Mersin'in Yeni Valisi Ali İhsan Su Oldu

Ana Sayfa » Dünya » Bağış'dan ilerleme raporu değerlendirmesi

Bağış'dan ilerleme raporu değerlendirmesi

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış son açıklanan ilerleme raporu hakkında açıklamada bulundu.

 
 
Bağış'dan ilerleme raporu değerlendirmesi


Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış açıklamasında şunları söyledi:

İLK KEZ BİR FASLIN AÇILMASI İLERLEME RAPORU’YLA İLİŞKİLENDİRİLDİ
Bu Rapor 1998 yılından bu yana Türkiye için hazırlanan 16. İlerleme Raporu'dur ve geçmiş yıllarda yayımlanan raporlardan farklı bir özelliğe sahiptir.25 Haziran 2013 tarihinde toplanan Genel İşler Konseyi, 22. Fasıl Bölgesel Politika ve  Yapısal  Araçların  Koordinasyonu  faslının  açılması  konusunda  mutabık  kalmış, ancak  Hükümetlerarası  Konferansın  tarihinin  İlerleme  Raporundan  sonra belirleneceğini ifade etmiştir.
Bir  faslın  müzakerelere  açılmasının  İlerleme  Raporuyla  ilişkilendirilmesi  sadece Türkiye’nin  katılım  süreci  açısından  değil,  Avrupa  Birliği’nin  Genişleme  Politikası açısından da bir ilktir.İlerleme  Raporu’nda  22.  Faslın  açılmasını  engelleyecek  her hangi  bir  husus bulunmaması Türkiye’nin reform sürecindeki kararlılığının en önemli göstergesidir.

BİLGİLENDİRMELERİMİZ VE YOĞUN TEMASLARIMIZ SONUÇ VERDİ
İlerleme  Raporu  yayımlanmadan  önce  Bakanlığımız,  diğer  ilgili  Bakanlık  ve birimlerimizle koordineli bir şekilde Komisyonu mutat olarak bilgilendirmiştir.
Nitekim son dakikaya kadar devam eden bu bilgilendirmelerimizin ve uyarılarımızın bir kısmının bazı hataları düzelttiğini de müşahede ettik.
Rapor  yayımlandıktan  sonra  da  katılmadığımız  alanlarda,  Avrupa  Birliği  Bakanlığı koordinasyonunda  ve  ilgili  tüm  kurumlarımızın  katkısıyla  bir  değerlendirme  yaparak görüşlerimizi Komisyon’un dikkatine getireceğiz.
Biz müzakere sürecinde Avrupa Komisyonu’nu en yakın müttefikimiz olarak görüyor ve  Komisyon’un  müzakerelerdeki  yapıcı  tutumunu  devam  ettireceğine  samimiyetle inanıyoruz.Bu  nedenle  her  yıl  olduğu  gibi  bu  yıl  da  Rapor’un  içerisinden  makul  ve  yapıcı eleştirileri  dikkatle  not  edecek,  eksikliklerimizi  gidermek  için  hassasiyetle  hareket edeceğiz.

İLERLEME RAPORLARI KARNE DEĞİLDİR
Ancak şunun da peşinen bilinmesi gerekir ki İlerleme raporları Türkiye için bir karne değildir. Hükümetimize karne verecek yegâne makam millettir.
Türkiye  her  konuda  kendi  hedeflerini  ortaya  koyuyor  ve  o  hedeflere  ulaşmak  için canla başla mücadele ediyor.
Bu yıl, AB ile bağlarımızı kuran Ankara Anlaşmasının 50’inci yılını geride bıraktık.Avrupa Birliği her şeye rağmen, Cumhuriyetimizin demokratikleşme ve çağdaşlaşma idealleri açısından yarım asır boyunca Türkiye’ye önemli bir yol haritası çizmiştir.

AB SÜRECİ AK PARTİ DÖNEMİNDE SOMUT KAZANIMA DÖNÜŞMÜŞTÜR
AB  birçok  karanlık  dönemde  Türkiye’nin  pusulası  olmuş  ve  entegrasyon  süreci sayesinde Türkiye’nin muasır medeniyet yönünden sapması engellenmiştir.Bu  çerçevede  AK  Parti  dönemi  Türkiye  için  Avrupa  Birliği  sürecinin  gerçek  bir kazanıma  dönüştüğü,  AB  üyeliğinin  somut  ve  gerçekleştirilebilir  bir  hedef  haline geldiği bir dönem olarak anılmayı çoktan hak etmiştir.Bugün  de  Hükümetimiz  ileri  demokrasi  hedefleri  bağlamında  reformlarla  şekillenen AB sürecinde kararlılıkla ilerlemeye devam etmektedir.
Hükümetimizin  bu  reform  kararlığı  sayesinde  Avrupa  Birliği  sürecinde  geçmişte yaşanan tren kazaları unutulmuştur.

TÜRKİYE AB STANDARTLARINA EN YAKIN OLDUĞU NOKTADA
Bugün  Türkiye’nin  demokratikleşme,  insan  hakları  ve  ekonomik  gelişmişlik bakımından  ulaştığı  nokta  hiç  tartışmasız  Avrupa  Birliği  standartlarına  en  yakın olduğu noktadır.Bu tespitin genel olarak 2013 yılı İlerleme Raporu’nun lafzına ve ruhuna yansıtılmış olması da memnuniyet vericidir.Hükümetimizin  farklı  alanlarda  yürüttüğü  kapsamlı  reform  çalışmaları  İlerleme Raporuna olumlu yansımış, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Demokratikleşme Paketi’nden övgüyle bahsedilmiştir.

REFORM KARARLILIĞININ TESCİL BELGESİ
Bu noktada Avrupa Birliği’nin 2013 Türkiye İlerleme Raporu’nun, Türkiye’nin reform kararlılığının tescil belgesi olarak da nitelendirilmesi yanlış olmayacaktır.2013  Türkiye  İlerleme  Raporu’nda  Türkiye’nin  gerçekleştirdiği  reformların  AB tarafından  tasdik  ve  takdir  edilmesi  hususunda  da  bir  “ilerleme”  belgesi  olduğu
anlaşılmaktadır.İlerleme Raporunda da belirtildiği üzere, Hükümetimiz demokratikleşme sürecine ve
reformlara bağlıdır. 11 yıldır aralıksız süren reform ve değişim perspektifimiz bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir.Türkiye, değişiyor, gelişiyor, kabuk değiştiriyor. Yargı alanında gerçekleştirilen köklü
reformlar bu değişimin en önemli itici gücünü oluşturuyor. İlerleme Raporunda da 3. Ve 4. Yargı Reformu Paketlerinin olumlu etkisine vurgu yapılmaktadır.Farklı  kesimlere  yönelik  Hükümetimizin  attığı  cesur  adımlardan  övgüyle bahsedilmektedir.

ÇÖZÜM SÜRECİ VE DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ
Hükümetimizin  Çözüm  Süreci’ne  yönelik  tarihi  girişimleri  dönüm  noktası  olarak addedilmiş, kültürel alanda kaydedilen ilerlemelerin altı çizilmiştir.Hükümetimiz  azınlık  hakları  konusunda  da  hiç  şüphesiz  Cumhuriyet  tarihinin  en cesur ve özgürlükçü iktidarıdır ve bu yönde attığımız adımlar İlerleme Raporunda altı çizilen önemli hususlardan biridir.Her  zaman  vurguladığımız  üzere  Türkiye  bu  reformları  AB  için  değil  kendi vatandaşının iyiliği ve esenliği için yapmıştır, yapmaya devam edecektir.Ülkemizdeki bütün inanç kesimlerinin sorunları bizim sorunumuzdur.
İşte  onun  için,  samimiyet  içinde  sorunları  çözmenin,  yüzyıllardır  devam  eden meseleleri artık bir çözüme kavuşturmanın mücadelesini veriyoruz.Düşünce, vicdan ve din özgürlüğünde yarattığımız geniş alanlar halkımızın özgürce nefes almasına izin vermektedir.
Devletin farklı inanç gruplarıyla artan diyaloğu AB tarafından da kabul edilmiştir.Bu kapsamda din dersleri daha kuşatıcı, toplumun tüm kesimlerinin taleplerine cevap verebilecek  bir düzeye taşınmıştır. Din özgürlüğü ve eğitimle ilgili  olarak azınlıklara yönelik uygulamalardaki ilerlemeler olumlu karşılanmıştır.Raporda Hükümetimizin mülkiyet hakları ve mülklerin geri iadesi alanında da yapıcı bir yaklaşım sergilendiğinin altı çizilmiştir.Cumhuriyet  tarihimiz  boyunca  mülkiyet  hakları  konusunda  en  büyük  hassasiyeti hükümetimiz göstermiştir. Hakların iadesi konusunda ciddi bir çalışma sergiledik. Şu anda kadar bu kapsamda 250’den fazla iade yaptık. Toplam tutarı yaklaşık 2.5 milyar liralık mülkü hak sahiplerine teslim ettik.
En  son  Demokratikleşme  Paketi  kapsamında  Mor  Gabriel  Manastırı  arazisinin manastır vakfına iadesine ilişkin kararla, Süryani vatandaşlarımıza önemli bir hakkını teslim ediyoruz.
Bu  yıl  yayımlanan  İlerleme  Raporunda  Türkiye’nin  farklı  anlarda  gerçekleştirdiği önemli reformların altının çizilmesini memnuniyetle karşılıyoruz.Bununla birlikte, esasen geçmiş yıllardaki raporlarda da görüldüğü üzere, neredeyse her  konu  başlığında  atılan  olumlu  adımların  ardından  eleştirilerin  ve  ilerleme kaydedilmesi gereken alanların sıralandığı da görülmektedir.

AB ÜLKELERİNİN İLERLEME RAPORU YAYIMLANSA…
Bugün AB üyesi ülkelerin de İlerleme Raporu yayımlansa, onların da adım atması, reform yapması gereken pek çok alanın tespit edileceği aşikardır.Hatta bugünkü koşullarda reform hızı ve kararlılığı bakımından halihazırda AB üyesi olan birçok ülkenin Türkiye’nin gerisinde kalacağı açıktır.Raporda  yer  alan  yapıcı  eleştiriler  önümüzdeki  dönemde  yapılacak  çalışmalar açısından bize yol gösterici olacaktır.
Rapor’da Türkiye’de sivil toplumun artan hareket alanından, canlı ve aktif vatandaşlık temelinde bir sivil toplum hareketinden bahsedilmesi önemli bir değerlendirmedir.

‘DEVLETİN MİLLETİ’NDEN ‘MİLLETİN DEVLETİ’NE
11  yıldır  attığımız  adımlarla  Türkiye’de  artık  ‘devletin  milleti’  anlayışından  ‘milletin devleti’ anlayışına geçilmiştir.2013 yılı İlerleme Raporu’nun genel olarak bu gerçeği teslim ettiğini düşünüyoruz.

ŞİDDET HAK ARAMA YOLU DEĞİLDİR
Bu noktada şiddet yoluyla, illegal metodlarla ülkemizin ve milletimizin huzuruna kast eden  çabaların  asla  bir  hak  arama  mücadelesi  olarak  görülemeyeceğinin vurgulanmasında fayda mülahaza ediyoruz.

CUMHURBAŞKANIMIZIN VE BAŞBAKANIMIZIN UZLAŞMACI ROLÜ
Cumhurbaşkanımız da Başbakanımız da devletimizin bütün kurum ve kuruluşları da demokratik  taleplerin  hayata  geçirilmesi  noktasında  son  11  yılda  son  derece “uzlaşmacı” ve “uzlaştırıcı” bir rol üstlenmiştir.
Ülkemizde  ifade  ve  basın  özgürlüğü  alanında  tarihin  en  şeffaf  ve  özgürlükçü atmosferi  yakalanmıştır  ve  bu  atmosferi  daha  da  güçlendirmek  için  Hükümetimiz gerekli adımları atmaya devam edecektir.

REFROMLARI DANIŞARAK, EN GENİŞ KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİYORUZ
Çıkardığımız  her  yasa,  gerçekleştirdiğimiz  bütün  reformlar  en  geniş  manada milletimize danışılmak suretiyle hayata geçmiştir ve bundan sonra da aynı katılımcı anlayışla Hükümetimiz bu reformları hayata geçirmeye devam edecektir.

TÜRKİYE YÜK OLMAYACAK, YÜKÜ PAYLAŞACAK
Raporun  Ekonomik  Kriterlere  ilişkin  bölümünde  Türkiye’nin  Kopenhag  kriterleri çerçevesinde  işleyen  bir  piyasa  ekonomisi  olduğunun  altı  çizilmekte,  ülkemizin Gümrük  Birliği  sayesinde  AB’nin  rekabet  gücünün  değerli  bir  bileşeni  olduğu vurgulanmaktadır.
Küresel  krize  rağmen  son  11  yıldır  ekonomimizin  sergilediği  başarı  İlerleme Raporuna  da  yansımıştır.  Bu  çerçevede  özellikle  istihdamda  yaşanan  ciddi  artışa dikkat çekilmiştir.Raporun  nispeten  daha  az  tartışılan  fakat  Türkiye’nin  AB  sürecinin  en  önemli boyutlarından  biri  olan  Üyelik  Yükümlülüklerini  Üstlenebilme  Yeteneği  bölümü  de AB’ye uyum sürecindeki kararlı duruşumuzu yansıtmaktadır.Son  İlerleme  Raporundan  bu  yana  fasıllar  itibarıyla  33  müzakere  faslının  32’sinde ilerleme kaydedilmiş olduğunun AB t arafından bir kez daha teyit edilmesi önemle not edilmelidir.
Bu bağlamda, reform mutfağı olarak gördüğümüz Bakanlığımızın toplumsal yaşamı ilgilendiren her konuda ne kadar etkili çalıştığının da teyit edildiği düşünülmektedir.Gündelik hayatımızı doğrudan etkileyen pek çok konuda kritik adımlar attık. İktidara geldiğimiz  2002  yılından  bu  yana  AB uygulamalarıyla  paralellik  sağlamak  amacıyla çıkarılan 2000’e yakın mevzuata ek olarak, son bir yıl içerisinde AB’ye uyum amaçlı
yaklaşık 180 mevzuat çıkardık.Ayrıca yapılan çeşitli düzenlemeler sayesinde birçok faslın açılış ve kapanış kriterini yerine  getirdik,  fasılların  açılması/kapanmasının  önündeki  teknik  engelleri  kendi
adımıza ortadan kaldırdık.
Bütün  bu  gelişmelere  rağmen,  müzakere  sürecinde  yaşadığımız  tıkanıklığın tarafımızca anlaşılması mümkün değildir.

MÜZAKEREDEKİ  TIKANIKLIĞIN  SORUMLUSU  BAZI  ÜYE  ÜLKELERİN TAVIRLARI
Nitekim bu yıl Avrupa Komisyonu da müzakere fasıllarındaki çalışmaların üye ülkeler arasında  mutabakat  olmaması  nedeniyle  birçok  kez  sekteye  uğradığının  altını çizmiştir.Dolayısıyla Komisyon da artık müzakere sürecinde yaşanan tıkanıklığın, Türkiye’nin teknik eksikliklerden değil, bazı üye devletlerin süreçteki belirsiz siyasi tavırlarından kaynaklandığını kabul etmiştir.
Raporda ayrıca Türkiye-AB ilişkilerinin potansiyelini tam anlamıyla kullanmanın en iyi yolunun  aktif  ve  güvenilir  bir  katılım  müzakeresi  çerçevesinde  mümkün  olduğu belirtilerek, müzakerelere ivme kazandırılması gerektiği vurgulanmıştır.Bu  çerçevede  bizim  için  en  öneli  husus  artık  Komisyonun  da  23.  ve  24.  Fasılların biran önce müzakerelere açılması gerektiğinin altını çizmesidir.
Yargı  Reformu  Stratejisi  ve  Yolsuzlukla  Mücadele  Stratejisinin  kabul  edilmesi  ile Kamu  Denetçiliği  Kurumu  ve  Türkiye  İnsan  Hakları  Kurumu’nun  kurulması  gibi  bu fasıllar  açısından  çok  kilit  adımları  atmamıza  rağmen,  2006  yılında  tarama  süreci tamamlanan  bu  fasılların  açılış  kriterlerinin  hala  tarafımıza  iletilmemesi  şüphesiz kabul edilemez bir durumdur.
Nitekim  Avrupa  Komisyonu  yetkilileri  de  bu  haksızlığa  daha  fazla  sessiz kalamayarak,  açılış  kriterlerinin  bir  an  önce  Türkiye’ye  iletilmesi  konusunda  çağrı yapmaktadır. Komisyon’un üye ülkelere çağrıda bulunması önemli bir gelişmedir.Biz bazı üye ülkelerin içinde bulunduğu akıl tutulmasından biran önce kurtulmasını ve
diğer  fasıllar  üzerindeki  siyasi  blokajları  da  en  kısa  sürede  kaldırarak  ilişkilerimizin daha sağlıklı bir zemine taşınmasını bekliyoruz.

KIBRIS’TA ÇÖZÜMDEN KAÇAN TARAF OLMAYACAĞIZ
Kıbrıs meselesinde bizler BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde adil, kapsamlı ve uygulanabilir bir çözüm bulma yolunda tüm desteğimizi sürdürmekteyiz.Türkiye asla masadan kalkan, çözümden kaçan taraf olmamıştır, olmayacaktır.
Hükümetimizin  her  türlü  muhalefete  rağmen  attığı  cesur  adımları,  karşı  taraftan  da bekliyor, barışın bu sefer de ekonomik kriz nedeniyle iç kamuoyunda pazarlık konusu yapılmamasını ümit ediyoruz.

VİZESİZ AVRUPA HAKKIMIZIN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
İlerleme Raporunda Geri Kabul Anlaşmasının imzalanmasının önemi vurgulanmakta ancak  Komisyonun  hazırladığı  yol  haritasının  ülkemiz  açısından  taşıdığı hassasiyetlere değinilmemektedir.Biz  bu  konuda  adım  atmak  istiyoruz.  Ancak,  vize  diyalogunu  savunan  birçok  üye ülkenin  Avrupa  Birliği  Adalet  Divanında  geçtiğimiz  günlerde  karara  bağlanan Demirkan Davasında vizesiz seyahate karşı müdahil olduğunu üzülerek izledik.Türk vatandaşlarının AB’ye vizesiz girişi Türk halkının hakkıdır.Biz  haklılığımızın  farkındayız  ve  50  yıl  önce  imzaladığımız  Ankara  Anlaşması’nın neden,  niçin,  ne  istikamette  imzalandığını  biliyoruz.  Bu  Anlaşmadan  doğan haklarımızın sonuna kadar takipçisi olacağız.
Netice olarak bu yıl ülkemizde kaydedilen gelişmelerin ve yapılan köklü reformların İlerleme Raporunda büyük ölçüde karşılık bulmasından memnunuz.Biz  doğru  bildiğimiz  yolda  “Durmak  Yok,  Reforma  Devam”  parolasıyla  ilerlemeye devam edeceğiz.
 
19 Ekim 2013 Cumartesi 20:50
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:14
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:47
  • Akşam20:12
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1693 - İlk kadın dergisi "The Ladies' Mercury" Londra'da yayımlandı.
1878 - Gazeteci ve yazar Ahmet Mithat Efendi "Tercüman-ı Hakikat" adlı günlük gazeteyi çıkarmaya başladı.
1893 - New York borsası çöktü.
1905 - Kurtlu yemeğe karşı çıkan tayfaların kurşuna dizilmesini önlemek isteyen Rus Savaş gemisi Potemkin'in mürettebatı Karadeniz'de ayaklanıp gemiyi Odessa'ya doğru yönlendirdi.Birinci Rus devrimin ilk ayaklanması Odessa'da başladı.
1916 - Hicaz, bağımsızlığını ilan ederek Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrıldı.
1917 - Yunanistan, İtilaf Devletleri'ne katıldı.
1923 - Çift kanatlı bir uçağa ilk kez havadayken yakıt ikmali yapıldı.
1938 - Helikopterin patenti Igor Sikorsky tarafından alındı.
1946 - Müttefikler, On iki Adanın Yunanistan'a verilmesini kararlaştırdı.
1950 - Amerika Birleşik Devletleri, Kore Savaşı'na asker yollama kararı aldı.
1950 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi,Birleşmiş Milletler üyelerine Güney Kore'ye yardım çağrısında bulundu.
1954 - Guatemala'da CIA'nın desteklediği darbeyle halkın seçtiği hükümet devrildi.
1954 - Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Moskova yakınlarında Obninsk'de açıldı.
1957 - Louisiana ve Teksas'da meydana gelen Audrey kasırgası 500 kişinin ölümüne yol açtı.
1964 - 20-21 Mayıs darbe girişimi hükümlülerinden Fethi Gürcan idam edildi.
1964 - Kıbrıs Rum hükümeti 15 yaşından büyük Türklerin adaya girişini yasakladı.
1964 - Emekli Süvari Binbaşı Fethi Gürcan idam edildi. Gürcan, 22 Şubat 1962 de darbe gişimi nedeniyle emekli edilmişti. Benzer bir girişimi Talat Aydemir ile 21 Mayıs'ta tekrarlayınca yargılanmış ve idama mahkum olmuştu.
1967 - Dünyanın ilk bankamatiği Enfield-Londra'da hizmete girdi.
1969 - Kocamustafapaşa'da evinin balkonuna Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği bayrağı asan Hatice Göker gözaltına alındı. 67 yaşındaki Hatice Göker'in Amerika Birleşik Devletleri başkonsolosluğunda çamaşırcı olarak çalıştığı ve Sovyet bayrağını tanımadı
1974 - Richard Nixon, Sovyetler Birliği'ni ziyaret etti.
1976 - Fransız havayollarına ait bir yolcu uçağı Tel Aviv-Atina-Paris seferini yapmakta iken FKÖ militanlarınca kaçırıldı ve Entebbe-Uganda'ya yönlendirildi.
1977 - Fransa, Cibuti Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ilan etti.
1978 - Anayasa Mahkemesi'ne bomba atıldı; Benzin yokluğu nedeniyle uzun kuyruklar oluştu.
1979 - Ağrı valisi iş verimini azalttığı gerekçesiyle resmi dairelerde çay içmeyi yasakladı.
1979 - Muhammet Ali, boksu bıraktığını açıkladı.
1980 - İtalyan havayollarına ait DC-9 tipi bir yolcu uçağı Ustica, İtalya yakınlarında düştü: 81 kişi öldü.
1980 - Adana Cezaevi'nden bir grup tutuklu tünel yoluyla firar etmeye çalıştı. Güvenlik kuvvetleri ateş açtı; 4 tutuklu öldü.
1984 - TBMM, askerlik süresini 18 aya indiren yasa tasarısını kabul etti.
1987 - Gaziantep Üniversitesi 27 Haziran 1987'de kuruldu. Üniversitenin bünyesinde 6 Fakülte, 4 yüksekokul, 3 enstitü ve 1 konservatuar bulunuyor. Türkiye'de üniversitelerin sayısı 28'e yükseldi.
1987 - Cem Karaca 27 Haziran 1987'de dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın desteğiyle yurda döndü.
1988 - Gare de Lyon-Fransa'da tren kazası: 59 ölü, 55 yaralı.
1991 - Yugoslav Halk Ordusu, Slovenya'ya karşı operasyon başlattı.
1998 - Adana'nın Ceyhan ilçesi merkez üslü depremde 144 kişi öldü.
1999 - -Çeşme Açıkhava Tiyatrosu,otelden anfitiyatro'ya çevrilmiş olarak saat:21:00'da büyük bir törenle açıldı.
2004 - Boris Tadiç, Sırbistan Karadağ cumhurbaşkanı seçildi.
2007 - Tony Blair, Birleşik Krallık başbakanı, görevinden ayrıldı.
M.Ö. - 209 Büyük Hun İmparatorluğu hükümdarı Mete Han'ın tahta çıkışı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji