İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Ekonomi » Bağış: “AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından daha az değildir”

Bağış: “AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından daha az değildir”

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış’ın Litvanya’nın "Valstybe" adlı aylık dergisinde yayınlanan röportajı

 
 
Bağış: “AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından daha az değildir”
Röportaj:Monika POSKAITYTE
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile, Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinde kat ettiği 6 yılı, Türkiye’deki değişimleri ve yeni bir Avrupa’nın ortaya çıkışını konuştuk. Bağış şunları ifade etti: “Türkiye, Avrupa barış projesinin gelişimine katkıda bulunmanın yanı sıra Avrupa’ya enerji kaynakları ve geniş bir pazar sunmaktadır. Ortak bir geçmişe sahibiz, ortak bir geleceğe de sahip olabiliriz”.  

VALSTYBE: 2011 yılında Türkiye’de bir AB Bakanlığı kurulmuş olsa da, analistler Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinin iyi gitmediğini değerlendirmektedir: Müzakereye yeni fasıllar açılmamış ve hâlihazırda müzakere edilen fasıllarda da ilerleme kaydedilmemiştir.  Sizce, bunun nedeni nedir?

Şimdiye kadar 33 fasıldan 13’ünde müzakerelere başladık. 20 fasıl hâlâ müzakereye açılmamıştır, 17 tanesi bazı AB üyesi devletler veya Avrupa Birliği Zirvesi tarafından siyasi olarak bloke edilmektedir. Ancak bu durum, reformlara devam edilmediği şeklinde anlaşılmamalıdır. Doğruyu söylemek gerekirse, Türkiye’de reform süreci her zamankinden daha hızlı devam etmektedir. Bazı fasıllarda müzakerelerin açılmamasına rağmen, Komisyon tarafından hazırlanan bir raporda, Türkiye’nin 33 fasıldan 32’sinde büyük ilerleme gösterdiği kaydedilmiştir. Bu durumda sorun, Türkiye ile ilgili değil, AB ile ilgilidir. Burada kastettiğim, iç politikaları veya ikili ilişkileriyle ilgili konuları çözmek için Türkiye’nin AB’ye katılım sürecini kullanan bazı üye devletlerdir. Bu engelleri aşacağımızdan hiçbir şüphem bulunmamaktadır.

VALSTYBE: Bazı radikallere göre, AB’nin genişlemesini destekleyen ABD’nin, Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinde büyük etkisi bulunmaktadır; ancak, Avrupa’da daha etkili olmaya başlayan sağcı partilerden dolayı, Amerikalı diplomatların baskısı, müzakereleri durgunluk noktasından daha öteye götürememektedir. Bu konudaki görüşünüz nedir?

Ben, bunun ABD ile hiç ilgisi olmadığını düşünüyorum. Bu durum, daha ziyade birçok Avrupa hükümeti için öncelik haline gelen ekonomik kriz gibi AB’nin iç sorunları ile ilgilidir.  Türkiye konusu şu anda güncel değildir; ancak, Türkiye ile Avrupa arasındaki işbirliği çok sağlam temellere dayandığından, bunun geçici bir durum olduğunu tahmin ediyorum. Avrupa’nın ihtiyacı olan kaynakların %70’i Türkiye’de bulunmaktadır; Türkiye’de yaş ortalaması 28 iken, Almanya’da 45’tir. Ayrıca, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tahminlerine göre, son iki yıldır Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip olan Türkiye, üç yıl daha bu şekilde devam ettiği takdirde ve Yunanistan, İtalya ve Portekiz’in borçlarının Almanya tarafından ödenmemesi halinde, 2015 yılında Avrupa'nın ikinci en büyük ekonomisi olacaktır. Almanya'nın durumu kötüleşirse, Türkiye Avrupa'nın en büyük ekonomisi bile olabilir. Bu nedenle, Türkiye-AB ilişkilerinin karşılıklı yarara dayandığı ve Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacının, Türkiye’nin Avrupa’ya ihtiyacından daha az olmadığı sonuçlarına ulaşılabilir.

VALSTYBE: Enerji sektöründen bahsettiniz. Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olanlar bile, Türkiye’nin AB’nin enerji kaynaklarının çeşitlenmesini kolaylaştıracağını inkâr edemiyorlar. Bu alanda ne tür ilerlemeler kaydedilmiştir?
Doğalgaz alımı konusunda kısa bir süre önce Azerbaycan ile bir anlaşma imzaladık; İran, Irak, Lübnan, Mısır ve Türkmenistan ile bu konuda ilişkilerimiz iyi. Rusya, Ukrayna ve Gürcistan ile işbirliği içindeyiz. Türkiye’nin çok yakın bir gelecekte enerji kaynakları merkezi haline geleceğini düşünüyorum.  Bu amaç doğrultusunda adım adım ilerliyoruz.        

VALSTYBE:
Türkiye’nin AB’ye katılım sürecindeki en büyük engellerden biri Kıbrıs meselesidir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), enerji faslındaki müzakereleri bloke etme konusunda ısrar etmektedir. Uzmanlara göre, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin imzalanmasıyla ve limanların GKRY’ye açılmasıyla Türkiye’nin katılım müzakereleri içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulabilir.  Bu yılın Temmuz ayından itibaren GKRY, AB dönem başkanlığını devralacağından bu durum daha da çıkmaza girecektir. Kıbrıs meselesini çözmek için olası senaryolar nelerdir?
Bu meselenin GKRY’nin AB’ye katılımı konusunda neden engel teşkil etmediğini anlamıyorum, günümüzde ise bu mesele Türkiye’nin üyeliği için çok önemli bir engel haline gelmiştir. Eğer bu mesele AB için çok önemliyse, neden GKRY AB’ye üye olurken hiçbir sorun yaşanmadı?
Türkiye’de 23 Nisan Çocuk Bayramıdır. Her yıl seçilen çocuklar bir gün boyunca ülkeyi yönetmek üzere Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın koltuklarına otururlar. Doğal olarak bu çocuklar uzun vadeli hedefleri, stratejileri değiştiremezler… Gelecek GKRY dönem başkanlığını da aynı bu şekilde telakki ediyorum: 6 aylık bir süre, uzun dönemli müzakerelerin sonuçlarını ve kaydedilen ilerlemeyi değiştiremeyecek kadar kısa bir süredir. Ayrıca, GKRY’nin dönem başkanlığının başlamasından önce “Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti” kurulacağına ve bu devletin, iyi niyet çerçevesinde, hangi kesimde yaşadıklarına bakılmaksızın Kıbrıslıları eşit biçimde temsil edecek tek yetkili devlet olacağına inanıyoruz. Halihazırda bu konu hakkında tartışmalar devam etmektedir. Avustralya eski Dışişleri Bakanı Alexander Downer, Kıbrıs Özel Danışmanı olarak atandı. Çok yakında bir toplantı düzenlenecek ve her iki taraf da 2008 yılında başlayan müzakerelerin sonuçlarını özetleme imkânına sahip olacaklar. Umuyorum ki Kıbrıs meselesinin çözümünü sağlayan bir anlaşmaya varılır.  
VALSTYBE: Toplumun bakış açısı da değişiyor. AB vatandaşlarının yanı sıra Türk vatandaşları da Türkiye’nin AB üyeliğine çok olumlu bakmıyor.
Belki de insanlar üyeliğin getireceği karşılıklı faydaların çok fazla bilincinde değiller, ancak tüm fasıllarda müzakereleri tamamladığımızda Türkiye şu andakinden farklı bir ülke olacak. Hâlihazırdaki Türkiye’nin katılım müzakerelerinin başladığı dönemdeki Türkiye’den farklı olduğu gibi.
Kamuoyu anketlerinde veriler değişiklik göstermektedir: Üyeliğe bazen olumlu yaklaşılmaktadır, bazen de olumsuz. Anketlere verilen yanıtlar, diğer hususların yanı sıra bazı Avrupalı liderlerin Türkiye hakkındaki beyanlarına göre değişebilmektedir. Türk vatandaşlarının % 70’den fazlasının AB üyeliğini desteklediğini gösteren anketler gördüm, ancak gelecekte bir gün Türkiye’de, AB’ye üyelik konusunda gerçek bir oylama yapılacaktır.

VALSTYBE:
Siyasi elitin AB üyeliğine bakışı nasıl değişmektedir?
Üyeliğe destek konusunda Parlamentoda bir ittifak bulunuyor. Diğer taraftan şunu vurgulamam gerekir ki, AB’ye katılım süreci Türkiye’de hiçbir zaman bir iç politika meselesi yapılmamıştır. Maalesef bazı AB ülkelerinde, Türkiye’nin AB üyesi olma isteğinin iç politika malzemesi yapılması eğilimlerine tanık olunmaktadır.

VALSTYBE:
Türkiye’nin çok büyük bir ülke olduğu, nüfusunun çoğunun Müslüman olduğu ve büyük bir bölümünün de Avrupa’ya ait olmadığı sıklıkla söylenir. Bu konulara ilişkin görüşleriniz nelerdir? Avrupa ve Türkiye kimlikleri birbirinden ne kadar uzaktadır?
Katılım müzakerelerine başladığımızda da şu anki kadar büyüktük ve bu durum hiçbir soruna yol açmadı. Ayrıca, Türkiye’nin büyüklüğünü bir avantaj olarak değerlendiriyorum – Avrupa’nın büyük pazarlara ihtiyacı var ve bizim de 74 milyon tüketicimiz var. Birkaç saat içinde AB’de üretilen ürünleri kullanmaya hazır ve istekli 1,5 milyar tüketiciye erişebilirsiniz.
2020 yılında Avrupa’da yaşayanların %10’unu Müslümanlar oluşturacaktır. Bu durumda Türkiye söz konusu azınlığın sözcülüğünü yapabilir. Ülkemizin bir kısmı Doğu Avrupa’da, bir kısmı ise Batı Asya’da yer almaktadır, bir başka ifadeyle kimliğimizde çeşitlilik söz konusudur. Son olarak, “Europe” sözcüğünün, günümüz Türkiye’sinin topraklarında yaşamış eski bir prensin isminden geldiğini ifade etmek isterim.    
AB’yi bir barış projesi olarak ele alırsak, Türkiye’nin üyeliği, AB’nin küresel bir projeye dönüşmesine katkıda bulunabilir: Refah, ifade özgürlüğü ve demokrasi idealleri Doğu’ya doğru yayılabilir. Dünyada vatandaşlarıyla birlikte camilerde ibadet edebilecek birçok Müslüman lider vardır. Demokrasi ve refahtan bahsedebilecek birçok laik batılı lider de vardır. Ancak, her ikisini de yapabilecek lider sayısı azdır. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Mart ayında yaptığı Mısır ziyaretinde, Mısırlılarla birlikte camide sabah namazını kıldıktan sonra, öğleden sonra yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Sizinle birlikte namaz kıldım, zira biz aynıyız. Ancak, ben laik yönetimden korkmuyorum, çünkü laik bir yönetim dinden vazgeçmeyi değil, tam aksine herkesin kendi ibadetini istediği ölçüde yapmasını ister.” Bizler de en az sizin kadar Avrupalıyız, ortak bir geçmişimiz var ve ortak bir geleceğimiz olabilir.     

VALSTAYBE:
Geçtiğimiz Ekim ayında Türkiye’nin katılım müzakereleri başlayalı 6 yıl oldu. Türkiye’nin AB üyeliği için en iyimser ve en kötümser tahminleriniz nelerdir?
Türkiye’nin üyeliği önündeki hukuki meseleler 2014 yılı itibarıyla çözülmelidir. Bundan sonra her şey üye devletlerin mutabakatına bağlı olacaktır. Sanıyorum, günümüz Avrupa’sında tanık olduğumuz değişiklikler yeni bir Avrupa’nın zorlu ve sancılı doğuşuna işaret etmektedir. Türkiye’nin bu yeniden doğuş sürecinde var olması gerektiğine ve yeni Avrupa’nın tam üyesi olacağına eminim.

VALSTYBE:
Röportaj için teşekkürler.




 
 
16 Mart 2012 Cuma 13:17
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:30
  • Öğlen12:41
  • İkindi15:17
  • Akşam17:34
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
12
9
3
0
30
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
9
Antalyaspor
12
4
3
5
15
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1409 - Leipzig Üniversitesi kuruldu.
1804 - Napolyon Bonapart, Paris'teki Notre Dame Katedrali'nde, Papa'nın da katıldığı törende taç giydi ve Fransa İmparatoru oldu.
1848 - Fransuva Jozef, Avusturya imparatoru oldu.
1852 - III. Napolyon, Fransa'da İmparator ilan edildi.
1873 - Türkiye'nin ilk borsası sayılan Dersaadet Tahvilat Borsası açıldı.
1901 - King Camp Gillette tarafından jiletin patenti alındı.
1908 - Çin'de çocuk İmparator Pu Yi 2 yaşındayken tahta çıktı.
1909 - Fransız Baron Cathers, Osmanlı'daki ilk uçak gösterisini yaptı. Uçak, Şişli Hürriyeti Ebediye tepesinden Bulgar Hastanesine indi.
1909 - Leo Baekland ilk yapay plastik bakalitin patentini aldı.
1914 - Avusturya, Belgrad'ı işgal etti.
1918 - Ermenistan, Osmanlı devletinden bağımsızlığını ilan etti.
1920 - Türkiye ile Ermenistan arasında Gümrü Antlaşması imzalandı. Kars Ermenistan'dan alındı.
1928 - Celal Sahir Bey'in (Erozan) hazırladığı "İmla Lügatı" yayımlandı.
1940 - Kağıt sıkıntısı nedeniyle gazetelerin sayfa sayısına kısıtlama getirildi.
1942 - Chicago'lu bilim adamları ilk kontrollü zincirleme atomik reaksiyonu gerçekleştirdiler.
1943 - Yüzde 87'si gayri Müslüm azınlıklar olan Varlık Vergisi'ni ödeyemeyen mükellefler borçlarını "bedenen çalışarak ödemeleri" için çalışma kamplarına gönderilmişti. Kamplarda bulunanların serbest bırakılması karar verildi.
1949 - Yunanistan'dan gelen bir tiyatro topluluğu, İstanbul'da Cevat Fehmi Başkut'un Paydos adlı oyununu sahneledi.
1956 - Fidel Castro, Grama yatıyla Küba'ya çıktı.
1956 - Ankara'nın 120 km kuzeydoğusunda yer alan Sarıyar Barajı açıldı.
1961 - Küba lideri Fidel Castro, kendisini, Küba'yı komünizme taşıyacak bir Marksist-Leninist olarak ilan etti.
1963 - Karadeniz Teknik Üniversitesi Trabzon'da açıldı.
1963 - Türkiye'nin ilk koalisyon hükümetinin başkanı İsmet İnönü 24 yıl sonra ilk kez üstlendiği başbakanlık görevinden istifa etti.
1965 - Ankara'da hava kirliliği tehlikeli boyutlarda: Bilim çevreleri Ankara'da 20 yıl yaşayan birinin kanser riskinin çok yüksek olduğunu açıkladı.
1974 - Keban ve Gökçekaya santralleriyle, Seyitömer termik santralinin üç ünitesinin birden aynı anda arızalanması üzerine tüm Türkiye'de her gün 1.5 saatlik elektrik kısıtlamasına başlandı.
1981 - Hülya Koçyiğit, Fransa'da düzenlenen 3 Kıta Film Festivali'nde, "Kurbağalar" filmindeki rolüyle "En iyi kadın oyuncu" ödülünü aldı.
1981 - İstanbul Teknik Üniversitesi'nden 450 öğretim üyesi Yüksek Öğretim Kanunu'na karşı açıklama yaptı.
1982 - Dr. Robert K. Jarvik tarafından geliştirilen ilk yapay kalp, Barney Clark adlı hastaya takıldı.
1983 - Türkan Şoray ile Cihan Ünal evlendi.
1988 - Benazir Butto, Pakistan başbakanı olarak yemin etti.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Meddelin'de güvenlik güçlerince öldürüldü.
2002 - Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 3 Kasım 2002'de Siirt'te yapılan milletvekili seçimini iptal etti. Seçim işlemlerindeki eksikliğin seçim sonuçlarında etkili olduğu sonucuna varan YSK, Siirt'teki seçimin yenilenmesine oybirliğiyle karar verdi.
2003 - Yargıtay 11. Ceza Dairesi kayıp trilyon davasında kapatılan RP'nin genel başkanı Necmettin Erbakan'a özel belgede sahtecilik suçundan verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasını oybirliğiyle onayladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji