Özdemir,'Narenciye Sektöründe Ana Sorun Katma Değer Eksikliği'

Ana Sayfa » Güncel » Bay Başkanın son günleri (2), Obama’ nın vedası... Abdullah Ayan yazdı

Bay Başkanın son günleri (2), Obama’ nın vedası... Abdullah Ayan yazdı

Siyasetin beşikten mezara yapıldığı topraklarda Obama' yı anlamak....

 
 
Bay Başkanın son günleri (2), Obama’ nın vedası... Abdullah Ayan yazdı

Bir önceki yazıda bugün 3 dönem kuralının kalkmasıyla AK Partide de artık “beşikten mezara siyaset” yapma geleneğinin yerleşmeye başlamasını ve siyasal yaşamı Özal dönemine kadar uzanan siyasetçileri anlatmış ve batı ile aramızdaki siyaset yapma anlayışının farklılığını anlatmaya çalışmıştım.

Aslında derdim AK Parti vesilesiyle bu ülkede sadece beşikten mezara değil, bunun da ötesinde “dededen toruna, babadan oğula” siyaset yapma anlayışını anlatmak, örnekler vermek değil.

Obama’ nın köklerini aradığı Kenya’ da yaptığı bir konuşmayla gündeme getirdiği “siyaset yapmanın ömür boyu sürecek bir aktivite olmadığı” yönündeki hayli çarpıcı sözleri…

Aslında 4 yılla sınırlanan ve ancak bir dönem daha uzatılabilen başkanlık süresini anayasal hüküm haline getiren bir ülke ABD… Ve o nedenle Obama’ nın verdiği mesajın bilinmeyen yanı yok.

Başkanlıkla yönetilmesine rağmen kuvvetler ayrılığını alabildiğine öne çıkaran hatta kendi içinde bile yürütme ile yasama arasında sıkça görülen çatışmalar nedeniyle sistemi eleştirenler çıksa da, her kuvveti temsil eden gücün sınırlarını bildiği ve hiç kimsenin çizilen kırmızı çizgilere dokunmayı aklının ucundan geçirmediği bir ülke ABD…

Ve tek kutuplu hale gelen dünyanın şimdilik tek hâkimi kabul edilen ülkesinin lideri kim olursa olsun attığı her adım, sarf ettiği her cümle bir yerleri sarsar. Sadece başkan değil, FED’ in başındaki birinin dudaklarını oynatmasının dünya ekonomisine yön verdiği bir dünya gerçeğiyle yüz yüzeyiz.

O nedenle şu 60 yılı aşkın ömrümde Kennedy, Clinton gibi iyileri de, Reagan ve bölgemizi ateşe atan baba oğul Bush gibi kötüleri yaptıklarıyla hatırlamak elbette mümkün.

Ama iş özellikle Obama’ ya gelince orada durup soluklanmak gerekiyor. Çünkü o dünyayı etkileyen tüm başkanlardan da farklı bir kişilik...

Dünyanın en güçlü aynı zamanda tek oyun kurucusu ülkesinin ilk farklı renkteki lideri...

Kendini iyi yetiştirmiş, kendisini dinleyenleri avucunun içine alacak kadar etkili bir hatip, zengin içerikli derinlikli kitaplar yazacak kadar birikimli bir entelektüel, iyi bir aile babası, sükuneti yaşamının her noktasına taşımış espritüel özetle mükemmelin ötesinde kişilik...

Yarım asır önce bırakın başkanlık rüyalarını, oy kullanmaları hayal edilemez Amerika'daki siyahilerin temsilcisi olarak ilk kez ülke Başkanlık koltuğuna oturması bile tek başlı başına tarihe not düşülmesi gereken bir gelişme...

İşte bu siyahi Başkan nasıl koltuğa oturduğu ilk günlerde önemli gördüğü Mısır ve Türkiye' ye sembolik anlamı yüksek ziyaretlerde bulunup, iki ülkenin parlamentolarında yıllarca unutulmayacak konuşmalar yaptıysa, artık 8 yıllık iki dönem başkanlığının bu son günlerinde de köklerinin derinliklerindeki kara kıtanın tüm ülkelerini çatısı altında toplandığı Afrika Birliğinde yıllarca hafızalardan çıkmayacak bir konuşma yapıyor...

Kendisini bir Kenya' lı olarak nitelendirmekle kalmıyor, en acımasız eleştiri oklarını yöneltiyor dikkatle dinleyen genetik akrabalarına:

"Yolsuzluk Kenya’ya her yıl 250.000 yeni istihdamın olanaklarını çalmakta" der ve devam eder: Kuvvetli bir demokrasi, sadece belli bir kesim için değil tüm halk için adalet ve özgürlük, imkanlar yaratan kalkınma, gelecekteki barış ve uzlaşma için anlaşmazlıkları reddeden ulusal kimlik duygusu"

Kenya' da aynı gün STK' larla yaptığı toplantıda bakın ne diyor Obama:

"Demokrasi sadece seçimden ibaret değildir. Gerçek demokrasi için halk katılımı gerekir ve bu nedenle sivil toplum demokrasinin vazgeçilmez en temel unsurudur."

“Her insanın doğuştan gelen saygınlığını sürdürmemiz gerekiyor. Saygınlık…

Ortak insanlığımızdan gelen temel düşünce. Nereden gelirseniz gelin ya da neye benzerseniz benzeyin biz hepimiz Tanrı’nın lütfuyla eşitiz. Her insan nezaket ve saygı görmeyi hak ediyor"

Bu evrensel ilkeleri hatırlattıktan sonra Türkiye gibi siyasetin beşikten mezara yapıldığı ülkelerdeki anlayışı ABD' deki uygulamadan örneklerle eleştiriyor ve bizi asıl ilgilendiren de o her biri ok gibi hedefi vuran sözler...

"Ben ikinci dönemimdeyim. ABD Başkanı olarak hizmet etmek olağanüstü bir ayrıcalık. Bundan daha fazla gurur verici ve ilgi çekici bir iş düşünemiyorum. İşimi çok seviyorum. Ama anayasamıza göre Başkanlık için yeniden aday olamam. Aslında kendimin iyi bir Başkan olduğunu düşünüyorum. Yeniden aday olsam kazanabilirim. Ama yapamam. Amerika’yı ileri götürmek için yapmak istediğim daha çok şey var. Ama kanun kanundur! Ve hiç kimse kanunun üstünde değildir. Başkan bile olsa…"

Bununla da sınırlı değil sözleri:

Siyasileri eleştirip kendileri oturdukları koltuklara yapışan nice parti, dernek, STK vs yönetici esnafına da ders vermekte Obama:

" Sizinle dürüst olacağım. Başkanlıktan sonraki hayatımı dört gözle bekliyorum. Etrafımda çok geniş bir güvenlik koruması olmayacak. Bu da rahatlıkla yürüyüş yapabileceğim anlamına geliyor. Ailemle vakit geçirebilirim; hizmet etmek için farklı yollar bulabilirim. Gelmek istediğim nokta şu: Neden insanlar, daha fazla görevde kalmak isterler anlamıyorum. Bir lider, sadece görevde kalmak için, oyun esnasında kuralları değiştirmek istediği zaman bu istikrarsızlık ve kavga gibi riskleri beraberinde getirir. Burundi’de gördüğümüz gibi. Bu genellikle çok tehlikeli bir yola doğru giden ilk adım olur. Bazen liderlerin ‘Ben bu milleti ayakta tutabilecek tek kişiyim’ dediklerini duyuyoruz. Eğer bu doğruysa, o lider gerçekten kendi milletini inşa etmekte başarısız olmuş demektir.

Nelson Mandela’ya bakın, George Washington gibi silinmeyecek bir miras bıraktı. Sadece görev süresince yaptıklarından dolayı değil, görevi ve gücü barışçıl yollarla başkasına bırakmak için istekli olmasından dolayı. Hiç kimse ömür boyu Başkan olmamalı. Ben hâlâ genç bir adamım. Ama biliyorum ki, taze bir enerji, yeni anlayışlara sahip olan biri, ülkem için iyi olacaktır…”

Kim ne derse desin her şeyden önce karizması tartışılmaz bir lider Obama...

Ve Kenya' daki konuşmasıyla "kendini vazgeçilmez" sayan nice ölümlü faniye ömür boyu unutmayacakları bir ders vermekle kalmıyor, saygınlığını tarihe not düşecek biçimde pekiştiriyor...

Abdullah Ayan

 
 
28 Eylül 2015 Pazartesi 10:51
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
11.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042327365154
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Get our toolbar!
 
Şans Topu
10.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091216192609
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji