Hazar, 'Dünyadaki başarılarımızın mimarları çalışanlarımızdır'

Ana Sayfa » Gündem » Basra harap olduktan sonra sahilleri kurtarmak... Abdullah Ayan yazdı

Basra harap olduktan sonra sahilleri kurtarmak... Abdullah Ayan yazdı

Kıyı kanunu ve kanunla tanımlanan kıyı çizgisi eğer gerçekten ve sıfır toleransla uygulanacaksa, Türkiye’ nin pek çok yeri gibi Mersin’ de de deprem yaşanacak.

 
 
Basra harap olduktan sonra sahilleri kurtarmak... Abdullah Ayan yazdı
Can yakıcı konuyu yeniden hatırlamamızı sağlayan Erdoğan’ ın bayram tatilinde denizden teftiş ettiği Bodrum kıyıları ve o güzelim sahillerin nasıl katledildiğini bir kez daha ve kendi gözleriyle görmesi...

O incelemenin ardından söyledikleri ise 12 yıllık Başbakandan çok, muhalefet liderlerinin dile getirmesi gereken ama nedense bugüne kadar pek akıllarına gelmeyen cinsten: "Böyle vicdansızlık olmaz. Yapılaşmalar denize kadar girmiş. Kıyı kenar çizgisi filan hak getire. Neredeyse denize düşecekler. Bu kadar da olmaz" Erdoğan’ ın kıyı kenar çizgisini hatırlatması ve buna kesinlikle uyulması yönündeki sözleri umut verici ama yılların birikimiyle öylesine bir işgal yaşanmış ki, bunu gerçekleştirmek başlı başına cesaret isteyen adımlar gerekiyor.

Karşılaşılacak direnişler ve işgali gerçekleştirenlerin gücü sorunun ne kadar ağır, çetrefilli olduğunu da gösteriyor. Kıyı kenar kanunu aslında basit, anlaşılır, aklı başka işlere takılmamışsa beş yaşında çocuğun bile anlayacağı tanımlamalara sahip... Denizin kıyıyı öptüğü noktayı esas alıp; 50 metre, 100 metre geriye doğru ölçecek ve ona göre imar izni vereceksiniz. Örneğin sahil şeridindeki yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir ama daha da önemlisi de şu: Belirlenecek bu sınır doldurma suretiyle arazi elde edilmesi halinde de değiştirilemez. Özetleyeyim: Diyelim ki Mersin’ de Adnan Menderes bulvarını doldurup Mezitli’ ye kadar yol ve deniz kenarında kreasyon alanı yarattınız. 50 metreyi o doldurduğunuz alandan değil, dolgudan önce denizin karaya vurduğu eski noktadan itibaren ölçecek ve kenar çizgisini öyle belirleyeceksiniz.

Anlayacağınız Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki tüm binalar bir biçimde tartışmalı konumda. Bu neden Kıyı kanunu ve kanunla tanımlanan kıyı çizgisi eğer gerçekten ve sıfır toleransla uygulanacaksa, Türkiye’ nin pek çok yeri gibi Mersin’ de de deprem yaşanacak. Aslında Kıyı Kenar kanunu bize özgü bir düzenleme değil, 134 ülke devlet başkanının imzasıyla kabul edilen evrensel bir sözleşme... Ve bu sözleşmeyle ’Tüm kıyılar canlılara açıktır’ denilerek çerçeve çok açık ve net olarak belirlenmiş... Ulusal kanunlarımız, yönetmeliklerimiz ve altına imza koyduğumuz uluslararası sözleşme kıyıların belli zümrelere hatta kıyıya sahip ülke vatandaşlara değil, evrendeki tüm canlılara ait olduğunu hüküm altına almıştır. Hüküm böyle de gerçek durum ne? Kanunda ’Tüm kıyılar canlılara açıktır’ deniliyor ama özellikle kent içinde kalan neredeyse tüm kıyılar canlılara kapatılmış durumda. Özellikle Kamu kurumları, özel sektör ve bazı yurttaşlar kıyıları işgal etmiş ve vatandaşın kullanmasına izin vermemekte...

Erdoğan "neredeyse denize düşecekler" diyor ya, Mersin’de öyle bir yapılaşma var ki, birileri sahili babalarının malı gibi işgal etmekle kalmamış, tel örgüler, köpekler, hatta özel güvenlik elemanlarıyla imtiyazlılar dışında birinin yaklaşması halinde can güvenliğinin tehlikeye gireceği biçimde işgal etmişler... Bunun da tek sebebi var, kanun ve yönetmelik yetkiyi elinde bulunduranlar tarafından uygulanmıyor. Daha da vahimi işgali gerçekleştirenler arasında asıl dokunulmazlar, kamu kurumlarının kendisi. Hepimiz biliyoruz ki, kanun çıkarmakla, uygulamak ayrı şeyler. Hani o ünlü tekerlemeyle "yok kanun, yap kanun" yaklaşımından ibaret değil sorun. Öyle olsa ve kanunla çözülse 1950 den beri kıyı kenar kanununa sahip Türkiye’de bu yağma ve işgaller, daha açık ifadeyle böylesi katliam yaşanır mıydı? Daha da önemlisi Erdoğan’ ın "kanunlar bundan böyle toleranssız uygulanacak anlamına gelen sözleri. Demokratik olduğunu iddia eden bir ülkede kanunlar Başbakanlar istedi diye değil, gerçekten toplumun ihtiyacı olduğu için uygulanır ve istisnasız herkes yasalar karşısında eşittir. Kimseye ayrıcalık tanınmaz.

Peki, Türkiye’ de durum gerçekten böyle mi? Daha en başta anayasanızda kıyıların herkese açık olduğunu belirtirken bile parantezler açıp, kimi ayrıcalıklar, imtiyazlar verilmiş. Anayasaya göre " Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir" dense de, o kamu yararı gözetilirken öylesine çok istisna getirilmiş ve kamu adına birileri o kadar çok kayrılmış ki, geriye gerçek kamu olan halkın yararlanacağı bir şey kalmamış...

Bu nedenle Erdoğan’ ın çıkışını gördükten sonra ister istemez benim gibi pek çok kimsenin aklına "kıyı kanunu gerçekten uygulanacak mı?" sorusunun takılması gayet doğal. Ve daha da önemlisi; Kıyı kenar çizgisi içinde kalan her türlü yapı, ayrıcalıklı kurum özelliğine tabi tutulmadan yıkılabilecek mi? Her kent sahip olduğu sahillerden yüzlerce örnek gösterebilir. Ben Mersin’ den vereyim...

Örneğin etrafı savaş halini andırır kamuflaj sahra çadır bezleriyle örtülü, insanı ürküten sıfır denize kondurulan Orduevi ne olacak? Başlangıçta küçücük bir otele bile izin verilmeyen tesisler 1971 muhtırasıyla askerin güçlendiği dönemde Belediye izni falan dinlenmeden yapılıverdi. 28 şubat döneminde ise bir zamanlar dinlenme tesisine bile izin verilmeyen orduevi Müftü deresine kadar hepimizin gözleri önünde Müftü Deresine kadar işgal edilmedi mi? Devam edelim isterseniz... 80 darbesinde MTSO’ dan Borsa’ya, İhracatçılar Birliğinden esnaf odalarına her kurumun gücü oranında para koyup ortaya çıkardığı ve Deniz Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına hediye ettiği Vakıf Tesisleri birilerine kiralanır ve sahiller halka kapatılırken gıkımızı çıkarabildik mi? Şimdi merak ediyorum bırakın Kıyı kenar çizgisiyle belirlenen 50 metreyi, denizin kalbine hançer gibi saplanan bu tesislerin yer aldığı sahiller gerçekten halka açılacak mı? Yıkılma kararı yıllardır alınmış olan Tenis Kulübünün yer aldığı kıyı temizlenip tüm insanların hizmetine sunulacak mı? Uzatın uzatabildiğiniz kadar kişilerden geçtim devletin işgal ettiği kıyıların listesini... Jandarmanın, Denizcilerin sahilleri tel örgülerle çevirip yasaların askeri tesislere ayrıcalık tanıyan maddelerinden yararlanarak, dinlenme kamplarını neredeyse üs kamuflajıyla dokunulmaz kılmasına bir çare bulunacak, o yaklaşılması bile tabu olan sahil kesimlerine gerçekten ulaşacak, denize girecek miyiz? Soruları da yürek burkan örnekleri de çoğaltmak mümkün...

Umarım Erdoğan sözlerinin taşıdığı ağır sorumluluğun ve nasıl güç bir işe kalkıştığının farkındadır. Unutmayın yasalar önünde herkes eşittir derler ama iş birilerine geldiği vakit işlerin nereye vardığının yaşayan tanıklarıyız çoğumuz... Sahil işgal mevzuu da o birilerinin yoğun meşgale alanında...
 
22 Ağustos 2013 Perşembe 08:31
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:36
  • Güneş07:10
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:15
  • Akşam18:39
  • Yatsı20:04
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Bursaspor
22
8
4
10
28
9
Konyaspor
21
7
7
7
28
10
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
11
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
12
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
13
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1836 - Samuel Colt, ürettiği silahın (Colt) patentini aldı.
1921 - Gürcistan'ın başkenti Tiflis, Bolşevik Rusya tarafından işgal edildi.
1925 - Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nda değişiklik yapıldı; Din politikaya aletedilemeyecek ve bu suç vatan hıyaneti sayılacak.
1932 - Adolf Hitler Alman vatandaşlığına kabul edildi, böylelikle 1932 yılında yapılacak Weimar Cumhuriyeti'nin başkanlık seçimlerine katılması mümkün oldu.
1933 - Fransız Vagon-Li (Yataklı Vagonlar) şirketinin Belçikalı Müdürünün koyduğu Türkçe yasağına tepki gösterildi.
1933 - Uçak gemisi olarak imal edilen ilk ABD donanma gemisi USS Ranger denize indirildi.
1943 - Talat Paşa'nın Almanya'da tahnit edilen naaşı İstanbul'a getirildi. Aynı gün Hürriyet-i Ebediye tepesinde toprağa verildi.
1945 - Türkiye, Almanya'ya savaş ilan etti.
1952 - Başbakanlıkta kurulmuş olan "ilmi komisyon", Anayasa'daki antidemokratik maddeleri tespit etti; Anayasa'da antidemokratik 40 kanun var.
1954 - Cemal Abdülnasır, Mısır devlet başkanı oldu.
1954 - Çoruh ilinin ismi Artvin olarak değiştirildi.
1964 - Muhammed Ali (Cassius Clay), Miami Beach-Florida'daki maçta Sonny Liston'ı yenerek ağır siklet boks şampiyonu oldu.
1968 - İstanbul Taksim Meydanı'nda ikinci "Uyanış Mitingi "yapıldı. Mitingin amacı Türkiye İşçi Partisi milletvekillerine Meclis'te yapılan saldırıryı kınamaktı.
1980 - Bedelli askerlik kabul edildi. Yurt dışındaki işçiler 20 000 mark ödedikleri takdirde askerlik yapmayacaklar.
1984 - Hakkari'de Bir Mevsim adlı filmin gösterimi Sıkıyönetim Komutanlığınca yasaklandı.
1986 - Filipinler devlet başkanı Ferdinand Marcos, 20 yıllık yönetimin ardından ülkeden kaçtı. İktidara Corazon Aquino geldi.
1990 - Nikaragua'da yapılan seçimleri Başkan Daniel Ortega kaybetti.
1991 - Irak Kuveyt'ten çekilme kararını açıkladı. Böylece Amerikan birliklerive müttefik kuvvetlerin birlikte yürüttükleri "Çöl Fırtınası" harekatı sona erdi. 28 Şubat'ta ateşkes antlaşması imzalandı.
1991 - Varşova Paktı feshedildi.
1994 - Demokrasi Partisi (DEP) yerel seçimlere katılmama kararı aldı.
1994 - Almanya, RP'nin Bosna'ya yardım adı altında Almanya'ya gönderdiği paralar hakkında soruşturma başlattı
1998 - Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
2000 - Carlos Santana 8 Grammy Ödülü birden kazandı. Daha önce Michael Jackson'ın "Thriller" albümüyle kırdığı bir seferde en çok Grammy alan sanatç rekorunu egale etti.
2003 - Irak krizi konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için hükümete yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi TBMM'ne sunuldu.
2009 - Türk Hava Yolları 1951 sefer sayılı uçuşu: İstanbul'dan 8:22 de havalanan uçak Schipol havaalanına inemeden düşerek 3 parçaya ayrıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji