'Dünya Bakliyat Günü' etkinliği Mersin'de de Gerçekleştirildi

Ana Sayfa » Gündem » Bakandan Belediye başkanı yaratmak ya da cübbenin kerameti... Abdullah Ayan yazdı

Bakandan Belediye başkanı yaratmak ya da cübbenin kerameti... Abdullah Ayan yazdı

Kerameti cübbede arayanların Bakandan Başkan yaratma hayalleri..

 
 
Bakandan Belediye başkanı yaratmak ya da cübbenin kerameti... Abdullah Ayan yazdı
Hayır, İstemihan Talay' ı yazacak değilim.

Talay' ın hangi özellikleriyle Mersin'e Büyükşehir Başkan adayı olmak istediği konusu da beni ilgilendirmiyor.

Genel Başkanın 72 yaşındaki Talay' a CHP rozeti taktığı günün ertesinde hem de ziyaretine gelen Talay' ın hemşehrisi Tarsus' lu gazeteci dostlara verdiği demeç ortada: " gençleri siyasetin içine almamız lazım. Siyaseti gençleştirmemiz lazım. Yaşlı birini aday yapacak değiliz"

Talay kendisini herkesten genç hissedemez mi? Veya Kılıçdaroğlu' nun dillendirdiği kriterden muaf tutmuş olamaz mı? Neden olmasın ki? Dediğim gibi mevzu Talay' da değil zaten...

Mevzu, AK Parti' nin Mersin' deki Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla ilgili aday arayışları...

Şu anda ortada dolaşanlarla birlikte kesin aday olacağı konuşulan belli başlı isimler; Çağlayan' ın daire başkanlığından alıp Bakan yardımcılığı koltuğuna oturttuğu Mustafa Sever ve İl Başkanı Mekin M. Salt...

Başka aday yok mu?

Gönlünden adaylık geçen onlarca isim var ama kimse cesaret edip "evet ben de adayım" diyerek sahaya inemiyor.

2004 ama özellikle de 2009' da bunun sıkıntısını çok çekti AK Parti...

Özellikle 2009' da Milletvekillerinin parsellediği sahalara yerleştirilen isimler üzerinde bırakın halkı, aynı vekillerin bile doğru dürüst bir isim üzerinde mutabık kalmaması, önce kaosa ardından da zamana karşı yarış nedeniyle paniğe yol açtı.

Panik sonunda da en olmaz denilen isim getirilip iktidarın adayı olarak seçmene dayatıldı. Sonrasını biliyoruz. (O adayın nasıl belirlendiği, belirlenirken kimlerin hangi duygusal saiklerle hareket ettikleri bu yazının değil, çok daha derin ve bilmecelerle dolu başka bir öykünün konusudur)

2009' u boşuna anlatmıyorum.

Çünkü AK Parti bu seyrettiğimiz dramatik filmin yeni versiyonuna dolu dizgin koşuyor gibi bir hava hâkim yine.

Partinin Mersin örgütündeki rehavet, "analar ne aslanlar doğuruyor, günü geldiğinde herkesin parmak ısıracağı bir aday çıkarırız nasılsa" şımarık havasına dönmüş durumda ve her yana sinmiş hava öyle anlaşılıyor ki yumurta kapıya gelinceye kadar sürecek gibi.

Hava böylesine kaygısızlık kokuyor ama söz ettiğimiz Mersin'in son seçimdeki birincisi ve üstelik iktidar partisi...

İl genelindeki tüm seçmenlerin oyuyla belirlenecek Büyükşehir Belediye Başkanlık yarışı söz konusu ve bu durumda 2011 Milletvekili seçimlerini referans alarak en iddialı partinin AK Parti olacağını söylemek için müneccim olmaya gerek yok.

Bu nedenle şimdilik ortada dolaşan Sever ve Salt dışında da gerek parti içinden gerek Mersin kamuoyunda; "bu elbise bu vücuda da ama uyar" misali yakıştırmalar da yapılmıyor değil.

Mantık aslında çok basit: Aday aranırken ilk akla gelen o gün Bakan kimse, onu Başkan koltuğuna oturtma, daha doğru ifadeyle "seninle siler süpürürüz" gibisinden hem kendilerini hem aday yapmak istedikleri ismi gaza getirmek...

Bu 2009' da Kürşat Tüzmen üzerinde yoğun biçimde denendi. İsmi öne süren çevrelerin farklı hesapları olsa da, sonuçta dillendirdikleri iddia değişmiyordu: "Seçimi ancak Tüzmen' le alırız"

Tüzmen' in neredeyse memur muamelesi çektiği, bazen kamuoyu önünde azarladığı kimi milletvekilleri ondan "Başkanlık adaylığına" iterek kurtulma hesabı yapıyordu. Kimisi de güce tapınma ateşiyle kavrulduğu için  samimiyetle ve yürekten istiyordu aday olmasını...

İster beğenin, ister yerden yere vurun, Tüzmen geç girdiği siyaseti çabuk öğrenmiş, hesabını kitabını bilme yanında bu türden gazlara gelmeyecek kadar da gördüğü fotoğrafı okuyan biriydi.

O nedenle sarmalayan dost, düşman çevrenin tuzağına düşmedi.

O günlerde Tüzmen'i Antep'lilerin o çok sevdiğim deyimiyle "süyükten itme" operasyonunun aynısı bir ara halefi Çağlayan üzerinde denenmeye çalışıldı...

Hem de 2009' da 'Büyükşehir'i ancak Tüzmen' le kazanabiliriz' diyen aynı simalar, yüzler tarafından...

Çağlayan' da tıpkı Tüzmen gibi ilk günden farkına vardığı tuzağı boşa çıkardı.

Kendisi kapıları kapattı ama Mersin' deki "terzi kalfalarının" elbise dikme merakı sona ermedi.

Malum çevre son bir yılda kimleri Büyükşehir adayı olarak sahneye sürmedi ki?

Ertuğrul Günay' dan Binali Yıldırım'a, Egemen Bağış'tan Faruk Çelik' e kadar uzanan geniş yelpazede isimler dolaştırıldı hem de her birine Mersin'e ne kadar yakışacağı üzerine efsaneler yazılarak...

Kendisini siyaset ustası sanan terzi kalfalarının son keşfettikleri isim Suat Kılıç.

Akdeniz Oyunları nedeniyle 20 gün Mersin'i mesken tutması durmadan aday arayan kimi kafalarda şimşekleri çaktırdı, hele veda yaklaşırken yaptığı bir kaç konuşma vardı ki, ilham perilerini birilerinin penceresine kondurmakta gecikmedi.

Rüzgâr da fena değildi hani. Aklı başında kimi arkadaşın "neden olmasın?" türünden anlamlı! soruları karşısında ben de soruya soruyla karşılık verdim: "Bakan olması dışında Mersin' e katkı yapacak ne özelliği var, neden olsun ki?"

Eskiz üzerinde epeyi kafa yoranların cevabı da hazır: "Baksana hem genç hem de ne kadar iyi hatip, kağıda bakmadan konuşuyor"

Öne sürülen gerekçe karşısında dayanamıyorum:

"O zaman Muğdat Camiinden Ali hoca'yı aday yapalım, hem daha iyi konuşuyor, hem de hiç olmazsa Mersin'i tanıyor, Hastane caddesine bıraksak, yolda kaybolmaz, vaaz vereceği Caminin yerini bulur"

Bakandan Başkan yapma hastalığı aklı başında sandığım kimi çevrelere sirayet edince ister istemez karşıma alıp anlatma ihtiyacı hissediyorum:

"Bakan dediğiniz insanlar öyle ermiş, derviş falan değil, sizin benim gibi acıkan, aşık olan, tuvalete giden, zaafları, korkularıyla normal insanlar, onlardan koltuğa bakarak keramet arayacağınıza Mersin' den ortalama bir vatandaşı aday yapın. İnanın onlardan daha başarılı olur, kentin sorunlarını bilir, dinamiklerini tanır, iyiyi kötüden ayırır, en azından şehrin ruhunu dinler"

"Siz Başkan aramıyorsunuz, Bakanların oturdukları koltuktan kaynaklanan kutsal gücü olduğunu sanıyorsunuz. Öyle olmasa 2009' da Başkan yapmak için kapısında yattığınız Tüzmen işte sakin köşesinde oturuyor, hem de dinlenmiş, ayakları daha yere basar, olgunlaşmış olarak. Gelin onun adını telaffuz edin, Tüzmen Bakanken hangi özelliklere sahipse bugün dinlenmiş, iç hesaplaşmasını yapmış haliyle daha fazlasına sahip"

Sakın bu yazdıklarımdan yola çıkıp,  Tüzmen' i önerdiğim sonucu çıkarılmasın.

15 yıldır isim önermedim, bundan sonra da önermem. (ama kimlerin olmaması gerektiğini bugüne kadar söyledim bundan sonra da söylerim)

Benimkisi konu rahat anlaşılsın diye verilmiş basit bir örnek. Herkes kendi penceresine, beklentisine göre çok farklı isimler bulabilir, önerebilir de...

Örnek olduğunun altını çizmeme rağmen Tüzmen adını telaffuz ediyorum ya... Kaşlar kalkıyor hemen. Gelecek tepkileri kestirmek zor değil. Ama o tepkilerin en şiddetlileri Bakanken gidip kapısının önünde yatanlardan gelmiyor mu? Bir kez daha pes ediyor insan...



Çünkü cahilinden, okumuşuna, insanımız ne yazık ki; bilgiye, deneyime değil, güce yöneliyor.

Bakın bugün her ne kadar tavsadı, gündemden düştüyse de halen etrafında dolananların tamamı Mustafa Sever' den çok iyi Büyükşehir adayı olur iddiasını ısrarla yaymakta. Oysa Sever' i zirvelere taşımaya çalışanların çoğu Sever' i gerçek anlamda yaptıkları yapacaklarıyla tanımaz bile, öyle bir dertleri de yoktur zaten... Onların genelde de; birikim, deneyim, vizyon, çalışkanlık gibi özelliklerle ilgili sorunları da yoktur.

Bakan yardımcısı olduğu güne kadar ne iş yaptığını bilmediği bir insanın etrafını kısa zamanda elli yıllık aşinaymış gibi saranların ilkel yöntemleri, yöntemin sakatlığını anlatmaya yetiyor zaten.

Bana yetiyor da; Sever' e ve Severgillere, Kılıç'a ve son zamanlarda sayıları hızla artan Kılıç muhiplerini kesiyor mu?

Daha açık anlatayım: Vizyonu, dünyadaki gelişmeleri okuması, genlerinde ticaret dolaşan Mersin'le uyumu, ilişkileri göz önüne alındığında elini vicdanına koyacak biri Tüzmen' i mi, Sever' i mi tercih eder?

Dün Bakanken Tüzmen ile aynı fotoğraf karesine girmek için birbirini ezenlerin bugün Çağlayan'ı, o da yoksa buldukları Sever' i omuzlara alma gayreti nasıl ruh halidir?

Sorunun cevabı belli ve "cübbenin kerameti" darbımeselinde saklı...

Seçimlere epeyi zaman, anlatacak yeterince hikâye var.

Gün gelir "Cübbenin kerametini" de anlatırız nasılsa...

 
6 Temmuz 2013 Cumartesi 18:09
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:45
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:43
  • Akşam17:59
  • Yatsı19:28
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1535 - İspanyol fatih (Konkistador) Francisco Pizarro Peru'nun başkenti Lima'yı keşfetti.
1778 - İngiliz kaşif James Cook, Hawaii'ye ulaştı.
1886 - Kadınlar, Şükufezar dergisinde "saçı uzun aklı kısa" deyimine karşı mücadele başlattı.
1896 - X-ışınları cihazı ilk kez New York'ta halka tanıtıldı. "X" adı, ne tür bir ışın olduğunun bilinmeyişini simgeliyordu.
1903 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Theodore Roosevelt'in Birleşik Krallık Kralı VII. Edward'a gönderdiği radyo mesajı, Birleşik Devletlerden radyo ile yapılan ilk okyanus aşırı iletişim olmuştur.
1910 - Çırağan Sarayı yandı. Saray 1865'te Sultan Abdülaziz tarafından inşa ettirilmişti.
1911 - İlk defa bir uçak, bir geminin güvertesine iniş yaptı. Pilot Eugene B. Ely, San Francisco limanında bulunan USS Pennsylvania gemisine indi.
1912 - Kaptan Robert Scott Güney Kutbuna ulaştı. Bunu başaran ilk insan olmayı hayal ediyordu ancak Roald Amundsen ondan yaklaşık bir ay önce bunu başarmıştı.
1919 - I. Dünya Savaşı'nda yenik düşen devletlerle anlaşmalar yapmak üzere, İtilaf Devletleri temsilcilerinin oluşturduğu Paris Barış Konferansı açıldı. Avrupa'nın haritası yeniden çizildi.
1924 - İstanbul'da Milli Türk Ticaret Birliği Kongresi toplandı.
1927 - Lozan Antlaşması, Amerikan Senatosu tarafından reddedildi.
1928 - Çerkez Hacı Sami çetesinden 3 kişi Eminönü Meydanı'nda idam edildi. Bu kişiler Atatürk'e suikast iddiasıyla idama mahkum edilmişlerdi.
1931 - Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği Türkiye Güzellik Kraliçesi yarışmasını, Naşide Saffet Hanım kazandı.
1940 - Milli Koruma Kanunu kabul edildi.
1943 - Sovyetler, Leningrad'da hüküm süren Nazi kuşatmasını kırdıklarını açıkladı.
1944 - Trak adlı yolcu vapuru, Çanakkale'den Bandırma'ya giderken kayalara bindirerek battı: 24 kişi öldü.
1946 - Madam Butterfly operası, Ankara'da sahnelendi.
1947 - İstanbul'da Muallimler Birliği kuruldu.
1950 - Demokrat Parti (DP) işçiye grev hakkı istedi.
1951 - Vietnam Kurtuluş Cephesi gerillaları Hanoi'den geri çekildi; şehir Fransız'ların eline geçti.
1954 - Yabancı Sermaye Yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1966 - Vefa Poyraz İstanbul valiliğine atandı.
1966 - Ankara Cezaevi'nde af isteyen mahkumlar isyan etti. İstanbul Üsküdar Toptaşı Cezaevi'nde 260 mahkum açlık grevine başladı.
1969 - ABD'li bilim insanlarınca, düzenli elektromanyetik dalgalar yayan ilk pulsarlar bulundu.
1977 - Zatürreye yol açan gizemli Lejyoner hastalığı'nın amili olan bakteri bulundu ve Legionella pneumophila olarak adlandırıldı.
1983 - Kültür Bakanlığı'nca Sinema Yasa Tasarısı hazırlandı. Bakanlık tasarıyla filmlere denetim getiriyordu.
1984 - -Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davası duruşmasında sanıklara tek tip elbise giydirildi.
1989 - Kıbrıslı işadamı Asil Nadir, Günaydın gazetesinden sonra Gelişim Yayınları'nı da satın aldı.
1991 - Irak, İsrail'in Tel Aviv ve Hayfa şehirlerine Scud füzesi attı.
1991 - Hükümet, TBMM'den gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışında görevlendirilmesi ve yabancı askerlerin Türkiye'de bulundurulması konusunda yetki aldı.
1993 - Bayburt'un Üzengili köyü üzerine çığ düştü; 56 kişi öldü, 22 kişi yaralandı.
1996 - Michael Jackson ile Lisa Marie Presley'nin iki yıl süren evlilikleri boşanma ile sona erdi.
2005 - 800 yolcu kapasiteli yolcu uçağı Airbus A380, Toulouse'da (Fransa) basına tanıtıldı.
532 - Konstantinopolis (günümüzde İstanbul)'te başlayan Nika ayaklanması tamamen bastırıldı. 30.000 kişinin öldüğü tarihin bu en kanlı ayaklanması 13 Ocak'ta başlamıştı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji