Bakan Elvan’dan Emeklilere TOKİ Müjdesi

Ana Sayfa » Dünya » Avrupalı liderlerden '2013' çağrısı: AB'den uzaklaşmayın

Avrupalı liderlerden '2013' çağrısı: AB'den uzaklaşmayın

Türkiye’nin, Rum Kesimi’nin dönem başkanlığında AB Konseyi ile dondurduğu ilişkilerin, 1 Ocak’ta başkanlığı devralacak İrlanda ile tekrar canlanması bekleniyor. Ancak Ankara’nın AB reformlarını eskisi kadar ciddiye alıp almadığı konusunda şüpheler var.

 
 
Avrupalı liderlerden '2013' çağrısı: AB'den uzaklaşmayın
Avrupa Birliği 3 Ekim 2005’te başladığı Türkiye ile müzakerelerde son 5 dönem başkanlığında hiç fasıl açamadı. Rum Kesimi ve Fransa’nın engellemeleri, diğer üyeliğe itiraz edenlerin destek vermesi, Türkiye’yi daha da demokratikleştiren AB sürecini felç etti.

AB ise Arap Baharı ile birlikte Ankara’ya olan ihtiyacının arttığını fark etti. Türkiye’nin AB Konseyi ile Rum Kesimi dönem başkanlığında dondurduğu ilişkilerin 1 Ocak’ta başkanlığı devralacak İrlanda ile tekrar canlanması bekleniyor. Ancak Türkiye’nin AB reformlarını eskisi kadar ciddiye alıp almadığı konusunda şüpheler var.

12 Haziran 2011 seçimlerinden sonra reformların durduğuna işaret ediliyor. Bazı ülkelerin olumsuz tavırlarının Türkiye’nin motivasyonunu kırdığını, Ankara’nın hayal kırıklığı yaşadığını kabul eden AB kaynakları, “Ancak Türkiye kendisi için reformları sürdürmeli.” diyor.

Avrupa Parlamentosu Liberal Grup Başkan Yardımcısı ve gölge Türkiye raportörü Alexander Graf Lambsdorff, AB’den uzaklaşan Türkiye’nin küresel cazibesini kaybedeceğini ifade ediyor ve şu sloganı kullanıyor: “Bütün azametli sözlere rağmen AB yoksa reform da yok!” Genişleme Komiseri Stefan Füle, AB’nin, Türkiye’nin iktisadî ve siyasî modernleşmesi için ‘en temel çıpa’ olduğunu vurguluyor. Üst düzey bir yetkili de AB hedefinin kaybolduğu bir Türkiye’de eski otoriter alışkanlıkların geri gelebileceği uyarısını yapıyor.

Avrupa Birliği 3 Ekim 2005’te başladığı Türkiye ile müzakerelerde son 5 dönem başkanlığında hiçbir fasıl açamadı. Rum Kesimi ve Fransa’nın engellemeleri ve Türkiye’nin üyeliğine itiraz edenlerin bu ülkelerin arkasına saklanarak destek vermesi üzerine Türkiye’yi daha da demokratikleştiren, kemikleşmiş sorunlarına el atılmasını temin eden AB süreci felç oldu. Ankara’nın üye ülkelerin temsil edildiği AB Konseyi ile Rum Kesimi dönem başkanlığında dondurduğu ilişkilerin 1 Ocak’ta başkanlığı devralacak İrlanda ile tekrar canlanması bekleniyor. Ancak AB’ye kızıp reformları durduran Türkiye’nin küresel cazibesini kaybedeceği uyarıları yapılıyor.

François Hollande’ın cumhurbaşkanı seçilmesi ile Fransa’nın Türkiye pozisyonunu yumuşatacağı ve eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin dondurduğu 5 fasılda ilerleme sağlanabileceği beklentisi var. Tarihinin en derin iktisadi kriziyle boğuşurken “Türkiye’yi düşünecek enerjimiz yok.” diyen AB, Arap Baharı ile birlikte Ankara’ya olan ihtiyacının arttığını fark etti. Basına kapalı toplantılarda Türkiye konusunda Sarkozy gibi düşündüğünü saklamayan Almanya Başbakanı Angela Merkel bile Türkiye ile müzakerelerin tekrar canlandırılmasını istiyor.

Ancak Türkiye’nin AB reformlarını eskisi kadar ciddiye alıp almadığı konusunda Brüksel’de ciddi şüpheler var.

AK Parti iktidarının bilhassa ilk döneminde devrim niteliğinde reformlar yaptığına işaret eden AB yetkilileri, 12 Haziran 2011 seçimlerinden sonraki dönemin “tam bir hayal kırıklığı” olduğunu ifade ediyor. Reformların durduğunu, Türkiye’nin temel meselelerinde son dönemde ilerleme kaydedilemediğine işaret eden AB yetkililerine göre Brüksel ve Venedik Komisyonu’nun çok kuvvetli desteklediği yeni anayasa da AK Parti’nin başkanlık sistemi teklifi yüzünden tıkanmış durumda. Zaman’ın görüştüğü Brükselli bürokratlar ve siyasiler AB’yi boş vermiş bir Türkiye’nin reform sürecinin duracağından endişe ediyor. Bazı üye ülkelerin olumsuz tavırlarının Türkiye’nin motivasyonunu kırdığını, Ankara’nın da büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını teslim eden AB kaynakları, “Ancak Türk yetkililer her zaman AB reformlarını kendi vatandaşları için yaptıklarını söylediler. Türkiye kendisi için AB reformlarını sürdürmeli.” diyor.

Zaman’a konuşan Avrupa siyasetinin en mühim figürlerinden Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz’a göre AB hedefini savsaklayan siyasetçiler hem saf hem de dar görüşlü ve AB reformlarının Türkiye’deki dönüşüme katkısını kavrayamıyor. Genişleme Komiseri Stefan Füle, daha diplomatik bir dille Zaman’a verdiği beyanatta AB’nin Türkiye’nin iktisadi ve siyasi modernleşmesi için “en temel çapa” olduğunun altını çiziyor.

Üst düzey bir AB yetkilisi ise AB hedefinin kaybolduğu bir Türkiye’de eski otoriter alışkanlıkların geri gelebileceği uyarısı yapıyor. “Bunu söylemek çok hoş değil ama Türkiye’nin iç dinamikleri reformları başlatmak ve sürdürmek için hâlâ çok kuvvetli değil.” diyen aynı yetkiliye göre atılan adımların sadece lafızda AB’ye uyumlu olması yetmiyor, uygulamanın da ‘AB ruhu’na uygun şekilde yapılması gerekiyor.

AK Parti’nin başkanlık sistemi teklifi ve kamu denetçiliği atamasını ima eden aynı yetkili, “Yeni HSYK, kamu denetçiliği ve insan hakları kurumu. Bunlar 2010’daki anayasa reformundan sonra atılmasına karar verilen adımlar ve çok da mühimler. Ancak uygulamaya baktığımızda bunlarla ilgili tasarrufların ne kadar Avrupalı olduğu sorusu gündeme geliyor.” yorumunu yapıyor. AB’nin Türkiye için “asgari ortak payda, farklı hayat tarzları için teminat ve bütün kesimlerin üzerinde mutabık kalabileceği” bir hedef olduğuna işaret eden üst düzey yetkili, AB reformlarının durduğu bir Türkiye’nin otoriterliğe doğru kayma riskinin olduğunu vurguluyor. Bir başka üst düzey yetkiliye göre ise AB perspektifi olmasaydı Türkiye asker-sivil ilişkilerinde ilerleme kaydedemez, Türkçenin dışında dillerde yayın ve eğitime müsaade etmez ve ölüm cezasını kaldıramazdı.

Avrupa Parlamentosu’nun bir başka ağır topu Liberal Grup Başkan Yardımcısı ve gölge Türkiye raportörü Alexander Graf Lambsdorff, AB’nin Türkiye’nin dönüşmesine sağladığı katkı konusunda daha net.

Lambsdorff’a göre AB süreci olmasaydı Arap Baharı’nda kimse bugün Türkiye’nin modelliğinden bahsetmezdi. AB’den uzaklaşan Türkiye’nin küresel cazibesini kaybedeceğini söyleyen Lambsdorff’un sloganı şu: “Bütün azametli sözlere rağmen AB yoksa reform da yok!”

 
26 Aralık 2012 Çarşamba 18:51
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:57
  • Güneş06:32
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:28
  • Akşam19:04
  • Yatsı20:29
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1394 - Timurlenk Diyarbakır'ı işgal etti.[kaynak belirtilmeli]
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu. Bu buluşuyla 1905 yılında Tıp alanında Nobel ödülünü alacaktır.
1923 - Mustafa Kemal Paşa, Time dergisine kapak oldu.
1923 - Yunanistan'da cumhuriyet ilan edildi.
1926 - Türkiye'de petrol arama ve işletilmesinin devletçe yönetilmesini öngören kanun TBMM'de kabul edildi.
1938 - Cumhurbaşkanlığı yatı olarak satın alınan Savarona'ya, İngiltere'nin Southampton Limanı'nda törenle Türk bayrağı çekildi. 1 Haziran'da İstanbul'a getirilen Savarona, Dolmabahçe önüne demir attı. Atatürk, yatı gezerek incelemede bulundu.
1976 - Arjantin Devlet Başkanı Isabel Peron, kansız darbeyle devrildi. Jorge Rafael Videla, Emilio Eduardo Massera ve Orlando Ramon Agosti'den oluşan cunta iktidara el koydu, yedi yıllık diktatörlük döneminde 30 bine yakın kişi kaybedildi.
1978 - Savcı Doğan Öz öldürüldü.
1998 - Hindistan'da çıkan fırtınada 250 kişi öldü 3000 kişi yaralandı.
1999 - NATO, Kosova'daki Sırp saldırılarının sürmesi ve Batı Temas Grubu'nun anlaşma taslağını reddetmeleri üzerine, Yugoslavya'ya karşı hava harekâtı başlattı. Bu NATO'nun egemen bir ülkeye yaptığı ilk saldırı olarak tarihe geçti.
2000 - Varan Turizm'e ait otobüs, yolcularıyla kaçırıldı. Olaydan sonra yakalanan üç kişi, 36'şar yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.
2000 - Genelkurmay Başkanlığı, Talat Aydemir'in idamıyla sonuçlanan 1963'teki darbe girişimine katılan 1459 Harp Okulu öğrencisinin haklarını 37 yıl sonra iade etti.
2001 - Apple şirketi Mac OS X 10.0 (Cheetah)'ı piyasaya sürdü.
2006 - İspanya'daki ETA örgütü süresiz ve kalıcı ateşkes ilan etti.
2007 - Türkiye Euro 2008 elemelerinde Yunanistanı futbol maçında 4-1 mağlup etti.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji