İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Basra harap olduktan sonra sahilleri kurtarmak... Abdullah Ayan yazdı

Basra harap olduktan sonra sahilleri kurtarmak... Abdullah Ayan yazdı

Kıyı kanunu ve kanunla tanımlanan kıyı çizgisi eğer gerçekten ve sıfır toleransla uygulanacaksa, Türkiye’ nin pek çok yeri gibi Mersin’ de de deprem yaşanacak.

 
 
Basra harap olduktan sonra sahilleri kurtarmak... Abdullah Ayan yazdı
Can yakıcı konuyu yeniden hatırlamamızı sağlayan Erdoğan’ ın bayram tatilinde denizden teftiş ettiği Bodrum kıyıları ve o güzelim sahillerin nasıl katledildiğini bir kez daha ve kendi gözleriyle görmesi...

O incelemenin ardından söyledikleri ise 12 yıllık Başbakandan çok, muhalefet liderlerinin dile getirmesi gereken ama nedense bugüne kadar pek akıllarına gelmeyen cinsten: "Böyle vicdansızlık olmaz. Yapılaşmalar denize kadar girmiş. Kıyı kenar çizgisi filan hak getire. Neredeyse denize düşecekler. Bu kadar da olmaz" Erdoğan’ ın kıyı kenar çizgisini hatırlatması ve buna kesinlikle uyulması yönündeki sözleri umut verici ama yılların birikimiyle öylesine bir işgal yaşanmış ki, bunu gerçekleştirmek başlı başına cesaret isteyen adımlar gerekiyor.

Karşılaşılacak direnişler ve işgali gerçekleştirenlerin gücü sorunun ne kadar ağır, çetrefilli olduğunu da gösteriyor. Kıyı kenar kanunu aslında basit, anlaşılır, aklı başka işlere takılmamışsa beş yaşında çocuğun bile anlayacağı tanımlamalara sahip... Denizin kıyıyı öptüğü noktayı esas alıp; 50 metre, 100 metre geriye doğru ölçecek ve ona göre imar izni vereceksiniz. Örneğin sahil şeridindeki yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir ama daha da önemlisi de şu: Belirlenecek bu sınır doldurma suretiyle arazi elde edilmesi halinde de değiştirilemez. Özetleyeyim: Diyelim ki Mersin’ de Adnan Menderes bulvarını doldurup Mezitli’ ye kadar yol ve deniz kenarında kreasyon alanı yarattınız. 50 metreyi o doldurduğunuz alandan değil, dolgudan önce denizin karaya vurduğu eski noktadan itibaren ölçecek ve kenar çizgisini öyle belirleyeceksiniz.

Anlayacağınız Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki tüm binalar bir biçimde tartışmalı konumda. Bu neden Kıyı kanunu ve kanunla tanımlanan kıyı çizgisi eğer gerçekten ve sıfır toleransla uygulanacaksa, Türkiye’ nin pek çok yeri gibi Mersin’ de de deprem yaşanacak. Aslında Kıyı Kenar kanunu bize özgü bir düzenleme değil, 134 ülke devlet başkanının imzasıyla kabul edilen evrensel bir sözleşme... Ve bu sözleşmeyle ’Tüm kıyılar canlılara açıktır’ denilerek çerçeve çok açık ve net olarak belirlenmiş... Ulusal kanunlarımız, yönetmeliklerimiz ve altına imza koyduğumuz uluslararası sözleşme kıyıların belli zümrelere hatta kıyıya sahip ülke vatandaşlara değil, evrendeki tüm canlılara ait olduğunu hüküm altına almıştır. Hüküm böyle de gerçek durum ne? Kanunda ’Tüm kıyılar canlılara açıktır’ deniliyor ama özellikle kent içinde kalan neredeyse tüm kıyılar canlılara kapatılmış durumda. Özellikle Kamu kurumları, özel sektör ve bazı yurttaşlar kıyıları işgal etmiş ve vatandaşın kullanmasına izin vermemekte...

Erdoğan "neredeyse denize düşecekler" diyor ya, Mersin’de öyle bir yapılaşma var ki, birileri sahili babalarının malı gibi işgal etmekle kalmamış, tel örgüler, köpekler, hatta özel güvenlik elemanlarıyla imtiyazlılar dışında birinin yaklaşması halinde can güvenliğinin tehlikeye gireceği biçimde işgal etmişler... Bunun da tek sebebi var, kanun ve yönetmelik yetkiyi elinde bulunduranlar tarafından uygulanmıyor. Daha da vahimi işgali gerçekleştirenler arasında asıl dokunulmazlar, kamu kurumlarının kendisi. Hepimiz biliyoruz ki, kanun çıkarmakla, uygulamak ayrı şeyler. Hani o ünlü tekerlemeyle "yok kanun, yap kanun" yaklaşımından ibaret değil sorun. Öyle olsa ve kanunla çözülse 1950 den beri kıyı kenar kanununa sahip Türkiye’de bu yağma ve işgaller, daha açık ifadeyle böylesi katliam yaşanır mıydı? Daha da önemlisi Erdoğan’ ın "kanunlar bundan böyle toleranssız uygulanacak anlamına gelen sözleri. Demokratik olduğunu iddia eden bir ülkede kanunlar Başbakanlar istedi diye değil, gerçekten toplumun ihtiyacı olduğu için uygulanır ve istisnasız herkes yasalar karşısında eşittir. Kimseye ayrıcalık tanınmaz.

Peki, Türkiye’ de durum gerçekten böyle mi? Daha en başta anayasanızda kıyıların herkese açık olduğunu belirtirken bile parantezler açıp, kimi ayrıcalıklar, imtiyazlar verilmiş. Anayasaya göre " Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir" dense de, o kamu yararı gözetilirken öylesine çok istisna getirilmiş ve kamu adına birileri o kadar çok kayrılmış ki, geriye gerçek kamu olan halkın yararlanacağı bir şey kalmamış...

Bu nedenle Erdoğan’ ın çıkışını gördükten sonra ister istemez benim gibi pek çok kimsenin aklına "kıyı kanunu gerçekten uygulanacak mı?" sorusunun takılması gayet doğal. Ve daha da önemlisi; Kıyı kenar çizgisi içinde kalan her türlü yapı, ayrıcalıklı kurum özelliğine tabi tutulmadan yıkılabilecek mi? Her kent sahip olduğu sahillerden yüzlerce örnek gösterebilir. Ben Mersin’ den vereyim...

Örneğin etrafı savaş halini andırır kamuflaj sahra çadır bezleriyle örtülü, insanı ürküten sıfır denize kondurulan Orduevi ne olacak? Başlangıçta küçücük bir otele bile izin verilmeyen tesisler 1971 muhtırasıyla askerin güçlendiği dönemde Belediye izni falan dinlenmeden yapılıverdi. 28 şubat döneminde ise bir zamanlar dinlenme tesisine bile izin verilmeyen orduevi Müftü deresine kadar hepimizin gözleri önünde Müftü Deresine kadar işgal edilmedi mi? Devam edelim isterseniz... 80 darbesinde MTSO’ dan Borsa’ya, İhracatçılar Birliğinden esnaf odalarına her kurumun gücü oranında para koyup ortaya çıkardığı ve Deniz Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına hediye ettiği Vakıf Tesisleri birilerine kiralanır ve sahiller halka kapatılırken gıkımızı çıkarabildik mi? Şimdi merak ediyorum bırakın Kıyı kenar çizgisiyle belirlenen 50 metreyi, denizin kalbine hançer gibi saplanan bu tesislerin yer aldığı sahiller gerçekten halka açılacak mı? Yıkılma kararı yıllardır alınmış olan Tenis Kulübünün yer aldığı kıyı temizlenip tüm insanların hizmetine sunulacak mı? Uzatın uzatabildiğiniz kadar kişilerden geçtim devletin işgal ettiği kıyıların listesini... Jandarmanın, Denizcilerin sahilleri tel örgülerle çevirip yasaların askeri tesislere ayrıcalık tanıyan maddelerinden yararlanarak, dinlenme kamplarını neredeyse üs kamuflajıyla dokunulmaz kılmasına bir çare bulunacak, o yaklaşılması bile tabu olan sahil kesimlerine gerçekten ulaşacak, denize girecek miyiz? Soruları da yürek burkan örnekleri de çoğaltmak mümkün...

Umarım Erdoğan sözlerinin taşıdığı ağır sorumluluğun ve nasıl güç bir işe kalkıştığının farkındadır. Unutmayın yasalar önünde herkes eşittir derler ama iş birilerine geldiği vakit işlerin nereye vardığının yaşayan tanıklarıyız çoğumuz... Sahil işgal mevzuu da o birilerinin yoğun meşgale alanında...
 
22 Ağustos 2013 Perşembe 08:31
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji