Hizmet sektörü güven endeksi 98,8 oldu

Ana Sayfa » Ekonomi » Bağış: “AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından daha az değildir”

Bağış: “AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından daha az değildir”

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış’ın Litvanya’nın "Valstybe" adlı aylık dergisinde yayınlanan röportajı

 
 
Bağış: “AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından daha az değildir”
Röportaj:Monika POSKAITYTE
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile, Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinde kat ettiği 6 yılı, Türkiye’deki değişimleri ve yeni bir Avrupa’nın ortaya çıkışını konuştuk. Bağış şunları ifade etti: “Türkiye, Avrupa barış projesinin gelişimine katkıda bulunmanın yanı sıra Avrupa’ya enerji kaynakları ve geniş bir pazar sunmaktadır. Ortak bir geçmişe sahibiz, ortak bir geleceğe de sahip olabiliriz”.  

VALSTYBE: 2011 yılında Türkiye’de bir AB Bakanlığı kurulmuş olsa da, analistler Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinin iyi gitmediğini değerlendirmektedir: Müzakereye yeni fasıllar açılmamış ve hâlihazırda müzakere edilen fasıllarda da ilerleme kaydedilmemiştir.  Sizce, bunun nedeni nedir?

Şimdiye kadar 33 fasıldan 13’ünde müzakerelere başladık. 20 fasıl hâlâ müzakereye açılmamıştır, 17 tanesi bazı AB üyesi devletler veya Avrupa Birliği Zirvesi tarafından siyasi olarak bloke edilmektedir. Ancak bu durum, reformlara devam edilmediği şeklinde anlaşılmamalıdır. Doğruyu söylemek gerekirse, Türkiye’de reform süreci her zamankinden daha hızlı devam etmektedir. Bazı fasıllarda müzakerelerin açılmamasına rağmen, Komisyon tarafından hazırlanan bir raporda, Türkiye’nin 33 fasıldan 32’sinde büyük ilerleme gösterdiği kaydedilmiştir. Bu durumda sorun, Türkiye ile ilgili değil, AB ile ilgilidir. Burada kastettiğim, iç politikaları veya ikili ilişkileriyle ilgili konuları çözmek için Türkiye’nin AB’ye katılım sürecini kullanan bazı üye devletlerdir. Bu engelleri aşacağımızdan hiçbir şüphem bulunmamaktadır.

VALSTYBE: Bazı radikallere göre, AB’nin genişlemesini destekleyen ABD’nin, Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinde büyük etkisi bulunmaktadır; ancak, Avrupa’da daha etkili olmaya başlayan sağcı partilerden dolayı, Amerikalı diplomatların baskısı, müzakereleri durgunluk noktasından daha öteye götürememektedir. Bu konudaki görüşünüz nedir?

Ben, bunun ABD ile hiç ilgisi olmadığını düşünüyorum. Bu durum, daha ziyade birçok Avrupa hükümeti için öncelik haline gelen ekonomik kriz gibi AB’nin iç sorunları ile ilgilidir.  Türkiye konusu şu anda güncel değildir; ancak, Türkiye ile Avrupa arasındaki işbirliği çok sağlam temellere dayandığından, bunun geçici bir durum olduğunu tahmin ediyorum. Avrupa’nın ihtiyacı olan kaynakların %70’i Türkiye’de bulunmaktadır; Türkiye’de yaş ortalaması 28 iken, Almanya’da 45’tir. Ayrıca, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tahminlerine göre, son iki yıldır Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip olan Türkiye, üç yıl daha bu şekilde devam ettiği takdirde ve Yunanistan, İtalya ve Portekiz’in borçlarının Almanya tarafından ödenmemesi halinde, 2015 yılında Avrupa'nın ikinci en büyük ekonomisi olacaktır. Almanya'nın durumu kötüleşirse, Türkiye Avrupa'nın en büyük ekonomisi bile olabilir. Bu nedenle, Türkiye-AB ilişkilerinin karşılıklı yarara dayandığı ve Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacının, Türkiye’nin Avrupa’ya ihtiyacından daha az olmadığı sonuçlarına ulaşılabilir.

VALSTYBE: Enerji sektöründen bahsettiniz. Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olanlar bile, Türkiye’nin AB’nin enerji kaynaklarının çeşitlenmesini kolaylaştıracağını inkâr edemiyorlar. Bu alanda ne tür ilerlemeler kaydedilmiştir?
Doğalgaz alımı konusunda kısa bir süre önce Azerbaycan ile bir anlaşma imzaladık; İran, Irak, Lübnan, Mısır ve Türkmenistan ile bu konuda ilişkilerimiz iyi. Rusya, Ukrayna ve Gürcistan ile işbirliği içindeyiz. Türkiye’nin çok yakın bir gelecekte enerji kaynakları merkezi haline geleceğini düşünüyorum.  Bu amaç doğrultusunda adım adım ilerliyoruz.        

VALSTYBE:
Türkiye’nin AB’ye katılım sürecindeki en büyük engellerden biri Kıbrıs meselesidir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), enerji faslındaki müzakereleri bloke etme konusunda ısrar etmektedir. Uzmanlara göre, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin imzalanmasıyla ve limanların GKRY’ye açılmasıyla Türkiye’nin katılım müzakereleri içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulabilir.  Bu yılın Temmuz ayından itibaren GKRY, AB dönem başkanlığını devralacağından bu durum daha da çıkmaza girecektir. Kıbrıs meselesini çözmek için olası senaryolar nelerdir?
Bu meselenin GKRY’nin AB’ye katılımı konusunda neden engel teşkil etmediğini anlamıyorum, günümüzde ise bu mesele Türkiye’nin üyeliği için çok önemli bir engel haline gelmiştir. Eğer bu mesele AB için çok önemliyse, neden GKRY AB’ye üye olurken hiçbir sorun yaşanmadı?
Türkiye’de 23 Nisan Çocuk Bayramıdır. Her yıl seçilen çocuklar bir gün boyunca ülkeyi yönetmek üzere Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın koltuklarına otururlar. Doğal olarak bu çocuklar uzun vadeli hedefleri, stratejileri değiştiremezler… Gelecek GKRY dönem başkanlığını da aynı bu şekilde telakki ediyorum: 6 aylık bir süre, uzun dönemli müzakerelerin sonuçlarını ve kaydedilen ilerlemeyi değiştiremeyecek kadar kısa bir süredir. Ayrıca, GKRY’nin dönem başkanlığının başlamasından önce “Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti” kurulacağına ve bu devletin, iyi niyet çerçevesinde, hangi kesimde yaşadıklarına bakılmaksızın Kıbrıslıları eşit biçimde temsil edecek tek yetkili devlet olacağına inanıyoruz. Halihazırda bu konu hakkında tartışmalar devam etmektedir. Avustralya eski Dışişleri Bakanı Alexander Downer, Kıbrıs Özel Danışmanı olarak atandı. Çok yakında bir toplantı düzenlenecek ve her iki taraf da 2008 yılında başlayan müzakerelerin sonuçlarını özetleme imkânına sahip olacaklar. Umuyorum ki Kıbrıs meselesinin çözümünü sağlayan bir anlaşmaya varılır.  
VALSTYBE: Toplumun bakış açısı da değişiyor. AB vatandaşlarının yanı sıra Türk vatandaşları da Türkiye’nin AB üyeliğine çok olumlu bakmıyor.
Belki de insanlar üyeliğin getireceği karşılıklı faydaların çok fazla bilincinde değiller, ancak tüm fasıllarda müzakereleri tamamladığımızda Türkiye şu andakinden farklı bir ülke olacak. Hâlihazırdaki Türkiye’nin katılım müzakerelerinin başladığı dönemdeki Türkiye’den farklı olduğu gibi.
Kamuoyu anketlerinde veriler değişiklik göstermektedir: Üyeliğe bazen olumlu yaklaşılmaktadır, bazen de olumsuz. Anketlere verilen yanıtlar, diğer hususların yanı sıra bazı Avrupalı liderlerin Türkiye hakkındaki beyanlarına göre değişebilmektedir. Türk vatandaşlarının % 70’den fazlasının AB üyeliğini desteklediğini gösteren anketler gördüm, ancak gelecekte bir gün Türkiye’de, AB’ye üyelik konusunda gerçek bir oylama yapılacaktır.

VALSTYBE:
Siyasi elitin AB üyeliğine bakışı nasıl değişmektedir?
Üyeliğe destek konusunda Parlamentoda bir ittifak bulunuyor. Diğer taraftan şunu vurgulamam gerekir ki, AB’ye katılım süreci Türkiye’de hiçbir zaman bir iç politika meselesi yapılmamıştır. Maalesef bazı AB ülkelerinde, Türkiye’nin AB üyesi olma isteğinin iç politika malzemesi yapılması eğilimlerine tanık olunmaktadır.

VALSTYBE:
Türkiye’nin çok büyük bir ülke olduğu, nüfusunun çoğunun Müslüman olduğu ve büyük bir bölümünün de Avrupa’ya ait olmadığı sıklıkla söylenir. Bu konulara ilişkin görüşleriniz nelerdir? Avrupa ve Türkiye kimlikleri birbirinden ne kadar uzaktadır?
Katılım müzakerelerine başladığımızda da şu anki kadar büyüktük ve bu durum hiçbir soruna yol açmadı. Ayrıca, Türkiye’nin büyüklüğünü bir avantaj olarak değerlendiriyorum – Avrupa’nın büyük pazarlara ihtiyacı var ve bizim de 74 milyon tüketicimiz var. Birkaç saat içinde AB’de üretilen ürünleri kullanmaya hazır ve istekli 1,5 milyar tüketiciye erişebilirsiniz.
2020 yılında Avrupa’da yaşayanların %10’unu Müslümanlar oluşturacaktır. Bu durumda Türkiye söz konusu azınlığın sözcülüğünü yapabilir. Ülkemizin bir kısmı Doğu Avrupa’da, bir kısmı ise Batı Asya’da yer almaktadır, bir başka ifadeyle kimliğimizde çeşitlilik söz konusudur. Son olarak, “Europe” sözcüğünün, günümüz Türkiye’sinin topraklarında yaşamış eski bir prensin isminden geldiğini ifade etmek isterim.    
AB’yi bir barış projesi olarak ele alırsak, Türkiye’nin üyeliği, AB’nin küresel bir projeye dönüşmesine katkıda bulunabilir: Refah, ifade özgürlüğü ve demokrasi idealleri Doğu’ya doğru yayılabilir. Dünyada vatandaşlarıyla birlikte camilerde ibadet edebilecek birçok Müslüman lider vardır. Demokrasi ve refahtan bahsedebilecek birçok laik batılı lider de vardır. Ancak, her ikisini de yapabilecek lider sayısı azdır. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Mart ayında yaptığı Mısır ziyaretinde, Mısırlılarla birlikte camide sabah namazını kıldıktan sonra, öğleden sonra yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Sizinle birlikte namaz kıldım, zira biz aynıyız. Ancak, ben laik yönetimden korkmuyorum, çünkü laik bir yönetim dinden vazgeçmeyi değil, tam aksine herkesin kendi ibadetini istediği ölçüde yapmasını ister.” Bizler de en az sizin kadar Avrupalıyız, ortak bir geçmişimiz var ve ortak bir geleceğimiz olabilir.     

VALSTAYBE:
Geçtiğimiz Ekim ayında Türkiye’nin katılım müzakereleri başlayalı 6 yıl oldu. Türkiye’nin AB üyeliği için en iyimser ve en kötümser tahminleriniz nelerdir?
Türkiye’nin üyeliği önündeki hukuki meseleler 2014 yılı itibarıyla çözülmelidir. Bundan sonra her şey üye devletlerin mutabakatına bağlı olacaktır. Sanıyorum, günümüz Avrupa’sında tanık olduğumuz değişiklikler yeni bir Avrupa’nın zorlu ve sancılı doğuşuna işaret etmektedir. Türkiye’nin bu yeniden doğuş sürecinde var olması gerektiğine ve yeni Avrupa’nın tam üyesi olacağına eminim.

VALSTYBE:
Röportaj için teşekkürler.




 
 
16 Mart 2012 Cuma 13:17
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:47
  • Akşam20:13
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji