Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » Atatürk Sevgisi Sonsuz Bir Sevdadir..Ahmet Akın yazdı.

Atatürk Sevgisi Sonsuz Bir Sevdadir..Ahmet Akın yazdı.

Türk Milleti Ata’sının sevgisini sanki yüreğine kazımıştı. O yüreği yerinden sökmeden bu sevdanın sona ermeyeceğini gördüler

 
 
Atatürk Sevgisi Sonsuz Bir Sevdadir..Ahmet Akın yazdı.
Önce kuran kursları ve öğrenci yurtlarında başladılar. Daha sonra özel dershaneleri ve okullarında devam ettiler. Yeşil sermaye adı altında topladıkları para ve “vahabi” (şimdiki Suudi Arabistan Kralı’nın mezhebi) yardımlarıyla ekonomik güç oluşturmaya başladılar. Siyaset, din ve ticaret üçgeninde etkili paslaşmalar yaparak taraftar topladılar. Devlet kademelerindeki örgütlenme çalışmalarını büyük bir gizlilik içinde yürüttüler. Halkın cehalet ve yoksulluğunu, dini duygularını istismar ederek ustaca kullandılar. Siyasi iktidarı ellerine geçirmekle birlikte, Coni’lerin desteğini de alıp gerçek niyetlerini açık açık ortaya koyarak, din ağırlıklı devlet yönetimine doğru yelken açtılar.
Ancak, hesaplarında olmayan büyük bir engelle karşılaştılar. Sarı saçlı, mavi gözlü, çelik yürekli “Dev Adam” her gece rüyalarına giriyordu ve bu korku ile yaşamanın zor olduğunu anladılar. Türk Milleti Ata’sının sevgisini sanki yüreğine kazımıştı. O yüreği yerinden sökmeden bu sevdanın sona ermeyeceğini gördüler. Ulu Önder’in yakın silah arkadaşlarına karşı saldırıya geçtiler. Dolaylı yoldan Cumhuriyet’in ilk dönemlerini yaylım ateşine tuttular. Bu saldırılardan Türk Ordusu da derin yaralar aldı. İçerideki Paşaların sayısı dışarıdakileri geçti.
Geçenlerde, Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sayfası yoluyla ortaya koyduğu tepki çok dikkat çekti. “Bazı yazar, konuşmacı ve meslek kuruluşu temsilcilerinin; basın ve ifade özgürlüğünü istismar ederek, Genelkurmay’ı seviyesizce alay konusu yapmaları” kınandı. Daha önceleri bu işleri  Bakanlar ve iktidar milletvekilleri yapardı ve Genelkurmay’dan hiçbir tepki gelmezdi. Anlaşılan, söyleyenler değişince Genelkurmay’ın da tavrı değişti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin korunması açısından Türk Ordusu’na olan güvenimiz tamdır. Ancak, Genelkurmay Başkanlığı makamı da izleme ve şikayet etme makamı değildir. Genelkurmay’ın fazla “Özel” davranması, irtica odaklarını heveslendirmektedir.
Büyük Önder’in şu sözleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bugün içinde bulunduğu bölünme ve irtica tehdidine karşı güncel bir mesaj olarak önemsenmelidir: “Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.”
Birlik ve beraberliğe en fazla gereksinim duyduğumuz bugünlerde, Başbakan’ın eski yaraları kaşıyarak kanatmaya çalışması kabul edilebilecek bir davranış değildir. Tarih, içinde bulunduğu koşullar değerlendirilerek sorgulanmalıdır. Madem ki, Başbakan, eskileri karıştırmaya ve gündeme getirmeye çok hevesli, ben kendisine daha eskilere gitmesini öneririm. Örneğin, Fatih Sultan Mehmet’in annesi Fransız asıllı bir yahudi olan Ester Stella, evlerinden, yurtlarından koparılan çocuklarla oluşturulan Osmanlı’nın devşirme politikası ve kardeş katili Osmanlı Padişahları konularında da halkı bilgilendirmesi yararlı olacaktır.
Sürekli bir yerlerden şikayet ederek siyaset yapmaya çalışan Başbakan’ın son günlerde sıkıntılı olduğu görünüyor. Yargıdan, Ordudan, Üniversitelerden, İş Adamlarından, Sendikalardan, Meslek Odalarından ve diğer Gönüllü Kuruluşlardan şikayet ederek mağdur rolü oynadığı ve Başbakanlığı ağlama duvarına dönüştürdüğü senaryonun sonuna geldiğini kendisi de çok iyi biliyor. İnişe geçtiğinin farkında. Ancak, huylu huyundan vazgeçmez örneği, şimdi de sanatçıları hedef almış durumda. Anlaşılan, bir müddet de sanatçılarla gündemi dolduracak. Sanata düşmanlıklarının nedeni, bilim ve sanatın çağdaş uygarlığı hatırlatmasından dolayıdır. Çağdaş uygarlık denildiği zaman da akıllarına ilk olarak, doğal refleksleri sonucu Büyük Önder gelmektedir. Kızgınlıkları ve tepkileri bu nedenledir.
Güzel bir fıkrayla yazımızı sonuçlandıralım:
Adamın biri yaz günü yolda yürürken şiddetli bir yağmura yakalanmış. Gök delinmiş, boşaldıkça boşalıyor. Yolda da altına sığınacak ne bir ağaç ne bir dam var. Bu arada arkasından gelen birisi haline acımış ve çantasından bir yağmurluk uzatarak, “al bunu giy bende fazla var” demiş. Adam nasıl teşekkür edeceğini bilememiş ve yağmurluğu giyerek sırılsıklam olmaktan kurtulmuş. Biraz sonra yağmur dinmiş ve yağmurluğu sahibine iade etmiş. Yol boyunca yağmurluğun sahibi sürekli olarak, “yağmurluğu vermeseydim halin haraptı, yağmurluğu vermeseydim halin haraptı” diye dırlanmaya başlamış. Adam her seferinde teşekkür etmesine rağmen öbürü sürekli başına kakarmış. Adamın sabrı taşmaya başlamış. Tam bu sırada bir göl kıyısından geçiyorlarmış. Adam kendini göl sularının içine atarak, dalmış çıkmış ve bağırarak şunları söylemiş: “Ulan, yağmurluğu vermeseydin bundan daha beter ıslanmazdım ya.”

Yeminli Mali Müşavir Ahmet Akın
 
 
14 Mayıs 2012 Pazartesi 09:41
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:37
  • Güneş07:16
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:21
  • Akşam17:39
  • Yatsı19:06
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
11
5
4
2
19
5
Sivasspor
11
6
1
4
19
6
Bursaspor
12
5
3
4
18
7
Göztepe
12
5
3
4
18
8
Akhisarspor
12
5
3
4
18
9
Fenerbahçe
11
4
5
2
17
10
Aytemiz Alanyaspor
11
4
2
5
14
11
Malatyaspor
11
4
2
5
14
12
Trabzonspor
11
3
4
4
13
13
Antalyaspor
12
3
4
5
13
14
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
11
2
2
7
8
18
Gençlerbirliği
11
2
2
7
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1583 - Galata'daki Saint Benoit Kilisesi'ne yerleşen Cizvitler, St. Benoit mektebini açtılar.
1601 - Tiryaki Hasan Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Haçlı ordusunu yenerek Kanije zaferini kazandı.
1912 - İstanbul'da kolera salgını başladı.
1913 - Belkıs Şevket Hanım, tek motorlu üstü açık tayyareye binme cesareti gösteren ilk kadın oldu. Belkıs Hanım İstanbul üzerinde uçarken aşağı attığı kartlarda Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-u Nisvan Derneği üyelerine selam yolluyordu.
1927 - Ankara Radyosu yayına başladı.
1928 - Walt Disney'in yarattığı çizgi film Mickey Mouse'un (Miki Maus) ilk gösterimi yapıldı.
1931 - Japonlar, Mançurya'yı işgal ettiler.
1933 - İstanbul Darülfünunu İstanbul Üniversitesi olarak açıldı.
1936 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini,General Franco'nun İspanya'da kurduğu geçici hükümeti tanıdı.
1937 - Dersim İsyanı bastırıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, hava saldırılarına karşı bütün kent ve kasabalarda geceleri karartma yapılması kararı aldı.
1945 - Bulgaristan'da seçimleri Komünist Partisi öncülüğündeki Yurtsever Cephe kazandı.
1945 - Doğan Kardeş Sanat Müsamerelerinin ilki Tepebaşı Çocuk Tiyatrosu'nda yapıldı.
1951 - Perihan Sanerk, Emniyet Müdürlüğüne yükselen ilk kadın oldu.
1953 - İngiliz yazar ve karükatürist Alan Moore doğdu.
1967 - Türk jetleri Kıbrıs üzerinde alçaktan uçtu. BM Barış Gücü denetimindeki Erenköy bölgesinde Türkler ile Rumlar arasında çıkan çatışma 7 saat sürdü.
1976 - İspanya'da 37 yıllık diktatörlüğün ardından demokrasinin kurulması kararı alındı.
1983 - BM Güvenlik Konseyi, KKTC'yi tanımadı.
1990 - Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) toplandı; Paris Sözleşmesi imzalandı.
1992 - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu kabul edildi.
1999 - İstanbul'daki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Zirvesi'nde, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Hazar geçişli doğal gaz projelerine ilişkin anlaşmalar, ilgili ülkelerin devlet başkanlarınca imzalandı.
2007 - Zasyadko maden felaketi
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
11.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121420264048
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji