ara verildi.

Öğleden sonra saat tam 14' te ikinci celse açıldı. Yargıçlar heyeti ve sanıklarla vekilleri yerlerini aldıktan sonra yine büyük bir dinleyici kitlesi mevcut olduğu halde 85 sayfalık kararname kalındığı yerden okunmaya devam edildi.

Kararnameden sonra sanıkların sorgusuna geçildi. Sanıklar büyük bir saflık ve doğruluk içinde hadiseyi izah ettikçe hâkimler heyeti ve hatta dinleyici sıralarından "olayların nasıl olup ta isyan gibi farz olunabileceği" fısıldaşmaları duyulmaya başlandı.

On sanığın sorgusu tamamlanırken sanık kadınların kucaklarında bulunan kundaktaki bebeklerin zaman zaman ağlayışları karşısında Başkan Şemsettin Kıcıman celseye on dakika ara verdi.

Aradan istifade sanık vekillerinden Avukat Yakup Çukuroğlu ve yine sanık avukatlarından aynı zamanda Tarsus Demokrat Parti ilçe başkanı da olan Mustafa Gürkan' la görüşüp fikir ve kanaatlerini sordum.

Avukat Yakup Çukuroğlu şunları söyledi:

-Bizler Türk hâkimlerinin adalet anlayışından emin olduğumuzu her fırsatta izhar ediyoruz. Bugünkü duruşmanın tecellisi bu kanaatimizde ne kadar haklı olduğumuzun en yeni ve güzel delilidir. Hakkı telkin biz demokratların şiarı hatta gayesidir. 'Türkiye' de hâkimler var' demek ne büyük mutluluktur. Adalet ordusunun bir parçası biz avukatlar da şeref hissemizi Konya' da görülmekte olan Arslanköy duruşmasından bol bol alıyoruz.

Tarsus Demokrat Parti Başkanı Avukat Mustafa Gürkan' ı ise büyük bir heyecan içinde buldum. Söz söylerken sesinin ihtisasları ve vücudunun titreyişinden davayı takipten ziyade yaşadığı anlaşılıyordu. Onun da duruşma ve dava hakkındaki fikirlerini sordum:

-Devam etmekte olan duruşma hakkında kanaat belirtmekten imtina ederim. Bu dava Arslanköy demokratlarının şanlı davasıdır. Bu itibarla bu davada yalan, iftira ve uydurma iddialar çok olur. Fakat her vicdan sahibi bunları, doğruyu yanlışı çabuk anlar.

**

Saat 17.10' da ara verilen duruşmada yeni celse açıldı.

Geri kalan sanıkların sorgusu yapıldıktan sonra Avukat Hamit Şevket İnce söz alarak titreyen heyecan dolu bir sesle sanıkların tahliyesini istedi.

Onu müteakiben Avukat Kenan Öner ise şahitlerin Konya' da dinlenmesini talep etti.

Yazılı deliller okunduktan sonra avukatların müdafaalarını yapabilmeleri için saat 19.40' ta celseye son verildi.

Duruşmaya yarın sabah saat 9' da tekrar başlanacaktır. Yarınki duruşma tafsilatını da ayrıca bildireceğim.

Gelelim geç biten duruşma ardından gece yaşananlara ve izlenimlerime:

Duruşma salonundan çıkan bütün avukatlar akşam yemeği için davetli oldukları Konya Demokrat Parti binasına gittiler. Burada Konya Demokratlarından kalabalık bir grup Çumra, Aksaray ve Ereğli'den gelen DP' lilerle birlikte konukları karşılamak üzere hazır bekliyordu.

Kenan Öner yemeğini Mersin avukatlarıyla birlikte aynı masada yedi. Bu arada Ereğli DP başkanlığından gelen bir telgraf okundu. Telgrafta Demokrat Parti lideri Celal Bayar; Mareşal Fevzi Çakmak'a hakaretten sanık Ereğli Halkevi Başkanının yarın yapılacak duruşmasında bulunmak üzere Konya' da bulunan avukatların bir kısmının Ereğli' ye gitmelerini rica ediyordu.

Bir kısım avukat bu davada bulunmak üzere gitmek için müzakerelerde bulundular. Kenan Öner ve Ankara Barosundan Zühtü Eser' in de yarınki duruşmadan sonra fırsat olursa Ereğli' ye gitmeleri kuvvetle muhtemeldir.

**

Aynı günkü Yeni Mersin' de yine duruşmayı Konya' da takip etmeye giden gazeteci Yusuf Ayhan' ın telgrafla bildirdiği izlenimleri yer alır. Telgrafta Ayhan şu bilgileri verir:

"Arslanköy davasına bugün Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı. Büyük bir kalabalık sabahın erken saatlerinde koridorları ve Hükümet Konağı çevresindeki sokakları doldurmuştu. Saat 9' da duruşma başladı.

Savunma bölümünde Adana Avukatlarından Abdulkadir Kemali, Kamil Tekerek, Mersin avukatlarından Hüsrev Eldem, Hüseyin Fırat, Yakup Çukuroğlu, Haydar Arslan, İstanbul'dan Kenan Öner, Fethi Tahir Bütün, Emrullah Ultav, Ankara'dan Hamit Şevket İnce, Zühtü Veli, Nihat Akpınar, Kayseri'den Kamil Gündüz, Afyon' dan Hasan Durur, Hasan Bozca, Muğla'dan Necati Erdem, Samsun' dan Cemalettin Danışman, Isparta'dan Şefik Eren, Konya'dan Fahri Ağaoğlu, Halis Sungur, Muammer Olgun, Ahmet Efeoğlu, Mehmet Emin Bolay, Tarık Közbek, Mustafa Kıray yer aldı."

(Duruşmaya katılan Avukat isimleri yazı dizisinin 10. bölümünde de yer alıyordu. Bu kez farklı kaynaktan yararlanarak yeniden yazma nedenim iki kaynak arasında kimi farklılıklar olması ve birinde yer alanların diğerinde yer almama ihtimaline karşı, geleceğe sağlıklı bilgi, belge bırakma kaygısı.

Avukat isimleri şu nedenle de önemli: Bu duruşma çoğu Avukat için deyim yerindeyse bir referans oluşturacak, davaya katılan neredeyse tüm avukatlar sonraki seçimlerde Demokrat Parti saflarından Milletvekili seçilip Meclise gidecektir.

Yazının bu bölümünde özellikle Yeni Mersin adına duruşmayı izleyen Özkul Fırat ve Yusuf Ayhan' ın gazetelerine geçtikleri izlenimlerine yer verdim.

İlginçtir yeterince detaylı görünmesine rağmen her ikisi de Arslanköy' lülerin yapılan sorgularındaki ifadelerine yer vermemiştir. Burada yine kişisel kanaatimi paylaşayım: Her iki gazetecinin demokrasi tarihine geçecek kadar önemli sanık ifadelerini değersiz bulmalarını düşünmek bile mantık dışı. O halde ya kendileri dönemin genel havası gereği sanık savunmalarını es geçtiler veya o günlerde tek partiye yakın ve resmi ilanla ayakta duran gazete ifadeleri mümkün olduğunca sansürledi ki bana göre bu ihtimal daha akla yakındır.

Bir sonraki bölümde Yeni Mersin' in görmezden geldiği başta yiğit kadınları, Arslanköy sanıklarının ilk savunmalarında söylediklerini farklı kaynaklardan yararlanarak ele almaya, duruşmanın ikinci gününde yaşananları anlatmaya devam edeceğim.

 
3 Şubat 2014 Pazartesi 08:50
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:57
  • Güneş06:32
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:28
  • Akşam19:04
  • Yatsı20:29
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1394 - Timurlenk Diyarbakır'ı işgal etti.[kaynak belirtilmeli]
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu. Bu buluşuyla 1905 yılında Tıp alanında Nobel ödülünü alacaktır.
1923 - Mustafa Kemal Paşa, Time dergisine kapak oldu.
1923 - Yunanistan'da cumhuriyet ilan edildi.
1926 - Türkiye'de petrol arama ve işletilmesinin devletçe yönetilmesini öngören kanun TBMM'de kabul edildi.
1938 - Cumhurbaşkanlığı yatı olarak satın alınan Savarona'ya, İngiltere'nin Southampton Limanı'nda törenle Türk bayrağı çekildi. 1 Haziran'da İstanbul'a getirilen Savarona, Dolmabahçe önüne demir attı. Atatürk, yatı gezerek incelemede bulundu.
1976 - Arjantin Devlet Başkanı Isabel Peron, kansız darbeyle devrildi. Jorge Rafael Videla, Emilio Eduardo Massera ve Orlando Ramon Agosti'den oluşan cunta iktidara el koydu, yedi yıllık diktatörlük döneminde 30 bine yakın kişi kaybedildi.
1978 - Savcı Doğan Öz öldürüldü.
1998 - Hindistan'da çıkan fırtınada 250 kişi öldü 3000 kişi yaralandı.
1999 - NATO, Kosova'daki Sırp saldırılarının sürmesi ve Batı Temas Grubu'nun anlaşma taslağını reddetmeleri üzerine, Yugoslavya'ya karşı hava harekâtı başlattı. Bu NATO'nun egemen bir ülkeye yaptığı ilk saldırı olarak tarihe geçti.
2000 - Varan Turizm'e ait otobüs, yolcularıyla kaçırıldı. Olaydan sonra yakalanan üç kişi, 36'şar yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.
2000 - Genelkurmay Başkanlığı, Talat Aydemir'in idamıyla sonuçlanan 1963'teki darbe girişimine katılan 1459 Harp Okulu öğrencisinin haklarını 37 yıl sonra iade etti.
2001 - Apple şirketi Mac OS X 10.0 (Cheetah)'ı piyasaya sürdü.
2006 - İspanya'daki ETA örgütü süresiz ve kalıcı ateşkes ilan etti.
2007 - Türkiye Euro 2008 elemelerinde Yunanistanı futbol maçında 4-1 mağlup etti.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji