Özdemir,'Narenciye Sektöründe Ana Sorun Katma Değer Eksikliği'

Ana Sayfa » Güncel » Arslanköy' ün demokrasi mücadelesi... -12... Abdullah Ayan yazdı

Arslanköy' ün demokrasi mücadelesi... -12... Abdullah Ayan yazdı

Olaylar sırasında üç gün önce doğum yaptığı raporla sabit kadının idamla yargılandığı davadaki ifadeler...

 
 
Arslanköy' ün demokrasi mücadelesi... -12... Abdullah Ayan yazdı
Gelelim ilk gün yapılan sorguda isyanla suçlanan zanlıların ifadelerine...

Sorguda zanlılar, Jandarma Komutanı ve yanındakilere; “8 yıldır kendi köyün başına bela kesilen eski şahsı seçmek istemiyoruz, biz sevdiğimiz adamı muhtar seçtik” diye yalvardıklarını ancak Yüzbaşının hiçbir şey dinlemeden sadece sandığı istediğini, kavganın da bu yüzden çıktığını ifade ederler.

Konya Ağır Ceza Mahkemesi esas defteri kayıtlarına göre ilk duruşmada sorgusu yapılan tutuklu 47 zanlının isimleri iddianamedeki sıralamaya göre şöyledir:

Abdulkadir Yavuz, Ahmet Kurt, Ali Durmuş Yıldız, Ayten Şen, Bilal Ay, Cemal Kurt, Durmuş Yıldız, Emin Dündar, Hacı Ali Yıldız, Hamza Özgür, Harun Yedigöz, Veli Yıldız, Hasan Koç, Hasan Yavuz, Hoca Muhittin Yıldırım, Hüseyin Yıldız, Kadir Gürbüz, Mehmet Gürbüz, Mehmet Uçar, Mustafa Kubilay, Osman Gürbüz, Osman Keçeli, Osman Öztürk, Osman Yavuz, Ömer Gürbüz, Sarı Ömer Gürbüz, Selim Gündüz, Tahir Bozkurt, Yahya Özgür, Cemile Gürbüz, Fatma İpek, Maviş Aydın, Ayşe Yavuz, Fatma Keçeli, Hatice Bozturt, Elife Bozdoğan, Ayşe Çelik, Ayşe Bozkurt, Havvana Koç, Mümine Koçak, Ümmü Kurt, Zeynep Türkmen, Elife Dağdur, Cennet Namlı, Medine Yıldız, Müslime Yazmış, Naime Arıkan...

47 kişinin en yaşlısı 60 yaşındaki Ayşe Yavuz, en genci ise 18 yaşındaki Fatma İpek ve 19 yaşındaki Ayşe Bozkurt' tur.

Mahkeme heyeti ilk olarak köyün başöğretmeni Mustafa Kubilay' ı sorgular. 5 Ekim 1947 günlü Vatan gazetesinde ayrıntılı olarak yer alan bilgilere göre Başkanla Kubilay arasındaki diyalog şöyledir:

Hâkim Şemsettin Kıcıman: "Siz ve arkadaşlarınız müştereken devlet kuvvetlerine aleyhine harekete geçip isyan etmişsiniz. Bu iddiaya karşı ne diyorsun, olay nasıl oldu anlat."

Mustafa Kubilay: Her şeyden önce şunu söylemek lazımdır ki, Mersin Sorgu hâkimi bitaraf değildir. Ben seçimle alakadar olmadım. Bu hususta kati bir malumatım da yoktur. O gün Hasan Koç vasıtasıyla nahiye müdürü beni odasına çağırttı, dersim vardı gidemedim. Birkaç defa daha çağırttı, bizzarure gittim. Bana ‘seçim yapılmış, sandık tasnif edilecektir. Sen de bulun’ dedi.

Sandık açıldı, üç kâtibin nezaretinde oylar tasnif edildi. Bunları kontrol ediyorduk. Aza seçimine ait pusulaları ben de gözden geçiriyordum. Bu işler bittikten sonra zabıt tutulacaktı. Fakat ben usul bilmediğim için seçim neticesinin ne suretle tespit edileceğini bilmediğimi bucak müdürüne söyledim. Bucak müdürünün çizdiği örneğe göre kaydetmeye başladık. 586 reyle köy muhtarlığını Demokrat Parti’den Harun Yedigöz’ ün kazandığı tespit edildi ve böylece mazbata tanzim oldundu. Bu mazbatayı hep birlikte imzaladık. Aradan iki gün geçti, 26 Şubat’ta ilköğretim müfettişinin köye geldiğini öğrendim. Okula beraber gittik. Bu sırada köy bekçisi vasıtasıyla beni karakola çağırdılar. Orada muhasebe-i hususiye müdürünü gördüm. Dışarıda bir takım sesler vardı. Tellallar yeni seçim yapılacağını haykırıyorlardı. Hâlbuki evvelce yapılan seçime ait rey pusulalarının içinde bulunduğu sandık yediemin sıfatıyla benim evimde bulunmaktaydı. Sandığı istediler. Ben içinde reyler var dedim. Fakat onlar almakta ısrar ettiler. Böylece eve geldik. Halk benim evimin önünde toplanmıştı. Jandarma yüzbaşı da oradaydı. Bu vaziyet karşısında baktım ki olacak gibi değil onlara şunu söyledim: Ben size tek başıma sandığı veremem. Azalar gelsin, onların huzurunda vereyim. Yüzbaşı, başçavuş ve birkaç jandarma sandığı getirmem için ısrarda bulundular. Oradaki kadınlardan Ayşe Çelik yüzbaşıya yalvarıyor ve şöyle diyordu: 'Biz seçimi yaptık yüzbaşım. Sevdiğimiz adamı muhtar seçtik. Bu işler bozulmasın. Sekiz senedir köyün başına bela olan muhtar yeniden seçilmesin. Bize acıyınız'

Fakat yüzbaşı hiç bir şey dinlemiyor ve benim elimden sandığın alınmasını istiyordu. Ne oldu, nasıl oldu pek farkında değilim, bir anda yüzbaşının tabancasını çektiğini ve jandarmaya ‘süngü tak, ateş’ emrini verdiğini gördüm. Jandarmalar hücum ettiler. Silahlar patladı ortalık karıştı, Ben de kaçtım. Mektebe girdim. Bildiklerim bundan ibaret.”

Mahkeme başkanı başöğretmene sorar:

“Sana müşevvik (teşvik eden) diyorlar. Kimseyi dövdün mü, halkta tabanca, bomba, dinamit gibi şeyler var mıydı?”

Başöğretmen, Başkan Kıcıman' ı cevaplar: “Bu köyde herkes işiyle gücüyle meşgul olur. Av meraklılarından başkasının evinde silah bulunmaz. Bu köy düşman işgalinde bile silah kullanmamış, düşman sürülerini taşla, sopayla kovalamıştır. Başımıza gelenlerin tek sebebi eski muhtar Tahir Şahin’in muhtarlık ihtirasıydı.”

Başöğretmenden sonra sırasıyla diğer zanlıların sorguları yapılır.

İfadeleri alınan sanıkların çoğu başöğretmenin ifadesine benzer şeyler anlatır.

Bazıları da olaylara sonradan şahit olduklarını, bazıları ise sırf Halk Partili olan eski muhtarla aralarındaki ihtilaftan dolayı başlarına bu hadisenin geldiğini söylerler.

İfadesi alınanlardan Muhittin Yıldırım’a başkan: “Bu işi senin hazırladığını ve başında senin bulunduğunu söylüyorlar” diye sorar.

Muhittin Yıldırım: “İsyan çıkarmaya hazırlanmadım. Eskiden beri misafirlerin gelip gitmesine mahsus odamız vardır. Ben oraya gelip gidenlerle daima konuşuyorum. Yoksa halkı hükümet kuvvetleri aleyhine ayaklanmaya sevk etmiş değilim.” der.

Başkan: “O halde seni ne diye bu işe sokuyorlar?”

Muhittin Yıldırım cevap verir: “Efendim beni öteden beri Halk Partililer arasında çekemeyenler var. Bu yüzden hakkımda bu iftiraları uydurmuşlardır"

Erkek sanıklardan kadın sanıkların sorgulanmasına gelir sıra.

İlk olarak Ayşe Şen ayağa kalkar ve reisin sualine karşı: “İftira efendim” diye bağırır.

Reis: “Sen kavga yerinde bulunmadın mı? Sandığı vermeyeceğim diye yüzbaşıya çatmadın mı?”

Ayşe Şen: “Yok, yok.”

Kimseyi yaralayıp yaralamadığı sualine de Ayşe Şen "hayır cevabını verir, yerine oturur.

Cemile Gürbüz’ün sorgulamasına geçilir.

Cemile Gürbüz: “Çocuğum hastaydı, sandığın başına gitmedim, yüzbaşıyı yaralamadım” der.

İfadesi alınan Ayşe Yavuz: “Ben kavgaya karışmadım. Hadise mahallinin üst kısmında kızımın evi vardı oraya vardım, silah patlayınca korkudan yere çıkamadım”

Reis: “Bana bak herkesi hükümet kuvvetlerinin aleyhine teşvike etmişsin”

Başkanın bu sualine boynunu bükerek cevap verir Ayşe Yavuz: “Benim kendime söz söyleyecek halim yok. Kime ne diyecekmişim?”

18 yaşında genç kız olan Fatma İpek'in ardından sıra Maviş Aydın'a gelir. Aydın kucağında çocuğuyla ayağa kalkıp olaylar sırasında sekiz buçuk aylık hamile olduğunu ve bu işle katiyen alakası olmadığını, adının bu işlere nasıl bulaştırıldığını da bilmediğini söyler.

Fatma Keçeli' nin ifadesi ise çok daha çarpıcıdır “ben o sırada yeni doğum yapmış, hasta yatıyordum katiyen kavga yerinde bulunmadım”.

Bu sırada avukatlardan biri hadiseden iki gün evvel Keçeli' nin çocuk doğurduğuna dair raporun dosyada olduğunu söyler. Gerçekten de zabıt katibinin okuduğu 25.07.1947 tarihli bir ilmühaberde Fatma Keçeli’nin iki günlük loğusa olduğu yazılıdır.

Daha sonra Ayşe Çelik adındaki sanığın ifadesi alınır. Ayşe Çelik ifadesinde şunları söyler:

“Aman çavuşum, aman beyim, elini ayağını öpeyim, bu adamı muhtar yapmayınız” diye yalvardım. Buna karşı jandarma zabiti ateş emri verdi. Bu sırada kendimi kaybettim, hangi tarafa gittiğimi bile bilmiyorum. Yüzbaşı ve başçavuşa öyle taş falan atmadım, bu hadisenin olacağını evvelden nereden bilebilirim? Ben kimseyi tahrik etmedim, telefon hattını da kimin kestiğini bilmiyorum"

Diğer kadın sanıklar da hemen hemen bu şekilde ifadeler verir ve kendilerinin yüzbaşıyı yaralamadıklarını ifade ederler.

Kadınların heyecanla sanık sandalyelerinin üzerine fırlayarak savunma yapmaları tüm salonu heyecanlandırır.

İlk duruşma detaylarını ve tüm sanıkların isyandan, mukavemete dönüşen suçlama ardından tahliyesine giden süreci anlatmayı bir sonraki bölümde anlatmayı sürdüreceğim.

 

 

 

 
 
10 Şubat 2014 Pazartesi 09:06
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:45
  • Öğlen13:03
  • İkindi15:44
  • Akşam18:01
  • Yatsı19:29
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1474 - Köping, İsveç'te kent konumuna alındı.
1829 - Johann Wolfgang von Goethe'nin eseri Faust ilk kez sahnelendi.
1853 - Giuseppe Verdi'nin "Il Trovatore" operası Roma'da sahnelendi.
1861 - Georgia, Amerika Birleşik Devletleri'nden ayrıldı.
1903 - Okyanus aşırı ilk radyo yayını Amerika Birleşik Devletleri ile Birleşik Krallık arasında gerçekleşti.
1915 - George Claude, reklamcılıkta kullanılmak üzere neon tüplerinin patentini aldı.
1915 - Zeplinlerin kullanıldığı ilk hava saldırısı Almanya tarafından İngiltere'ye yapıldı.
1941 - II. Dünya Savaşı: İngiliz güçleri Eritre'ye saldırdı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Japon askeri birlikleri Burma'yı işgal etti.
1945 - Deutsche Bank ve Deutsche Orient Bank, Türkiye'deki faaliyetlerini durdurdu ve tasfiye hazırlıklarına başladı.
1949 - Küba, İsrail'i diplomatik anlamda tanıdı.
1950 - Türkiye'de İş Mahkemeleri kurulması kararı alındı.
1950 - Çin önderi Mao Zedong, Ho Şi Mingh'in önderliğindeki Kuzey Vietnam'ı tanıdı.
1956 - Akis dergisi yazı işleri müdürü Cüneyt Arcayürek beraat etti. Arcayürek hakkında dava "Kedi gelince fareler kaçtı" başlıklı yazısı nedeniyle açılmıştı.
1959 - Amerika Birleşik Devletleri ile imzalanan İstimlak ve Müsadere Garantisi Anlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde onaylandı. Anlaşma basında kapitülasyonlara dönüş olarak nitelendi.
1960 - Sosyalist Parti faaliyete geçti. Genel başkanlığa Prof. Atıf Akgüç getirildi.
1960 - İsveç'in başkenti Stokholm'den Ankara'ya gelen İskandinav Havayolları'na (SAS) ait yolcu uçağı Esenboğa Havaalanı yakınlarında düştü, 42 kişi öldü.
1961 - Yassıada duruşmaları devam ediyor; İpar Davası sanıkları Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan, Medeni Berk, Hayrettin Erkmen ve armatör Ali İpar mahkûm oldular.
1961 - İstanbul'da atlı arabalara plaka verilmemesi kararlaştırıldı.
1966 - Hindistan'da Nehru'nun kızı İndira Gandhi, başbakan oldu.
1969 - Amerikan Büyükelçisi Robert Komer istifa etti. Robert Komer'in makam arabası 6 Ocak günü Ortadoğu Teknik Üniversitesini ziyareti sırasında öğrenciler tarafından yakılmıştı.
1969 - Prag'da Jan Palach adındaki öğrenci, Sovyetler Birliği'nin Çekoslovakya'yı işgalini protesto için kendini yaktıktan üç gün sonra öldü. Prag'da protesto gösterileri düzenlendi.
1977 - Miami-Florida'da kar yağışı: Florida'nın tarihinde ilk kez gerçekleşti.
1978 - 1938'den beri üretilen Volkswagen Beetle (Kaplumbağa) modeli otomobillerden sonuncusu Volkswagen'in Emden'deki fabrikalarında üretildi. Kaplumbağaların üretimine Latin Amerika'da 2003 yılına kadar daha devam edilecektir.
1981 - Bakırköy İş Mahkemesi Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) kayyım atadı.
1983 - Niksar Cumhuriyet Savcısı Nihat Gerçek'i öldürmekten yargılanan iki ülkücü mahkûm edildi.
1983 - Apple şirketi, bir mouse ve "grafik ara yüzü" ne sahip ilk ticari bilgisayar olan The Apple Lisa yı duyurdu.
1983 - Lyon Kasabı olarak da bilinen Nazi savaş suçlusu Klaus Barbie Bolivya'da tutuklandı.
1988 - Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Milletvekili Mehmet Ali Eren Türkiye'de Kürt sorunu olduğunu ve Kürtlere baskı yapıldığını söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olaylar çıktı.
1992 - Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Kurulu yapıldı; genel başkanlığa Kemal Nebioğlu seçildi.
1997 - Yaser Arafat, İsrail kontrolü altındaki son Batı Şeria şehri Hebron'un Filistin'e verilmesini kutlamak üzere 30 yıl aradan sonra ilk kez Hebron'a geldi.
1998 - Kenan Şeranoğlu adlı bir kişi, Titan Saadet Zinciri adı altında 30 bin kişiden 8,6 trilyon lira topladı. 15 Haziran'da, Şeranoğlu ile aralarında babasının da bulunduğu 7 sanık dolandırıcılık suçuyla çeşitli hapis cezalarına mahkum edildi.
2004 - Rubia isimli bir köpek Aconcagua dağı zirvesine çıkarak bu alanda bir dünya rekoru kırdı.
2005 - SEKA İzmit İşletmesinin kapatılma kararını protesto eden çalışanlar, fabrikadan çıkmama kararı aldı.
2005 - "Türkler: Bin Yılın Yolculuğu 600-1600" sergisi, Londra'daki Kraliyet Sanatlar Akademisi'nde açıldı.
2006 - NASA'nın uzay sondası New Horizons, Plüton'a doğru yolculuğuna çıktı.
2007 - Gazeteci Hrant Dink uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji