'Dünya Bakliyat Günü' etkinliği Mersin'de de Gerçekleştirildi

Ana Sayfa » Güncel » Batı' nın Türkiye Düşmanlığını Ne Zaman Anlayacağız ?... Harun Arslan yazdı

Batı' nın Türkiye Düşmanlığını Ne Zaman Anlayacağız ?... Harun Arslan yazdı

Sahilde ölü Suriyeli çocuk Avrupa’nın acımasızlığını ve vicdansızlığını buna karşılık tüm sığınmacılara kucak açan Türkiye’nin büyüklüğünü göstermiyor mu ?.

 
 
Batı' nın Türkiye Düşmanlığını Ne Zaman Anlayacağız ?... Harun Arslan yazdı

Uzun yıllar Avrupa ülkelerinde kalıp onların dillerinin, kültürlerinin eğitimini aldıktan sonra batıyı daha iyi tanıma fırsatım oldu.

Avrupalılarda asırlar geçmesine rağmen Osmanlı ve Türk düşmanlığı ve korkusu hiçbir zaman dinmedi.

Hâlâ çocuklarını “Türkler Geliyor!” diye korkutan ülkelerden söz ediyoruz. Bugün birçok Avrupalıda ve özellikle Almanlarda ortaçağdan kalma katı bir Türk düşmanlığı ve korkusu toplumsal bilinçaltında sürmektedir.

Dünya savaşlarındaki onca ölümü, katliamı ve kini unutanların Türklere karşı düşmanlığı hiçbir zaman bitmeyecektir.

Bu korku onların Türkiye’nin gelişmesini engellemeye çalışan ve iç karışıklıkların çıkmasını destekleyen bir politika geliştirmelerini sağlamıştır.

Neredeyse on yıldır Türkiye’nin gelişmemesi için Batı’nın kullandığı yöntemleri yazıyorum;

  • Terörün desteklenmesi ve iç kargaşalıkların çıkmasının sağlanması;
  • Türkiye’nin bölünmesi ya da sürekli bu gerilimle yaşatılması;
  • Türkiye’nin özellikle enerji yatırımlarının engellenmesi.

Deniz sahillerini yok edin, denizi kirletin, ormanları yakın, tarım alanlarını kullanılmaz hale getirin, asırlık ağaçları kesin, kentleri betonlaştırın, doğayı katledin, tüm bunları yapsanız da hiçbir yabancı çevreci kuruluş ya da yabancı vakıf tepki göstermez.

Fakat Türkiye’ye enerji sağlayacak en küçük bir yatırım çevre duyarlılığı ile ilişkilendirilip büyük tepki ile karşılanır.

Ülkemizde uzun yıllardır- çözüm süreci sayesinde- terör olmaması onları yatırımları engelleme çalışmalarına yöneltti. Burada Alman Vakıfları önemli rol oynadılar.

Bugün Türkiye’nin Akdeniz’de en önemli ve stratejik yatırımı niteliğindeki SEKA Limanının tersane yapılmasının önlenmesinde Alman Vakıflarının doğrudan etkilerini görüyoruz.

Greenpeace çevre örgütü enerji yatırımlarının engellenmesi için ülkemizde ciddi bir çalışma yapıyor.

Yine Kondrad Adenauer Vakfı çevre yatırımlarını eleştiren Türk basın mensuplarına ödüller veriyor.

Tarsus kardeş şehri Langen’in Yeşiller Partisi’nden bir Meclis üyesinin ülkemizde yapılacak bir HESS ‘e karşı çıkmasını, Almanya’da bir lisenin öğrencilerinin Akkuyu’ya karşı yürüyüş yapmalarını hangi mantıkla izah edebiliriz?

Sık sık kargaşa ortamlarında Türkiye’ye gelen Yeşiller Partisi eş başkanı Claudia Roth’a ne demeli? 2011 yılında Silivri’ye geliyor; arkasından Kuzey Irak’a geçiyor daha sonra Şırnak Baro Başkanı’nı ziyaret ediyor.

Aynı günlerde Alman “Die Welt” gazetesi “Kürtler Kendi Devletlerini Kursunlar mı ?” başlıklı bir anket yayımlıyor.  

Önce Langen, şimdi Oberhausen, Silifke’nin Bergkamen, Anamur’un Bingen Alman “Kardeş (!) Şehirler”ini bir de bu açıdan ve yeniden düşünmekte yarar var…

İyi niyetli beklentilerle yaygınlaşan bu “Alman Kardeş Şehirler” üzerinden ulusal politikamıza ve ekonomik gelişmemize zarar verecek eylemler ve söylemler artık bir son bulmalıdır.

Biz tüm bu gerçeklere rağmen tutuyoruz bu “düşman-kardeş” şehirleri kentimize getirecek bir anlamsız Kardeş Şehir Festivali düzenleme planı yapıyoruz.

Taşucu SEKA tesislerindeki beton alanın tersane yapılmaması için bilirkişi tarafından verimli tarım arazisi raporu verildiği hafızalarımızda; keza burada engelleme çalışmalarının arkasında Alman Heinrich Böll Vakfı ve Greenpeace örgütünün olduğunu biliyoruz.

İlginçtir ki Bergama altın madenlerine karşı çıkan Alman Heinrich Böll Vakfı ve karşı açılan davanın bilirkişisi Taşucu Tersanesi’nde bilirkişilik yapan aynı kişi.

Bu kişinin Alman Vakıfları ile bağı mahkemede dava konusu olmuş ve şu anda bilime aykırı rapor vermesinden ve Vakıf ilişkilerinden 3 yıl hapis istemi ile yargılanıyor. Dava dosyasında şikayetçi konumundaki Alman Yeşiller Partisinin kurucularından, altın madenciliğine karşı olan tavrıyla bilinen ve Alman Vakıfları ile FIAN adına faaliyet gösteren temsilcinin bilirkişi ile daha önce görüştükleri ve altın madenini engellemeye yönelik tüm eylemleri organize ettiği, eylemler için maddi destek sağladığı belirleniyor.

Türkiye, Dünyada Güney Afrika’dan sonra ikinci büyük altın rezervine sahip ülke; Türkiye’nin 6.500 ton altın stoku var. Alman Vakfı FIAN’ın görevi Türkiye’deki altın madeni işletilmesini engellemektir. Tüm dünya siyanürle altın çıkarırken, Türkiye’de altın çıkarılması siyanür kullanıldığı gerekçesiyle engelleniyor.

Altın Madenleri, Taşucu Tersanesi, Akkuyu Nükleer Santrali ve HESS ‘ler… Bunlar Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşmasını kolaylaştıracak, belki de o hedefleri aşmasını sağlayacak projelerdir.

Bu gün Türkiye Ortadoğu’da nükleer gücü olan bir ülke olsaydı, çok daha önemli, güçlü, sözü geçen bir ülke olurdu. Maalesef 40 yıl yabancılar ve içimizdeki korkak siyasetçiler tarafından geciktirildi.

MHP’nin programında nükleer enerjinin gerekliliği belirtilirken,   rahmetli Alparslan Türkeş’in de güçlü bir Türkiye için mutlaka nükleer güce sahip olunması hedefinin altını çizdiği unutulmamalıdır.

Yine CHP tüzüğünde nükleer enerjinin gerekliliği belirtilmektedir.

Buna rağmen her iki parti nükleere karşı çıkmaktadır.

Oysa, Türkiye’nin bölgede güçlü bir ülke olması hususunda en çok MHP’li çevrelerin memnun olacağından eminim.

Aynı çevreler Türkiye’yi kalkındıracak olan Havaalanı, Köprü, Tersane gibi bütün büyük temel yatırımların da karşısındalar.

90 yıl öncesinin şartlarında “Yurtta Sulh Dünyada Sulh” fikri sonunda Türkiye’yi “Yurtta halkına karşı sert ve otoriter, Dünyada ise pısırık” bir ülke haline getirmişti. Dramatik bir Kurtuluş savaşından sonra dış politikasını “Sulh “ odağında şekillendiren kurucu Cumhuriyet düşüncesini elbette anlıyor ve savunuyoruz. Bütün gücünü ve enerjisini kendi toplumsal kuruluşu için seferber eden bir devletin, komşuluk ilişkilerinde mutlak bir kayıtsızlığı ve tarafsızlığı gözetmesi gerekiyordu; ancak bu çizginin neredeyse seksen yıl aynen korunması ise bir sorundur. Şimdi Dünyanın koşulları dış politikada daha dinamik bir politikayı zorunlu kılmaktadır. Hele Ortadoğu’da her ülke bütün çevre ülkeler açısından dikkatle izlenmektedir ve bir ülkedeki politik kargaşa domino etkisiyle bütün komşu ülkeleri etkilemektedir. Öyleyse güçlü devlet, kendi içine kapanmayı bir zaaf sayarak, bölgede etkin olmak üzere geniş vizyonlu bir dış politika uygulamalıdır. Oysa son 15 yıla gelinceye kadar, kendisi tümüyle dış etkilere açık, ancak bölge politikasında sözü geçmeyen bir kalabalık ülke idik.

Son yıllarda bundan kurtulmaya başladık. “Yurtta güçlü, Dünyada Güçlü” olursak o zaman daha çok barıştan söz edebiliriz ve barışa daha yakın oluruz. Sorun günü doğru okuyabilmek ve 90 yıl öncesinin şartlarının değiştiğini anlayabilmek. Bu elbette dizginsiz bir savaş çığırtkanlığı anlamına gelmez; ama barışçı politikanın sessiz, etkisiz, dirayetsiz ve saygı duyulmayan bir pasif dış politika olmadığını da dünya bize öğretti. Son yıllarda etkin ve dirayetli bir dış politikanın içerde ve dışarda kimleri rahatsız ettiğine bakınız; öte yandan bu etkin politika olmasaydı hangi dış basınçlarla nasıl bir çember içine alınacak olduğumuzu düşününüz… Elbette barış ve elbette komşuluk ilişkilerinde iyi niyet. Ama bunun için gerekli sorumluluğu, etkin ve kararlı politikalarla omuzlamak gerekir. Büyük devlet olmak budur.

Mersin’de Batı ve özellikle Alman ulusal politikası yararına, bilmeden onlarla işbirliği içerisinde olan hemşerilerimizin ve ülkemizdeki kargaşalıkları destekleyen fahri konsoloslarımızın bütün bu söylediklerimizle ilgili ikna olmaları için, eğer iyi niyetli iseler, daha ileri olumsuz ve dramatik örneklere gerek olmayacağını ümit edelim.

Son olarak sahilde ölü Suriyeli çocuk Avrupa’nın acımasızlığını ve vicdansızlığını buna karşılık tüm sığınmacılara kucak açan Türkiye’nin büyüklüğünü göstermiyor mu ?.

Artık gerçekleri görerek Türkiye’nin güçlenmesinden korkan ve Türkiye’nin güçlenmesinin ancak terörün artması ve enerji yatırımlarının engellenmesi ile olacağını bilen yabancı güçlerin ve siyaset uğruna Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen iç güçlerin oyununa gelmemeliyiz.

Yalnızca güncel bir örnek: Bu ülkede yaşayan her insanın içini kanatan terör saldırılarının Kürt meselemizle akla, mantığa, vicdana sığar bir ilişkisi var mı? Ama genel bölge politikası içinde böylesi kör şiddet odaklarının taşeronluk yaptığını biliyoruz; bu nedenle kendine en yakın siyasal partiyle bile ağız dalaşı yapmayı göze alarak ülkeye zarar verebiliyor. Bunun özünde bir dış politika meselesi olduğu gözden kaçmamalıdır ve bir yandan içerde güvenliği amaçlarken, dış bağlantıları ve beklentileri çökertecek bir dirayetli dış politikanın sürdürülme zorunluluğu vardır.

Türkiye’de Hükümet kurma çalışmalarının yapıldığı bir dönemde adeta bir yerden düğmeye basılmışçasına terörün başlaması anlamlı değil mi? Hiçbir mantıklı sebebi olmadan başlayan terör olaylarının ve terör örgütünün içinde olan Batılı ülke resmi yetkilileri ve silahları bize olayların kimin kışkırtıcılığı ile başladığını açıkça göstermiyor mu ?

Siyasi partilerimiz hep alışılageldiği gibi birbirlerini suçlarken Batı bir oyunu yavaş yavaş sahneye koymakla meşgul. Bugüne kadar Türkiye’de iç kargaşalıklar çıkarma ve Türkiye’yi parçalama denemelerine şimdi bir yenisi ekleniyor.

Umarım geç olmadan bu anlaşılır ve ülkemizde kargaşalık çıkarmaya çalışanlara, bölmek isteyenlere karşı bundan herkesin zarar göreceğinin bilinci ile güçlü bir şekilde birlik ve beraberliğimizi sağlarız. Bu bağlamda meselenin en geniş bağıntıda kavranması gerekiyor.

 

HARUN ARSLAN

 
3 Eylül 2015 Perşembe 16:37
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:05
  • Güneş07:44
  • Öğlen13:03
  • İkindi15:45
  • Akşam18:01
  • Yatsı19:30
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon, 140.00 kişilik bir ordu ve 200.000 kişilik gönüllü birliği ile Paris'e girdi.
1841 - Hong Kong Adası (Hong Kong'un güneyinde bir ada), Afyon Savaşları sırasında Birleşik Krallık'a verildi .
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.
1892 - Springfield, Massachusetts'te ilk resmi basketbol maçı oynandı.
1895 - Darülaceze kuruldu.
1915 - Mustafa Kemal, Esat (Bülkat) Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19.Tümen Komutanlığı'na atandı.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.
1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı
1921 - Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı olarak kuruldu.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1921 - TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa Teşkilatı Esasiye kabul edildi.
1923 - Ali Şükrü Bey'in Ankara'da yayımladığı Tan gazetesinin ilk sayısı çıktı.
1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, gizli oturumunda Elcezire bölgesinde bir İstiklal Mahkemesi kurulması kararı aldı.
1923 - İsmet Paşa'nın Lozan'da Yunanlılar tarafından yakılmış 26 şehrin listesini sunması.
1929 - Lev Troçki, Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edildi.
1936 - VIII. Edward Birleşik Krallık hükümdarı oldu. Daha bir yılı doldurmadan 10 Aralık 1936'da kendi isteği ile tahtı bırakacaktır.
1936 - Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
1936 - Ankara'da Endüstri Kongresi toplandı. Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1945 - Birleşik Krallık'ta eğitimini tamamlayan 50 Türk öğrenciye pilotluk brövesi verildi.
1947 - Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
1950 - Kiraların serbest bırakılması kararlaştırıldı.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1953 - General Eisenhower, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçildi.
1956 - Yaşar Kemal, "İnce Memed" romanıyla Varlık dergisi Roman Armağanı'nı kazandı.
1961 - Londra Konferansı'nda Kıbrıslı Rumlar, federal yönetim tezini reddetti. Bunun üzerine Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri konferanstan çekildi.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk oyun Cevat Fehmi Başkut'un "Hacıyatmaz" oyunu oldu.
1961 - John F. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı seçildi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı. Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu, derecesi: 2 saat, 23 dakika, 3 saniye.
1968 - Türkiye, Yunanistan'daki askeri rejimi tanıyan ilk ülke oldu.
1969 - John Lennon, Yoko Ono ile evlendi.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Akademik Konsey'in kararıyla süresiz kapatıldı.
1972 - Türk Hava Yolları'nın Marmara uçağı Adana'da düştü. Uçakta yolcu yoktu. Beş kişilik mürettebattan bir hostes öldü, dört görevli yaralandı.
1975 - Tüm Memurlar Birleşme ve Dayanışma Derneği (Tüm-Der) kuruldu.
1975 - ASALA terör örgütü kuruldu.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı. Haber, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı koltuğunu Jimmy Carter'dan devralmasından birkaç dakika sonra geldi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 223 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu üyesinin tutuklanmasına karar verdi.
1983 - Eski İstanbul Belediye başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1986 - Demokratik Sol Parti (DSP) ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP arasında yapılan "solda birlik" görüşmeleri kesildi. Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Rahşan Ecevit "Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile yollarımız ayrıldı" dedi.
1986 - Birleşik Krallık ve Fransa, Manş Tüneli planlarını açıkladılar.
1986 - Jacques Chirac, Fransa başbakanı oldu.
1988 - Mehmet Ali Aybar ile Aziz Nesin hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Gerekçe 2000'e Doğru dergisine Kürt sorunu konusunda yaptıkları açıklamalardı.
1989 - Samsunspor kafilesi, Malatyaspor ile yapacağı lig maçına giderken kaza geçirdi, 3 kişi öldü.
1989 - George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.
1989 - Asil Nadir, Günaydın gazetesi, Gelişim yayınlarından sonra Güneş gazetesini de satın aldı.
1990 - Bakü'de Sovyet ordusu tarafından yapılan katliam.Yüzlerce masum hayatını kaybetti. (20 Yanvar Faciası)
1992 - Flash TV yayın hayatına başladı.
1993 - Anayasa Mahkemesi dini bayramlarda Bayram dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasayı iptal etti.
1993 - Meclis Anavatan Partisi (ANAP) döneminin iki bakanı Safa Giray ile Cengiz Altınkaya'nın Yüce Divan'a verilmesini kararlaştırdı.
1993 - Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçildi.
1995 - Tokyo metrosuna sarin gazı saldırısı: 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), "Demokratik standartların yükseltilmesi paketi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığına sundu. TÜSİAD raporda Kürtçe eğitimin serbest bırakılmasını da öneriyordu.
2000 - Yargıtay, gazeteci Metin Göktepe'yi gözaltında öldürdükleri gerekçesiyle 7 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 6 sanık polisten 5'inin cezasını onadı, sanıklardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse'nin cezasını ise esastan bozdu.
2001 - George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi.
2003 - MERNİS hizmete girdi.
2006 - Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdu. Ağca, Yargıtay'ın kararı doğrultusunda Kartal'da bulunduğu yerden alınarak, Kartal H Tipi Cezaevine konuldu.
2007 - Hrant Dink'in öldürülmesi olayının zanlısı Ogün Samast, Samsun'da yakalandı.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji