Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Güncel » Avrupa ilerlerken İslam coğrafyası neden geri kaldı? -2... Abdullah Ayan yazdı

Avrupa ilerlerken İslam coğrafyası neden geri kaldı? -2... Abdullah Ayan yazdı

Batı karanlıktan aydınlığa koşarken, islam coğrafyasının karanlığa gömülmesi.

 
 
Avrupa ilerlerken İslam coğrafyası neden geri kaldı? -2... Abdullah Ayan yazdı

Aykırı görüldüğü için derisi yüzülen, kellesi günlerce şehir şehir dolaştırılan ve yakılan düşünce ve fikir sahibinin aslında cezalandırılmasının temelinde iktidarın varlığına tehdit görülmeleri gerçeğidir ve tüm cezalar fetva sahiplerinin gerekçelerine dayanılarak verilmiştir.

Tıpkı Hıristiyan âleminde paraların suyunu çekmesiyle Cennet tapularını, anahtarlarını para karşılığı satmaya başlayan kilisenin doymazlığı sistemin sonunu getirdiyse, sultanların da hazineleri doldurma hırslarının doymazlığı sonlarını getirdi.

Hıristiyanlıkta engizisyon zulmüne ve bin yıl süren Avrupayı Hıristiyanlaştırma dönemi Protestanlıkla çatırdamaya başladı ama bir süre sonra aynı dine mensup yeni mezhebin de pratikte eskisinden çok ta farklı olmadığı ortaya çıktı.

Katolik kilisesine karşı çıkan Protestan Calvin’ in çağrıldığı Cenevre’de kendi yönetimini kurarken nasıl bir cehennem yarattığını Stephan Zweig “köleliğe karşı özgür düşünce –Calvin’ e karşı Castello-“ kitabında çarpıcı dille anlatır.

Şiir yazmanın, geceleri mum yakmanın, müzik dinlemenin, şarkı söylemenin, ıslık çalmanın, perde arkasından dışarı bakmanın ağır cezalara maruz kaldığı ve artık tımarhaneden farksız Cenevre’ yi Zweig anlatıyordu da, diğer Avrupa şehirleri çok mu farklıydı? Hayır, tüm Avrupa en küçük kasabasından, kadim şehrine kadar biri diğerinden bin beter durumdadır.

Sultanların İslam coğrafyasından, kralların Hıristiyan Avrupasına…

O karanlık dönem en azından Avrupa adına nasıl mı sona erer?

Önce Müslümanların kontrolündeki ipek yolu/baharat yollarına ve dağıtım ağına alternatif yolların keşfiyle Avrupa şöyle bir doğrulur, Colomb’ un Amerikaya ayak basması ve Vasco Da Gama’ nın Portekiz adına Hindistan’a ulaşması sayesinde zenginliğin İslam coğrafyası dışında yeni güzergâhları yeni rotaları şekillenmeye başlar.

Resmi tarihimiz Fatihin Bizans’ ı fethiyle yeni bir çağın başladığını anlatır ya, aslında İstanbul’ un fethi zaten güzergâh üzerindeki yol geçişleri nedeniyle fiyatları yüksek uzak doğu mallarının özellikle de baharat maliyetlerini daha da arttırınca batıyı arayışlara yöneltmiş ve iki önemli yolculuk yeni bir çağın kapısını aralamıştır.

Özellikle o dönem veba gibi çeşitli ölümcül salgınlarla baş etmek için baharatın sihirli gücüne inanılan batı, hayli zahmetli ve riskli İpek yolu yerine Hindistan’ a denizden ulaşmaya çabalarken önce Colomb’ un Hindistan niyetine Amerika kıtasına çıkması ve hemen ardından Vasco Da Gama’ nın gerçekten Hindistan’ a ulaşması…

Portekiz’ in doğu, İspanya’ nın batıya başlattığı seferlerin bir süre sonra getirdiği rekabetin körüklediği savaşı durdurmak ve oluşmakta olan yeni dünya düzenini iki ülkeye göre dizayn etmek te Vatikan’ daki Papa hazretlerine düşecektir kısa süre sonra.

Ve resmi tarihimiz bize Osmanlı imparatorluğunun çöküşünü Kanuni sonrasına dayandırsa da, gerçek zenginliğin anahtarı, doğu ile batı arasında köprü İstanbul’ un fethinin hemen ardından ve zorunluluktan doğan yeni güzergâhların ortaya çıkmasıyla gerilemenin başladığı yönündedir.

İspanya, Portekiz derken yeni rotalarla yazılan yeni dünya düzeni ve İspanya kadar güçlü olmayan Portekiz’ in getirilen malları Avrupa’ ya dağıtmak için Hollanda’ yı ortak alması…

İslam coğrafyasının hâkim olduğu monopolün dağılmasıyla zaten yaşanmakta olan gerileme çöküşe dönüşürken, Hıristiyan Avrupa’ nın yeni kıta Amerika ve uzak doğuya doğrudan erişim sayesinde zenginleşmeye başlaması ve zenginlikle başlayan yeni Çağ…

Yeniçağın zengin ikliminde bir zamanlar İslam coğrafyasına egemen olan özgür düşüncenin filizlenmeye başlaması, düşüncenin önüne dikilen tüm engellerin ortadan kalkmasıyla her alanda başlayan akıl almaz gelişim ve icatlar çağına damgasını vuran buhar ve makineleşme akıl almaz hızda hayatın her alanına hâkim olur…

Buhar gücünün makinelerde kullanılmasını sağlayan buluş tüm dünya dengelerini baştan aşağı değiştirir. Yaklaşık 250 yıl kol gücü kuvvetiyle çalışan büyük gemiler sayesinde okyanus ötesi ticarete hakim olan ve Amerika ile uzak doğuyu paylaşan İspanya ve Portekiz/Hollanda ikilisinin egemenliğine geçmeye başlamış deniz aşırı hegemonya, bu kez buhar gücüyle çalışan ve daha az mürettebat ile gideceği uzak diyarlara çok daha hızlı ulaşan İngiltere’ ye geçer.

Buhar tirbünleri sayesinde gemiler küreklere asılan insan gücü yerine buhar gücüyle 2 yıl süren ve yolculuk sonunda yola çıkan mürettebattın neredeyse %80’ nin telef olduğu uzak doğu ve uzak batı seferleri kısalmakla kalmaz. O güne kadar eski gücünde olmasa bile baharat/ipek yolu sayesinde ayakta duran İslam coğrafyası zenginliği yitirmeye başlar.

Buharlı gemiler sayesinde çok daha ucuza ve çok daha fazla malın ipek yolu dışında denizden gelmeye başlamasıyla İngiltere “üzerinde güneş batmayan imparatorluk” haline gelir, dünyanın iki ucunu güçlü donanması sayesinde hâkimiyeti altına alırken, başta Osmanlı imparatorluğu olmak üzere tüm İslam coğrafyası ekonomik çöküşe yol alır. Çöküş hayatın her alanını köreltir.

Batı zenginleşmekle kalmadı. Buhar gücünün tüm üretim dallarına sirayet etmesiyle, sanayileşme çağının kapıları açılır, açılan kapılardan keşiflerle dolu bir altın dönem beklemektedir dünyayı.

Her çağ kendi dinamiklerini yaratır.

Keşiflerle hayatın her alanını değiştirip dönüşmeye başlayan sanayileşme de tarımda dönüşümü, kaderine razı kırsal kesimin şehirlere akmasını sağlar.

Dönüşüm düne kadar kilisenin vaat ettiği, hatta pazarladığı cennetin anahtarını almaya başlayan büyük kitlelerin sorgulamaya başlamasını bu ise kilisenin gücünü yitirmesine yol açar. Sanayileşme ile birlikte batı aydınlanması kol kola yürümektedir artık…

Sanayi devrimi entelektüel aydınlanmayı, aydınlanma siyasal ve toplumsal devrimleri yarattı.

Gelelim günümüzün en önemli meselesine:

Başlangıçta devrimci olan ve her türlü bilimsel gelişmeye kucak açan zengin ve müreffeh İslami düşünce duraklar hatta gerilerken, ne oldu da dünün karanlık bataklıklarında boğulan Hıristiyan âlemiyle sembolize olan batının koşmaya başladı?

Pek çok dinamik bir araya geldi. Konuya kafa yoran herkes oturup bir sürü neden sıralayabilir. Ama bana göre sanayileşme ile başlayan dönüşümün geleneksel Hıristiyan yorumunun da çağa uyarlanması ihtiyacını doğurması fikriyat alanının önünün açılmasında çok önemli rol oynadı.

İsa’ nın insanı temel alan düşüncesi daha Saint Paul’ un koyduğu doktirinel ilkelerle sapmalara uğramış ve özellikle de Vatikan’ ın gücü korumaya çalışması ve siyasallaşmanın öne çıkmasıyla birçok akıl dışı unsur işin içine girmeye başlamıştı.

Özellikle reform öncesi Hıristiyanlığın durumu, aşağılanmış ve lanetlenmiş bir dünya yorumu, hatta her an kopacak kıyametin korkusuyla dünyevi günah işletecek işlerden uzak durup cennette felaha ulaşma hali, çalışmanın ve üretmenin önüne geçiyordu ve bunun kırılması sanayileşmenin ihtiyaç duyduğu emek gücü için olmazsa olmaz itici dinamikti.

Sanayi çağı ihtiyacı, İncil’in yeniden kavramlaştırılması, tanrı anlayışlarının yeniden tanımlanması, düşünceye zincir vuran her türlü kuramın sekülerleşme olgusuyla kırılması sayesinde karşılanabilirdi, öyle de oldu.

Bunu sağlayan en önemli faktör, incilin tartışılır kılınmasıyla dogmalardan kurtulmasıdır.

Hıristiyanlık kilisenin de elden gitmekte olan gücü yitirmeme adına, evrimleştirilip modernize edilmesine rıza göstermesiyle gelişmenin yolunu açarken, bir zamanlar ortadoğu’ da filizlenip, denizleri aşarak Endülüs’ e kadar mimariyi, sanatı, bilimi, özgür düşünceyi getiren İslami fikriyat tartışmalara kapalı dogmalarla statükoya mahkûm edilmiş, yönetici erkler eliyle kader olgusuna terk edilmiştir.

Ortaçağ karanlığında kilisenin feodalite ile birlikte baskı kurduğu Batı’ ya karşın, aynı ortaçağ’ da kalkınma, gelişmenin dinamizmiyle bilim, düşünce, felsefenin gelişip serpildiği İslam coğrafyasından, baskıcı sultanların elinde gittikçe boğulan ve düşünmenin, yeniliğin bile cezalandırıldığı yeni bir çağa…

Her türlü düşüncenin tartışılabildiği yeni fikirlerin yeni ürünleri yarattığı o iklimden farklı düşünenin yok edildiği günümüze uzanan acılı bir süreç…

Artık katliamlarla, bombalı intiharlarla, cana kıymalarla, bırakın farklı dinleri hatta aynı dine bağlı mezhepleri, aynı din ve mezhepteki insanların birbirini boğazladığı günlerdeyiz.

Çıkış, özgürlükleri, fikriyatı hükümran baskılardan kurtarıp yeni bir fikriyat iklimini hakim kılmaktan geçiyor…

Ufukta böyle bir umut var mı?

Yanıtı çok zor bir soru bu ve umudun öldüğü kanlı yollarda geçecek acılı yıllara gebe…

Abdullah Ayan

 
21 Temmuz 2016 Perşembe 15:12
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:48
  • Güneş06:23
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:10
  • Akşam18:46
  • Yatsı20:09
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
5
3
1
1
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
6
2
2
2
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Alanyaspor
6
2
1
3
7
12
Sivasspor
5
2
0
3
6
13
Karabükspor
5
1
2
2
5
14
Malatyaspor
5
1
1
3
4
15
Konyaspor
5
1
0
4
3
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji