2017 Ocak ayında Mersin ve Türkiye'de kurulan/kapanan şirket istatistikleri

Ana Sayfa » Gündem » Başkanlık sistemini bölgesel gelişmeler ışığında okumak.. Abdullah Ayan yazdı

Başkanlık sistemini bölgesel gelişmeler ışığında okumak.. Abdullah Ayan yazdı

Irak'taki Kürdistan bölgesi Bağdat'tan çok Türkiye'ye yakın. Suriye'de olası parçalanma kaçınılmaz sonuçları olacak.

 
 
Başkanlık sistemini bölgesel gelişmeler ışığında okumak.. Abdullah Ayan yazdı
Toplumu saran cepheleşmenin Başkanlık tartışmalarına yansıması doğal…
Üstelik Başkanlık sistemine karşı çıkanlar bugün Erdoğan üzerinden saf belirliyor ama Cumhuriyetin kuruluşundan beri bazı dönemlerde küllenen bazen de alevlenen ciddi bir tartışma konusudur bu.
Yeni değildir çünkü Çankaya’ ya ilk çıkan Mustafa Kemal’ in bile 1930’ larda kurallarını kendi koyduğu, belirlediği oyundan sıkıldığı bilinen bir gerçektir.
Cumhurbaşkanlığı yanında Başbakanlığı vekâleten üstlenme girişimi yakın çevresince bile çok fazla desteklenmeyince, zaman içinde rafa kaldırılmıştır ama ülke yönetimiyle ilgili alınan hayati önemdeki kararın Meclisten çok, Çankaya’ da kurulan sofrada tartışıldığı –çoğu zaman da alındığı- sır değil.
Mustafa Kemal’ in ardından başlayan İnönü döneminde sofra yakın çevresi yoktur ama yine de ülkeyi Cumhurbaşkanlığına oturan İnönü ve etrafındaki dar kadronun ağırlığı ortadadır.
Çok partili hayata geçişle iktidara gelen Demokrat Parti döneminde bu kez ipler güçlü Başbakan figürüne geçer. Bayar’ ı Çankaya’ ya çıkarsa da ülkenin direksiyonu Menderes’ in elindedir. Çankaya ile yetkiyi paylaşmak bir yana, Osmanlı hanedanının yurda dönüş yasağının kaldırılması düzenlemesini tartışalım diyen Bayar’ a, masadan kaptığı kağıda istifasını yazarak kapıyı çarpıp çıkması o günlere özgü anekdotlardan sadece biridir. (Bayar’ a konumunu hatırlatan önemli bir hamledir ve bir daha kimse konumunu gözden geçirmemiştir)
1960 darbesine yol açan pek çok neden sıralanabilir ama en önemlilerinden biri Menderes’ in fiili ve güçlü başkan olarak yönetim anlayışıdır.
Zaten o anlayışa karşı darbeciler iktidarın paylaşılmasını Milli Güvenlik Kurulu benzeri organizasyonlarla paylaşma formülünü geliştirmiş, o yöntem uzunca süre çok yüksek oy oranlarıyla iktidara gelmesine rağmen örneğin Demirel’ in Başkanlık veya yarı Başkanlık gibisinden sistem tartışmalarını aklına bile getirmemesine yol açmıştır.
1980 darbesinden sonra Başkanlık modelini en yüksek sesle dile getiren Özal’ dır. Özellikle Çankaya’ ya çıkarken en güvenilir yeddi emin olarak partiyi ve iktidarı teslim ettiği Akbulut’ la başlayan süreç ve kendi çocuğu gibi doğurup büyüttüğü Anavatan’ ın çok kısa sürede statükoya teslim oluşu Özal’ ı daha da bilemiştir.
Çankaya’ da eli kolu bağlı oturamayacağını görünce hem sistemi tartışmaya açmış hem de istifa ederek halk desteğiyle sistemi hayata geçireceği yeni parti arayışlarına girişmiştir. Özal ölmese -veya akla daha yakın deyimle öldürülmese- çok kısa zamanda istifa ederek aktif siyasete dönecek ve Başkanlık sistemi için kapıları zorlayacaktı. Bu sır değil.
1990’ larda kısır koalisyonlarla 10 yılını kaybeden, Kürt sorununda on binlerce insanın ölümü trilyon dolarlık kayıplarla krizden krize düşen, faili meçhullerin/darbeciliğin çamurlu yollarında debelenen ve 2001 kriziyle dibe vuran ülkenin o yıllarını anlatmaya, hatırlatmaya da gerek yok sanırım.
Ardından gelen AK Parti ve Erdoğan’ ın dış koşulların da avantajıyla Özal’ dan daha güçlü biçimde sürdürdüğü Başbakanlık veya Gül’ ün Çankaya’ ya çıkmasıyla ortaya çıkan fiili Başkanlık dönemi.
Şimdi 2014’ e doğru Gül’ ün Çankaya dönemi kapanırken Erdoğan’ ın kafasındaki stratejiyi koşullar elverdiği oranda ve Türkiye’ de ilk kez halkın seçeceği Başkan özelliğinin avantajı ve halk desteğinin rüzgarıyla hayata geçirmeye çalıştığı görülüyor.
Dünyada mükemmel sistem yok, en gelişmiş demokratik ülkelerde bile erkler arası çatışmalar, güçler paylaşımının nasıl yapılacağı konuları hep tartışılmıştır, tartışılmakta…
Başkanlık sisteminin en mükemmel işlediği ABD’ den, güçlü Başbakanların İngiltere ve Almanya’sına, yarı Başkanlık modeline örnek gösterilen Fransa’ ya kadar her modelin kendine özgü avantajları, dezavantajları var.
Türkiye cumhuriyetin kuruluşundan beri tartışıla gelen sistemle ilgili üstelik yeni ve sivil anayasanın yapılma şansının ortaya çıkmasıyla bu konuda ciddi bir fırsatı da yakalamış görünüyor ama konu makro düzeyde ve sistem üzerinden değil, ne yazık ki Erdoğan üzerinden ve kişiselleştirilerek tartışılıyor ve bu hiç te sağlıklı bir şey değil.
Başkanlık sistemine sırf Erdoğan Başkan olacak diye karşı çıkmayı akılla, mantıkla bağdaştırmak mümkün mü?
Tüm dengelerin değişmekte olduğu, güç eksenlerinin temelden sarsıldığı, yıkılıp yeniden kurulacak bir dünyada süreç Türkiye’ ye istese de istemese de yeni roller biçmekte.
Bu rollerden biri de büyük olasılıkla AB benzeri bir ekonomik ve sosyal, siyasal entegrasyona doğru evrilecek Ortadoğu’ nun liderliğindeki Türkiye’ nin olacak.
Fiilen dağılmakta olan ve Irak’ın merkezinden, Bağdat’ tan çok Türkiye’ ye yakın olmak durumundaki Kuzey Irak (söyleme çekindiğimiz gerçek adıyla Kürdistan bölgesi), parçalanmanın eşiğindeki Suriye’ nin dağılması halinde Türkiye ile birlikte olmayı tercih edecek sınır bölgesi, kaçınılmaz Benelüks modeline şans tanıdığı gün, nasıl bir strateji izlenecek?
Bunun başka topraklar üzerinde gizli açık hesaplarla ilgisi yok. Unutmayın kader veya koşullar Hatay fırsatını çıkardığında, kimse elinin tersiyle itmedi. Aksine “Anavatana kavuşma” olarak heyecanla karşılandı. Bu nedenle Büyük ülke, model ülke iddiasını yeri geldiğinde dile getirenlerin gelecekle ilgili bu büyüklüğe uygun stratejileri olması gerekiyor. Koşullar günün birinde böylesi fiili Federe yapıyı dayatır veya yaratırsa buna özgü nasıl bir hareket planı var ülkenin? Daha da önemlisi 50 yıl sonrasını öngören bir yol haritasına sahip mi Türkiye?
Sorulması gereken soru tam da burada düğümleniyor: Yakın zamanda kaçınılmaz olarak meydana gelecek gelişmelere mevcut yapı mı, Başkanlık sistemi mi daha uygun?
İşin birde gittikçe merkezileşen ve tüm ağırlığıyla bürokrasinin egemenliği altına giren yönetim anlayışının Başkanlık sistemiyle adem-i merkeziyetçiliğe, daha kolay ifadeyle Ankara’ dan atanmışlar eliyle yönetilen –her işi uhdesine alanların katkısıyla yönetilemeyen- ülkenin artık yerel seçilmişlerle yerinden yönetilmesi zamanı geldi de geçiyor.
Atılacak böylesi bir adımı en çok desteklemesi gereken Kürtlerin Başkanlık sistemini Erdoğan’ lı AK Partiden çok desteklemeleri gerekirken takındıkları tavır izah edilebilir mi derseniz?
Günlük hesapların, klişeleşmiş düşüncelerin, dar kalıpların ötesine nasıl geçeceğimiz zor sorularına da cevap aramak, konuyu tüm boyutlarıyla tartışmak gerekir diye düşünüyorum.

 
 
15 Mayıs 2012 Salı 09:22
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
İçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını Gerçekleştirdi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:42
  • Güneş07:17
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:11
  • Akşam18:34
  • Yatsı19:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
7
Trabzonspor
20
9
3
8
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Kayserispor
21
6
4
11
22
15
Alanyaspor
20
6
3
11
21
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1547 - VI. Edward, İngiltere kralı oldu.
1622 - Genç Osman olarak da bilinen II. Osman katledildi.
1833 - Mısır'da çıkan isyanın bastırılması için Rus Filosu İstanbul'a geldi.
1835 - Şili'nin Concepción şehri depremle yerle bir oldu.
1872 - Metropolitan Museum of Art, New York'ta açıldı.
1887 - Almanya, İtalya ve Avusturya arasında 'Üçler Paktı' imzalandı.
1914 - İstanbul'da ilk elektrikli tramvay sefere başladı.
1919 - Afganistan'da Emir Habibullah Han'ın katledilmesi üzerine yerine geçen Amanullah Han, ülkesinin bağımsızlığını ilan etti.
1921 - "Mahşerin Dört Atlısı" filmi gösterime girdi. Başrolde Rudolph Valentino oynuyor.
1928 - İstanbul'da "Vatandaşları Türkçe konuşmaya teşvik" toplantısı yapıldı.
1930 - Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu kabul edildi.
1938 - Adolf Hitler, Çekoslovakya ve Avusturya'daki Almanlar için kendi geleceklerini belirleme hakkı istedi.
1939 - Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı 'İlköğretim' dergisinin ilk sayısı çıktı.
1941 - Yahudiler için transit vizesine ilişkin talimatname yayınlandı.
1944 - II. Dünya Savaşı: ABD bombardıman uçakları Nazi uçak üretim merkezlerini bombalıyor.
1947 - 5018 sayılı İşçi ve İşveren Sendikaları ve Sendika Birlikleri Hakkında Kanun ile Türkiye'de ilk kez sendikalara, özel bir kanun ile kurulma hakkı tanındı.
1962 - Astronot John Glenn, Friendship 7 uzay aracının içinde dünya etrafında 3 defa döndü. Olay 4 saat, 55 dakika sürdü.
1965 - Suat Hayri Ürgüplü'nün başkanlığında AP, CKMP, YTP ve MP'nin katılımıyla oluşan dördüncü koalisyon hükümeti kuruldu. Yeni hükümette AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, başbakan yardımcısı olarak görev aldı.
1968 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekilleri Çetin Altan ve Yunus Koçak 1968 yılında bugün Meclis'te Adalet Parti'lilerin saldırısına uğradılar.
1970 - Boğaziçi Köprüsü'nün temeli, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel tarafından törenle atıldı. Üç yılda tamamlanan köprü, 29 Ekim 1973'te açıldı.
1971 - Uganda'da İdi Amin kendini devlet başkanı ilan etti.
1975 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul Elektrik Tünel Tramvay İşletmesi (İETT) grevini yasakladı.
1976 - Türkiye'deki 23 Amerikan üssünde grev kararı alındı.
1983 - British Petrol Şirketi, Türkiye'deki petrol arama faaliyetini durdurdu.
1990 - Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın müdahaleleri nedeniyle görevinden istifa etti. Mesut Yılmaz'ın Anavatan Partisi (ANAP) genel başkanlığını hedeflediği söyleniyor.
1991 - Slovenya Parlamentosu Yugoslavya devletinin dağıtılmasını önerdi.
1992 - İstanbul Ticaret Odası'na bırakılan çanta içindeki saatli bombanın patlaması sonucu 1 kişi öldü, 16 kişi yaralandı.
1992 - Vergi affı yasalaştı. Askerlik süresinin 12 aya indirilmesini öngören tasarı kabul edildi.
2001 - 7.3 milyar doların Merkez Bankası'na geri döndüğü açıklanırken, repo faizleri yüzde 3 binleri gördü. Fischer ve Deppler Başbakan ile yeniden birarayla geldi.
2002 - Mısır'da bir trende meydana gelen yangında 370 kişi öldü.
2003 - ABD'nin Rhode Island eyaletinde bir gece klubünde çıkan yangında 100 kişi öldü.
2004 - Fenerbahçe hisseleri İMKB'de işlem görmeye başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
13.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050717202627282938394244525456606572747578
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji