'Dünya Bakliyat Günü' etkinliği Mersin'de de Gerçekleştirildi

Ana Sayfa » Ekonomi » Bağış: “AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından daha az değildir”

Bağış: “AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından daha az değildir”

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış’ın Litvanya’nın "Valstybe" adlı aylık dergisinde yayınlanan röportajı

 
 
Bağış: “AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından daha az değildir”
Röportaj:Monika POSKAITYTE
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile, Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinde kat ettiği 6 yılı, Türkiye’deki değişimleri ve yeni bir Avrupa’nın ortaya çıkışını konuştuk. Bağış şunları ifade etti: “Türkiye, Avrupa barış projesinin gelişimine katkıda bulunmanın yanı sıra Avrupa’ya enerji kaynakları ve geniş bir pazar sunmaktadır. Ortak bir geçmişe sahibiz, ortak bir geleceğe de sahip olabiliriz”.  

VALSTYBE: 2011 yılında Türkiye’de bir AB Bakanlığı kurulmuş olsa da, analistler Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinin iyi gitmediğini değerlendirmektedir: Müzakereye yeni fasıllar açılmamış ve hâlihazırda müzakere edilen fasıllarda da ilerleme kaydedilmemiştir.  Sizce, bunun nedeni nedir?

Şimdiye kadar 33 fasıldan 13’ünde müzakerelere başladık. 20 fasıl hâlâ müzakereye açılmamıştır, 17 tanesi bazı AB üyesi devletler veya Avrupa Birliği Zirvesi tarafından siyasi olarak bloke edilmektedir. Ancak bu durum, reformlara devam edilmediği şeklinde anlaşılmamalıdır. Doğruyu söylemek gerekirse, Türkiye’de reform süreci her zamankinden daha hızlı devam etmektedir. Bazı fasıllarda müzakerelerin açılmamasına rağmen, Komisyon tarafından hazırlanan bir raporda, Türkiye’nin 33 fasıldan 32’sinde büyük ilerleme gösterdiği kaydedilmiştir. Bu durumda sorun, Türkiye ile ilgili değil, AB ile ilgilidir. Burada kastettiğim, iç politikaları veya ikili ilişkileriyle ilgili konuları çözmek için Türkiye’nin AB’ye katılım sürecini kullanan bazı üye devletlerdir. Bu engelleri aşacağımızdan hiçbir şüphem bulunmamaktadır.

VALSTYBE: Bazı radikallere göre, AB’nin genişlemesini destekleyen ABD’nin, Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinde büyük etkisi bulunmaktadır; ancak, Avrupa’da daha etkili olmaya başlayan sağcı partilerden dolayı, Amerikalı diplomatların baskısı, müzakereleri durgunluk noktasından daha öteye götürememektedir. Bu konudaki görüşünüz nedir?

Ben, bunun ABD ile hiç ilgisi olmadığını düşünüyorum. Bu durum, daha ziyade birçok Avrupa hükümeti için öncelik haline gelen ekonomik kriz gibi AB’nin iç sorunları ile ilgilidir.  Türkiye konusu şu anda güncel değildir; ancak, Türkiye ile Avrupa arasındaki işbirliği çok sağlam temellere dayandığından, bunun geçici bir durum olduğunu tahmin ediyorum. Avrupa’nın ihtiyacı olan kaynakların %70’i Türkiye’de bulunmaktadır; Türkiye’de yaş ortalaması 28 iken, Almanya’da 45’tir. Ayrıca, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tahminlerine göre, son iki yıldır Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip olan Türkiye, üç yıl daha bu şekilde devam ettiği takdirde ve Yunanistan, İtalya ve Portekiz’in borçlarının Almanya tarafından ödenmemesi halinde, 2015 yılında Avrupa'nın ikinci en büyük ekonomisi olacaktır. Almanya'nın durumu kötüleşirse, Türkiye Avrupa'nın en büyük ekonomisi bile olabilir. Bu nedenle, Türkiye-AB ilişkilerinin karşılıklı yarara dayandığı ve Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacının, Türkiye’nin Avrupa’ya ihtiyacından daha az olmadığı sonuçlarına ulaşılabilir.

VALSTYBE: Enerji sektöründen bahsettiniz. Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olanlar bile, Türkiye’nin AB’nin enerji kaynaklarının çeşitlenmesini kolaylaştıracağını inkâr edemiyorlar. Bu alanda ne tür ilerlemeler kaydedilmiştir?
Doğalgaz alımı konusunda kısa bir süre önce Azerbaycan ile bir anlaşma imzaladık; İran, Irak, Lübnan, Mısır ve Türkmenistan ile bu konuda ilişkilerimiz iyi. Rusya, Ukrayna ve Gürcistan ile işbirliği içindeyiz. Türkiye’nin çok yakın bir gelecekte enerji kaynakları merkezi haline geleceğini düşünüyorum.  Bu amaç doğrultusunda adım adım ilerliyoruz.        

VALSTYBE:
Türkiye’nin AB’ye katılım sürecindeki en büyük engellerden biri Kıbrıs meselesidir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), enerji faslındaki müzakereleri bloke etme konusunda ısrar etmektedir. Uzmanlara göre, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin imzalanmasıyla ve limanların GKRY’ye açılmasıyla Türkiye’nin katılım müzakereleri içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulabilir.  Bu yılın Temmuz ayından itibaren GKRY, AB dönem başkanlığını devralacağından bu durum daha da çıkmaza girecektir. Kıbrıs meselesini çözmek için olası senaryolar nelerdir?
Bu meselenin GKRY’nin AB’ye katılımı konusunda neden engel teşkil etmediğini anlamıyorum, günümüzde ise bu mesele Türkiye’nin üyeliği için çok önemli bir engel haline gelmiştir. Eğer bu mesele AB için çok önemliyse, neden GKRY AB’ye üye olurken hiçbir sorun yaşanmadı?
Türkiye’de 23 Nisan Çocuk Bayramıdır. Her yıl seçilen çocuklar bir gün boyunca ülkeyi yönetmek üzere Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın koltuklarına otururlar. Doğal olarak bu çocuklar uzun vadeli hedefleri, stratejileri değiştiremezler… Gelecek GKRY dönem başkanlığını da aynı bu şekilde telakki ediyorum: 6 aylık bir süre, uzun dönemli müzakerelerin sonuçlarını ve kaydedilen ilerlemeyi değiştiremeyecek kadar kısa bir süredir. Ayrıca, GKRY’nin dönem başkanlığının başlamasından önce “Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti” kurulacağına ve bu devletin, iyi niyet çerçevesinde, hangi kesimde yaşadıklarına bakılmaksızın Kıbrıslıları eşit biçimde temsil edecek tek yetkili devlet olacağına inanıyoruz. Halihazırda bu konu hakkında tartışmalar devam etmektedir. Avustralya eski Dışişleri Bakanı Alexander Downer, Kıbrıs Özel Danışmanı olarak atandı. Çok yakında bir toplantı düzenlenecek ve her iki taraf da 2008 yılında başlayan müzakerelerin sonuçlarını özetleme imkânına sahip olacaklar. Umuyorum ki Kıbrıs meselesinin çözümünü sağlayan bir anlaşmaya varılır.  
VALSTYBE: Toplumun bakış açısı da değişiyor. AB vatandaşlarının yanı sıra Türk vatandaşları da Türkiye’nin AB üyeliğine çok olumlu bakmıyor.
Belki de insanlar üyeliğin getireceği karşılıklı faydaların çok fazla bilincinde değiller, ancak tüm fasıllarda müzakereleri tamamladığımızda Türkiye şu andakinden farklı bir ülke olacak. Hâlihazırdaki Türkiye’nin katılım müzakerelerinin başladığı dönemdeki Türkiye’den farklı olduğu gibi.
Kamuoyu anketlerinde veriler değişiklik göstermektedir: Üyeliğe bazen olumlu yaklaşılmaktadır, bazen de olumsuz. Anketlere verilen yanıtlar, diğer hususların yanı sıra bazı Avrupalı liderlerin Türkiye hakkındaki beyanlarına göre değişebilmektedir. Türk vatandaşlarının % 70’den fazlasının AB üyeliğini desteklediğini gösteren anketler gördüm, ancak gelecekte bir gün Türkiye’de, AB’ye üyelik konusunda gerçek bir oylama yapılacaktır.

VALSTYBE:
Siyasi elitin AB üyeliğine bakışı nasıl değişmektedir?
Üyeliğe destek konusunda Parlamentoda bir ittifak bulunuyor. Diğer taraftan şunu vurgulamam gerekir ki, AB’ye katılım süreci Türkiye’de hiçbir zaman bir iç politika meselesi yapılmamıştır. Maalesef bazı AB ülkelerinde, Türkiye’nin AB üyesi olma isteğinin iç politika malzemesi yapılması eğilimlerine tanık olunmaktadır.

VALSTYBE:
Türkiye’nin çok büyük bir ülke olduğu, nüfusunun çoğunun Müslüman olduğu ve büyük bir bölümünün de Avrupa’ya ait olmadığı sıklıkla söylenir. Bu konulara ilişkin görüşleriniz nelerdir? Avrupa ve Türkiye kimlikleri birbirinden ne kadar uzaktadır?
Katılım müzakerelerine başladığımızda da şu anki kadar büyüktük ve bu durum hiçbir soruna yol açmadı. Ayrıca, Türkiye’nin büyüklüğünü bir avantaj olarak değerlendiriyorum – Avrupa’nın büyük pazarlara ihtiyacı var ve bizim de 74 milyon tüketicimiz var. Birkaç saat içinde AB’de üretilen ürünleri kullanmaya hazır ve istekli 1,5 milyar tüketiciye erişebilirsiniz.
2020 yılında Avrupa’da yaşayanların %10’unu Müslümanlar oluşturacaktır. Bu durumda Türkiye söz konusu azınlığın sözcülüğünü yapabilir. Ülkemizin bir kısmı Doğu Avrupa’da, bir kısmı ise Batı Asya’da yer almaktadır, bir başka ifadeyle kimliğimizde çeşitlilik söz konusudur. Son olarak, “Europe” sözcüğünün, günümüz Türkiye’sinin topraklarında yaşamış eski bir prensin isminden geldiğini ifade etmek isterim.    
AB’yi bir barış projesi olarak ele alırsak, Türkiye’nin üyeliği, AB’nin küresel bir projeye dönüşmesine katkıda bulunabilir: Refah, ifade özgürlüğü ve demokrasi idealleri Doğu’ya doğru yayılabilir. Dünyada vatandaşlarıyla birlikte camilerde ibadet edebilecek birçok Müslüman lider vardır. Demokrasi ve refahtan bahsedebilecek birçok laik batılı lider de vardır. Ancak, her ikisini de yapabilecek lider sayısı azdır. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Mart ayında yaptığı Mısır ziyaretinde, Mısırlılarla birlikte camide sabah namazını kıldıktan sonra, öğleden sonra yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Sizinle birlikte namaz kıldım, zira biz aynıyız. Ancak, ben laik yönetimden korkmuyorum, çünkü laik bir yönetim dinden vazgeçmeyi değil, tam aksine herkesin kendi ibadetini istediği ölçüde yapmasını ister.” Bizler de en az sizin kadar Avrupalıyız, ortak bir geçmişimiz var ve ortak bir geleceğimiz olabilir.     

VALSTAYBE:
Geçtiğimiz Ekim ayında Türkiye’nin katılım müzakereleri başlayalı 6 yıl oldu. Türkiye’nin AB üyeliği için en iyimser ve en kötümser tahminleriniz nelerdir?
Türkiye’nin üyeliği önündeki hukuki meseleler 2014 yılı itibarıyla çözülmelidir. Bundan sonra her şey üye devletlerin mutabakatına bağlı olacaktır. Sanıyorum, günümüz Avrupa’sında tanık olduğumuz değişiklikler yeni bir Avrupa’nın zorlu ve sancılı doğuşuna işaret etmektedir. Türkiye’nin bu yeniden doğuş sürecinde var olması gerektiğine ve yeni Avrupa’nın tam üyesi olacağına eminim.

VALSTYBE:
Röportaj için teşekkürler.




 
 
16 Mart 2012 Cuma 13:17
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:05
  • Güneş07:44
  • Öğlen13:03
  • İkindi15:45
  • Akşam18:01
  • Yatsı19:30
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon, 140.00 kişilik bir ordu ve 200.000 kişilik gönüllü birliği ile Paris'e girdi.
1841 - Hong Kong Adası (Hong Kong'un güneyinde bir ada), Afyon Savaşları sırasında Birleşik Krallık'a verildi .
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.
1892 - Springfield, Massachusetts'te ilk resmi basketbol maçı oynandı.
1895 - Darülaceze kuruldu.
1915 - Mustafa Kemal, Esat (Bülkat) Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19.Tümen Komutanlığı'na atandı.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.
1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı
1921 - Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı olarak kuruldu.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1921 - TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa Teşkilatı Esasiye kabul edildi.
1923 - Ali Şükrü Bey'in Ankara'da yayımladığı Tan gazetesinin ilk sayısı çıktı.
1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, gizli oturumunda Elcezire bölgesinde bir İstiklal Mahkemesi kurulması kararı aldı.
1923 - İsmet Paşa'nın Lozan'da Yunanlılar tarafından yakılmış 26 şehrin listesini sunması.
1929 - Lev Troçki, Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edildi.
1936 - VIII. Edward Birleşik Krallık hükümdarı oldu. Daha bir yılı doldurmadan 10 Aralık 1936'da kendi isteği ile tahtı bırakacaktır.
1936 - Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
1936 - Ankara'da Endüstri Kongresi toplandı. Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1945 - Birleşik Krallık'ta eğitimini tamamlayan 50 Türk öğrenciye pilotluk brövesi verildi.
1947 - Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
1950 - Kiraların serbest bırakılması kararlaştırıldı.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1953 - General Eisenhower, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçildi.
1956 - Yaşar Kemal, "İnce Memed" romanıyla Varlık dergisi Roman Armağanı'nı kazandı.
1961 - Londra Konferansı'nda Kıbrıslı Rumlar, federal yönetim tezini reddetti. Bunun üzerine Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri konferanstan çekildi.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk oyun Cevat Fehmi Başkut'un "Hacıyatmaz" oyunu oldu.
1961 - John F. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı seçildi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı. Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu, derecesi: 2 saat, 23 dakika, 3 saniye.
1968 - Türkiye, Yunanistan'daki askeri rejimi tanıyan ilk ülke oldu.
1969 - John Lennon, Yoko Ono ile evlendi.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Akademik Konsey'in kararıyla süresiz kapatıldı.
1972 - Türk Hava Yolları'nın Marmara uçağı Adana'da düştü. Uçakta yolcu yoktu. Beş kişilik mürettebattan bir hostes öldü, dört görevli yaralandı.
1975 - Tüm Memurlar Birleşme ve Dayanışma Derneği (Tüm-Der) kuruldu.
1975 - ASALA terör örgütü kuruldu.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı. Haber, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı koltuğunu Jimmy Carter'dan devralmasından birkaç dakika sonra geldi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 223 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu üyesinin tutuklanmasına karar verdi.
1983 - Eski İstanbul Belediye başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1986 - Demokratik Sol Parti (DSP) ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP arasında yapılan "solda birlik" görüşmeleri kesildi. Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Rahşan Ecevit "Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile yollarımız ayrıldı" dedi.
1986 - Birleşik Krallık ve Fransa, Manş Tüneli planlarını açıkladılar.
1986 - Jacques Chirac, Fransa başbakanı oldu.
1988 - Mehmet Ali Aybar ile Aziz Nesin hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Gerekçe 2000'e Doğru dergisine Kürt sorunu konusunda yaptıkları açıklamalardı.
1989 - Samsunspor kafilesi, Malatyaspor ile yapacağı lig maçına giderken kaza geçirdi, 3 kişi öldü.
1989 - George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.
1989 - Asil Nadir, Günaydın gazetesi, Gelişim yayınlarından sonra Güneş gazetesini de satın aldı.
1990 - Bakü'de Sovyet ordusu tarafından yapılan katliam.Yüzlerce masum hayatını kaybetti. (20 Yanvar Faciası)
1992 - Flash TV yayın hayatına başladı.
1993 - Anayasa Mahkemesi dini bayramlarda Bayram dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasayı iptal etti.
1993 - Meclis Anavatan Partisi (ANAP) döneminin iki bakanı Safa Giray ile Cengiz Altınkaya'nın Yüce Divan'a verilmesini kararlaştırdı.
1993 - Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçildi.
1995 - Tokyo metrosuna sarin gazı saldırısı: 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), "Demokratik standartların yükseltilmesi paketi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığına sundu. TÜSİAD raporda Kürtçe eğitimin serbest bırakılmasını da öneriyordu.
2000 - Yargıtay, gazeteci Metin Göktepe'yi gözaltında öldürdükleri gerekçesiyle 7 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 6 sanık polisten 5'inin cezasını onadı, sanıklardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse'nin cezasını ise esastan bozdu.
2001 - George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi.
2003 - MERNİS hizmete girdi.
2006 - Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdu. Ağca, Yargıtay'ın kararı doğrultusunda Kartal'da bulunduğu yerden alınarak, Kartal H Tipi Cezaevine konuldu.
2007 - Hrant Dink'in öldürülmesi olayının zanlısı Ogün Samast, Samsun'da yakalandı.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji