Başkanlardan Mersin Uluslararası Narenciye Festivaline Destek

Ana Sayfa » Güncel » Avrupa ruhunu teslim etti (mi)?... Abdullah Ayan yazdı

Avrupa ruhunu teslim etti (mi)?... Abdullah Ayan yazdı

İnsanlığın en mükemmel projesi kriz rüzgarlarında sararıp soluyor...

 
 
Avrupa ruhunu teslim etti (mi)?... Abdullah Ayan yazdı

Yıllardır kafamı meşgul eden soruyu Paris’ te gerçekleştirilen vahşi saldırıyla bir kez daha ve en can yakıcı haliyle bir kez daha kendime sordum.

Ekonomik anlamda 20. Yüzyılı yani sanayi çağını iki dünya savaşına ve onca badireye, çileye rağmen doyasıya yaşayan, refahı sosyal ve siyasal modelle taçlandıran Avrupa üretim modelinin ve ağırlık merkezinin hızla değiştiği 21. Yüzyılı hangi koşullarda karşılıyor? Bilgi çağı dediğimiz bu yüzyılın kendine özgü dinamiklerine ve durmadan değişen iklimine ayak uydurabilecek mi?

Bugün Paris saldırısıyla su yüzüne çıkan terör olgusunu radikal islama fatura eden algı ne ölçüde gerçeği yansıtıyor?

Ve hepsinden önemlisi faşizmi tarihin çöplüğüne gömdüğünü, insanlığın aşama kaydettiğini söyleyen Avrupalıdaki evrensel hümanizm ruhunun günün birinde kaybolmayacağını, ekonomik kriz ve benzeri bir gerekçeyle yeniden aynı iblisin canlanmayacağını kim iddia edebilir? Edilse de bu iddianın gerçeklik payı nedir?

Soruları uzatmak mümkün…

Başka yazılarda fırsat buldukça ve yeri geldikçe o soruları da ele alıp yanıtlamaya çalışacağım.

Hem konu çok derin ve karmaşık, hem de korkarım ki, Paris vahşetiyle yüzümüze tokat gibi çarpan tablo gelmekte olan tehdidin burada kalmayacağını, aksine başka yerlerde çok daha kötüleriyle karşılaşacağımız bir korku tünelinin henüz başında olduğumuzu gösteriyor.

Yara henüz sıcak ve o nedenle yaşananları sağlıklı biçimde değerlendirmek içinde çeşitli tuzakları, tehlikeleri de barındırıyor. Sağduyulu yaklaşımların bile işe yaramayacağı bir konuyu ele almanın güçlüğüyle ben çok daha farklı bir pencere açmak istiyorum konuya.

Bunun için de yazının en başında tanımlamaya çalıştığım “yıllardır kafa karıştıran soruya” yanıt arayarak başlamak galiba en iyisi…

Bugün Avrupa’ da yaşanan ekonomik krizin körüklediği ayrışma, işsizliğin yarattığı umutsuzluk ve hepsinden önemlisi bir zamanların refah ülkelerinin sürüklendiği dibe vuruş ortadayken o umutsuzluğun ikliminden beslenen kitleleri özgürlük, demokrasi gibi kavramlar ne derece ilgilendirir?

Bir zamanlar işsiz de kalsa uygulanan sosyal politikalar sayesinde her türlü hizmete ulaşabilen, çalışmasa da yaşam kalitesinden ödün vermeyen sistem sayesinde ayakta duran yoksullar ve hatta orta direk 1980’ lerde başlayan sermayenin üretimini batıdan doğuya taşımasıyla mutluluk çağının bitmekte olduğunu görebilmeliydi, göremedi. Sadece o kesimler değil, geniş yığınların oyunu almaya talip olan politikacılar da gerçeği değil, mutlu yalanları söylediler.

İki dünya savaşının ardından yerle bir olan Avrupa, ABD ile kol kola inanılmaz bir 30 yıl yaşadı.

Ta 1980’lerin başına kadar süren bir altın çağ…

Ve derken ABD’ de Reagan, İngiltere’ de Thatcher ile gelen neoliberal dalga…

Sermayenin o günlerden başlayarak koşulları gittikçe ağırlaşan bölgelerden emek gücünün boğaz tokluğuna arz edildiği (bugün Bangladeş, Vietnam, Çin gibi ülkelerde çoğu işçiye verilecek öğle yemeği aldığı ücretten daha yüksek) diyarlara doğru geri dönülmez yolculuğa çıktığı yıllar.

Uzunca süre Avrupa ayaklarının altından kayıp gitmekte olduğu süreci doğru okuyamadı, okuyamayanların doğru çözüm bulması da olanaksızdı, tam da öyle oldu.

Yeni iş alanları yaratmak bir yana mevcutların hızla kapandığı dönemi ABD sanayi çağının yerini almakta olan bilişim teknolojileriyle ikame etmeye çalışırken AB ortak kimliğini taşıyan Avrupa ülkeleri gelmekte olan tehlikenin bile farkına varmadan zaman öldürdüler.

Hizmetler sektöründeki ağırlığıyla İngiltere ve rekabetçi teknolojilerle Almanya 80’ ler sonrasındaki duraklama dönemini hafif hasarlarla geçiştirmeye çalışırken, geriye kalan pek çok ülke akıntının sürüklediği bilinmeze aymazlığın kibirli sarhoşluğuyla koştular.

Fransa, İtalya çöken sanayileriyle, ABD’ den yayılan 2008 krizinin hasarlarını gidermeye çalışıyor ama ortadaki tablo hiç te umut vaat etmiyor.

Örneğin ABD yaralarını sarıp işsizliği %6’ların altına düşürdü. Almanya esnek ücret politikaları ve sermayeye tanıdığı görünen görünmeyen avantajlarla aynı krizi hafif hasarlarla atlatarak işsizliği %5’in de altına (2014’ü 4,9 ile kapattı) çekti ama Fransa’ da bugün aynı işsizlik oranları %10,5’ un altına inmiyor, İtalya’da ise %13…

Genç işsizlerde tablo çok daha vahim: Fransa’da bugün %25,4’ e ulaşan yani her dört gençten birinin işsiz olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız. İtalya’ da %44’ e çıkan rakam İspanya’ da %54’ e ulaşıyor. İnanılır gibi değil ama her iki gençten birinin işsiz olduğu ülkelerden söz ediyoruz.*

İşsizlik gençler için umutsuzluğu, umutsuzluk farklı ve yeni arayışları getiriyor.

Umudunu yitiren gençler başta olmak üzere tüm işsizler sorumluluğu siyaset ve medyanın da çaktırmadan katkısıyla yabancılara yüklemekte zorlanmıyor.

Banliyöleri dolduran ister ister yasal, ister kaçak gelmiş olsun göçmenler hem büyütülmeyen pastadan pay aldığı için en büyük suçlu olarak görülüyor.

Aşırı sağcı hatta faşist söylemleriyle on yıl önce kimsenin ciddiye almadığı La Pen’ in ulusal cephesinin kamuoyu anketlerinde Fransa’ nın birincisi çıkması ve 2017 Cumhurbaşkanlığı seçiminin en güçlü adayı olması bu gelişmelere bakıldığında tesadüf değil.

Tıpkı umudunu yitiren varoş gençlerinin radikal akımlara kapılması, Suriye/Irak bataklığında serpilip gelişen IŞİD benzeri örgütlere katılmasının tesadüften ibaret olmaması gibi…

Sorun Fransa, İtalya, İspanya ile de sınırlı değil.

80’ lerde tüm dünyaya örnek gösterilen sosyal refah yıldızı İsveç, Danimarka da o muhteşem yıllardan, gelir adaletsizliğinin dayanılmaz boyutlara ulaştığı bir enkaz yığını kalmış geriye…

Avrupa’ yı var eden ve 2.dünya savaşının yerle bir ettiği toprakları barış vahası haline getiren AB projesine ne oldu derseniz?

AB projesi birbirini boğazlayan ülkelerin barış içinde bir arada yaşamalarını sağladı ama dünyayla rekabet anlamında geleceklerini garanti altına almaları sürecinde sınıfta kaldı.

1945-2015 arasındaki 70 yıllık maceranın ilk 35 yılı ne kadar parlaksa ve her gün biraz daha umut verdiyse, son 35 yılı da her gün biraz daha sönükleşen, umudun yerini umutsuzluğun aldığı bir dönem olarak hatırlanacak.

Ve korkarım ki, en kötü durağa daha gelmedik, yaşlanan Avrupa henüz dibe vurmadı, gerileme sürecek…

Avrupa Birliği projesi ne mi olacak dediniz?

Terör dalgalarıyla demokratik hakların tartışmaya açıldığı bir dönemde bir zamanların insanlık adına en mükemmel projesi korkarım ki, gelen her şiddet dalgasıyla biraz daha sararıp solacak…

* Bazı ülkelerin 2014 yılı işsizlik ve genç işsiz oranları

 

İşsizlik %

Genç işsiz %

ABD

5,8

16

İNGİLTERE

6

20

ALMANYA

4,9

7,4

FRANSA

10,1

25,4

İTALYA

12,6

44

İSPANYA

25,1

54

 

Abdullah Ayan

 
15 Ocak 2015 Perşembe 08:33
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:57
  • Güneş05:43
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:35
  • Akşam19:36
  • Yatsı21:09
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1903 - Alberta'da (Kanada) meydana gelen toprak kaymasında 70 kişi öldü.
1916 - Kut'ül Ammare Kuşatmasında Halil Kut Paşa komutasındaki 6. Ordu Irak cephesinde Kut'ül Ammare kasabasında İngiliz Mezopotamya ordusunu teslim aldı.
1939 - Türk güreşçileri Yaşar Doğu ve Mustafa Çakmak 66 ve 87 kilolarda Avrupa ikincisi oldu.
1945 - İtalya'daki Alman birlikleri teslim oldu.
1945 - Sovyet tankları Berlin'e girdi. Sovyet askerleri şansölyelik binasının kapılarını zorlarken, Nazi lider Adolf Hitler, tabancayla intihar etti.
1945 - Adolf Hitler, Eva Braun ile Berlin'de evlendi ve Amiral Karl Dönitz'i veliahtı tayin etti.
1945 - Dachau Toplama Kampı, ABD Kara Kuvvetleri'ne bağlı 42. Piyade Tümeni ve diğer 7. Ordu birlikleri tarafından kurtuldu.
1949 - Sabahattin Ali'yi öldüren Ali Ertegin'in yargılanmasına başlandı.
1951 - Helsinki'de düzenlenen Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nı Türk Milli Takımı kazandı.
1955 - Güney Vietnam'da iç savaş başladı.
1959 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Ege illerini kapsayan yurt gezisine çıktı. Ankara garında ve Eskişehir tren istasyonunda halkın muhalefet lideriyle görüşmesi ve gösteri yapması polis tarafından engellendi.
1960 - Ankara ve İstanbul'da üniversiteler 1 ay süreyle kapatıldı. İstanbul Üniversitesi'nde gösterilere polisin silahlı müdahalesinde önceki gün bir öğrenci ölmüş, ayrıca sıkıyönetim ilan edilmişti.
1968 - Hair Müzikali Broadway'de perdelerini açtı.
1971 - Çetin Altan ve İlhan Selçuk 9 Mart 1971 darbe teşebbüsü ile ilgili olarak sorgulanmak üzere gözaltına alındılar.
1972 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay hükümeti kurma görevini eski başbakanlardan Suat Hayri Ürgüplü'ye verdi.
1979 - İstanbul'da 1 Mayıs günü sokağa çıkma yasağı uygulanacağı ilan edildi.
1979 - Süleyman Demirel, Türkiye Muhtarlar Federasyonu'nun 5. Genel Kurulu'nda "Türkiye Muhtarbaşı" seçildi.
1980 - 1 Mayıs'ın yasaklandığı il sayısı 30'a yükseldi.
1981 - Ankara Sıkıyönetim Askeri Savcılığı, MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş ve 219 sanık hakkında idam istemiyle dava açtı.
1983 - Resmi Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı tebligatına göre, 12 Eylül askeri darbesinden sonra 242'si 10 yıl, 481'i 5 yıl olmak üzere toplam 723 kişi siyaset yasağı kapsamına alındı.
1986 - Yetkililer, 26 Nisan'da meydana gelen Çernobil kazası sonrası oluşan radyoaktif bulutların Türkiye'ye ulaşma olasılığının zayıf olduğunu iddia ettiler.
1986 - "Bir Yeni Cumhuriyet İçin" adlı kitabı nedeniyle 4. kez yargılanan Yalçın Küçük 1,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
1988 - İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli "Türkiye'nin 1 Mayıs diye bir bayramı yoktur" dedi.
1991 - Bengaldeş'te meydana gelen kasırga en az 138.000 kişinin ölümüne ve 10 milyon kişinin evsiz kalmasına neden oldu.
1992 - Los Angeles'da çıkan halk ayaklanmasında üç gün içinde 54 kişi öldü ve yüzlerce bina tahrip edildi.
2004 - Oldsmobile son otomobilini üretti. Şirket tam 107 yıldır otomobil üretimi yapıyordu.
2005 - Suriye, 29 yıl süren işgalin ardından Lübnan'dan tamamen çekildi.
2007 - İstanbul'da, Çağlayan Mitingi düzenlendi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji