CHP'nin Mersin adayları belli oldu

Ana Sayfa » Gündem » Başkanlık sistemi raporu Erdoğan'a sunuldu

Başkanlık sistemi raporu Erdoğan'a sunuldu

AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, Başbakan Tayyip Erdoğan'a sunduğu raporunda, başkanlık sisteminin avantajını "Başkan halk tarafından seçilir. Güvenoyuna ihtiyaç olmadan bakanları meclis dışından seçer" diye özetledi

 
 
Başkanlık sistemi raporu Erdoğan'a sunuldu
A. Başkanlık Sistemi Nedir?
Türkiye'de zaman zaman gündeme gelen fakat bir türlü hayata geçirilmesi için fırsat bulunamayan başkanlık sistemi, önyargılardan uzak bir şekilde net olarak tanımlanmalıdır. Başkanlık sistemi kuvvetlerin çok net ve katı şekilde ayrıldığı bir modeldir. Özellikle şu üç madde başkanlık sisteminin belirleyici unsurlarıdırlar. a. Başkan doğrudan halk tarafından ya da halk oylaması sonucu görevlendirilen temsilciler tarafından seçilir. Başkan hem yürütme organının hem de devletin başı olarak görev yapar. b. Başkanın görev süresi bellidir ve meclis tarafından görevden alınamaz. Diğer yandan yasama organı olan ve yine halk oylamasıyla seçilen üyelerden oluşan meclisin de çalışma süresi bellidir ve başkan tarafından feshedilemez. c. Başkan, güvenoyuna gerek duymaksızın atadığı hükümeti yönetir ve yönlendirir. Devlet başkanlığı ve hükümet başkanlığının aynı kişide bulunduğu sistemlere başkanlık sistemleri denilmektedir. Başkanların göreve gelmesi, temsilci seçimlerinden ayrı bir genel seçimle gerçekleşebilir ya da yasama kurumlarının yetkisine bırakılmış olabilir. Her iki durumda da, başkan seçildikten sonra, parlamentoya karşı sorumlu değildir ve parlamentonun güvensizlik oyu ile düşürülemez. Bununla beraber, başkanın önerileri yasama kurumunca kabul edilmeyebilir, çıkarılan yasalar da başkan tarafından veto edilebilir. Başkanlık sisteminde yürütme kuvveti bir başkana, yasama kuvveti bir veya iki meclisten kurulu bir organa ve yargı kuvveti de bağımsız mahkemelere bırakılmıştır. Hem yasama hem de yürütme organının da halk tarafından seçimle başa gelmesinden ve birbirleri üzerinde göreve son verme yetkisi olmadığından dolayı, sahip oldukları konumları güçlüdür ve kuvvetlerin tek elde toplanması imkansıza yakındır. Başkan ile meclis her ne kadar birbirinden bağımsız olsa da, fren ve denge (check and balance) denilen bazı mekanizmalar sayesinde uyumlu çalışmak zorundadırlar. Örneğin yasama organı olan meclisin çıkardığı bir yasayı başkanın veto etme hakkı vardır. Aynı zamanda başkanın aldığı üst düzey bürokratları atama kararları ve uluslararası anlaşmalar da meclis tarafından gözden geçirilebilir. Diğer yandan başkanlık sisteminde yargının da güçlü bir yapısı vardır. Yüksek yargı mensuplarının atanabilmesi için hem başkanın ataması, hem de meclisin onaylaması gerekir. Yasama ve yürütmenin çok keskin şekilde birbirinden ayrıldığı bu sistemde, iki erkin de onayını alarak göreve başlayan yargı mensuplarının meşruiyeti de daha güçlüdür. Ayrıca yargı mensupları görevlerini belli bir süre için değil, emeklilik, ölüm yada meclisin görevden alması durumlarına kadar sürdürürler. Bu güvence de yargının daha bağımsız ve sağlıklı karar almasını sağlar. Başkanlık sistemi ve parlamenter sistem karşılaştırılırken, "alışık olduğumuz", "yerli" veya "bilmediğimiz", "yabancı" gibi kavramlarla değil, verimlilik, etkinlik, reel ihtiyaçlara cevap verebilirlik, sorun çözme gibi daha akılcı ölçütlerle ele alınmalıdır.

B. Başkanlık Sisteminin Avantajları
1 Parlamenter sistemin en başta gelen zaaflarından biri olan koalisyonlar başkanlık sisteminde olamaz. Yasamanın ve yürütmenin ayrı seçilmesinden ve bakanların meclis dışından seçilmesi ve güvenoyu almaya ihtiyaç duymamalarından dolayı hükümet kurmak kolay ve hızlı olacaktır.
2 Başkanlık sisteminin en belirgin özelliği istikrar ve etkinlik sağlamasıdır. Başkanın ve kongrenin/meclisin görev süreleri belli olduğundan ve bu süre sona ermeden görevden azledilme/düşürülme gibi ihtimallerin bulunmamasından dolayı yasama ve yürütmede devamlılık olacaktır ve bu durum istikrarı getirecektir.
3 Yürütme organına bir yandan yetki verip, bir yandan da farklı organlarla onu frenlemek yerine, icrada serbest bırakmak fakat denetleme mekanizmalarını etkin kılmak ülke adına daha faydalı olacaktır.
4 Demokrasi için önem arz eden güçler ayrılığı prensibi bakımından, parlamenter sistemde yasama ve yürütme iç içe olduğundan, başbakan aynı zamanda yasamanın da içinde yer aldığından, yasama ve yürütmenin ayrı güçler olması ve karşılıklı denetim tam sağlanamamaktadır. Başkanlık sistemi parlamento ile yürütmeyi ayırdığı için iki güç arasındaki ayrım daha gerçekçidir ve aslında yasamayı güçlendirmektedir. Bu nedenle başkanlık sisteminde milletvekili bağımsızlığı ve milletvekillerinin gücü daha da artmaktadır.
5 Demokrasilerde meşruiyetin kaynağı halk ise, halktan korkmamak, halkın doğrudan seçtiği ve halka karşı hesap verecek bir başkandan çekinmemek gerekir. Son düzenlemelere kadar Türkiye'deki parlamenter sistemde meclisin seçtiği, halk tarafından seçilmeyen ve halka hesap verme durumu olmayan bir cumhurbaşkanı vardı. Hatta 1982 Anayasası ile halkın seçmediği ve aslında sembolik olması gereken cumhurbaşkanına çok yetki verilmişti. Özellikle bir dönem önceki Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer, Kanun Hükmünde Kararnameler üzerinde bile tasarrufta bulunma çabaları içine girmişti; hükümetlere karşı yetkilerini sonuna kadar kullanmıştı ve ciddi bir muhalefet görevi üstlenmişti. Bu durum ise sistemde bazı tıkanıklıklara yol açmıştı.
6 Başkanlık sistemi için ülkenin eyaletlere bölünmesi şart değildir. Zaten çok katı formüle edilmiş bir başkanlık sistemi de yoktur. Örnekten örneğe değişmektedir. En başarılı örnek olan ABD'den bazı Latin Amerika ve Afrika ülkelerine, Güney Kore ve Afganistan'a kadar birçok ülkede başkanlık sistemi uygulanmaktadır. Fransa ve Rusya gibi ülkelerde ise yarı başkanlık olarak kabul edilebilecek bir sistem bulunmaktadır. Bu bağlamda, başkanlık sisteminin peşinen Türkiye'de bölücülüğü güçlendirmesi söz konusu olamaz. Aslında bölücülüğe yürütmedeki zaaflar, verimsizlik, ekonomik sorunlar, anti demokratik uygulamalar yardımcı olmaktadır.
7 İstikrar amacına yönelik Türkiye'de uygulanan seçim barajlarının da başkanlık sistemi eğer kabul edilirse bir anlamı kalmayacaktır ve temsilde hakkaniyet sorunu böylece çözülecektir. Çünkü başkanı halk seçeceğinden yürütmede bir istikrar olacak, yasamada ise çok seslilik demokrasiyi daha da güçlendirecek, yasamanın meşruiyetini artıracaktır.
8 Başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı çok net olduğu için, devleti yöneten erkler kendi sahalarında daha fazla uzmanlaşma imkânı da bulacaktır. Sadece yasama görevine odaklanan milletvekilleri, yürütmenin telkinleriyle yasa çıkarmak yerine ileriyi düşünerek, yasaların artılarını-eksilerini göz önüne alarak yasa yapacaklar, daha sağlıklı, popülist olmayan yasalar çıkarmaya odaklanacaklardır. Aynı zamanda, sadece yürütmeye odaklanan bakanlar da, milletvekili olmayacakları için seçmen ve seçim bölgesi baskılarından uzak bir şekilde yürütmenin etkinleşmesi için çalışacaklardır.
9 Fren ve denge mekanizmaları sayesinde, yasama ve yürütme birbiri üzerinde kontrol sahibi de olacaklardır. Bu da yasama ve yürütmede keyfiliği engelleyecektir.
10 Başkanlık sistemini "diktatörlüğe" yol açacağı iddiasıyla eleştirenlerin aksine parlamenter sistemdeki başbakan, başkanlık sistemindeki başkandan daha güçlü ve yasama üzerinde daha etkindir. Başkanlık sistemi ile birlikte parlamenter sistemdeki başbakanın yasama organı üzerinde mutlak hâkimiyet sahibi olması önlenecek, yasama başkandan bağımsız çalışacağı için "Tek Adam" yönetimleri ortaya çıkmayacaktır. Ayrıca yürütme organının yapısından dolayı acil durumlarda ve krizlerde çok hızlı karar alma ve uygulama mümkün olacaktır.
 

11 Parlamenter sistem, katı bir iktidar-muhalefet mücadelesi üzerinden ve sürekli olarak devam ettiği için zaman zaman inatlaşmalara yol açmakta, bazen ülke adına faydalı teklifler bile reddedilmekte, diğer taraftan faydasız veya zararlı olabilecek teklifler de, yeterli araştırma yapılmadan kabul edilebilmektedir. Başkanlık sisteminde ise, yasama organı olan meclisin çalışmaları ve yasa yapma süreçlerinde parti inatlaşmasına yer verilmeyecek, sağduyulu yaklaşımlar faydalı olacaktır.

12 Parlamenter sistemde bakanlar iktidar partisi içinden çıktığı ve aynı zamanda yasamanın da üyesi oldukları için, bakanları denetleme mekanizması olan gensorular işlevini yitirmektedir. Hiç kimse kendi partisi içinden çıkan arkadaşları için gensoruya destek vermemektedir. Başkanlık sisteminde ise meclisin denetleme gücü daha fazla ve objektif olacaktır.
13 Bakanların meclis dışından atanması, siyasi partilere üye olmayan fakat ülke için yararlı olabilecek insanları da ülke yönetimine kazandırabilmesi açısından çok önemli ve faydalı olacaktır. Herhangi bir partiye üye olmaksızın siyaset alanında ülkeye hizmet edebilme imkanı ortaya çıkacaktır.
14 Başkanlık sisteminde ise bakanların seçim bölgesi ve seçmen kaygısı olmayacağı için, hizmet götürmede her yere eşit mesafede yaklaşılacaktır. Ayrıca bakanların milletvekilliği yapmayacak olmaları da, onlar üzerindeki yükü azaltacak, bir yandan bakanlık yaparken bir yandan da milletvekili gibi seçim bölgesi ve seçmen çalışması yapmalarına gerek kalmayacaktır.
15 Başkanlık seçimlerinde oylar doğrudan başkan adayı olan kişilere verileceği için, seçmenin kime oy verdiği daha net görülecektir. Siyasi partilere oy verilmesi durumunda, iyi insanların yanında liyakatsiz insanlara da oy verme durumunda kalan seçmen başkanlık seçiminde tam olarak kime oy vereceğini, yönetime kimi getireceğini daha iyi görecektir.
16 Başkanlık seçimlerinde toplam seçmen sayısının salt çoğunluğunun oyunu alan kişi başkan olacağı için, yönetimler daha güçlü ve meşru olacaktır. Özellikle ülkemizde 2000'li yıllara kadar sıkça gördüğümüz % 20-25 oy almasına rağmen ülkeyi yöneten partiler başkanlık sisteminde olmayacaktır.
17 Başkanlık sistemlerinde bir kişinin başkan seçilmesinin sınırları olduğu için, siyasette yeni yüzler, taze kanlar her zaman olacaktır. Bu durum da, hem siyasetçinin seçmen nazarında eskimesini ve yıpranmasını engelleyecek, hem de ülke siyasetini sınırlı sayıda insanın eline ve vizyonuna mahkûm olmaktan kurtulacaktır. Ayrıca halkın nazarında siyaset kurumunun itibarı artacaktır.
18 Başkanlık sisteminde, partiler genel siyasi eğilimlerine göre birleşmeye doğru gittiklerinden dolayı, marjinal gruplar da merkeze kayacaktır. Özellikle ülkemizde var olan hem sağ kesimdeki hem de sol kesimdeki marjinal partiler de mutlaka merkeze yaklaşmak ve her kesime hitap etmek zorunda kalacaklardır. Ayrıca ülkeyi istikrarsızlığa götüren radikal unsurlar güç kaybedecektir.

'Önce demokrat insan'
AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunduğu "Başkanlık Sistemi Türkiye'nin Sorunlarını Çözer mi?" raporunu basın toplantısı ile açıkladı. Türkiye'nin sorunlarına çözüm bulmak için başkanlık sisteminin tartışılması gerektiğini belirten Bal, ancak demokrasi tüm kurum ve kurallarıyla yerleşmeden, demokrat insan tipi yetişmeden, hiçbir sistemin mucizevi olarak çözüm sağlayamayacağını söyledi. Türkiye'de koalisyonların ülkeye kan kaybettirdiğini savunan Bal, "Parlamenter sistem manipülasyona açıktır, yönetimde çift başlılık mümkündür, kuvvetler ayrılığı yoktur, milletvekillerinin etkin çalışmasında dezavantaj oluşturmakta, seçmenler aslında kime oy verdiklerini bilmemekte, bakanlar milletvekilleri içinden çıktığı için yasamanın yürütmeyi denetlemesi pratikte mümkün olmamaktadır. Seçim barajları nedeniyle seçmenin iradesinin tam olarak Meclis'e yansımaması sorun oluşturmaktadır" dedi.

YARIN 1- Başkanlık Sistemi Uygulanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler 2- TÜRKİ YEDEKİ ME VCUT SİSTEM NEDİR ? AÇMAZLARI NELERDİR ?


 
 
 
12 Eylül 2012 Çarşamba 09:30
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:25
  • Güneş05:22
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:56
  • Yatsı21:38
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.
1904 - FIFA'nın Paris'te kurulması.
1919 - İzmir'in İtilaf Devletleri tarafından işgalini protesto için Sultanahmet Mitingi yapıldı, mitinge 200 bin kişi katıldı.
1928 - Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi, tekke ve zaviyeler kapatıldı.
1938 - İstanbul Elektrik Şirketinin hükümetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme Ankara'da imzalandı.
1945 - Nazi liderlerinden Himmler, müttefiklerin eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.
1949 - Sovyet lideri Josef Stalin, Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya'nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.
1960 - İsrail ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann'ı Arjantin'de ele geçirdi. Eichmann yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.
1965 - Adalet Partisi Antalya Milletvekili İhsan Ataöv, "milliyetçi öğretmenler ayaklandığı gün içim müsterih olacaktır. Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır" dedi.
1971 - İstanbul'da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.
1978 - İmralı Cezaevi'nden kaçan ABD'li Billy Hayes'in yazdığı roman 'Geceyarısı Ekspresi' adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.
1992 - İstanbul'a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek Haliç'e çekildi.
2002 - Ankara'nın en eski ve en büyük sinemalarından Akün, 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi 'Hababam Sınıfı' ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.
2006 - Türk-Yunan F-16 uçakları çarpıştı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji