Mersin Ticaret Borsası'nda Abdullah Özdemir yeniden başkanlığa seçildi

Ana Sayfa » Gündem » Bankacı dediğin… Anılar... Abdullah Ayan yazdı

Bankacı dediğin… Anılar... Abdullah Ayan yazdı

Bugünlerde dükkan dükkan, firma firma dolaşıp batan, çıkan büyük kredi müşterilerinin çetelesini tutan Bankacıları ve kaynatılan dedikodu kazanını gördükçe 30 yıl öncesine gidiyor ve acı tatlı anılarıyla o günlerdeki Bankayı ve bankacılığı yâd ediyorum…

 
 
Bankacı dediğin… Anılar... Abdullah Ayan yazdı
Son günlerde Mersin’de gıda sektörünün Bankalarla ateşten imtihanı ve Mersin’deki kimi banka yöneticisinin ateşe benzinle gitmesi ister istemez çok gerilere götürdü beni.

1970’li yılların sonu, büyük olasılıkla da 1980 olmalı…

O günlerde ne tüketici kredileri var, ne kredi kartları…

Bankalar güç bela bulabildikleri dış krediler dâhil, tüm kaynaklarını sanayicilere akıtmışlar, ancak durmadan yükselen döviz fiyatları nedeniyle bırakın borç kapatmayı, kimse devre faizini bile ödeyemiyor.

Anlatacağım hikâye de o günlere ait.

Yapı Kredi Karamehmet’ te, sadece Mersin değil, Tarsus sanayicisinin de dış kaynaklı kredilerine Mersin Şubesi bakıyor.

Tarsus’tan belalı bir müşterileri var.

Belalı dediysem mafyöz falan değil. Aksine çok centilmen, iyi giyinen, iyi konuşan, Tarsus’un önde gelen ailelerinden birinin oğlu.

O günlerde çoğu zenginin rüyasını süsleyen son model pahalı arabalara biniyor.

Adı sanırım Cumhur…

Bu Cumhur dünya kadar döviz kredisi almış sonra dolar 16,25, 35 derken ipin ucu kaçmış. Anlatacağım olaylar olduğunda zaten 24 Ocak kararlarıyla dolar 70 lira olmuştu ve geçmişin baş tacı sanayicileri bankaların artık sırtında yüktü, biz ihracatçılardık yeni trendin gözbebekleri…

Yapı Kredi Merkez şubesi (Gümrük Meydanı veya Ulucami kavşağındaki yerini bugün de korumakta) iki katlı, altta normal mevduat müşterileri, havale işlemleri gibisinden rutin işler, yuvarlak merdivenle çıkılan ikinci kat ise ihracat, ithalat, sanayici gibisinden VİP müşterilerin işlemlerine bakıyor.

Aşağıdaki hengâmeye inat, sessiz huşu içinde sanırsınız Banka değil, manastır…

O ağır hava sadece Cumhur girdiğinde dağılırdı.

Cumhur’un görünmesiyle üst kattaki tüm servis elemanları yerinden fırlar, her birinin derdi ayrı.

Her servisin işi, soracağı şeyler vardı.

Şefler ödenmeyen kredi taksidinin akibetini, hiçbir zaman gerçekleşmeyecek ihracatın ne zaman yapılacağını sorarken daha alt memurlar tamamlamaları gereken damga pulu, bürokratik işlemlerle ilgili masrafların derdine düşerdi.

Cumhur’un herkese verecek cevabı vardı…

Damga pulu, dönem faizi gibi paralar için “mevcut krediye ekleyin” derdi. Eski borçları yenileriyle çevirmek geliştirdiği tek yöntemdi.

Bununla da kalmaz, gelmişken yeni kredi, bekleyen çek, senetlerin ödenmesi için ek kaynak isterdi Müdür Andre’ den…(Türkiye’de inanılmaz çok bankacı tanıdım, kambiyo başta olmak üzere, dış ticaret konusunda onun kadar birikimli az insan bulunurdu. O dönemde Genel Müdür H.Soydan çok ısrar etti, İstanbul’a gel, bankanın gelişen Türkiye ihracatına paralel gelişmekte olan dış operasyonundan sorumlu Genel Md. yardımcısı ol diye. Ama annesine çok düşkün Andre elinin tersiyle itmişti. O günlerde yabancı dil bilen ve dış ticarete vakıf insan o kadar azdı ki, üç yabancı dili ana dil niyetine bilen Andre o nedenle de farklıydı. Sonradan öğrenecektim yüz yıl önce Beyrut’tan Mersin’e gelen Nader ailesini. Dedeleri o kadar çok arazi almıştı ki, artık ööö diyecek hale gelince dostları zengin Sursoukları çağırmışlardı gayrimenkul almaya )

Cumhur’un bu az veya çok para isteyen herkesi borçlu çıkarıp, kendisinin onlardan bir şeyler istemesi sonunda tüm şubenin kimyasını bozdu.

Hatırlarım da Cumhur kapıdan göründüğü vakit herkes ya bir dosyaya dalar, ya da muhatap olmamak için meşgale icat ederdi.

Zaman içinde “cumhur geliyor” personel arasında sıkça kullanılan espri halini aldı.

Derken işlerim için bir sabah girdiğimde üst katta olağanüstü bir şeyler olduğunu gördüm.

Andre’nin odasına girdiğimde iki kulağında iki telefon ahizesi telaş içinde konuşur buldum:

Hocalar bulundu mu, helikopter hazır mı, kalkış ne zaman? Sorularını peş peşe sıralıyor bir yandan da odada bekleyen birkaç kişiye arabalar hazır olsun, havaalanına gidilecek diye telaşla talimatlar veriyordu.

Andre’ yi o güne kadar hiç o halde görmemiştim Soluklanmak üzere koltuğa yığılmasından istifade sordum:

-Ne oldu?

-Ne olacak Cumhur akşam arabasıyla bir tırın altına girmiş, Hastanede komada şimdi.

-Eee bu helikopter, hocalar, havaalanı telaşı neyin nesi?

-İstanbul, Ankara’ dan beyin cerrahları getirtiyoruz, ne yapılacağına onlar karar verecek…

Bir kat daha arttı şaşkınlığım.

-Ya kardeşim, Cumhur’u görünce masanın altına saklanan siz değil miydiniz, ne bu muhabbet, bu ilgi?

Saflığıma şaşırmış gibi tuhaf tuhaf baktı bana ve hayatta unutmayacağım dersi verdi:

-Dünya kadar kredi riski, teminatlısı var, teminatsızı var. Cumhur’ a bir şey olursa banka onca riskin altından nasıl kalkar?

En ünlü beyin cerrahlarını getirdi banka, sonunda Cumhur’a bir şey olmadı, ayağa kalktı. O günlerde Mersin-Tarsus arasına kuracağı çok büyük bir tesisin getirdiği makinelerini ithal etmeye çalışıyordu.

Sonunda ne o krediler ödendi, ne tesis devreye alınabildi.

Yıllarca Mersin’den Adana’ya giderken etrafı tel örgülerle çevrili, üzerinde paslanmaya yüz tutmuş tabelasıyla Cumhur’ un ölü fabrikasına bakıp, onu görünce köşe bucak kaçanların o kaza günü nasıl da yaşatma derdine düştüklerini anımsadım.

Bugünlerde dükkan dükkan, firma firma dolaşıp batan, çıkan büyük kredi müşterilerinin çetelesini tutan Bankacıları ve kaynatılan dedikodu kazanını gördükçe 30 yıl öncesine gidiyor ve acı tatlı anılarıyla Andre’nin başında olduğu o Bankayı ve bankacılığı yâd ediyorum…

 

 
 
 
26 Temmuz 2012 Perşembe 15:23
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:09
  • Güneş05:52
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:30
  • Yatsı21:01
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
30
20
3
7
63
2
Başakşehir
30
19
5
6
62
3
Beşiktaş
29
17
8
4
59
4
Fenerbahçe
29
16
9
4
57
5
Trabzonspor
30
12
10
8
46
6
Sivasspor
30
13
5
12
44
7
Kayserispor
30
12
8
10
44
8
Göztepe
29
12
7
10
43
9
Kasımpaşa
29
11
7
11
40
10
Malatyaspor
29
10
8
11
38
11
Bursaspor
30
10
6
14
36
12
Antalyaspor
29
9
8
12
35
13
Akhisar Bld.Spor
29
9
7
13
34
14
Alanyaspor
30
9
5
16
32
15
Osmanlıspor
30
8
8
14
32
16
Gençlerbirliği
30
7
9
14
30
17
Konyaspor
29
7
8
14
29
18
Karabükspor
30
3
3
24
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1912 - SSCB Komünist Partisi'nin yayın organı Pravda gazetesinin ilk sayısı yayımlandı.
1920 - İtilaf Devletleri, Osmanlı hükümetini Paris'te toplanacak sulh konferansına davet etti.
1924 - Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü kuruldu. Anadolu demiryollarının devletleştirilmesine ilişkin yasa benimsendi.
1933 - Türkiye ile Osmanlı Düyunu Umumiye Hamilleri arasında imzalanan antlaşmayla Osmanlı borçlarının tasfiyesi sağlandı.
1940 - Siirt'in güneyindeki Beşiri yakınlarındaki Raman Dağı'nda 1042 metre derinlikte petrol bulundu.
1947 - Türkiye'ye yabancı sermaye girişine izin veren yasa kabul edildi.
1962 - Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Hakimler Kurulu'nun kurulmasına karar verildi.
1970 - Dünya Günü ilk kez kutlandı.
1975 - Barbara Walters, American Broadcasting Corporation adlı yayın kuruluşu ile beş yıllığına 5 milyon dolarlık anlaşma imzalayarak en yüksek ücreti alan televizyon haber sunucusu oldu.
1983 - Batı Almanya dergisi Der Stern, Hitler'in Günlükleri ni gün ışığına çıkardığını ileri sürdü ve bazı bölümlerini yayımladı. Sonradan bu günlüklerin sahte olduğu ortaya çıktı.
1987 - Dil Derneği kuruldu.
1992 - Meksika'nın ikinci büyük şehri Guadalajara'da, kanalizasyon sistemine karışan benzinin patlaması sonucu 206 kişi öldü, 500 kişi yaralandı, 15.000 kişi evsiz kaldı.
2004 - Kuzey Kore'de iki tren çarpıştı: 150 kişi öldü.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
19.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011228303945
 
On Numara
16.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02131417192730333742455253555760657072757780
 
Sayısal Loto
21.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050618414349
 
Şans Topu
18.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080919202510
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji